Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Nuh mete yüksel: Fethullah gülen hakkındaki iddianamesi

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Vip Salonu Forumunda Nuh mete yüksel: Fethullah gülen hakkındaki iddianamesi Konusununun içerigi kısaca ->> T.C. ANKARA DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI FETHULLAH GÜLEN GRUBU AMACI: Devletin tüm sistemlerinde İslam hükümlerini egemen kılarak teokratik bir ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Nerden
    ankara
    Mesaj
    458
    Rep Gücü
    22700

    Nuh mete yüksel: Fethullah gülen hakkındaki iddianamesi

    T.C.
    ANKARA
    DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİ
    CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI



    FETHULLAH GÜLEN GRUBU
    AMACI:
    Devletin tüm sistemlerinde İslam hükümlerini egemen kılarak teokratik bir İslam diktatörlüğünü kurmaktır.
    Fethullah GÜLEN laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sona erdirip, yerine şer'i yasaların hakim olduğu İslam devletini kurmak için okullarında beyinlerini yıkadığı gençlik ile oluşturacağı toplumu kullanmayı planladığı tespit edilmiştir.
    Fethullah GÜLEN, demokratik usuller ile ılımlı İslam görüntüsü ile kamufle edilmiş yöntemi,
    Toplumun önemli bir kısmı tarafından kabul görmesine neden olan yurt içi ve yurt dışındaki okulları vasıta olarak kullanması,
    Papa ile görüşerek sadece Türkiye'de değil, Dünyadaki Müslümanları yönetmeyi amaçlayan ruhani liderliğe olan ilgisi,
    Siyasi parti, kişi ve bazı devlet kadroları tarafından kabul görmesi nedeniyle hedefine ulaşmada devlet rejimini istismar etmesi,
    Dini ve siyasi yapısını sürekli canlı tutan kaynağı belirsiz finans desteği ile,
    Ülkemizdeki en güçlü ve etkin irticai yapılanma olarak değerlendirilmiştir.


    STRATEJİSİ:
    Fethullah GÜLEN, İslamcı ideolojik bir yaklaşımla, bulunduğu legal yolu muhafaza ederek, sahibi olduğu etkin mali gücü ile;
    A- Bünyesinde bulunan vakıf, okul ve dersaneleri kullanarak eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak,
    B- Devletin bütün kadrolarında, bütün bürokraside, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Teşkilatında kadrolaşmak,
    C- Yurt dışında Türkiye’de kurulacak siyasal islama sempati ile bakacak bir gençlik oluşturmak istemektedir.

    Çizilen hoşgörü ve barış tabloları ile bazı devlet çevrelerini etkileyen Fethullah GÜLEN, hedefine ulaşıncaya kadar kamuoyu faaliyetlerine destek verdiği imajını yaratarak, toplumun gerçeği görmesinin önünü, ılımlı görünüşü ve demokrasi şemsiyesine sığınarak kesmektedir.
    Cumhuriyet düzenine "Kefere düzeni" diyen bu şahıs, bugün bu düzeni ister görünerek, bazı kesimleri bu davranışına inandırabilmektedir.
    Fethullah GÜLEN oluşturduğu öğrenci seçme ekipleri ile köy ve semtleri dolaşarak zeki ve becerikli öğrencileri seçmekte, sağladığı imkanlar ile kendisine bağlamaktadır.
    Fethullah GÜLEN’in düşünceleri öğrencilere evlerde, okullarda, kamplarda beyin yıkama metotları ile öğretilmektedir. Bu toplantılarda Atatürk, devrimleri ile toplumun İslam’dan ve inançtan uzaklaştırıldığı için Deccal (Ahir zamanda ortaya çıkacak fitnenin başı) olarak tanıtılmaktadır.
    Fethullah GÜLEN sahip olduğu imkânlar ile semavi dinlerin temsilcileri ile başlattığı diyalog vasıtası ile “Dünya Dinler Birliği” adı altında bir oluşuma zemin hazırlamış ve bu oluşum yönünde İslam Dini’nin temsilcisi olma yönünde uluslararası alanda izlenen ve karşılıklı çıkarlara dayanan bir stratejinin ilk sayfalarını da açmıştır.
    Fethullah GÜLEN faaliyetlerinde gösterdiği gizlilik, taraftarlarının kendisine bağlılığı, etkili, kararlı ve merkeziyetçi yönetimi ile ülkemizin en güçlü irticai yapılanmasıdır.
    Fethullah GÜLEN şeriat düzeni hedefine ulaşmak için özellikle gençlik kesimini sabırlı bir yöntem ile kendisine bağlamayı hedefleyen bir strateji takip ederek, bunlar vasıtasıyla toplumun bütününe hakim olmayı ve diğer yönden yürütme ve yasama erklerini hedefi doğrultusunda kullanmayı amaçlayan bir politika izlemektedir.

    TEŞKİLAT:
    Zirvede Fethullah GÜLEN olmak üzere, silsile yolu ile bir yere kadar inen bir yapılanmayı kapsamaktadır.
    Tarikatın başı: Fethullah GÜLEN,
    Danışman Kadrosu,
    Şehir imamları,
    Esnafı organize eden imamlar,
    Semtlerden sorumlu imamlar,
    Ev düzeyinde görevli imamlar,
    Bireyleri kontrol eden imamlar,
    Fethullah GÜLEN öğrencilerin örgütlenmesine özel bir önem vermektedir. Fethullah GÜLEN yapılanmasının özünü teşkil eden Işık evlerinde tecrübesiz öğrenciler, kendilerini Fethullah GÜLEN’e tam bir teslimiyete götürecek eğitimden geçmektedirler.

    YURT İÇİ FAALİYETLERİ:
    Fethullah GÜLEN grubunun faaliyetleri bütün yurt sathında yaygın bir görünüm arz etmekte ise de, özellikle Samsun-Adana hattının batısında kalan illerde, üniversite çevrelerinde ve Doğu’da Erzurum İli’nde yoğunlaşmıştır.
    Fethullah GÜLEN Grubu yurt sathına yaygın 88 vakıf, 20 dernek, 128 özel okul, 218 şirket, 129 dershane ve yaklaşık 500 öğrenci yurdunun yanı sıra biri İngilizce olmak üzere 17 yayın organı, ortalama 250 bin tirajlı gazete, TV İstasyonu, ulusal düzeyde yayın yapan 2 radyo istasyonu, finans kurumu ASYA FİNANS (faiz yerine katılım payı kelimesini kullanır), sigorta şirketini denetimi altında bulundurmaktadır. (2000 yılı itibariyle)

    Fethullah GÜLEN Grubunun özellikle eğitim alanında zaman zaman devletten de ileri imkanlara sahip olduğu gözlenmektedir. Fethullah GÜLEN Grubu, planlı, programlı, sinsi çalışmalarının önünde tek engel olarak Türk Silahlı Kuvvetlerini görmektedir.

    Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı uyguladığı politika, hoş görünme, Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı bazı politikacılardan alınmış tavizlerle polisi güçlendirme, böylece denge sağlama, etkinleştiği polis camiasını gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı kullanma şeklindedir.
    Türk Silahlı Kuvvetlerini ele geçirme amacıyla sızma politikasını sessiz ve derinden devam ettirmektedir.
    Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasına sızma çalışmalarının yanı sıra subay ve astsubay çocuklarını kendi okullarına ve dershanelerine kaydettirmeye, yetiştirilen bu çocukları askeri okullara sokmaya çalışmaktadır.
    Fethullah GÜLEN tarafından, silahlı kuvvetler içinde yapılanabilmek ve ileride etkinliğe kavuşabilmek amacıyla yeni projeler üretilmeye başlanmış, bu çerçevede askeri okullarda okuyan öğrenciler önce fiili hedef olarak belirlenmiş, kültür düzeyi yüksek, kendine bağlı, türban takmayan bayanların askeri öğrenciler ile tanışmaları ve evlenmelerinin sağlanabilmesi için gerekli vasatı sağlayacak bir yapılanmaya gitmiştir.


    Fethullah GÜLEN, bu yöntem ile 10 yıl içinde Türk Silahlı Kuvvetleri içinde söz sahibi olacağı bir konuma gelmeyi planlamaktadır.


    YURTDIŞI FAALİYETLERİ:
    Fethullah GÜLEN, planlı bir şekilde yurtdışı örgütlenmesine yönelmiştir.
    Bu yönelişte:
    Sosyo ekonomik ihtiyaçları fazla olan yeni Türk Devletlerinde taban oluşturmak,
    İran’ın Şii propagandasının etkisini kırmak,
    Finans ihtiyacını karşılayacak olan ticari şirketlerinin ticari atılımlarını sağlamak,
    Bu devletlerde ihtiyaç duyulacak bürokratik kadroları yetiştirmek,
    Türk İslam Birliğini oluşturmak, gayeleri güdülmüştür.
    Dünya İslam Birliğini sağlamak amacını güden Fethullah GÜLEN, Türk ve Müslüman olmayan ülkelerde de faaliyet göstermektedir.

    Bu faaliyetlerinin amacı:
    Kendisine bağlı bürokratik kanalların oluşturulması,
    Globalleşmenin sonucu oluşan bilgi transferini hedefi doğrultusunda kullanma,
    Kendisine bağlı kişilerin refah düzeylerini artırmak ve etki alanlarını genişletmektir.
    Fethullah GÜLEN grubu, 1992 yılında başlattığı yurtdışı açılımı sonucu:
    35 ülkede 6 üniversite ve yüksekokul, 236 lise, 2 ilkokul, 8 yabancı dil ve bilgisayar merkezi, 6 üniversiteye hazırlık kursu,
    21 öğrenci yurdu olmak üzere toplam 279 eğitim kurumunu faaliyete geçirmiştir.
    2009 yılı itibariyle 120 ülkede 6 üniversite 1000 den fazla ilkokul, lise ve dengi okul 100,000 öğrenciye ulaşmıştır.

    Türk okulları özellikle Uluslararası Bilim Olimpiyatlarındaki başarıları ile gündeme gelmektedir. 2007 yılında New York Türk Okulu Amity School bilim olimpiyatlarında 28 madalya alarak eyalet birincisi olmuştur. Türkçe olimpiyatları da yine Gülen kaynaklıdır.

    YURT DIŞINDAKİ OKULLARIN KURULUŞ AMAÇLARI:
    Kuruldukları ülkelerde ileride devleti yönetecek nitelik ve nicelikli kadroları yetiştirmek,
    Bu kesimin Türkiye’de kurulacak İslami Devlete sempati ile bakmasını sağlamak,
    Uzun vadede Türkiye’de kurulması planlanan siyasal İslam’a uluslararası alanda siyasi destek sağlamak,
    Fethullah GÜLEN, hükümetin bilgisi dâhilinde Papa 2 nci Jean Paul’un daveti üzerine 9 Şubat 1998 tarihinde Vatikan’da Papa ile görüşmüştür. Görüşme İslam ve Hıristiyan Dünyalarını temsilen dinler arası diyalog zemininde oluşmuş ve Fethullah GÜLEN, uluslar arası platformda Türkiye’de İslami kesimin lideri olarak gösterilmiştir.

    FİNANS KAYNAKLARI:
    Fethullah GÜLEN yoğun ve kapsamlı faaliyetlerini yürütebilmek için geniş finans kaynaklarına sahiptir. Bu finans kaynakları genel olarak bilinmekle birlikte diğer irticai gruplara oranla mali ilişkilerini büyük bir gizlilik içinde yürütmektedir.
    Fethullah GÜLEN müminlerin zengin olmalarını şart olarak görmektedir. Ancak, şahısların tek tek çok zengin olmalarından ziyade büyük sermayeli, ancak çok ortaklı şirketlerin kuruluş şeklinde bu görüşünü uygulamaya koymaktadır. Çünkü çok zengin olan kişi dünya işleri ile uğraşmaya önem vererek hedeflere ulaşma yolundaki çalışmalarını aksatacaktır.
    Fethullah GÜLEN grubunun büyük bir gayrimenkul varlığı vardır. Bu gayrimenkullerden yüksek rakamlara varan kira geliri elde etmektedir. Örneğin gruba bağlı Akyazılı Vakfı'nın 23 ilde çok miktarda konut, dükkan, büro, okul, mağaza, dershane, yurt binası bulunmaktadır.
    Fethullah GÜLEN grubunun siyasi partilere siyasi destek sağladığı yolunda duyumlar mevcuttur.
    1997 yılı Eylül ayında kendisine bağlı Asya Finans Kurumu, devletten 553 milyar Türk lirası teşvik almıştır. Bu iki husus birlikte değerlendirildiğinde finans desteği için siyasi partileri ve bürokratları kullandığı, böylece bu kişiler vasıtasıyla devlet imkânlarından yararlanmasına göz yumulduğu sonucuna varılmıştır.
    Fethullah GÜLEN eğitime finans sağlamak amacıyla kendisine bağlı kişi ve kuruluşlardan vergilendirme adı altında aylık ve yıllık aidat toplamaktadır. Özellikle Fethullah GÜLEN'in Kazakistan'daki okulları için Denizli’deki taraftarlarınca 1 milyon dolarlık kaynak aktarıldığı, Afyon, Malatya, Kayseri ve İzmir illerinde de bu yolda faaliyetler yürütüldüğü bilinmektedir.
    Fethullah GÜLEN grubu yurt dışındaki üniversite, orta dereceli okul, ilkokul ve dil eğitim merkezlerinden büyük gelir elde etmektedir. Bu gelirlerin bu kurumların finansmanı ve geliştirilmesinde kullanıldığı düşünülmektedir.
    Işık Sigorta, Asya Finans gibi büyük kuruluşların gelirleri,
    İş Hayatı Dayanışma Derneği (İŞHAD) ve Genç İşadamları Derneği (GİAD) bünyesindeki işadamlarının bağışları da Fethullah GÜLEN’in finans kaynakları arasında büyük bir yer tutmaktadır. Ayrıca televizyon, radyo, gazete, dergi gibi yayıncılık alanından da büyük gelir sağlanmaktadır. Müslüman işadamları derneği (Müsiad) 2009 yılı itibariyle
    Fethullah GÜLEN'in çalışma sisteminde "imkanlar nispetinde maddi yardım yapmak, yapamayacaksa bedenen çalışmak" kuralı mevcuttur. Bu bedeni çalışma karşılığında ücret almaması veya ucuz bir ücret alması maliyeti düşürmektedir.
    Dış güçlerin Fethullah GÜLEN'e verdikleri yurt dışı desteği karşılığında, onu kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendirmelerinin kuvvetle muhtemel olduğu unutulmamalıdır.

