+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
14. Sayfa, Toplam 16 BirinciBirinci ... 41213141516 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 131 ile 140 Toplam: 157

Nasıl Ateist oldum

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Vip Salonu Forumu Nasıl Ateist oldum Konusunu okuyorsunuz, Konu içeriği kısaca ->> Sn.SOSYALİST,sizin gibi dürüstçe ateist olduğunu söyleyenlere daha yakınım. Çünkü,"Müslümanım" diyerek,mangalda kül bırakmayanlardan çekiyoruz ne çekiyorsak.Bir ateist," Aklen ikna olursa " ...

  1. #131
    bursali68
    Misafir..
    Sn.SOSYALİST,sizin gibi dürüstçe ateist olduğunu söyleyenlere daha yakınım. Çünkü,"Müslümanım" diyerek,mangalda kül bırakmayanlardan çekiyoruz ne çekiyorsak.Bir ateist," Aklen ikna olursa " Allah'tan bir aşk gelir ki," Kağıt gibi yanar " hepimizden ileride müslüman oluverir bakmışsın.Ötekilere gelince,"Kağıt iki defa yanar mı?" Yobazlığı kastediyorum,bilimi aforoz edenleri,ortaçağdaki zalim Papa'nın şimdiki içimizde süregelenlerini...Cahilliği,ru hbanlarımıza aklımızı ipotek etmişliğimizi dillendirmeye çalışıyorum.

    Bilim korunmalıdır,gelenekselliği korunmalıdır.Bilimin ideolojisi yoktur.Bilim adamlarının ideolojileri vardır.Bilim akla dayanırken,bilim adamı "Akil ve Bilge" olmalıdır.Bilim aklın ürünüdür. Akıl bilimin ürünüdür dersek iki yol ayrımında bocalarız.Yani "Felsefi bilim", "Resmi bilim" diye iki seçenek olması gerekmiyor.Evet ayetlerde olduğu gibi "Bir de orta yol" vardır ve sapmadan gidersin. (Bilimde +,- ve 0 gibi)

    1. Bilim Amaç ise,ilke şudur: "Ben evrenin nasıl yaratıldığıyla ilgilenirim.Niçin yaratıldığı, bilimin değil,filezofların işidir." Haklısın,böyledir. Sceptizm,mekanizm,egzistansiya lizm ve hatta materyalizm bir süzgeç,filtrasyon olmalıdır.Ayağımız yere sağlam basmalıdır.

    2. Bilim din kontrolünde ya da ateist görüş eşliğinde salt felsefeden ibarettir.Bilimde ideoloji vardır vb. Filozof "Evrenin ya da varlığın,NASIL yaratıldığını bilim adamlarına bırakır." Benim için,evrenin niçin (Neden, niye) yaratıldığı önemlidir.Nasıl yaratıldıığından bana ne? Bu kategoriden daha çok (Şuara suresinin son 5 ayetindeki Şairler,aşk ehli vb. çıkar) vitalistler,idealistler Spirtualistler,Şairler vb.çıkar.

    3.Bir de ÜÇÜNCÜ YOL vardır :
    a) Bilim amaç değil araçtır.Bilim bir din değildir,tabu-totem değildir,bir hobby ve uğraş ile sınırlı değildir," ÖTESİ " vardır.

    b) Evrende bilimin var dediği her şey vardır.Salt gözlemle aramaya kalkarsak,kozmik bir zaman kaybı gerekir.Schrödinger dalga denklemlerinin (+) ve (-) iki sonucu olduğunu gören Pam Dirac, (-) elektronun karşıtı olan pozitronu matematiksel olarak ortaya koydu. Daha sonra denel olarak Anderson tarafından bulundu.Ama bulunana kadar "Saçmalama, yanlış yapmışsındır, olsaydı bilirdik" gibilerden tepki gördü.Bu bilim adamının çilesidir. Günün birinde de ışıktan hızlı takyonların olduğunu haber verdi Sommerfeld.Bilaniuk,ölçtü biçti,Clay ve Crunch isimli iki astronom da,meteoroloji balonlarındaki izlerden nedenselliğin tersindiğini,önce bir şeylerin vardığını,daha sonra kozmik ışınların buraya yerleştiğini gördüler.Cerenkoff ışıması da Takyonların girişimidir.(interferens)

    Bunların olması çok doğaldır, Çünkü:

    " Işığın kaynağı ışıktan hızlı gitse bile,ışığın kendisi C(300bin km/s) hızında gider.Clay "Kaynağın önce geldiğini,sonra "Işığın" arkadan gelerek,oraya yerleştiğini gösterdi. Bu durumda bir de ışıktan hızlı titreşen evren çıkmaz mı karşımıza? (Esir=Etherodynamics,Hilbert uzayı)

    Onu da matematik haber veriyor,bilim " VAR " diyor (İmajiner sayılar vardır,Dirac Cebirin negatif sayılarını bulmuştur,aynı mantıkla İmajiner (complex) sayılardan kurulu bir evren de yolda demektir.

    Bilimin var dediği,yasaklamadığı ne varsa keşfini beklemek gerekir.

    c) Ateizmi korumak uğruna,şunları gözardı edemeyiz.Hint fakiri,çivili yatakta yatıyor. Filipinli şifacılar elleriyle kansız ameliyat yapıyorlar,ellerini kansız biçimde hastanın içine sokuyorlar.Bunlar TV'den naklen LİVE veriliyor.Yılancı Macit Hoca akrepleri eline alıyor ve sokmuyorlar,Rufailer,şişleri vücutlarından geçiriyorlar,ne kan ne yara bere!... Tibette, ateşte yürüyor,zehir içiyor ölmüyor,bıçak batmıyor vb.vb.Bunlara yok dersek,bu kez Ateizmin Yobazı,bağnazı olmuş oluruz.

    Varsa vardır,o halde üçüncü yolu tercih ederiz.("Trans-Science" alternatif bilim anl***** gelir, Metafizik değil Transfizik" anlamındadır.)

    d) O zaman garip bir şey çıkar: Resmi bilim gibi "Evren nasıl yaratılmıştır" sorusunu açıklarken,enbaşa geliriz ve şu soruları sorarız:

    "Neden varlık yokluğa göre tercih edilmiştir? Neden salt enerji bir evren yerine içinde MADDE olan bu evren tercih edilmiştir?"

    İlk iki yolda Tanrı yanıtı yoktur,ama üçüncü yolda Tanrı vardır,yaratılma ihtiyacı vardır, başlangıç tekilliği vardır.Birinin " başlatması " gerekliliği vardır.O zaman ne bilim gibi maddeci ne uçuk tasavvufçu gibi meczup olmadan " REEL " olanı benimsersin.

    1.BİLİMSEL İSBAT

    Bilimde iki temel yöntem vardır:
    1. Tümevarımlı
    2. Tümden gelimli
    Dolayısıyla sorunun iki türlü yanıtı var.

    Önce bir yamaçtan yüksek bir dağa çıkalım.Zirveye gidelim ve dağın bir tek yamaç değil, örneğin dört yamaç olduğunu görelim. Artık tepeden her yeri gördüğünüze göre, tüm yamaçları anlatabilirsiniz.

    Bilimi özetleyemezsiniz, ama ber HAP gibi bunu yapmaya çalışacağım. Önce BİR TEK YAMAÇTAN doruğa tırmanalım:

    1. Evrende güneş (Yıldız) denen enerji tandırları ve bu sistemin uyduları olan,bu enerjiden beslenen gezegenler var.

    2. Yıldızlar (Bizimkinin özel adı Güneş) galaksi içindeki gaz toz bulutlarının, galaktik materyalin aşırı topaklaşması,içe çökmesi ve aşırı ısınma sonucu nükleer tepkimelere başlaması ile oluşur.Bunların ilki Fission=Çekirdek bölünmesidir.(Karbon Azot Çevriminde olduğu gibi) Ama asıl olan (Kur'an'da sakıb, sevakib=Fusion) denen çekirdek erimesi birleşmesidir.

    SAFFAT
    10. İlla men hatfel hatfete fe etbeahu şihabün sakıb
    10. Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.

    Bu tasarruflu ve yıldızın ömrünü uzatan bir nimettir.Güneş evreni tıkbas dolduran ucuz malzeme,bedava yakıt H (idrojen) elementinden 4 taneyi alır ve bir He(lyum) haline getirir.Böylece ayrı ayrı dururken 4 misli iç-tutunum kuvveti gerektiren elementler bir araya geldiğinde,tutunum olarak %33 bir çekim kuvveti tasarrufu yaparlar.Bu da gün ışığı olarak bize ulaşacak olan enerjidir.Güneşin her noktasında her an milyarlarca Hidrojen bombası patlamakta,bunlar çekirdek erimesi yöntemiyle (Fusion) Helyum haline geleceklerdir.

