Hürriyet Gazetesi’nde yarından itibaren İslamcı camiada olan biteni yazmaya başlayacak olan "Ahmet Arsan’ın" aslında kim olduğu tartışma konusu oldu. Ertuğrul Özkök’ün de bugünkü, “İslami kesimin hergele çocuğu” başlıklı yazısında belirttiği gibi Ahmet Arsan Gerçek Hayat dergisinin eski yazarlarından.

Gerçek Hayat’ın yeni çıktığı dönemlerde “Portreler” başlığı altındaki köşesinde 6 aylık bir yazı serüveni olan ve derginin hakim olduğu İslamcı camiada olan bitenleri açık açık yazıp, elindeki çuvaldızı her önüne dokunduran Ahmet Arsan, bu sürede ciddi krizlere de neden olmuştu.

Peki ben tüm bunları nereden mi biliyorum? Ahmet Hakan’ın yazarlık stajı yaptığı Gerçek Hayat’ta üç yılını geçirmiş birisi olmam herhalde bu sorunun cevabı için yeterli olsa gerek. İşe başladığım tarih Ahmet Arsan’ın yazılarına son vermesinden birkaç yıl sonrasına denk gelse de onun hakkında editoryal toplantılarda çok şeyler duydum, dinledim. “Aslında kim olduğunu” öğrenince de derginin şimdiki Yazıişleri Müdürü Faruk Yücel ile yazdığı portreleri okumuş şu yorumu yapmıştık; “Ahmet Hakan Coşkun, Gerçek Hayat Dergisi’nde çok iyi staj yapmış. Kendini iyi geliştirmiş.”

Evet yarından itibaren Hürriyet’in Pazar ekinde İslamcı camiada neler olup bittiğini, neler konuşulduğundan da öteye, hangi fenomen İslamcının aslında ne kirli çamaşırları varmış yazılarını Ahmet Hakan’dan okuyacağız. Aslında Ahmet Arsan’ın Ahmet Hakan olduğunu, Gerçek Hayat’ın 9. yaşına bastığına dair haberde belirtmiştim. Haber 7, Timeturk ve 8sutun takip edenler bu haberi okuduysa ayrıntıyı görmüştür. Ahmet Arsan, Ertuğrul Özkök’ün dediği gibi Ahmet Hakan’ın tanıdığı. Şimdilerde ne “köşesine çekilmiş” ne “başka müstear isimlerle başka yazılar yazan” ne de “Yalnız birisi”... Bütün bu tanımlamaların hepsi Ahmet Hakan’ın bizzat kendisi… Yok "Ahmet Hakan’ın, yayın yönetmenini filan işlettiğini" düşünmeyin ikisi bir olup okuru fena halde işletiyorlar. Özkök "sıkı takip ettiğim" dediği Ahmet Arsan’ın kim olduğunu biliyor. Siz ısrarla “Yok bilmiyor Ahmet Hakan tarafından fena halde işletilmiş” diyenlerden olabilirsiniz.

Yani…

Aslında bu ismi Gerçek Hayat camiasına yakın olan ya da olmayan pek çok isim biliyor. Yazı yazdığı dönemlerde söylenmese de çay sohbetlerinde o kişinin Ahmet Hakan olduğu hep zikredilmiştir. Ahmet Arsan’ın haklarında sık sık yazacağı ve kendisinin de bir zamanlar müdavimi olduğu İslamcıların Tophane’deki mekanı Asude’ye takılanlar da çok iyi bilir.

Derginin kurucusu ve 5 yıllık sahibi Levent Gültekin’in Kanal 7’nin ünlü anchormani Ahmet Hakan’ı yazmaya nasıl ikna ettiği de meşhur hikayedir. Kesinlikle duyulmaması şartıyla “Ahmet Arsan” olarak yazmaya başlayan Ahmet Hakan yüzünden çıkan krizlerin faturasını da derginin o dönemki editör kadrosu ödemiş hep.

Bir zamanlar liberallerin toplanma noktası olan Yeni Şafak’ta yazan Nazlı Ilıcak’la ilgili yazılarından sonra Ilıcak’ın “Kim bu Ahmet Arsan?” diyerek peşine düşmesi hatta işi dergiyi basma noktasına getirmesi çok anlatılan bir olaydır. Ilıcak’ın, takipçisi olduğu ve birçok dosya ve röportajına görüş verdiği Gerçek Hayat’ı protesto ettiği de bilinir.

Ahmet Hakan (Arsan) ne yazmıştı da Nazlı Ilıcak bu denli sinirlenmişti peki?