    FETHULLAH GÜLEN’İN SİYASİ HEDEFLERİ:
    Fethullah GÜLEN ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis etmiş, bu nedenle mevcut sistemi yıkma yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem kurmayı hedeflemiştir.
    Bu nedenle tüm devlet organlarında yerel yönetimlerde sivil sektörde örgütlenmeyi hedeflemiştir.
    İleride devlet yönetimini kontrol altına alabilmek için kısa vadede tüm kadrolara yandaşlarının getirilmesi veya bu kadroları işgal edenlerin kendisine bağlanmasını hedeflemektedir. Uzun vadede ise tam bir kontrol sağlayabilmek amacıyla eğitim sektöründe yoğun bir faaliyet göstererek teşkilatlanma ve kadrolaşmayı yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır.
    Ilımlı ve modern imajı ile siyasi partiler ve hatta Atatürkçü laik kesim içinde desteğini artırmaya çalışmaktadır.
    Böylelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yandaşlarının mutlak çoğunluğu elde etmelerini sağlarken, hedeflediği teokratik diktatörlüğe yumuşak geçişi sağlamak için Başkanlık sistemini desteklemektedir. Fethullah GÜLEN hiçbir kuvvet tarafından geri adım atmaya zorlanamayacağı bir duruma ulaştığında Atatürk ilke ve inkılaplarını ortadan kaldırmayı, laik demokratik, sosyal hukuk devletini ortadan kaldırarak şeriat devleti kurmayı hedeflemektedir.
    Fethullah GÜLEN tüm dinler ve uluslar ile iyi ilişkiler kurarak onlardan gelecek karşı girişimleri engellemeyi hatta kendini desteklemelerini sağlamayı düşünmektedir. İleride kuracağı şeriat devletini desteklemek üzere birçok ülkede ileride yönetime gelecek gençleri yetiştirmektedir.

    FETHULLAH GÜLEN GRUBU’NUN BÜYÜK KURULUŞLARI:
    Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tespitlerine göre Türkiye'nin dört bir yanında, bütün illerimizde şirketlerini, okullarını, yurtlarını, dershanelerini, vakıflarını, yayın organlarını kurarak faaliyete geçirmiş bulunan Fethullah GÜLEN grubu, ülkemizin her yanını bir ağ gibi sarmış bulunmaktadır. Bu kuruluşların en önemlilerini şu şekilde sıralayabiliriz.
    İş Hayatı Dayanışma Derneği (İSHAD)
    Asya Finans Kurumu
    Işık Sigorta
    Çağ Öğrenim
    Fatih Eğitim ve Öğrenim
    Samanyolu Basın Yayın Sanayi ve Ticaret AŞ
    Feza Gazetecilik
    Ufuk Eğitim İşletmeleri
    Fırat Eğitim Merkezi İstanbul
    İstanbul FEM Dershaneleri Ufuk Eğitim Hizmetleri Ticaret adında İstanbul ilinde 21 adet şubesi bulunmaktadır.
    Akyazılı Orta ve Yüksek Eğitim Vakfı
    Türkiye Öğretmenler Vakfı (TÖV)
    Türkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı
    Özel Maltepe Dershaneleri Ankara İl Merkezinde 12 adet şubesi bulunmaktadır.
    Fatih Üniversitesi 128 yatak kapasiteli Tıp Fakültesi hastanesi vardır. Ayrıca üniversiteye bağlı Çankaya Tıp Merkezi bulunmaktadır. 2000 yılı itibariyle




    TV KANALLARI
    Samanyolu TV
    Kanal 7
    Ülke TV
    Kanal 24
    Atv
    Tgrt Haber TV
    Tgrt Pazarlama
    Tvt TV
    TVnet
    Bugün TV
    Kanal Türk
    Kanal a
    Samanyolu Haber
    Mehtap TV
    Yumurcak TV
    Ebru TV
    Hazar TV
    Kanal 7 int
    Radyo 7 TV
    Yurdum TV
    Atv Avrupa
    Atv Radyo
    Buket TV
    Str TV
    Türk C TV


    RADYO KANALLARI
    Burç FM
    Dünya Radyo
    S Haber Radyo
    Akra FM
    Marmara FM
    Moral FM
    Radyo 15
    İstanbul FM
    Radyo ABC
    Kanal a Haber
    Radyo a
    Tgrt FM
    Kanal Türk Radyo
    Atv Radyo
    Radyo ; (isimleri henüz belirlenmemiş)
    Radyo ... (isimleri henüz belirlenmemiş)
    Radyo . (isimleri henüz belirlenmemiş)


    GAZETELER
    Sabah
    Star
    Takvim
    Zaman
    Taraf
    Vakit
    Fotomaç
    Türkiye
    Yeni Şafak
    Yeniasır
    Yeni Asya
    Bugün
    Hürriyet (birkaç ay içinde Koza gurubuna satışı gerçekleşecektir.)
    Milliyet (birkaç ay içinde Koza gurubuna satışı gerçekleşecektir.)