    3. Ya sonra?Yıldızlar (Güneş) kendilerinin soluğu olan Hidrojeni bitirince,bu kez gövdesindeki Helyum'u yemeye başlayacaktır.Böylece güneş(Yıldız) 50 milyon yıl sonra KIRMIZI DEV yani kendinin yüz katı kadar genişlemiş akkor ya da sarı ışık veremez duruma düşmüş bir yıldız halinde genişleyecektir.Öyle ki,Dünyamız dahil 6 gezegeni kapsamış olacaktır.

    4. Son olarak (aç kalınca vücudundaki yağları tüketerek zayıflayan bir canlı gibi) Helyum da bitecektir.O sırada Süpernova denen SON NEFES verilecektir.Yıldız dehşetle;

    a) Dışa patlayacaktır. Tüm materyalini yeniden uzaya iade edecektir..

    b) Aynı anda içe de patlayacak,çok sıkışacaktır.Dünya kadar büyüklüğü olacaktır ve adı artık Beyaz cüce (Eletron yıldızı) olacaktır.200 milyon yıl sonra da KARA CÜCE olacaktır.


    Eğer güneşin 2,95 katı kütlesi varsa adı KARDELİK olacaktır..

    Yaklaşık 200 milyar güneş (Yıldız) bir gökadasında (Galaksi de bizim galaksimizin özel adı,Samanyoludur) bildiğiniz kollu ve merceksi haliyle yer alır.Yani, alaksi bir gökdelen ise,yıldızlar da onun her bir tuğlası gibidir.

    Galaksiler META galaksi denen daha büyük bir sitemin (yaklaşık 25 galasiden oluşmuş lokal sistemin ve bunlardan oluşmuş 1000 kadar galaksilik META galaksinin üyeleridir.

    Kabaca her biri 200 milyar yıldızdan oluşmuş 200 milyar Galaksi görünür olarak vardır. Bir de görünmeyen %90 oranında SAKLI,KARANLIK madde vardır.Bunu çekim olarak algılıyor fakat şimdiki aletlerimizle belirleyemiyoruz.(Mikroskop bulunurza mikropları görürsünüz.)Yani daha yolun başındayız.

    Pekiyi bu galaksiler nasıl oluştu?

    Bunu anlamak için daha ileriye tırmanacağız.

    1. Evren ilk 700 bininci yılında bir enerji,Hidrojen ve Helyum bulutu olarak en başta yaratılmıştı.Bunun anlamı şu:

    a) Evren böylece homojen bir bulut olarak hala bekliyor olsaydı,biz yaratılmamış,öylece bekleme salonunda bekletiliyor olacaktık.(Ayetlerde YER VE GÖK BİTİŞİKTİ denirken bu anlatılıyor.)

    b) Ama evren öyle beklememiş,ÇÖKMÜŞ.Evren çökünce de merkezi noktaya çöker ve KOZMİK BİR KARADELİK OLUŞUR ki,bu da KIYAMETTİR.Yani doğmadan ölmek gibi...

    c) Evren bir tek noktaya da çökmemiş.Ama,200 MİLYAR GALAKSİ ODAĞINA ayrı ayrı ÇÖKMÜŞ,Topaklanmış,bu gökadalarının evriminden sonra da her bir galakside yıldızlar topluluğu oluşmuş.

    Pekiyi ne olmuş da evren "Yer gök bitişik" öylece sonsuza kadar beklememiş.

    Ya da ÇÖKMÜŞSE neden bir tek noktaya (Kıyamet ayetlerine bkz.) çökmemiş.

    Bunun yerine 200 milyar odağa çökmüş.(Yer ve gök bitişikken,ayrılmışlar.Gök uzay, yani ayak basılamayan her yer,ARZ=Yer ise ayak basılan her yer anlamındadır.)

    Hangi Web search'e baksan, hangi Linkleri izlesen sana bunun yanıtını veremiyecektir. Çünkü yok ki:)))

    Ama "Bu ikiliye dikkat et" yanıt Kur'an'da var.

    Yıllarca kozmoloji bu soruyu kendine sorarken,1973 yıllarında Roger Penrose,Başlangıç tekliği (Ehad) ve başlangıç tekilliği (Wahid) olmak üzere kaçınılmaz yaratıcı gücü hesapladı. Hemen bunun ardından,çalışma arkadaşı,partneri Stephen W Hawking ise Başlangıçtaki büyük patlamanın şiddet etkinliklerinin bir Hidrojen atomunun yüzde-biri çapındaki miniminnacık KARANOKTALAR yarattığını kanıtladı.Bir yıldızdan artık Karadelikler biliniyordu da,şimdi nereden çıktı bu en başta yaratılmış minicik karanoktacıklar?

    En başta bu şiddet etkinlikleri 200 milyar tane yaratılmıştı.Bunlar bir milyon yıl boyunca genişleyen evrende yer aldıklarında,hidrojen ve Helyum bulutları bu cehennemi çekim odaklarına çöktüler ve böylece 200 milyar galaksinin ÇEKİRDEĞİ oluştu.

    Hawking'in "Karadelik buharlaşması" isbatı şöyle diyordu: "Mini karanoktacıklar o kadar küçüklerdir ki,buharlaşma,içlerini boşaltınca patlayarak açılırlar.

    Buna göre,patlayıp açılan bir mini karanoktacık,o an mini aknoktacık olarak ortaya çıkar.(Her karadelik arkasındaki tünelde mutlaka akdelik vardır, yer değiytirirler.)

    İşte bunlar QUASAR'lar yani bebek galaksi adaylarıydılar.(Quasar=Akdelik için linklerde bilgilendirme var.)

    Zaman içinde ortası quasar,çevresi yıldızlardan oluşmuş SEYFERT GALAKSİLERİ haline ve daha sonra bildiğimiz üzere ergin galaksiler haline geldiler.Biz onlardan birinin üzerinde,bir yıldızın,bir gezegeninin üzerinde yaşıyoruz.

    Bilimin dünyadan Big Bang'e kadar bir takım sırları vardır.
    1. Neden Buz altında -1 derece yerine +4 derece vardır ve, bu sayede canlılar donup ölmezler? Yani 0, -1, -2, gibi gideceğine, eşel 0, +4, +3, +2, +1, -1, -2, -3 vb. gitmektedir?

    2. Birleşik kablar esasına göre, tüm su rezervleri deniz seviyesinin
    altında olamaz. Ama iki istisnası var:
    a) LUT gölü Deniz seviyesinin 200 metre kadar altındadır ve üstelik deniz ile galeriler aracılığıyla birleşiktir, yani bileşik kablar aslına TERS'tir. (Hz.Lut ve gazab ile ilgisine ilişkin fikir jimnastiği yapabilirsin.)

    b)Hazar (Eskiden Aray ve Baykal ile de birleşikti, şimdi kendi başlarına ayrıldılar) denizi seviyenin altındadır neden? (Nuh tufanıyla da bağlantı kurmak üzere beyin jimnastiği öneririm.)

    3. Tüm elementlerde bir yörünge elektronlarla dolmazsa,üste geçemezken,Demir 26'nın 19 numaralı elektron YERİ BOŞTUR? Orada elektron yoktur.
    Demir elementinin (Nikel geçişli olduğu için 56,57 gibi izotopları vardır.) Demir=Hadid suresinin 57 numaralı surede olması nasıl bir tesadüftür?
    Demir=26 olması gerekirken ve öyle sayarız, ama aslında atom ağırlığı A=25'dir. Hadid suresi 25. ayete bakarsan orada sureye adını veren DEMİR'in geçtiğini göreceksin.

    4. Yaklaşık 114 elementin 2000 kadar izotopu vardır. (Hidrojen=Tek protonlu,Döterium iki, Trityum 3 nükleonlu gibi) Bu sistem kusursuz işlemektedir.Ta ki,iki istisnası vardır.Helyum 5 ve Helyum 8 izotopu HİÇ YARATILMAMIŞTIR!

    Eğer yaratılsaydı,evren Hidrojen ve Helyum bulutu halinde (Yer gök bitişik) beklerken, eğer He-5 yaratılmış olsaydı,evrenin tüm enerjisini ve sıcaklığını emecekti ve evren yine yaratılmamış olacaktı.Eğer He8 olsaydı,bu kez Helyumdan büyük elementlere Bor,Fluor vb. yol açılmamış olacaktı.Herşey H ve He'den ibaret olacaktı.

    5. Evrenin her yeri birbiriyle türdeştir ve haberleşirler.Oysa bunun olabilmesi için ışık konusunun 45 derece si arasındaki uzatlaşmaların birbirinden haberdar olup,eşit davranmaları için,ışıktan hızlı haberleşmeleri gerekmektedir.Işık hızı aşılamayacağına göre ne olmuştur?