İşte Ahmet Arsan’ın Nazlı Ilıcak için yazdıkları: "Nazlı Ilıcak kendini bu millete gönderilmiş bir velinimet gibi görür. Hepimiz, onun kurtarıcı desteğine muhtacızdır. O bizim adımıza mücadele etmek için gönderilmiştir. Biz onun göz dolduran mücadelesinin "figüratif unsurları" olabiliriz. Zaten biz onun mücadelesine dayanak teşkil etmek için varız. Gece yatarken hiç şunları düşünmez: "Neden ben? Ben seçilmiş bir kişi miyim? Ne hakla ön safa geçiyorum?" Kafasında bu sorular yoktur. Değil mi ki Notre Dame De Sion'da okurken 27 Mayıs devrimine kafa tutabilmiştir. Değil mi ki, 18 yaşından itibaren mücadelenin içindedir. Bu tavrını o kadar yaygın kullanıyor ki, etrafına sirayet eden bir yönü bile var. Baksanıza, eşi Emin Şirin bile önder rolüne soyunuyor." (20 Ekim 2001- Gerçek Hayat)

Faruk Yücel ile benim “Gerçek Hayat’ta staj yapmış” yorumu boşuna değil sanırım.

Ali Bulaç olayı da Nazlı Ilıcak krizinden geri kalmmaış. Bugünlerde Milliyet’in linç kampanyası başlattığı Ali Bulaç’ı Ahmet Arsan (Hakan) yıllar önce karşısına almıştı. Bu olay da krize neden olmuş, Gerçek Hayat’ın sık sık söyleşi yapıp, görüş aldığı Ali Bulaç da dergiyi protesto kararı aldırmıştı.

Ahmet Arsan’ın bir de gerçek kimliği olan Ahmet Hakan olarak Gerçek Hayat’a verdiği söyleşi var 2006’da. Ona değinmekte fayda var. Murat Menteş’in Hürriyet yazarı olarak söyleşi yaptığı Ahmet Hakan, İsmailağa cinayetinden sonra, cemaatler hakkındaki yazılarına cevap veren Ahmet Taşgetiren, Ali Bulaç, Hasan Karakaya ve Vakit’e ağır göndermelerde bulunmuştu. Bu röportajdan dolayı, dergi ile Vakit gazetesi arasına kara kediler girmiş, Ahmet Taşgetiren uzunca bir süre dergiyi protesto etmişti.

Ertuğrul Özkök’ün bugün bahsettiği Ahmet Arsan’ın “Münip Engin Noyan portresi” camia içinde ses getirmiş ve derginin diğer yazarları Neşe Kutlutaş ve Asım Gültekin, Ahmet Arsan’a tepki göstererek polemiğe dahil olmuşlardı. Haftalarca süren bu süreçte Neşe Kutlutaş'ın, "Müslümanlar adına ortaya pek de hayırlı bir durumun çıkmayacağını görerek" polemikten vazgeçtiğini ve diğer polemikçileri de bu hassasiyetle uyardığını bizzat bilenlerdenim.

Ahmet Arsasn ile ilgili aktaracağım en şaşılacak bilgi ise "Ahmet Hakan hakkında da portre" yazması. Asıl bomba da bu sanırım. Münip Engin Noyan, Ali Bulaç ve Nazlı Ilıcak ile sert polemiklere giren Ahmet Arsan, "Kim bu Ahmet Arsan yoksa Ahmet Hakan mı?" şeklindeki şüpheci yorumlardan sonra tutup bir de "Ahmet Hakan Coşkun portresi" yazmsın mı? Hem de nasıl bir portre. Ahmet Arsan, İslamcıları delik deşik eden o çuvaldızı elinden bırakarak eleştirmekten öteye alttan alttan övgüler de yağdırmıştı Ahmet Hakan'a. Ben bu "körler sağırlar birbirini ağırlar" şeklindeki "ucuz yazarlık" olayın ekşisözlük'te çok gördüm. Tanınmış sözlük yazarları, eleştirileri başka bir isimle kendilerini överek savuşturuyorlardı.

Yani ez cümle İslamcı camianın hakkımızda neler yazacak diye yarını dört gözle beklediği isim Ahmet Hakan’dan başkası değil ve bunu benim dışımda çok insan biliyor. Ahmet Hakan’ın da “o isim aslında bendim” dediği kişiler de var. Özkök ve Hürriyet gizemli bir reklamla işe başladılar ama aslına Ahmet Hakan’ı ikinci kere transfer ettiler.

Bu deşifre de reklam için çifte kavrulmuş fıstık oldu. Her Pazar "Ahmet Hakan eski mahallesinden kimin çamaşırlarını saçacak" diye herkes heyecanla alacak eline gazeteyi. Sonra karşılıklı cevap vermeler başlayacak. Polemiğin beli kırılacak. Ne olursa olsun bir süre kazanan Ahmet Hakan olacak ama en azından “Kim bu Ahmet Arsan ya?” sorusunun peşine düşülmeyecek.

Şimdi gelelim Ahmet Hakan’ın, Ahmet Arsan olarak Pazar ekinde neler yazacağına. Ahmet Arsan’ın başlıca hedefi Fehmi Koru olacak. Bu bir tahmin ya da yorum değil. Fasıl gecelerinden sonra, Fehmi Koru’yla müthiş bir polemiğe giren Ahmet Hakan, Ahmet Arsan’ı da yanına alarak cephe genişletmeye gidip, Fehmi Koru - Taha Kıvanç ikilisinin karşısında eşit şartlarda mücadele etmeye hazırlanıyor.

Göreceğiz...
Ersin Çelik
http://http://www.haber7.com/haber/2...ugu-kim-mi.php