    DERGİLER
    Şamdan
    Otohaber
    Aksiyon
    Sızıntı
    Yeni Ümit
    Yağmur
    Gonca
    Hira Magazine
    Fountain Magazine
    Novige Grani
    Fontaene
    Tümspor
    Forbes
    Home Art
    Bazaar
    Cosmo Girl
    Para
    Auto Motor Sport
    Global Enerji
    Esquire

    İHA İhlas Haber Ajansı
    CİHAN Cihan Haber Ajansı






    FETHULLAH GÜLEN HAKKINDA ASKERİ YARGITAY 3 NCÜ DAİRESİNİN 1973/146 ESAS, 1973/242 SAYILI KARARI:
    Devletin temel nizamlarını dini esas ve inançlara uydurmak maksadıyla propaganda yapmak suçundan sanık Fethullah GÜLEN’in TCK.nun 163/4 maddesi gereğince 3 yıl müddetle Ağır Hapsine, aynı kanunun 31 nci maddesi uyarınca aynı müddet kadar Hidamatı Amme’den Memnuiyetine, TCK.nun 173 ncü maddesi gereğince 1 sene müddetle Sinop’ta genel güvenlik gözetimi altında bulundurulmasına, İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nin 20.09.1972 gün ve 1972/3-36 sayılı kararıyla karar verilmiştir. Bu hükmün askeri savcı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;


    SONUÇ VE KARAR:
    Sanık Fethullah GÜLEN Grubu hakkında tesis edilen mahkeme hükmünde usul, kasıt, sübut, vasıf ve uygulama yönlerinden bir isabetsizlik görülmediğinden sanık vekillerinin usule, kasta, sübuta, vasıf ve uygulamaya ilişkin bir cümle temyiz sebeplerinin 353 sayılı kanunun 217/2 maddesi gereğince reddine,
    Ancak bu sanıkla ilgili bölümde izah edildiği veçhile sanık hakkında TCK.nun 163/4 maddesi gereğince tayin edilen ceza miktarının takdirinde isabet görülmediğinden hükmün yalnız bu yönden 353 sayılı kanunun 221 nci maddesi gereğince itirazen ve resen bozulmasına, karar verilmiştir.
    Mahalli mahkemenin direnmesi üzerine:
    Sanık Fethullah GÜLEN hakkında:
    Sanığın İzmir dahilinde Nurcu olarak bilinen ve gerekçeli hükümde isimleri açıklanan kişilerin evlerinde gruplar halinde yapılan Nur toplantılarına iştirak ettiği, bu toplantılarda Nur risalelerinden muhtelif parçalar okuyup açıklamalarda bulunduğu, kendi evinde de bu tip toplantılar tertiplediği, öğretmenliğini yaptığı Kur’an kurslarında öğrencilerine Nurculuk propagandası yaptığı, 1969 yılı yaz aylarında İmam Hatip ve İlahiyat Fakültesine öğrenci yetiştirme derneği tarafından Buca yakınlarında açılan dinlenme kampında yöneticilik görevi yaptığı sırada öğrencilere Risaley-i Nur okuttuğu, aynı öğrencilere Nurculuk usulü veçhile maslah giyip, başlarına sarık sarmalarına ve sarıkların uçlarını “taylaşan” tabir edilen bir şekilde sarkıtmalarına ve sarıklı bir imam imametinde namaz kılmalarına müsaade ettiği gibi kendisi de aynı şekilde bir kıyafet ile kamp dahilinde dolaştığı, namaz esnasında sarık sarmak suretiyle şeklen de öğrencilere örnek olduğu, giyimi ile Said-i Nursi’ye örnek olmaya çalıştığı, Nurculuğun ilkelerinden biri olan “Atatürk’ü gençliğe din düşmanı olarak” tanıttığı ve bu şekilde laikliğe aykırı olarak devletin içtimai veya iktisadi veya siyasi veya hukuki temel nizamlarını kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak maksadıyla propaganda da bulunduğu, şahadet, arama zabıt varakası ve dosya münderecatını teşkil eden diğer deliller ile sübuta erdiği sabit bir keyfiyet olup mahkemece delillerin değerlendirilmesinde suçun sübutunun kabulünde, suç vasfının tayininde ve kabul edilen vasfa göre TCK.nun 163/4 maddesinin uygulanmasında bir isabet görülmemiştir.
    Ancak TCK.nun 163/4 maddesinde yazılı olan cezanın asgari haddinden uzaklaşılarak sanık hakkında 3 sene, buna mukabil propagandadan daha ağır olan aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı olan cemiyet kuranlar için 2 sene ağır hapis cezası tayin edildiği anlaşılmıştır.
    Aynı karar içinde daha ağır suç olarak kabul edilen suç için maddede yazılı olan cezanın asgari haddi üzerinden iki sene, bu suça nazaran daha hafif olan suç için asgari hadden uzaklaşılarak 3 sene ağır hapis cezası hükmedilmesi, her iki suç için ceza miktarının tayini yönünden tezat teşkil etmektedir. Her ne kadar takdir hakkına istinaden maddede yazılı cezanın asgari haddi ile azami haddi arasında sebep göstermek suretiyle ceza tayini mahkemenin takdir hakkına giriyor ise de, aynı karar içinde aynı maddenin muhtelif fıkralarının uygulaması mevzubahis olduğu hallerde ceza miktarının işlenen suçların ağırlık derecesine göre dengeli bir şekilde tayin ve tespit edilmesi gerekirken aksi düşünce ile yukarıda yazılı şekilde ceza miktarının tayin edilmesinde isabetsizlik görülmüştür.

    ÖRGÜTLENME USÜL VE ESASLARI:
    Cemaat tek tip insan yetiştirme gayreti içindedir. Gerçi 1990’lı yıllarda tahminlerin üstünde büyüdüğü için bu amaç biraz sekteye uğramıştır.
    Hedef kitle, ortaokulun son sınıfındaki ve liselerdeki gençlerdir. Çünkü gençlerin en cahil olmakla birlikte, en idealist oldukları devir odur.
    Çocuğun aile durumu ve kişisel durumuna göre aylarca dinle ilgili bir şey söylemeyebilirler. Yapılan şey bu gençlere bir ağabey gibi davranmak, ona derslerinde yardımcı olmak ve geleceğe ait planlarda yol göstermektir. Yeterli konuma gelindiğinde cemaatin öğretisi verilmeye başlanır.
    Genç, evinde ne kadar sorumlu ise başarı oranı o kadar yüksektir.
    Fethullah GÜLEN’in gösterdiği doğrultuda ana hedef büyümedir. Bunun da yolu okulların etrafında örgütlenmeden geçer.
    Büyümenin iki kolu vardır: Okuyan gençler ve esnaftır.
    Gençler, cemaatin insan kaynağı, esnaf ise lojistik ve para kaynağıdır. Fethullah GÜLEN’e göre cemaatin lokomotifi Anadolu insanı ve himmetidir. Hiçbir dış katkı yoktur.
    Belli bir zamana kadar cemaatin ana hedefi eğitim olduğu için, hep öğretmen yetiştirmeye çalıştılar. Cemaat büyüdükçe bu ihtiyaç yerini diğerlerine bıraktı. Bu gün saatçisinden, mühendisine kadar herkesi yetiştirme gayreti içindeler. Ama ağırlık halen eğitim ve öğretmenler üzerinedir. Çünkü gençler ile oluşan tek meslek grubu öğretmenliktir.
    Harp okullarına ve Askeri Liselere sokulacak çocuklar bir gizlilik derecesinde eğitilir.
    Bu çocuklar özel evlere giderler. Cemaat sorumluları dışındaki insanlar bu evlerin ne yaptığını bilmezler. Çünkü cemaatin örgütü yerleştiremediği tek kurum askeriyedir. Fethullah GÜLEN’e göre askeriye hukuk, eğitim ve mülkiye teşkilatlanılması gereken kurumlardır.
    Üniversiteye hazırlanan gençlerin kendi dershanelerine gitmelerini sağlamaya çalışırlar. Üniversiteye hazırlık dershaneleri en aktif ve verimli çalıştığı organlardır. Buralara büyük insan kaynağı ve parasal destek ayrılmıştır. İstanbul’daki FEM dershaneleri, İzmir’deki Akyazılı gibi.
    Ev-hazırlık dershanesi ilişkisi üst düzeydedir.
    Cemaatin 1990’lı yıllarda güç kazanmış diğer önemli bir organı orta seviyede ve şimdi de yüksek seviyede kurulan öğretim kurumlarıdır. Okullar yatılı olduğundan öğrenci ile çok daha yakın ilişkiye girilmekte ve insan kazanmada daha etkili olunmaktadır.
    Bu okul ve dershanelerdeki eğitim, diğer okul ve dershanelerden daha yüksektir. Çünkü kadrolarında işi para için değil kendileri inandıkları için yapan pek çok insan vardır.
    Çocukların lise çağında hafta sonlarında gördükleri ilgi ve belki sıcak ev yemekleri bu çocukları cemaat elemanı yapmak için çok bile.
    Biraz analiz edilirse aslında cemaatin adam kazanma yönteminin çok sofistik de olmadığı görülür.

