Casusluk nedir?
Örneğin Ordu’nun Vatan savunması ile ilgili olarak yaptığı hazırlıklara ilişkin bilgilerin başka ellere geçmesi bir casusluk faaliyetidir.

Elbette casusluk sadece askeri sırlarla sınırlı değildir. Stratejik öneme sahip bütün bilgiler için söz konusu olabilir. Ama biz konumuzla sınırlı olarak, yani ülke güvenliği üzerinde duracağız.

Bu konuda Türkiye’de son yıllarda olan nedir?

Genelkurmay Karargâhı dinlenmektedir. Üst düzey komutanların kendi aralarında yaptıkları konuşmalar ortalığa dökülmektedir.

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’e ait olduğu söylenen günlükler yapay olarak oluşturulmuştur ama kullanılan “malzemenin” önemli bir kısmının gerçek olduğu anlaşılmaktadır. O gerçek “malzemeye” bir takım eklemelerin yapılmış olması bu gerçeği değiştirmez.

Dağlıca baskını öncesinde PKK’lıların hareketlerine ilişkin olduğu iddia edilen ve Taraf gazetesinin yayınladığı uydu fotoğrafları için de aynı durum söz konusudur.

Bülent Arınç’a suikast yalanı ile başlatılan operasyon çerçevesinde, Genelkurmay’ın açıklamalarına itibar edilmeyerek “Kozmik odalara” girilmekte, ülke savunmasına ilişkin bütün hazırlıkların “geçersiz” hale getirilebilmektedir.

Kısacası Genelkurmay’ın bir türlü adını söyleyemediği bir “merkez”, Türkiye’de açıkça bir casusluk ve yıkıcılık faaliyeti yürütmektedir.

TARAF’IN SON YAYINI

İşte Taraf gazetesinin son yayını, bu gerçeği bütün çıplaklığı ile bir kez daha gözler önüne serdi.

TSK’nın elinde bulunan, vatan savunmasına ilişkin her türlü sır ele geçirilmekte, şu anda Türkiye’nin milli güçlerine yönelik olarak yürütülen “asimetrik psikolojik savaşa” uygun olarak, üzerinde gerekli ekleme ve çıkarmalar yapıldıktan sonra piyasaya sürülmektedir.

2003 yılında Birinci Ordu Karargâhı’nda yapılan, olağanüstü bir durumda ülke güvenliğine ilişkin olarak ne yapılacağı konusunda 129 subayın katıldığı bir toplantıdaki sunumlar ve tartışmaların ele geçirilip yayınlanmasının, casusluk faaliyeti dışında bir açıklaması olamaz.

Ayrıca şu gerçeği tespit edebilmek için çok zeki olmak gerekmiyor.

TSK’nın ele geçirilen sırları, ortalığa dökülenler ile sınırlı değildir.

“Asimetrik psikolojik savaş” için kullanılanlardan bilgimiz olmakta, diğerleri ise ilgili yerlere gönderilmektedir.

Gelecekte bu ülkeye karşı kullanılmak üzere…

İTİRAF

Cengiz Çandar, 23 Ocak tarihli makalesinde sözümona “Balyoz darbe planı” çerçevesinde “cami bombalamakla görevlendirilen timlerde yer alan askeri personelin” ad- soyad, rütbe ve sicil numaralarının yayınlanmasının, bu bilgilerin uydurma olmadığının kanıtı olduğunu söylüyor.

Doğrudur.

Askeri Personele ilişkin olarak verilen kişisel bilgiler gerçektir. Kişisel bilgiler doğru, cami bombalama ise “merkez”in uydurması.

Peki, kişisel bilgilere kim ulaşmıştır ve bu yapılan faaliyetin adı nedir?

“Merdi Kıpti, yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söylermiş.” Cengiz Çandar itiraf etmektedir.

“Bir subay elden getirdi”, “Tanıdığım bir emekli General anlattı” masallarını yutan andavallı bu memlekette var mıdır acaba?

“BÜYÜK MÜTTEFİK”

Şimdi Genelkurmay’ın bir türlü adını söyleyemediği ve söylemediği için de tedbirini alamadığı casusluk faaliyetini, kimlerin, nasıl yaptığını açıklayalım:

Casusluk faaliyetini yürüten “merkez”, “Büyük müttefik” Amerika’dır.

İspat için çaba göstermeye gerek yok. TSK’yı hedef alan Ergenekon Tertibini desteklediğini her fırsatta bizzat Amerika söylüyor.

Oyun açık oynamaktadır. Çünkü Amerika’nın zamanı yoktur ve bir an önce sonuca ulaşmak zorundadır.

Bir yandan Irak’ın kuzeyine yığınak yapıp ve buradaki kukla oluşumu Türkiye’ye kabul ettirirken, öte yandan Güneydoğu’nun ayrı bir statüye kavuşturulmasına yönelik “açılım” politikalarını dayatıyor.

Bütün bu gelişmelere engel olabilecek kuvvetlere karşı ise Ergenekon Tertibi sahneleniyor.

Casusluk faaliyeti; uzun vadeli hedeflerin yanı sıra, hâlihazırda yürütülen “Ergenekon operasyonu” için gerekli bilgilerin elde edilmesi için yapılıyor.

İŞBİRLİKÇİ

Ve işbaşındaki iktidar, bu casusluk ve yıkıcılık faaliyetinde Amerika ile işbirliği halindedir.

Bu amaçla TSK içinde de faaliyet yürüten bir gizli örgüt oluşturulmuştur. Aydınlık Dergisi, bu amaçla görev teklif edilenlerin telefon konuşmalarını yayınladı.

TBMM’ye yürüyüş mesafesinde ve Amerikan ODC görevlilerinin de doğrudan görev yaptığı merkezin faaliyeti 2003 yılından beri sır değil.

Ordu’ya yönelik her operasyonda başta Başbakan olmak üzere iktidar yetkililerin oynadığı rol gözler önünde.

Stratejik çıkarları sizinle taban taban zıt bir ülke, “stratejik müttefik” payesini taşıyorsa ve iktidarda; varlığını ve geleceğini bu emperyalist ülke birleştirmiş bir iktidar varsa, her türlü casusluk faaliyeti yapılır.

Bu durumda “soruşturmanın sonucunda gerçek ortaya çıkacaktır” türünden yapılan açıklamaların, kendinizi ve halkınızı kandırmanın dışında bir kıymeti harbiyesi yoktur.

Casusluk ve yıkıcılık yapan kuvvet, siz soruşturmanın sonucunu beklerken kendi planlarını uygulamaya devam etmektedir.

kaynak:anadoluhaber