    Bigbang,yani büyük patlama teoremi,bu sorunun yanıtını veremez.Ama bunun yanıtı Kur'an'dan geldiğinde iş değişir.

    Ön bilgi olarak. Allah'ımız
    a)cansız malzemeyi yaratırken "KUN=OL" demektedir.
    b)Canlı malzemeyi yaratırken de "RUHUNDAN ÜFÜRMEKTEDİR"

    Evren'e "OL" demiş ve tüm tutarı,içerğiyle birlikte niceliği oluşmuştur.

    Ama niteliğini "Üfleyerek" vermiştir.

    Yani Bülük patlamadan hemen sonra GUT gereği,BÜYÜK ŞİŞME olmuş,
    böylece,ışık her noktada aynı,türdeş davranmıştır.

    ÜFLEME teoremini çok basit şöyle anlatabilirim: Bir karıncayı(Işığı) bir kutuya koyuyorsun ve o kendi hızıyla (ışık hızıyla) kutuyu yürüyor.

    Ama sen o kutuyu almışsın ve uçakla Türkiye'den Yeni Zelanda'ya götürmüşsün. Karınca kendi hızından taviz vermeden,UZAY YÜRÜYÜMÜNÜ (uzay-zaman yürümesi) gerçekleştirmiştir..)

    Gözden kaçan nice ayetler var ki,bunlardan biri de "ALLAH ve KÜLLİ ŞEY'İN..."

    Bu ne demek? Yani Allah'ın yanında "Herşey mi vardı?"

    Külli=Sonsuz gibi,Şey'in=Her bir şey Şey bildiğin gibi türkçedeki haliyle tanımlanamayan şeylerdir. "Bir şeye benzetemedim" derkenki haliyle...
    Şu Arapça gerçekten tuhaftır: Şey (belirsiz ve tekil iken) çoğulu EŞYA oluyor. Yani BELİRLİ BİR ŞEY OLUYOR.

    Ayetteki Külli Şey'in ise dikkat edilirse,Sonsuz sayıda fakat TEKİL birimler.

    Sonsuz sayıda? Bunu test edelim.
    Bir elmayı üçe bölelim. Ama bunu hesap makinesinde yapalım. Her biri 0.3333333333333333333p'den üç parça oluşur. Bunları birleştirelim yani üçyle çarpalım. 0.9999999999999999999999999999 999999999999P olur.

    Nerede bizim BİR elma?
    Şimdi, (1) den 0.999999999999999999999999999' u çıkaralım. Sonuç: 0.000000000000000000000001

    Bu öyle bir sayıdır ki,sıfıra en yakın sayıdır.Yani bildiğimiz sıfırdır.Ama yine de sonsuzda-bir değeri vardır.İşte Kur'an'da o sıfıra yakın bu değere ŞEY deniyor.Külli Şey'in de bunların toplamı...

    Bunun anlamını şu ayetten başka hiçbir şey vermiyor: "Allah'ı ne zaman görsen bir ŞEY yaratımı üzerindedir."

    Şimdi,buradan şunu anlamalıyız: Sonsuzda-bir ŞEY'lerin her biri bir İHTİMAL (Olasılık, probability) Yani bir zar düşün ama 6 yüzlü değil sonsuz yüzlü,her biri de bir olasılık.Allah zar atmaz,hepsini yaratır, bütün ihtimalleri yaratır, hiç bir ihtimal onun gözünden kaçamaz.Çünkü o tek tek saymış dökmüştür "ŞEYLERİ" O yüzden Allah'ı her an bir İHTİMAL yaratmak üzerinde görürsünüz.

    Şimdi aklınıza şöyle bir soru gelebilir."O zaman sonsuzda-bir şeyden (ihtimallerden)sonsuz tane varsa,bunları toplarız ve BİR çıkar.O zaman Allah'ın yanında BİR daha mı vardı?

    Hayır. Çünkü biz sonsuz yüzeyli bir zardan söz ettik.Yani her birine bir EVREN bir BİGBANG yaratılmıştır dedik.Ama bu sonsuz yüzeyli zardan bir tane yok,sonsuz tane var: İşte bunun adı SÜPER UZAY (Wheeler, Sarfatti uzayları.) Bu kez Allah'ı "Sonsuz x sonsuz evren yaratırken görüyoruz.

    Sonsuz x sonsuz (Sonsuz ötesi matematik, sonsuz setler=tümcelere bakınız.) Georg Cantor'un (Sonradan müslüman olmuştur) ALEPH=Okunuşu ELİF dediği bir sayıdır ve kanıtlanmıştır. (The Aleph, L.Jorge Borges'in de bundan esinlenerek yazdığı bir hikaye kitabının adıdır.)

    Sonsuz nedir? Sonsuz kendine bir sayı daha eklenmeyen son sayıdır.Cantor bunun sonsuz kez sonsuz olup,üzerine ELİF adlı bir sayı eklenebileceğini kanıtlamıştır. (Amman, Cantor'u ve Elif=Aleph'i Web ya da ansiklopedilerden etüd ediniz, sonra da David Hilbert'i araştırınız.)

    O sayı eliftir.. O halde Allah'da eliftir,iki Tanrı mı var?

    Cantor bu açmazı hemen yenmiştir.
    1. Sonsuz yüzlü BİRTEK zar varDI.
    2. Sonsuz yüzlü SONSUZ tane zar varDI.
    3. Sonsuz yüzlü SONSUZ zardan SONSUZ KEZ ATILIYOR?

    Yani sonsuz yüzlü sonsuz sayıda zardan sonsuz kez atılıyor.Evrenler,Süper uzay (Aşağı misal alemi) ve Hyper Uzay (Yukarı Misal alemi)

    Bunun anlamını Cantor şöyle verdi: Elif noktası sonsuz kez sonsuz ihtimalin üzerine eklenen SON SAYIDIR.

    Elif kez elif de alınabiliyor.Bunun da üzerine BİR sayı ekleniyor.İşte O EHADüw WAHİD ALLAH ve herşeyin EL EWWELİ...

    Allah, sürekli bir yaratım halinde. "Kun feyekun" dediğinde koca bir evren Bang deyip açılıyor.

    Şeyler (Külli şey'in) CANSIZ sıfırcıklar.

    Ama CANLI sözkonusu olduğunda, CANLI=RUHU olmak, Ruh üflenmek anl***** geldiği için

    a)cansız malzemeyi yaratırken "KUN=OL" demektedir.
    b)Canlı malzemeyi yaratırken de "RUHUNDAN ÜFÜRMEKTEDİR"

    Evren'e "OL" demiş ve tüm tutarı, içerğiyle birlkte niceligi oluşmuştur. Ama niteliğini "Üfleyerek" vermiştir."

    Yazdıklarımın ışığında şu sorularının yanıtı ortaya çıkacaktır.

    a) o zaman cansiz malzemeye "Allahin bilgisi" veya "Allahin hayali" diyebilirmiyiz, kabaca?

    Cansız malzeme KÜLLİ ŞEY'İNDİR.Birer sıfırdır.Her sıfır gibi ikiye bölünebilir.(+5)+(-5)=0 veya tersi.Özellikle Cebirdeki X1 ve X2 gibi kökleri anımsa,bunlar X'in çift kökleridir. Allah "OL" dediğinde o ŞEY oluyor. Bunun adı NİCELİK (Kemmiyet, Küll vb.)

    b)canli malzemeye de "Allah'ın niteliklerini tasiyan"varliklar?

    Allah ruhundan üflemezse o şey canlanamaz.O şey ŞEY halinde kalır.EŞYA olması için "ALLAH'ın RUH'undan üflemesi gerekmektedir.

    Örneğin evrene ol dediğinde 11 boyutlu olur,BigBang der ama quantlaşamaz.öyle ebediyen açılmamış tohum gibi kalır.

    Evrene RUH vermek için ona "RUHUNDAN ÜFLER" yani BigBang'den daha zorlu bir ÜFLEME=ŞİŞME ile evren aniden genişlemiştir. Halen de genişliyor. (Zariat-47)

    İnsan'a da "OL" dedi çamur oldu. Çamur, cansız... O çamura RUHUNDAN ÜFLEYİNCE hop Ayağa kalktı. Sen ben olduk.

    Hz. İsa'ya ise herkes gibi hem Ruhundan ve de ayrıca, üstüne üstlük KUTSAL RUHUNDAN üfledi.

    Anne ve babamıza ÜFFün dememiz yasaktır. Biz üfleyemeyiz, çünkü onlar bizi doğurdu, biz onları değil.

    Bunlar açıklayıcı olmuştur umarım.Allah'ın bilimi elbette kolay olmayacak,ama sana onu kolaylatmaya bilenler muktedirdir.Bir ışık çakar,beynin kanallarından birine ark yürür. Nice beyin fırtınalarına...

    Sn.SOSYALİST devamı gelecek.Sağlıcakla kalınız.İyi sabahlar dileyeyim.

  2. # ADS
    İlginizi Çekebilir
     

  3. #132
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68556
    Sayın Bursalı68 keyifle ve merakla okudum bu çok uzun yazıyı ve bilmediğim bir çok şeyi öğrenmiş oldum.
    Bu bilgileri burada bizimle paylaştığınız ve kendi adıma benimde öğrenmeme sebep olduğunuz için
    size teşekkür ederim. Yazının devamını merakla bekleyeceğim.Umarım bu bilgiler herkes için faydalı olur.

  4. #133
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.806
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Sayın bursali68 bu kadar zahmete ne gerek vardı.
    Hem beni hem kendinizi yordunuz.
    Ben sizden kısa bir açıklama rica etmiştim.

    Bu gibi konuları çok okumuşum, her okuduğumda da ateistliğim iyiden iyiye pekişiyor.
    Hem ateist olduğumu unutmuş görünüyorsunuz.
    Yazdıklarınızda da o kadar bilim dışılılık varki.

    Neyse, benim için sarfettiğiniz emekten dolayı teşekkür ederim.
    Daha önceleri de dediğim gibi, ben körükörüne ateist olmadım.
    Hem körükörüne ateistlik olmaz ki canım.
    Olsa olsa inanç olur.

    Sağlıcakla...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  5. #134
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.806
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Alıntı atmaca34´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    aklıma bir temel fıkrası geldi..

    yabancı bir türist dursunla temeli görür ve temele bir adres sorar ingilizce sorar temel anlamaz..almanca sorar temelde yine ses yok..fransızca sorar temel hala aynı tavırda mal mal adama bakar..bir türlü anlamaz ..türist gider...dursun derki temel acaba bizde yabancı bir dil öğrensekmi..temel negerek var salak 10 tane lisan biliyor bir derdini anlatamıyor...

    işin tuhaf tarafı..suçlu karşı taraf oluyor..sizce salak adresi soranmı yoksa soranı anlamayan mı..?

    sizinkide aynı bunun gibi bir durum olmuş...kur'an bana anlatamadı diyorsunuz..

    acaba siz anlayamamış olabilirmisiniz...

    hani temel oto yolda ters yola girerde megafonla anons ederler salağın biri ters yönde ilerlemektedir temelde ne biri bunların hepsi salak der..acaba hangisi...

    siz bence kuranı okuyun ama bilerek anlayarak okuyun ..en azından okumaya çalışın okuyamıyorsanız dinlemeye çalışın dinleyemiyorsanız dinleyenlerden öğrenmeye çalışın derim...
    Siz dürüst, terbiyeli, seviyeli, insana saygılı olmadıktan sonra ne olursanız olun boştur.
    Bu şekilde kalmaya devam ederseniz hem kendinizi, hem çevrenizi, hem de inancınızı kirletmeye devam edeceksiniz.
    Size önereceğim tek şey, düşünceniz ne olursa olsun ama hepsinden önemlisi insan olmanızdır önemli olan.
    Böyle olduğunuz taktirde inancınız da, idealleriniz de değer bulacaktır.
    Aksi halde kendinizle birlikte her şeyinizi kirletip kaybedebilirsiniz.
    Onun için saygılı olmak önemli ve insanidir.
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  6. #135
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın bursali68 bu kadar zahmete ne gerek vardı.
    Hem beni hem kendinizi yordunuz.
    Ben sizden kısa bir açıklama rica etmiştim.

    Bu gibi konuları çok okumuşum, her okuduğumda da ateistliğim iyiden iyiye pekişiyor.
    Hem ateist olduğumu unutmuş görünüyorsunuz.
    Yazdıklarınızda da o kadar bilim dışılılık varki.

    Neyse, benim için sarfettiğiniz emekten dolayı teşekkür ederim.
    Daha önceleri de dediğim gibi, ben körükörüne ateist olmadım.
    Hem körükörüne ateistlik olmaz ki canım.
    Olsa olsa inanç olur.

    Sağlıcakla...

    Sn.SOSYALİST,kısa açıklama yaptığımı kabul ediniz,şöyle olsun o açıklama " Ay Gerçekte Yarılmadı " gelecekte yarılacak.Dolayısı ile bilimsel ispatı yoktur.

    Bu kadar açıklamadan sonra bana " hadis,rivayetler " ile sorunun devamını getirebilirdiniz.Sorunun devamının gelmemesi için Ay yarılmamıştırın içeriğinin ne olduğunu anlatmaya çalıştım.

    " Yazdıklarınızda da o kadar bilim dışılılık varki. Diyorsanız " Örnek...? gösterecek ve bunun yanlış olduğunu isbat edeceksiniz.Benim bilimsellikle ilgili yaptığım isbata siz de bilimsellikle çürüteceksiniz.O zaman anlaşabiliriz.

    200 milyar galaksi mi?.....Ben demiyorum bu günkü bilim diyor.

    Külli Şey'in mi yani 0,0000000000000000000000000000 000000000000001 mi?........Ben demiyorum Matematik bilimi bunu söylüyor. 10 / 3 = 3,3333333333333333333333333333 33 x 3 = 9,999999999999999999999 nerede 0.0000000000000000000001 ( ŞEY) ?

    Demirin 19 numaralı elektron yerinin boş olduğunu ben söylemiyorum......Kimya bilimi söylüyor....Sizde bana Kur'an'ın çeşitli tasvirler ile bilimle paralel bu anlatımlarının aksini ispat ediniz.Yani demir teneke gibi " dandik " bir element üstünde durmayınız diyebilirsiniz örneğin.

    Demirin dünya dışı element olduğunu yine kimya,astronomi ve Kur'an söylüyor.Siz de bana Demirin dünya dışı olmadığını kanıtlayın peki.

    Bilim dışılığın örneklerini sunar mısınız.Ayrıca Ayın Yarılmadığı halde nasıl yarıldığının isbat edileceğini de belirtirseniz sevinirim.

    Ayrıca sanırım okuduğumuz bilimsel kitapların arasında farklılıklar var.Araştırmaya dayalı olan kaynakların büyük çoğunluğunda (tabii ki detay aradığınızda ) bu yazdıklarımı bulabilirsiniz.Anlatım şekillerinde tarza ve örneklemelere göre değişiklikler olabilir.Ancak sonuç değişmez.

    " Neyse, benim için sarfettiğiniz emekten dolayı teşekkür ederim.
    Daha önceleri de dediğim gibi, ben körükörüne ateist olmadım.
    Hem körükörüne ateistlik olmaz ki canım..."

    Ateistlik bazen körükörüne de olabiliyor Sn.SOSYALİST.Yazımda da bunu belirttim.Ateistliğin son noktası akli kabulle birlikte inançtır.Hristiyanlık özellikle ateizme yaklaştırır.Eleştirel boyutta inceliyorum ben de Kur'an'ı.Ama bu eleştiriyi yaparken öncelikle doğru ve eğrileri elemeye çalışıyorum.Birincisi " kul " sözü karıştırmıyorum ayetlere.İkincisi didikliyorum mümkün olduğunca ayetlerde doğru anlam var mı diye.Aynen okuduğum gibidir demiyorum.Matematikteki gibi sağlamasını araştırıyorum.Emin olun o zaman isteseniz de ateist olamıyorsunuz.Çok marjinal,uç düşünüyorsunuz ama ateist olamıyorsunuz.Çünkü Kur'an ayetlerini bilimin ışığında okumaya başladığınızda ayetler size bir YARATICI 'yı kanıtlıyor.

    İspatların devamını yazacağım Sn.SOSYALİST,ancak bu konu başlığı altında değil.Mesai saatim sona erdikten sonra bunu yapmaya başlayacağım.Bu akşam en iyimser tahminle iki bilimsel ispatta bulunacağım,çünkü uzun sürüyor,yaklaşık 3 saatime maloluyor o yazdıklarım.Bilemiyorum biraz daha uzayabilir çünkü eski defter ve kitapları karıştırıyorum tek tek bir daha hata yapmamak için.

    Sağlıcakla kalınız.

  7. #136
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68556
    Bursalı68 bu konuyla ilgili ayrı bir konu açarsanız eminim daha faydalı olacaktır.Paylaşımlarınızı ben merakla bekliyorum.

  8. #137
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.806
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Ay'in ikiye bölünme mucizesi

    Hazreti Muhammed'in (s.a.v.)risâlet vazifesini îfaya başlamasından sonra Kureyşli müşrikler azmaya başlamışlar ve kendilerine birtakım olağanüstü hâdiseler gösterilmesini istemeye başlamışlardı.. Bu isteklerden bir tanesi de ayın ikiye ayrılmasıydı.
    Müşriklerin ileri gelenlerinden Velid bin Mugıyre, Ebu Cehil, Esved bin Muttalib, As bin Hişam, Nadr bin Haris gibi bir çoğu, bir gün toplu halde Muhammedin (s.a.v.) yanına geldiler ve şöyle konuştular:

    -Eğer sen, hakikaten Rasûlulllah isen, ayı ikiye ayrılmış bir halde göster.. Ki onun bir yarısı Cebeli Kubeys'in üzerinde, diğer yarısı da Cebeli Kuaykıan'ın üzerinde gözüksün bizlere..

    Bu anormal istek karşısında Muhammed(s.a.v.) sordu
    -Eğer ALLAH c.c. bu isteğinizi yerine getirirse, sizler de iman edenlerden olur musunuz?..

    Hep birlikte cevap verdiler...

    -Evet !. Bize bunu gösterebilirsen, biz de iman edenlerden oluruz..

    Ayın 14. gecesi idi.. Muhammed(s.a.v.) , ALLAH'a c.c. dua etti. Ve ayın, bir yarısı Cebeli Kebeys üzerine, diğer yarısı da Cebeli Kuaykıan üzerine düşerek ikiye ayrıldı ..
    Kâinatın Efendisi birçok mucize göstermiştir, bu mucizelerden biri de ayın ikiye ayrılmasıdır. Bu mucizenin önemi, Kur'an–ı Kerim'de bahsi geçmesi ve bir sûreye de bu adın verilmesindendir. Bu hâdiseye "Şakk–ı Kamer", yani "Ayın Yarılması" denilmektedir.
    Hicretten beş yıl önceydi… Mekkeli müşrikler Efendimize yeni bir taleple geldiler. Bu talebi getirenlerin başında Ebû Cehil, Velid b. Muğire, As b. Vail vardı. Dediler ki:
    "Mademki peygamber olduğunu iddia ediyorsun, bize bir mucize göster de sana inanalım. Ayı ikiye ayır, bir yarısı Kubeys dağının üzerinde, diğer yarısı da Kuaykıan dağı üzerinde olsun." Efendimiz müşriklerin bu teklifini memnuniyetle kabul ederek onlara sordu:
    "Eğer sizin isteğinizi yerine getirirsem, iman edecek misiniz?"
    "Evet, iman edeceğiz."
    Gecenin gelmesi beklendi, gece olup da ay bedir hâlini alınca, Efendimiz ALLAH'ın izni ve yardımı ile işaret parmağını aya doğru uzattı ve ay ikiye ayrıldı. Bir yarısı Kubeys dağının üzerine diğeri de Kuaykıan dağının üzerine gitti. Bu haberi İbn Mes'ûd RadıyALLAHu Anh şöyle anlatıyor:
    "Ay, Resûlullah zamanında iki parçaya bölündü. Aleyhissalâtü vesselâm bunun üzerine:
    "Şahid olun!" buyurdu. Bir başka rivayette de İbn Mes'ûd şöyle anlatmaktadır: "Biz Mina'da Resûlullah ile beraberken, ay iki parçaya ayrıldı. Bir parçası dağın arkasında, bir parçası dağın önünde idi. Bize:
    "Şahid olun!" buyurdu."
    Müşrikler olaydan haberdar olunca şaşırdılar: "Bu olacak iş değil!" Dediler ki:
    "Bu da büyük bir sihirden başka bir şey değildir." Bir kısmı buna itiraz etti.
    "Muhammed hangimize sihir yaptı, sadece bize mi yoksa bütün insanlara mı? Eğer o sadece bize sihir yaptıysa, ayın yarılmasını sadece bizler görmüş oluruz. Yarın Mekke'nin dışından gelenlere de soralım, bakalım onlar da ayın yarıldığını görmüşler mi?" Ertesi gün olur, Mekke dışından gelenlere ayın durumunu sorarlar, onlar da hâdiseden haberdar olmadıkları için, korku içinde gece ayın ikiye yarıldığını gördüklerini söylerler. Bu durumda da müşrikler:
    "Bu, çok büyük bir sihirbazdır, sadece bizi sihrine almakla kalmamış, tüm insanları da sihrinin etkisine almıştır." dediler.
    Bu açık mucizeye rağmen yine de iman etmemişlerdi. Kâinatın Efendisi onların iman etmeyeceğini biliyordu. Geçmiş günlerde buna benzer çok olay yaşadığı gibi geçmiş peygamberlerin de başından bu ve benzeri çok hâdise geçmişti. Peygamberden mucize isteyip de iman edenlerin sayısı yok denecek kadar az olmuştu.

    Ayın ikiye ayrılması hâdisesi Kur'an–ı Kerim'de şöyle haber verilmektedir:

    "Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı. Onlar bir mucize görürlerse, hemen yüz çevirirler ve "Eskiden beri devam edegelen bir büyüdür." derler. Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Hâlbuki her işin ulaşacağı yeri vardır (KAMER)
    Sayın bursali68 şimdilik 2 örnek sunuyorum daha istersen google de araştırıp yüzlerce örnek sunabilirim.
    Ayın ikiye bölündüğü gayet açık ifade edilmektedir.
    Ama siz öyle olmadığını belirtmiştiniz.
    Neyse sağlık olsun..
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  9. #138
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye efyubideapo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    255
    Rep Gücü
    3603
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.SOSYALİST,sizin gibi dürüstçe ateist olduğunu söyleyenlere daha yakınım. Çünkü,"Müslümanım" diyerek,mangalda kül bırakmayanlardan çekiyoruz ne çekiyorsak.Bir ateist," Aklen ikna olursa " Allah'tan bir aşk gelir ki," Kağıt gibi yanar " hepimizden ileride müslüman oluverir bakmışsın.Ötekilere gelince,"Kağıt iki defa yanar mı?" Yobazlığı kastediyorum,bilimi aforoz edenleri,ortaçağdaki zalim Papa'nın şimdiki içimizde süregelenlerini...Cahilliği,ru hbanlarımıza aklımızı ipotek etmişliğimizi dillendirmeye çalışıyorum.

    Bilim korunmalıdır,gelenekselliği korunmalıdır.Bilimin ideolojisi yoktur.Bilim adamlarının ideolojileri vardır.Bilim akla dayanırken,bilim adamı "Akil ve Bilge" olmalıdır.Bilim aklın ürünüdür. Akıl bilimin ürünüdür dersek iki yol ayrımında bocalarız.Yani "Felsefi bilim", "Resmi bilim" diye iki seçenek olması gerekmiyor.Evet ayetlerde olduğu gibi "Bir de orta yol" vardır ve sapmadan gidersin. (Bilimde +,- ve 0 gibi)

    1. Bilim Amaç ise,ilke şudur: "Ben evrenin nasıl yaratıldığıyla ilgilenirim.Niçin yaratıldığı, bilimin değil,filezofların işidir." Haklısın,böyledir. Sceptizm,mekanizm,egzistansiya lizm ve hatta materyalizm bir süzgeç,filtrasyon olmalıdır.Ayağımız yere sağlam basmalıdır.

    2. Bilim din kontrolünde ya da ateist görüş eşliğinde salt felsefeden ibarettir.Bilimde ideoloji vardır vb. Filozof "Evrenin ya da varlığın,NASIL yaratıldığını bilim adamlarına bırakır." Benim için,evrenin niçin (Neden, niye) yaratıldığı önemlidir.Nasıl yaratıldıığından bana ne? Bu kategoriden daha çok (Şuara suresinin son 5 ayetindeki Şairler,aşk ehli vb. çıkar) vitalistler,idealistler Spirtualistler,Şairler vb.çıkar.

    3.Bir de ÜÇÜNCÜ YOL vardır :
    a) Bilim amaç değil araçtır.Bilim bir din değildir,tabu-totem değildir,bir hobby ve uğraş ile sınırlı değildir," ÖTESİ " vardır.

    b) Evrende bilimin var dediği her şey vardır.Salt gözlemle aramaya kalkarsak,kozmik bir zaman kaybı gerekir.Schrödinger dalga denklemlerinin (+) ve (-) iki sonucu olduğunu gören Pam Dirac, (-) elektronun karşıtı olan pozitronu matematiksel olarak ortaya koydu. Daha sonra denel olarak Anderson tarafından bulundu.Ama bulunana kadar "Saçmalama, yanlış yapmışsındır, olsaydı bilirdik" gibilerden tepki gördü.Bu bilim adamının çilesidir. Günün birinde de ışıktan hızlı takyonların olduğunu haber verdi Sommerfeld.Bilaniuk,ölçtü biçti,Clay ve Crunch isimli iki astronom da,meteoroloji balonlarındaki izlerden nedenselliğin tersindiğini,önce bir şeylerin vardığını,daha sonra kozmik ışınların buraya yerleştiğini gördüler.Cerenkoff ışıması da Takyonların girişimidir.(interferens)

    Bunların olması çok doğaldır, Çünkü:

    " Işığın kaynağı ışıktan hızlı gitse bile,ışığın kendisi C(300bin km/s) hızında gider.Clay "Kaynağın önce geldiğini,sonra "Işığın" arkadan gelerek,oraya yerleştiğini gösterdi. Bu durumda bir de ışıktan hızlı titreşen evren çıkmaz mı karşımıza? (Esir=Etherodynamics,Hilbert uzayı)

    Onu da matematik haber veriyor,bilim " VAR " diyor (İmajiner sayılar vardır,Dirac Cebirin negatif sayılarını bulmuştur,aynı mantıkla İmajiner (complex) sayılardan kurulu bir evren de yolda demektir.

    Bilimin var dediği,yasaklamadığı ne varsa keşfini beklemek gerekir.

    c) Ateizmi korumak uğruna,şunları gözardı edemeyiz.Hint fakiri,çivili yatakta yatıyor. Filipinli şifacılar elleriyle kansız ameliyat yapıyorlar,ellerini kansız biçimde hastanın içine sokuyorlar.Bunlar TV'den naklen LİVE veriliyor.Yılancı Macit Hoca akrepleri eline alıyor ve sokmuyorlar,Rufailer,şişleri vücutlarından geçiriyorlar,ne kan ne yara bere!... Tibette, ateşte yürüyor,zehir içiyor ölmüyor,bıçak batmıyor vb.vb.Bunlara yok dersek,bu kez Ateizmin Yobazı,bağnazı olmuş oluruz.

    Varsa vardır,o halde üçüncü yolu tercih ederiz.("Trans-Science" alternatif bilim anl***** gelir, Metafizik değil Transfizik" anlamındadır.)

    d) O zaman garip bir şey çıkar: Resmi bilim gibi "Evren nasıl yaratılmıştır" sorusunu açıklarken,enbaşa geliriz ve şu soruları sorarız:

    "Neden varlık yokluğa göre tercih edilmiştir? Neden salt enerji bir evren yerine içinde MADDE olan bu evren tercih edilmiştir?"

    İlk iki yolda Tanrı yanıtı yoktur,ama üçüncü yolda Tanrı vardır,yaratılma ihtiyacı vardır, başlangıç tekilliği vardır.Birinin " başlatması " gerekliliği vardır.O zaman ne bilim gibi maddeci ne uçuk tasavvufçu gibi meczup olmadan " REEL " olanı benimsersin.

    1.BİLİMSEL İSBAT

    Bilimde iki temel yöntem vardır:
    1. Tümevarımlı
    2. Tümden gelimli
    Dolayısıyla sorunun iki türlü yanıtı var.

    Önce bir yamaçtan yüksek bir dağa çıkalım.Zirveye gidelim ve dağın bir tek yamaç değil, örneğin dört yamaç olduğunu görelim. Artık tepeden her yeri gördüğünüze göre, tüm yamaçları anlatabilirsiniz.

    Bilimi özetleyemezsiniz, ama ber HAP gibi bunu yapmaya çalışacağım. Önce BİR TEK YAMAÇTAN doruğa tırmanalım:

    1. Evrende güneş (Yıldız) denen enerji tandırları ve bu sistemin uyduları olan,bu enerjiden beslenen gezegenler var.

    2. Yıldızlar (Bizimkinin özel adı Güneş) galaksi içindeki gaz toz bulutlarının, galaktik materyalin aşırı topaklaşması,içe çökmesi ve aşırı ısınma sonucu nükleer tepkimelere başlaması ile oluşur.Bunların ilki Fission=Çekirdek bölünmesidir.(Karbon Azot Çevriminde olduğu gibi) Ama asıl olan (Kur'an'da sakıb, sevakib=Fusion) denen çekirdek erimesi birleşmesidir.

    SAFFAT
    10. İlla men hatfel hatfete fe etbeahu şihabün sakıb
    10. Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.

    Bu tasarruflu ve yıldızın ömrünü uzatan bir nimettir.Güneş evreni tıkbas dolduran ucuz malzeme,bedava yakıt H (idrojen) elementinden 4 taneyi alır ve bir He(lyum) haline getirir.Böylece ayrı ayrı dururken 4 misli iç-tutunum kuvveti gerektiren elementler bir araya geldiğinde,tutunum olarak %33 bir çekim kuvveti tasarrufu yaparlar.Bu da gün ışığı olarak bize ulaşacak olan enerjidir.Güneşin her noktasında her an milyarlarca Hidrojen bombası patlamakta,bunlar çekirdek erimesi yöntemiyle (Fusion) Helyum haline geleceklerdir.

    3. Ya sonra?Yıldızlar (Güneş) kendilerinin soluğu olan Hidrojeni bitirince,bu kez gövdesindeki Helyum'u yemeye başlayacaktır.Böylece güneş(Yıldız) 50 milyon yıl sonra KIRMIZI DEV yani kendinin yüz katı kadar genişlemiş akkor ya da sarı ışık veremez duruma düşmüş bir yıldız halinde genişleyecektir.Öyle ki,Dünyamız dahil 6 gezegeni kapsamış olacaktır.

    4. Son olarak (aç kalınca vücudundaki yağları tüketerek zayıflayan bir canlı gibi) Helyum da bitecektir.O sırada Süpernova denen SON NEFES verilecektir.Yıldız dehşetle;

    a) Dışa patlayacaktır. Tüm materyalini yeniden uzaya iade edecektir..

    b) Aynı anda içe de patlayacak,çok sıkışacaktır.Dünya kadar büyüklüğü olacaktır ve adı artık Beyaz cüce (Eletron yıldızı) olacaktır.200 milyon yıl sonra da KARA CÜCE olacaktır.


    Eğer güneşin 2,95 katı kütlesi varsa adı KARDELİK olacaktır..

    Yaklaşık 200 milyar güneş (Yıldız) bir gökadasında (Galaksi de bizim galaksimizin özel adı,Samanyoludur) bildiğiniz kollu ve merceksi haliyle yer alır.Yani, alaksi bir gökdelen ise,yıldızlar da onun her bir tuğlası gibidir.

    Galaksiler META galaksi denen daha büyük bir sitemin (yaklaşık 25 galasiden oluşmuş lokal sistemin ve bunlardan oluşmuş 1000 kadar galaksilik META galaksinin üyeleridir.

    Kabaca her biri 200 milyar yıldızdan oluşmuş 200 milyar Galaksi görünür olarak vardır. Bir de görünmeyen %90 oranında SAKLI,KARANLIK madde vardır.Bunu çekim olarak algılıyor fakat şimdiki aletlerimizle belirleyemiyoruz.(Mikroskop bulunurza mikropları görürsünüz.)Yani daha yolun başındayız.

    Pekiyi bu galaksiler nasıl oluştu?

    Bunu anlamak için daha ileriye tırmanacağız.

    1. Evren ilk 700 bininci yılında bir enerji,Hidrojen ve Helyum bulutu olarak en başta yaratılmıştı.Bunun anlamı şu:

    a) Evren böylece homojen bir bulut olarak hala bekliyor olsaydı,biz yaratılmamış,öylece bekleme salonunda bekletiliyor olacaktık.(Ayetlerde YER VE GÖK BİTİŞİKTİ denirken bu anlatılıyor.)

    b) Ama evren öyle beklememiş,ÇÖKMÜŞ.Evren çökünce de merkezi noktaya çöker ve KOZMİK BİR KARADELİK OLUŞUR ki,bu da KIYAMETTİR.Yani doğmadan ölmek gibi...

    c) Evren bir tek noktaya da çökmemiş.Ama,200 MİLYAR GALAKSİ ODAĞINA ayrı ayrı ÇÖKMÜŞ,Topaklanmış,bu gökadalarının evriminden sonra da her bir galakside yıldızlar topluluğu oluşmuş.

    Pekiyi ne olmuş da evren "Yer gök bitişik" öylece sonsuza kadar beklememiş.

    Ya da ÇÖKMÜŞSE neden bir tek noktaya (Kıyamet ayetlerine bkz.) çökmemiş.

    Bunun yerine 200 milyar odağa çökmüş.(Yer ve gök bitişikken,ayrılmışlar.Gök uzay, yani ayak basılamayan her yer,ARZ=Yer ise ayak basılan her yer anlamındadır.)

    Hangi Web search'e baksan, hangi Linkleri izlesen sana bunun yanıtını veremiyecektir. Çünkü yok ki:)))

    Ama "Bu ikiliye dikkat et" yanıt Kur'an'da var.

    Yıllarca kozmoloji bu soruyu kendine sorarken,1973 yıllarında Roger Penrose,Başlangıç tekliği (Ehad) ve başlangıç tekilliği (Wahid) olmak üzere kaçınılmaz yaratıcı gücü hesapladı. Hemen bunun ardından,çalışma arkadaşı,partneri Stephen W Hawking ise Başlangıçtaki büyük patlamanın şiddet etkinliklerinin bir Hidrojen atomunun yüzde-biri çapındaki miniminnacık KARANOKTALAR yarattığını kanıtladı.Bir yıldızdan artık Karadelikler biliniyordu da,şimdi nereden çıktı bu en başta yaratılmış minicik karanoktacıklar?

    En başta bu şiddet etkinlikleri 200 milyar tane yaratılmıştı.Bunlar bir milyon yıl boyunca genişleyen evrende yer aldıklarında,hidrojen ve Helyum bulutları bu cehennemi çekim odaklarına çöktüler ve böylece 200 milyar galaksinin ÇEKİRDEĞİ oluştu.

    Hawking'in "Karadelik buharlaşması" isbatı şöyle diyordu: "Mini karanoktacıklar o kadar küçüklerdir ki,buharlaşma,içlerini boşaltınca patlayarak açılırlar.

    Buna göre,patlayıp açılan bir mini karanoktacık,o an mini aknoktacık olarak ortaya çıkar.(Her karadelik arkasındaki tünelde mutlaka akdelik vardır, yer değiytirirler.)

    İşte bunlar QUASAR'lar yani bebek galaksi adaylarıydılar.(Quasar=Akdelik için linklerde bilgilendirme var.)

    Zaman içinde ortası quasar,çevresi yıldızlardan oluşmuş SEYFERT GALAKSİLERİ haline ve daha sonra bildiğimiz üzere ergin galaksiler haline geldiler.Biz onlardan birinin üzerinde,bir yıldızın,bir gezegeninin üzerinde yaşıyoruz.

    Bilimin dünyadan Big Bang'e kadar bir takım sırları vardır.
    1. Neden Buz altında -1 derece yerine +4 derece vardır ve, bu sayede canlılar donup ölmezler? Yani 0, -1, -2, gibi gideceğine, eşel 0, +4, +3, +2, +1, -1, -2, -3 vb. gitmektedir?

    2. Birleşik kablar esasına göre, tüm su rezervleri deniz seviyesinin
    altında olamaz. Ama iki istisnası var:
    a) LUT gölü Deniz seviyesinin 200 metre kadar altındadır ve üstelik deniz ile galeriler aracılığıyla birleşiktir, yani bileşik kablar aslına TERS'tir. (Hz.Lut ve gazab ile ilgisine ilişkin fikir jimnastiği yapabilirsin.)

    b)Hazar (Eskiden Aray ve Baykal ile de birleşikti, şimdi kendi başlarına ayrıldılar) denizi seviyenin altındadır neden? (Nuh tufanıyla da bağlantı kurmak üzere beyin jimnastiği öneririm.)

    3. Tüm elementlerde bir yörünge elektronlarla dolmazsa,üste geçemezken,Demir 26'nın 19 numaralı elektron YERİ BOŞTUR? Orada elektron yoktur.
    Demir elementinin (Nikel geçişli olduğu için 56,57 gibi izotopları vardır.) Demir=Hadid suresinin 57 numaralı surede olması nasıl bir tesadüftür?
    Demir=26 olması gerekirken ve öyle sayarız, ama aslında atom ağırlığı A=25'dir. Hadid suresi 25. ayete bakarsan orada sureye adını veren DEMİR'in geçtiğini göreceksin.

    4. Yaklaşık 114 elementin 2000 kadar izotopu vardır. (Hidrojen=Tek protonlu,Döterium iki, Trityum 3 nükleonlu gibi) Bu sistem kusursuz işlemektedir.Ta ki,iki istisnası vardır.Helyum 5 ve Helyum 8 izotopu HİÇ YARATILMAMIŞTIR!

    Eğer yaratılsaydı,evren Hidrojen ve Helyum bulutu halinde (Yer gök bitişik) beklerken, eğer He-5 yaratılmış olsaydı,evrenin tüm enerjisini ve sıcaklığını emecekti ve evren yine yaratılmamış olacaktı.Eğer He8 olsaydı,bu kez Helyumdan büyük elementlere Bor,Fluor vb. yol açılmamış olacaktı.Herşey H ve He'den ibaret olacaktı.

    5. Evrenin her yeri birbiriyle türdeştir ve haberleşirler.Oysa bunun olabilmesi için ışık konusunun 45 derece si arasındaki uzatlaşmaların birbirinden haberdar olup,eşit davranmaları için,ışıktan hızlı haberleşmeleri gerekmektedir.Işık hızı aşılamayacağına göre ne olmuştur?

    Bigbang,yani büyük patlama teoremi,bu sorunun yanıtını veremez.Ama bunun yanıtı Kur'an'dan geldiğinde iş değişir.

    Ön bilgi olarak. Allah'ımız
    a)cansız malzemeyi yaratırken "KUN=OL" demektedir.
    b)Canlı malzemeyi yaratırken de "RUHUNDAN ÜFÜRMEKTEDİR"

    Evren'e "OL" demiş ve tüm tutarı,içerğiyle birlikte niceliği oluşmuştur.

    Ama niteliğini "Üfleyerek" vermiştir.

    Yani Bülük patlamadan hemen sonra GUT gereği,BÜYÜK ŞİŞME olmuş,
    böylece,ışık her noktada aynı,türdeş davranmıştır.

    ÜFLEME teoremini çok basit şöyle anlatabilirim: Bir karıncayı(Işığı) bir kutuya koyuyorsun ve o kendi hızıyla (ışık hızıyla) kutuyu yürüyor.

    Ama sen o kutuyu almışsın ve uçakla Türkiye'den Yeni Zelanda'ya götürmüşsün. Karınca kendi hızından taviz vermeden,UZAY YÜRÜYÜMÜNÜ (uzay-zaman yürümesi) gerçekleştirmiştir..)

    Gözden kaçan nice ayetler var ki,bunlardan biri de "ALLAH ve KÜLLİ ŞEY'İN..."

    Bu ne demek? Yani Allah'ın yanında "Herşey mi vardı?"

    Külli=Sonsuz gibi,Şey'in=Her bir şey Şey bildiğin gibi türkçedeki haliyle tanımlanamayan şeylerdir. "Bir şeye benzetemedim" derkenki haliyle...
    Şu Arapça gerçekten tuhaftır: Şey (belirsiz ve tekil iken) çoğulu EŞYA oluyor. Yani BELİRLİ BİR ŞEY OLUYOR.

    Ayetteki Külli Şey'in ise dikkat edilirse,Sonsuz sayıda fakat TEKİL birimler.

    Sonsuz sayıda? Bunu test edelim.
    Bir elmayı üçe bölelim. Ama bunu hesap makinesinde yapalım. Her biri 0.3333333333333333333p'den üç parça oluşur. Bunları birleştirelim yani üçyle çarpalım. 0.9999999999999999999999999999 999999999999P olur.

    Nerede bizim BİR elma?
    Şimdi, (1) den 0.999999999999999999999999999' u çıkaralım. Sonuç: 0.000000000000000000000001

    Bu öyle bir sayıdır ki,sıfıra en yakın sayıdır.Yani bildiğimiz sıfırdır.Ama yine de sonsuzda-bir değeri vardır.İşte Kur'an'da o sıfıra yakın bu değere ŞEY deniyor.Külli Şey'in de bunların toplamı...

    Bunun anlamını şu ayetten başka hiçbir şey vermiyor: "Allah'ı ne zaman görsen bir ŞEY yaratımı üzerindedir."

    Şimdi,buradan şunu anlamalıyız: Sonsuzda-bir ŞEY'lerin her biri bir İHTİMAL (Olasılık, probability) Yani bir zar düşün ama 6 yüzlü değil sonsuz yüzlü,her biri de bir olasılık.Allah zar atmaz,hepsini yaratır, bütün ihtimalleri yaratır, hiç bir ihtimal onun gözünden kaçamaz.Çünkü o tek tek saymış dökmüştür "ŞEYLERİ" O yüzden Allah'ı her an bir İHTİMAL yaratmak üzerinde görürsünüz.

    Şimdi aklınıza şöyle bir soru gelebilir."O zaman sonsuzda-bir şeyden (ihtimallerden)sonsuz tane varsa,bunları toplarız ve BİR çıkar.O zaman Allah'ın yanında BİR daha mı vardı?

    Hayır. Çünkü biz sonsuz yüzeyli bir zardan söz ettik.Yani her birine bir EVREN bir BİGBANG yaratılmıştır dedik.Ama bu sonsuz yüzeyli zardan bir tane yok,sonsuz tane var: İşte bunun adı SÜPER UZAY (Wheeler, Sarfatti uzayları.) Bu kez Allah'ı "Sonsuz x sonsuz evren yaratırken görüyoruz.

    Sonsuz x sonsuz (Sonsuz ötesi matematik, sonsuz setler=tümcelere bakınız.) Georg Cantor'un (Sonradan müslüman olmuştur) ALEPH=Okunuşu ELİF dediği bir sayıdır ve kanıtlanmıştır. (The Aleph, L.Jorge Borges'in de bundan esinlenerek yazdığı bir hikaye kitabının adıdır.)

    Sonsuz nedir? Sonsuz kendine bir sayı daha eklenmeyen son sayıdır.Cantor bunun sonsuz kez sonsuz olup,üzerine ELİF adlı bir sayı eklenebileceğini kanıtlamıştır. (Amman, Cantor'u ve Elif=Aleph'i Web ya da ansiklopedilerden etüd ediniz, sonra da David Hilbert'i araştırınız.)

    O sayı eliftir.. O halde Allah'da eliftir,iki Tanrı mı var?

    Cantor bu açmazı hemen yenmiştir.
    1. Sonsuz yüzlü BİRTEK zar varDI.
    2. Sonsuz yüzlü SONSUZ tane zar varDI.
    3. Sonsuz yüzlü SONSUZ zardan SONSUZ KEZ ATILIYOR?

    Yani sonsuz yüzlü sonsuz sayıda zardan sonsuz kez atılıyor.Evrenler,Süper uzay (Aşağı misal alemi) ve Hyper Uzay (Yukarı Misal alemi)

    Bunun anlamını Cantor şöyle verdi: Elif noktası sonsuz kez sonsuz ihtimalin üzerine eklenen SON SAYIDIR.

    Elif kez elif de alınabiliyor.Bunun da üzerine BİR sayı ekleniyor.İşte O EHADüw WAHİD ALLAH ve herşeyin EL EWWELİ...

    Allah, sürekli bir yaratım halinde. "Kun feyekun" dediğinde koca bir evren Bang deyip açılıyor.

    Şeyler (Külli şey'in) CANSIZ sıfırcıklar.

    Ama CANLI sözkonusu olduğunda, CANLI=RUHU olmak, Ruh üflenmek anl***** geldiği için

    a)cansız malzemeyi yaratırken "KUN=OL" demektedir.
    b)Canlı malzemeyi yaratırken de "RUHUNDAN ÜFÜRMEKTEDİR"

    Evren'e "OL" demiş ve tüm tutarı, içerğiyle birlkte niceligi oluşmuştur. Ama niteliğini "Üfleyerek" vermiştir."

    Yazdıklarımın ışığında şu sorularının yanıtı ortaya çıkacaktır.

    a) o zaman cansiz malzemeye "Allahin bilgisi" veya "Allahin hayali" diyebilirmiyiz, kabaca?

    Cansız malzeme KÜLLİ ŞEY'İNDİR.Birer sıfırdır.Her sıfır gibi ikiye bölünebilir.(+5)+(-5)=0 veya tersi.Özellikle Cebirdeki X1 ve X2 gibi kökleri anımsa,bunlar X'in çift kökleridir. Allah "OL" dediğinde o ŞEY oluyor. Bunun adı NİCELİK (Kemmiyet, Küll vb.)

    b)canli malzemeye de "Allah'ın niteliklerini tasiyan"varliklar?

    Allah ruhundan üflemezse o şey canlanamaz.O şey ŞEY halinde kalır.EŞYA olması için "ALLAH'ın RUH'undan üflemesi gerekmektedir.

    Örneğin evrene ol dediğinde 11 boyutlu olur,BigBang der ama quantlaşamaz.öyle ebediyen açılmamış tohum gibi kalır.

    Evrene RUH vermek için ona "RUHUNDAN ÜFLER" yani BigBang'den daha zorlu bir ÜFLEME=ŞİŞME ile evren aniden genişlemiştir. Halen de genişliyor. (Zariat-47)

    İnsan'a da "OL" dedi çamur oldu. Çamur, cansız... O çamura RUHUNDAN ÜFLEYİNCE hop Ayağa kalktı. Sen ben olduk.

    Hz. İsa'ya ise herkes gibi hem Ruhundan ve de ayrıca, üstüne üstlük KUTSAL RUHUNDAN üfledi.

    Anne ve babamıza ÜFFün dememiz yasaktır. Biz üfleyemeyiz, çünkü onlar bizi doğurdu, biz onları değil.

    Bunlar açıklayıcı olmuştur umarım.Allah'ın bilimi elbette kolay olmayacak,ama sana onu kolaylatmaya bilenler muktedirdir.Bir ışık çakar,beynin kanallarından birine ark yürür. Nice beyin fırtınalarına...

    Sn.SOSYALİST devamı gelecek.Sağlıcakla kalınız.İyi sabahlar dileyeyim.


    Güzel bir bilgi olmuş. Okumak isteyenlere tavsiye ederim. Okunmaya değer çünkü. Teşekkürler bu paylaşım için.

  10. #139
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877
    Kimin dini nedir, kim ateisttir, kim deisttir çokta önemli değil. Ben, kendi hayatımı ve çevremdekilerin hayatını korur ve gözetirim.

    Ve fakat, Bursalı68'in ayın yorumcusu olması gerekiyor. Doğrulukları ya da yanlışlıkları hakkında yorum yapabilecek kadar bilgiye sahip değilim, araştırırım da diyemem öyle bir vaktim yok. Ama uslubundan ötürü kendisini tebrik ederim. Feyz alınacaksa tartışma ve konularla ilgili kendisinden feyz alınmalı.

    Saygılarımla.

  11. #140
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı carloss´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kimin dini nedir, kim ateisttir, kim deisttir çokta önemli değil. Ben, kendi hayatımı ve çevremdekilerin hayatını korur ve gözetirim.

    Ve fakat, Bursalı68'in ayın yorumcusu olması gerekiyor. Doğrulukları ya da yanlışlıkları hakkında yorum yapabilecek kadar bilgiye sahip değilim, araştırırım da diyemem öyle bir vaktim yok. Ama uslubundan ötürü kendisini tebrik ederim. Feyz alınacaksa tartışma ve konularla ilgili kendisinden feyz alınmalı.

    Saygılarımla.
    Sn.carloss,öncelikle benim hakkımdaki iltifatınız için teşekkür ederim.Bu foruma girdiğimden bu yana sizinle veya Sn.SOSYALİST ile ve de bir çok arkadaş ile üslup farkı veya tarzından dolayı tartıştığımızı istisnalar hariç hiç hatırlamıyorum.Yani burada aslında teşekkürü hakeden sanırım Sn.SOSYALİST en azından bana karşı sürekli saygılı ve de bu foruma girdiğimde ilk mesaj atan,hoşgeldin diyen.Her ne olursa olsun sırf bu yüzden dahi olsa Sn.SOSYALİST'i kıramam.Diğer taraftan da aslında belirttiğiniz " üslup " konusunu şöyle görüyorum ;

    " Bir insan kendisine nasıl davranılması gerektiğini kendi davranışı ile belirler " diyorum.

    Sn.SOSYALİST tartışmamız düzeyli devam ediyor da benim biraz kafam karıştı:))) Kur'an'da ayette geçen " Ayın Yarılmasını " yarılmasının ispatını benim yapmamı istemiştiniz,ben de dedim ki bu olay gelecekte gerçekleşecek bir olaydır.Bunun üzerine siz şimdiki mesajınızda Ayın Yarıldığının ispatını yapmaya çalışıyorsunuz.Yani Kur'an doğru söylemişe yaklaşıyorsunuz:)))Taraf mı değiştirdik yoksa,gerçekten benim mi kafam karıştı:)))

    Neyse şimdi işten çıkıp eve gitmem gerekiyor ayrı bir konu başlığı açacağım bu konularla ilgili dilerseniz orada devam edebiliriz.

    Sağlıcakla kalınız.

Benzer Konular

  1. Nasil Ateist Oldum?
    lordhan Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 57
    Son mesaj: 09-05-2016, 12:22 PM
  2. Nasıl Zengin Oldum?
    Venhar Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 16-04-2010, 10:14 PM
  3. ateist nasıl olunur?
    peniel Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 04-01-2010, 01:47 AM
  4. Nasıl Aşık Olunmaz! Oldum Oradan Biliyorum!
    Kadim Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 25-09-2009, 09:11 PM
  5. Yorum: 1
    Son mesaj: 22-09-2009, 01:19 PM
Yukarı Çık