    HEDEF KURUM VE KURULUŞLAR:
    Fethullah GÜLEN’e göre askeriye, mülkiye, hukuk, eğitim teşkilatlanılması gereken bir kurumdur.
    Üst düzey bürokratlar ile sıkı ilişkiler kurmak, İçişlerinde ve Polis Teşkilatında örgütlenmek cemiyetin vizyonu içindedir.
    Spor dünyasını dahi ihmal etmeyen cemaat özellikle Galatasaray Futbol takımındaki aktiviteleri ile biliniyor. Bu küçük örnek cemaatin politika bireylerinin, vizyonlarının genişliğini ve hedeflerinin derinliğini göstermektedir.
    Boğaziçi, ODTU, Bilkent gibi seküler yaşamın kök salmış olduğu üniversitelerde, örgütün fakülte düzeyinde yapılanması kuvvetli değildir. Fakat bu üniversitelerde Asistan düzeyinde veya doktora çalışması yapan cemaat mensupları mevcuttur.
    Üniversitelerde bugün alt kadrolara hakim olma savaşı içindeler. Bugünün asistanı yarının doktoru, profesörü olacaktır.
    YÖK ve MEB’nin 5-6 sene evvel başlattığı proje ile yeni üniversitelerin kadro ihtiyacını karşılamak üzere yurt dışına binlerce öğrenci gönderildi. Bu öğrencilerin devlete maliyeti senede 40 bin Amerikan Doları ve her fırsatı değerlendirmede usta olan cemaat bu fırsatı da çok iyi yakaladı. Çünkü yurtdışına gönderilen bu öğrencilerin çoğunluğu dinci bir örgüte mensuptur.
    Şu anda devletin parası ile ileride devlet üniversitelerinde pozisyon verilmek üzere Amerika, İngiltere, Fransa başta olmak üzere okuyan yüzlerce örgüt elemanı var.
    Seküler kesimden insanlar bu hususlara fazla rağbet etmiyorlar. Çünkü mecburi hizmet gibi bir şartı var. Halbuki bu örgüt elemanları için ekstra bir fayda çünkü ileride üniversitedeki yeriniz garanti olmuş oluyor.
    Özel üniversiteler bazında Rektörü seküler bir insan olmasına rağmen Fatih Üniversitesi onlarındır.
    Akademide kadrolaşmanın öneminin farkındalar ve doktora seviyesinde yüksek lisans yapabilecek kapasitede öğrencileri buna teşvik ediyorlar.

    GELİR KAYNAKLARI VE SERMAYE GELİŞİMİ:
    Evin içindeki bütün eşyalar örgütün esnaf kadrosu tarafından temin edilir.
    Öğrencilerin kendileri de evin ihtiyaçlarını karşılarlar. Maddi durumu kötü olanlara örgüt tarafından yardım edilir. Bu yardımlar cemaatin büyümesinde önemli bir etkendir.
    Ben Gültepe’deki yurtta kalırken onlarca öğrenciden yurt parası alınmadığını biliyorum.
    Esnaf üzerinde örgütlenme 1990’lar da arttı. Şu anda muazzam bir finansal güçleri var.
    İlk zamanlarda esnaf bölük pörçüktü ve bunların fonksiyonu cemaate para yardımı yapmak, lojistik destek sağlamaktı. Onlar para toplama olayına “Himmet” derler. En büyük yardım da Ramazan Ayı’nda toplanır. Esnaf büyük bir salonda toplanır cemaatin önemli bir üst düzey elemanı gelir. Duygusal bir konuşma yapar ve insanlar bir sonraki Ramazan Ayı’na kadar verilmek üzere para ve mal taahhüt ederler. Bu himmetin önemlilerini artık Çırağan Sarayı’nda bile yapıyorlar.
    Fakat 5-6 senedir, yeni strateji ile esnafın bir araya gelmesi sonucu 1996 yılında İstanbul’da İŞHAD (İşadamları Dayanışma Derneği) oluşmuştur. Bu dernek esnafın eğitimi, bir araya gelmesi için toplantılar, yemekler, resepsiyonlar vermektedir.
    Türkiye Cumhuriyetlerdeki muazzam iş potansiyeline Türk girişimcilerden evvela Fethullahçılar uyanmıştır. Buralardaki yatırımlarda en büyük pay onlarındır.
    Anadolu Kaplanları denilen yerli girişimcilerin önemli bir kısmı Fethullahçıları desteklemektedirler. Aralarında güçlü iş ortaklığı ve bilgi transferleri vardır. Bu dayanışma dış ticarete de yansımıştır.

