Saygideger yazarlar;

Kisinin (somutun), dusuncesi (soyutu), kendine (somuta) gore dogru (soyut) dur ve bu kisinin (somutun) , inanci (soyutu) dir. Bu da bir butun olarak kisinin (somut) kisilik (soyut) gercegidir.

Iste bu gercek, hem benden hem de herkesten bagimsiz olarak vardir. Yani benim veya baskasinin kabulune reddine acik bir durum degildir. Iste, saygi; kisinin kisiligine bu butun gercekligine duyulan saygidir. Yani kisi; belirli bir dusuncesi olan ve dusunceyi kendine gore dogruluga inandirarak ortaya atan bir kisilige sahiptir ve bu onun gercegidir.

Buradaki ilk sorun; kisinin dusunceyi sahiplenmesidir.
Ikinci sorun, dogruluguna inandigi icin sabitlemesidir.
Ucuncu sorun ise; bu dogruluguna inandigi dusunceyi, sanki tek dogru oymus gibi, herkesinde bu dogruya inanmasini istemektedir.

Oyuzden de kisi, sirf kendi dogrularini ortaya koymakta kalmamakta; kendi dogrularini baskalarina da dogru olarak kabul ettirme mucadelesi vermektedir.

Boyle bir durumda, kisinin dogrularini dogru olarak kabul etmeyen birisi ile; o kisi arasinda nasil bir iletisim mumkundur? Ortada o kisinin de ayni diger kisi gibi oldugunu dusunursek; bir dogrulama ve biribirlerine kendi dogrularini kabul ettirme mucadelesinden baska ne kalir?

Bu tip bir yanasimla; kisiler arasi bilgi alis verisi mumkunmu? birbirlerine kendi birikim ve tecrubelerini iletebilmeleri mumkunmu? birbirlerinin gerceklerinin farkina varabilmeleri mumkun mu? birbirlerine saygi mumkunmu? birbirlerini anlamalari, tanimalari mumkun mu?, bu "mumkun mu?" ler daha da cogaltilabilir.

Mumkun degildir. Cunku; iki kisi kendilerine gore ve biribirlerine ters dusen dogrulariyla, birbirlerini kendi dogrularina ikna etme cabasi icindedir. Ustelik bu ikna cabasi; tamamen kisilerin somut yapisina yonelik yurutulmektedir. Cunku somut ile soyut farki ortadan kalkmis ve ozdeslestirilmistir. Bu ayni zamanda; kisi gercekliginide ortadan kaldirmis ve gercek ile dogru farki ozdeslestirilmistir.

Hele birde bu durum tamamen soyut tartismadan somuta yoneldiginde; kisilerin biribirlerine yonelerek; karsilikli atisma, satasma, asagilama ve hakarete yonelmesi de kacinilmaz olmustur. Simdi sorunlara tek tek bakalim.

Birincisi sahiplenme sorunu. Eger kisi dusunceyi sahiplenmese ve sadece kullansa, o zaman dusunceyi kendiyle ozdeslestirmeyecektir.

Ikinci sorun, sabitleme; eger dusunceyi kullansa, belki tartisma esnasinda kullandigi dusuncenin yanlis olduguna karar verecek ve baska bir dusunce kullanimina yonelecektir.

Ucuncu sorun dogrulama; eger kendine inanarak dogruladigi dusuncesini kendi gercegi olarak gorse, karsisindakinin de kendine inandirarak dogruladigi dusuncesini onun bir gercegi olarak gorecek; ve saygi duyacaktir.

Ozaman; sadece oznesi olmayan ve dogrulanan dusunceler tartisacak, kisilere yonelim olmayacak ve tartisilan dusunceler sayesinde kisiler biribirleriyle bilgi alisverisi yapacak ve birikim ve deneyimlerini paylasabilecektir.

Bir ornek verelim. A sahsi milliyetci, B sahsi olmasin. B sahsi A sahsinin milliyetciligini onun bir gercegi olarak gorurse saygi duyar. A sahsi milliyetciligi sahiplenmezse; B sahsinin milliyetciligi yanlislama konusmalarini ustune alinmaz. A sahsi milliyetciligi sahiplenmese ve sabitlemese B sahsina yonelik bir satasimda bulunmaz. Kisaca A sahsi da; B sahsida, milliyetcilik konusunu; biribirlerinden bagimsiz olarak; sahiplenmeden, sabitlemeden ve dogrulamadan tartisabilirse; iste o zaman ancak; milliyetcilik konusu tartisilir. Hem A hem de B sahislari biribirleriyle milliyetcilik konusunda bilgi alisverisi yapar ve yine milliyetcilik konusunda biribirlerine birikim ve deneyimlerini aktarirlar.

Ozetlersek, kisi somut ve soyutlariyla bir butundur ve bu butunluk onun gercegidir. Bu gercek herkesin iradesi disindadir ve kabule karsi cikisa acik degildir. Bu gercek; saygi ile karsilanmalidir.

Dusuncelerin oznesi yoktur. Dusunceler sahiplenilmesi yerine kullanilmalidir. Sahiplenilen dusunceler sabitlesir. Kullanilan dusuncelerin ise degisime acik olmasi gerekir. Somut ile soyut farki algilanmali; sadece soyutun dogruluguna yonelik tartisma yapilmalidir. Unutmamalidirki; dogru ile inanca tasinan soyutlari sahiplenmek; somut ile soyutu ozdeslestirmek ve soyutu sabitlemek anlamini tasir. Eger soyutlari dogru inanci temelinde sahiplenmemeyi beceremiyorsak; karsimizdakinin de ayni durumda oldugunun bilincine varip; onun soyutlarina saygili olup; sadece soyutu yanlislamaya yonelmeliyiz. Yani A sahsinin milliyetciligini degil; milliyetciligi yanlislamaliyiz. Tartismayi yaparken; milliyetciligi A sahsindan bagimsiz olarak ele almaliyiz.

Gercekler; somutuyla ve somutun sahiplendigi somut ve soyut degerleriyle birlikte algilanmalidir. Dogrulari yanlislarken; kendi dogrunuzla degil; insana ve insanliga gore yanlislarsaniz ve, somutun gercegine dokunmadan sadece dogrulara sadik kalirsaniz, belki o zaman bir sonuc alabilirsiniz.

Saygilarimla;
evrensel-insan