    ŞAKİRTLERİN DÜŞÜNCELERİ VE ÖNERİLERİ:
    İstihbarat konusunda hayatiyetin farkındalar. Direkt bilgim olmamakla beraber devletin istihbarat örgütlerine eleman sokmaya çalıştıklarına inanıyorum.
    Siyasetle olan ilişkilerinde yeterince güçlenmedikçe Türkiye’deki güç dengesine direkt temas etmekten, katılımcı olmaktan ve açıkça parti desteklemekten kaçınmaktadırlar.
    Siviller radikal İslam’ın alternatifi olarak, bir ılımlı İslam teşkilatı olarak görülen Fethullahçılar’ı, gerek sahip oldukları oy potansiyelinden dolayı, gerekse sahip oldukları siyasal ve finansal güçten dolayı himaye etmektedirler.
    Cemaatin asıl gayesi sadece bir eğitim hareketi, üç yüz yıldır boyunduruk altında yaşamış ülkeyi bundan kurtarma ise, askeriyeye girme çabaları telaffuz edilmeyen ama kabul edemedikleri laiklik gibi hassas konularda niyetlerinin o kadar basit ve saf olmadığını gösteriyor.
    Sivil örgütlenmesini ne yazık ki sağlıklı şekilde gerçekleştirememiş Türkiye’de, askerlik kurumu olmasaydı bugün hayalini kurdukları İslam Devletini tesis etmiş olacaklardı.
    Benim gözlemim şu anda Türkiye’de Fethullahçılar ile askerler arasında gizli bir satranç oynanıyor. Cemaatin askere bakışı bellidir. Askerliği her fırsatta övdükleri halde büyümeleri önünde tek engelin askerlik kurumu olduğunun farkındalar.
    İstihbarat kaynaklarının bunları öğrenmesi ve çok iyi değerlendirmesi lazımdır.
    Diğer önemli bir unsur da gençliğini, üniversite yıllarını cemaatle geçirmiş, ancak daha sonra cemaatten aktif olarak ayrılmış bir sürü insanın örgüte karşı negatif bakışlara sahip olmaya başlamasıdır. Çünkü bu insanlar 10 sene sonra örgütün değişmeye başladığına şahit olmuş, geçmişte kendilerine söylenen şeylerin bugün geçersiz kılındığını görmüşlerdir.
    10 sene önce bir örgüt mensubunun bir kız arkadaş edinmesi hayal bile edilemezken, bugün bu konuda fetva vermektedirler. Değişik ilkelere sahip bir örgütten de insanlar kuşku duymaya başlıyor ve baştakinin samimiyetinden şüphe etmeye başlıyorlar.
    Şahsi görgüm, örgüt Türkiye’de tabii sınırlarını zorlamış ve anti tezi ile yani laik kesimle gerek içtimai hayatta, gerekse iş dünyasında yüz yüze gelmiştir.
    Yakın geçmişte Refah Partisi ve yandaşlarının uğradığı akıbetten ders alarak radikal davranışların ne zararlar getirdiğini görmüş ve Fethullah GÜLEN’in sık sık tekrarladığı hoşgörü felsefesini ve politikasını cemaatin amblemi olarak nazara vermiştir.
    Araştırma ve analiz yetisinden yoksun Türk Halkı ve küçük burjuvazisi bu maskeye hemen inanıyor ve çabuk verilmiş kararlarla “Ilıman İslam” olarak gördükleri örgütü destekliyorlar. Ama örgütün diğer bütün dinci örgütlerden daha akıllı olduğundan ve artık güce ulaşana kadar bu hoşgörü maskesini taktıklarının farkında değillerdir.
    Fethullah GÜLEN’in ölümü cemaatte şüphesiz ki önemli bir boşluğa yol açacaktır. Çünkü cemaatin her ferdi hissi bir rabıta ile liderlerine bağlıdır. Ama sahip oldukları maddesel güçle çıkar, örgütü hayatta tutmaya yeterlidir. Bu konuda sivil örgütlerin ve askerlik kurumunun politikalar üretmesi gerektiğine inanıyorum. Örgüt demokratik ortam içinde eritilme potansiyeline sahiptir.
    Gülen sonrası cemaat parçalanabilir ve siyasal bir güç olma yolu tıkanabilir.
    Örgütün politikalarına karşı ancak politika üretilerek karşılık verileceğine inanıyorum. Birinci politika, örgütü Türk kamuoyunda mercek altına almaktır. Fethullah GÜLEN ve izleyenleri sistemli bir şekilde cemaati ve hedeflerine kamuoyunda tartışmaktan kaçınmakta, ya kendileri ne istediklerini bilmemekte ya da ne istediklerini telaffuz etmemektedirler.
    Devlet televizyonlarında ve laik medyada programlar hazırlanmalıdır. Sadece öğrencilere karşı olan faaliyetlerde kullandıkları sinsi metodlara bile Türk Ebeveynlerinin tepki vereceğine inanıyorum.
    İkinci olarak istihbarat konularında ne kadar uğraşılsa azdır. Örgütün bir sonraki adımının bilinmesi lazım.
    Örgüt içindeki hesaplaşmalar ve rant kavgaları basına yansıtılabilir.
    Fethullah GÜLEN’in her kaseti o kadar masum değildir. Bunlar televizyonlarda yayınlatılabilir. Öncesi, 1980 öncesi kaydedilmiş kasetler çok daha radikaldir.

    Yine Fethullah GÜLEN Fasıldan Fasıla 2 isimli kitabının 203 ncü sayfasında Cumhuriyet Dönemini ifritan dönemi olarak nitelendirmiştir.

    ORTA ASYA TÜRK CUMHURİYETLERİ’NDEKİ OKULLAR:
    5 kıta ve 120 civarında ülkede faaliyet gösteren 500 lise ve ilköğretim okulu, 6 üniversite ile eğitim veya dil merkezi bulunmaktadır. Okul ve benzeri kurum sayısı 1000'den fazla ve isim ve hukuki bakımdan birbirinden bağımsızdır. Bu kurumlar aracılığı ile 100.000'den fazla öğrenciye eğitim verildiği tahmin edilmektedir. Bu okullarda İngilizce zorunlu öğretilmekte Türkçe dersi seçmeli olarak verilmekte, açıldığı ülkenin resmi dili ve farklı dillerde (Orta Asya'da Rusça, Afganistan'da Farsça, Afrika'da Fransızca) eğitim yapılmaktadır.
    Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde açılan okul ve dershanelerde yoğun bir Nurculuk faaliyeti yürütülmektedir. Bu durumda okullarda Atatürk köşeleri bulunması Türk Bayraklarının asılması, bu Nurculuk faaliyetlerini kamufle etmek için yapılmaktadır.

    2001 yılında Başkırdistan ve Tataristan'da faaliyet gösteren Gülen okulları aleyhinde Rusya İç İstihbarat örgütü operasyonlar başlattı. Rusya Federal Güvenlik Servisi FSB, 2002 yılında Gülen okullarının ABD gizli servisi ile bağlantılı Türk casusları olduğunu belirterek Gülen örgütüne bağlı 10 Okul kapatıldı. Bu okullarda görevli 50 öğretmen sınırdışı edildi.

    Gülen okullarında görevli 1000 ABD vatandaşı öğretmenin ABD diplomatik pasaportuna sahip olduğunu, bu kişilerin bazılarının CIA ile de bağlantılı olduğu belirtildi.
    Rusya Hükümeti, 2006 ve 2007 yıllarında Rusya devlet kademelerinde görev almış Gülen okulları mezunu kişileri resmi görevlerinden uzaklaştırdı. 1999 yılında Özbekistan'da devlet başkanı İslam Kerimov'a düzenlenen suikast girişimiden sonra suikast ile Gülen Örgütüne bağlı kişilerin bağlantıları olduğu iddiaları ortaya atıldı. Suikast girişiminden sonra Özbekistan'da Gülen Örgütü uzantılı şirket ve okullar kapatıldı. Fethullah Gülen, Aydınlık Dergisinde yayınlanan suikast ile ilişkisi olduğu iddiaları haberini tekzip etti. Bu olaylar nedeniyle Özbekistan ve Türkiye dış ilişkilerinde olumsuz yansımaları oldu.

    Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov Türkiye'de tahsil gören vatandaşlarını geri çağırdı. Benzer Şekilde 2007 yılı Ekim ayında Azerbaycan'da Gülen Grubuna bağlı Samanyolu televizyonu yayınlarına son verildi. Nurcu yapılanmaya karşı Azerbaycan devletinin başlattığı operasyonlarda 2007 yılı Nisan ayında 16 kişi tutuklandı.

    MALTEPE ASKERİ LİSESİNE SIZMA ÇALIŞMALARI:
    Yapılan istihbari çalışmalar sonucu Maltepe Askeri Lisesi öğrencilerini zaman zaman üzerlerindeki üniformalarını çıkararak, sivil kıyafetler ile bazı evlere gidip irticai faaliyetlerde bulunduklarının tespit edilmesi üzerine 13.03.1999 günü Zeytinlik 1133 ncü sokak Sakaryalı Apartmanı Daire:4 adresine gelinmiş ve Murat YANIK, Mustafa SOYSAL ile isimli Maltepe Askeri Lisesi öğrencilerinin evde olduğu görülmüştür.Maltepe Askeri Lisesi öğrencisi Mustafa SOYSAL ifadesinde şunları söylemiştir.
    Askeri Liseye girmemi o zaman kim olduğunu bilmediğim Ömer isimli bir ağabeyim tavsiye etti, bu şahıs derslerinde başarılı olan öğrenciler ile konuşuyordu, okulda bulunan Tuğrul ve Serkan isimli öğrencilere Ömer isimli bu şahıs ders veriyordu ve yemek yediriyordu. Bu şahsın evine gidiyorduk, bu evde bizlere çok iyi muamele ediliyor ve yemek veriliyordu. Bu eve tekrar tekrar gittik, bu eve giden öğrenci sayısı 6 kişi idi, daha sonra bu öğrencilerden İhsan isimli öğrenci başka bir şeyhe takıldı. Bedeni durumu iyi olmayan Said isimli öğrenci ile Ömer ilişkisini kesti. Sınavlara giren Veysel isimli öğrencinin apandisiti patladı. Yemen isimli öğrenci Kuleli Askeri Lisesi imtihanlarını kazandı. Ben Murat YANIK ile birlikte Maltepe Askeri Lisesi’ni kazandım. Okula başlamadan evvel bize dini konulardan ve Orta Asya’da açılan okullardan bahsettiler. Maltepe Askeri Lisesi’ne girdikten sonra bize "Sahabi mertebesine ulaştığımızı, kurallara uymadığımız taktirde Allah tarafından cezalandırılacağımızı" söylediler. Maltepe Askeri Lisesi imtihanlarına girmeden evvel, imtihanlar için Sultanbeyli’de yeni açılmış bulunan isimsiz bir dershaneye gittik, ayrıca devam etmekte olduğumuz evde de bizlere ders verildi, bu arada Fethullah GÜLEN ile ilgili video kasetleri izlettirildi ve teyp kasetleri dinlettirildi. Maltepe Askeri Lisesi imtihanları için bizlere form doldurttular. Ömer isimli şahıs bizleri Sultanbeyli’de bulunan belediye arazisinde koşturuyordu, ayrıca daha önceki yıllarda Maltepe Askeri Lisesi imtihanlarında sorulan soruları ezberlettiler, mülakatta neler yapacağımızı anlattılar. Bilahare Murat YANIK ile birlikte Maltepe Askeri Lisesi’nin imtihanlarını kazanıp İzmir’e geldik.
    İzmir’e gelmeden evvel Ömer bizlere birer saat hediye etti. İzmir’de hazırlık sınıfı boyunca 15 günde bir Ömer İzmir’e geldi. Bir evde buluştuk. Bu buluşmalar periyodik olarak yarıyıl sonuna kadar devam etti. Birinci sınıfı geçtikten sonra yaz tatilinde Ömer bizi İstanbul Bağlarbaşı’nda bir eve götürdü. Orada Alpay ve Hasan KEMI£RTAŞ ile tanıştırdı. Alpay’ın verdiği randevu ile daha sonra İzmir Amerikan Kız Lisesi önünde buluşma yaptık. Abdullah isimli öğrenci de bu buluşmaya geldi. Alpay bizi Zeytinlik Mahallesi 1133 ncü sokak, Sakaryalılar Apartmanı Daire: 4 adresinde bulunan eve getirdi, bu eve gelmeden evvel Alpay’ın talimatı ile bir sokak geride bulunan züccaciye dükkanında elbiselerimizi değiştirip sivil giyindik. Buluşma yaptığımız evde bize yemek verildi. İhtiyacımız olup olmadığı soruldu. 15 günde bir bu evde buluştuk... Bu eve gelmeden evvel elbise değiştirmek içinde züccaciye dükkanını 6-7 defa kullandık. Daha sonra deşifre olmamak için züccaciye dükkanını bırakıp Alpay’ın tarifi ile sırası ile Alsancak Bölgesinde bulunan Baran Lokantasını, daha sonra Yenişehir Gaziler Caddesi üzerinde bulunan Baran Lokantasını ve nihayet Zeytinlik Mahallesi 1140 ncı sokakta bulunan Engin Ticaret’i kullandık ve buralarda resmi elbisemizi bırakarak sivil giyindik.
    Ben bu faaliyetlere okula girerken bana yapılan yardımlar ve yakınlık dolayısıyla katıldım. Daha sonra bu faaliyetlerden çekilmek istedim. Ancak beni ve arkadaşlarımı çeşitli şekillerde tehdit ederek çekilmemizi önlediler ayrıca bu faaliyetleri başkalarına anlatmamızı engellediler. Bundan başka üçüncü sınıfta babamı kaybettim ve maddi sıkıntıya düştüm, bu şahıslar bana maddi imkanlar sağladılar bu nedenle bu şahıslara bağlandım.
    Bu cemaat mensupları hiç çekinmeden Atatürk’ü kötülediler. Kızların şeytan olduklarını, onlardan uzak durmamız gerektiğini söylediler.
    Bu evlerde yakalanan Murat YANIK, Hasan KEMERTAŞ, Yemen AÇIKGÖZ, Nidayi COŞKUN, Salih ÇAVDAR’ın ifadeleri de Mustafa SOYSAL’ın ifadelerini doğrulamıştır.
    1999 yılı Mart ayında ortaya çıkan bu olay Fethullah GÜLEN grubunun Askeri okullara sızma faaliyetlerinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Askeri lise öğrencilerini ışık evlerine çekerek beyinlerini yıkayabilmek için illegal bir şekilde disiplinli bir çalışma yapmışlardır. Bu bir örgüt çalışmasıdır. Bu öğrencilere maddi imkanlar da sağlayarak kendilerine bağlamışlardır.



    NETİCE VE TALEP:
    Sanığa isnat edilen suç yukarıda anlatılan delillerle sabit olduğundan 2845 sayılı kanunun 9 ve 20 nci maddeleri gereğince yargılamasının yapılarak,
    Sanık Fethullah GÜLEN’in hareketine uyan 3713 sayılı terörle mücadele kanununun 1 nci maddesi delaletiyle aynı kanunun 7 nci maddesinin 1 nci fıkrasının 1 nci cümlesi, TCK.nun 31, 33, 40 maddeleri gereğince TECZİYESİNE,
    Emanette bulunan suç eşyalarının TCK.nun 36 ncı maddesi gereğince MÜSADERESİNE karar verilmesi kamu adına İDDİA olunur.22.08.2000

    Fethullah Gülen'in, "laik devlet yapısını değiştirerek, yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup, bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu" gerekçesiyle hakkında açılan davada yargılanmasına 16 Ekim 2000 tarihinde başlandı.
    Dava, 31 Ağustos 2000 tarihinde açıldı. 79 sayfa ve 12 bölümden oluşan iddianamesinde, Gülen'in 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesi uyarınca, 5 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu'nun "Müsadere" başlıklı 36. maddesi uyarınca, Gülen'in emanette bulunan suç eşyalarının "müsaderesi"ni de talep edildi.
    İddianamede, Fethullah Gülen grubunun amacının, "devletin tüm sistemlerinde İslam hükümlerini egemen kılarak teokratik bir İslam diktatörlüğünü kurmak" olduğu belirtilerek, "Fethullah Gülen laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sona erdirip, yerine şeri yasaların hakim olduğu İslam Devleti'ni kurmak için okullarında beyinlerini yıkadığı gençlik ile oluşturacağı toplumu kullanmayı planladığı tespit edilmiştir" denildi.
    Ankara 2 No'lu DGM'de 16 Ekim'de başlanan yargılamanın ilk duruşmasına ABD'de bulunduğu bildirilen Fethullah Gülen katılmadı. Mahkeme Başkanı Hüseyin Eken, Gülen'in "şimdilik" gıyaben tutuklanmasına gerek olmadığına karar verildiğini açıkladı. Bazı sivil toplum kuruluşlarının davaya müdahil (davacı ya da davalı yanında katılan kişi)olarak katılma talebini reddeden mahkeme, Gülen'in okullarında yetiştiği bildirilen Eyüp Kayar'ın annesi Arife Kayar'ın, davaya müdahil olarak kabulünü kararlaştırdı.
    Ankara Emniyet Müdürlüğü Fethullah Gülen tarikatının emniyet içinde yapılanmasıyla ilgili gizli bir soruşturma sürdürüyordu. Müdürlük, ilk hazırladığı raporu 15 Mart 1999 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderdi.
    Hazırlanan raporun emniyet içinde duyulmasından 6 gün sonra 21 Mart 1999 tarihinde Fethullah Gülen Amerika’ya kaçtı. Amerika'dayken hakkında dava açıldı.
    Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 22 Ağustos 2000 tarihinde Fethullah Gülen hakkında "Laik Devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak " gerekçesiyle 10 yıla kadar ağır hapis istemi ile yargılama başlatıldı ve gıyabi tutuklama kararı alındı.
    Yargılama, kamuoyunda daha sonra Rahşan affı diye anılan af uyarınca 5 yıl süre ile ertelendi. Bu süre içinde Fethullah Gülen'in aynı tür veya daha ağır bir suç işlemesi durumunda yargılamanın yeniden başlaması kararlaştırıldı.
    5 Mayıs 2006'da Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklik nedeniyle Gülen'in avukatları Mahkemeye başvuruda bulunda. Yeni yasaya göre terör suçlarında sadece kasıt değil, cebir ve şiddet unsurunun da bulunması şart koşulmuştu. Emniyet Müdürlüğünden istenen raporda Fethullah Gülen'in cebir ve şiddet içeren bir suça karışmadığı bildirildi. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, af nedeniyle daha önce ertelenmiş olan ve tekrar görülen davada Terörle Mücadele Yasası gereğince suçun oluşmadığı hükmüne vararak sanığın beraatına kararı verdi. Mart 2007 de Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından onayladı.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin TMK kapsamında verdiği beraat kararına itiraz etti. Savcılık davalının TMK kapsamında değil TCK 765 sayılı TCK'nın 313/2-4 maddesine göre cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçuna göre bakılmasını istedi. Savcılık, Gülen'in Türkiye'de mevcut Anayasal düzeni değiştirmek ve laiklik ilkesini de kaldırarak, yerine şeriat esaslarına dayalı devlet kurmak amacında olduğu, aşamaları, tebliğ, cemaat ve cihat temelinde, yurt içinde ve dışında dershane, okul, üniversite, yurt, hazırlık kursları ve kurduğu şirketler aracılığıyla eğitimli bir kadro ve ekonomik bir güç oluşturarak, yönetimde teşkilatlanmayı, devlet idaresini ele geçirmeyi hedeflediği, sanık Fethullah Gülen'in yurt dışına çıktığı 21 Mart 1999 tarihinden sonra da aynı amaç doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğü, teşekkülün varlığını koruduğunu iddia etti. Ancak Yargıtay Başsavcılığının talebi reddedildi ve Haziran 2008 de Yargıtay genel kurulu tarafından Gülen'in beraat kararı onaylandı.


    Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi
    Cumhuriyet Savcısı
    Nuh Mete YÜKSEL
    GÜLÜMSE , YARIN DAHA KÖTÜ OLACAK :)

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Nerden
    ankara
    Mesaj
    458
    Rep Gücü
    22700
    dinler arası diyalogmuş :)) tabi tabi dinsizin hakkından imansız gelir :)
    GÜLÜMSE , YARIN DAHA KÖTÜ OLACAK :)

Benzer Konular

  1. Fethullah Gülen’e ben ne sorardım?
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-03-2014, 02:17 PM
  2. Fethullah Gülen'in CIA Bağlantısı
    SOSYALİST Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 28-02-2013, 05:47 PM
  3. M. Fethullah Gülen
    ashenarşi Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-03-2011, 07:26 PM
  4. Fethullah Gülen'den türban değerlendirmesi!
    YukseLL Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 17-06-2009, 01:14 AM
  5. Fethullah Gülen'in ekonomik tezleri
    RABİA Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-04-2009, 06:02 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık