Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Nefesi kokanlara…

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Vip Salonu Forumunda Nefesi kokanlara… Konusununun içerigi kısaca ->> Nefesi kokanlara… Bu sabah nefesi kokanlara yazıyoruz. Açlıktan değil, kendilerini sarhoş eden ne ise nefesleri ondan kokuyor. İşleri güçleri solla, ...

  1. #1
    Eftelya
    Misafir..

    stat Nefesi kokanlara…

    Nefesi kokanlara…


    Bu sabah nefesi kokanlara yazıyoruz. Açlıktan değil, kendilerini sarhoş eden ne ise nefesleri ondan kokuyor.

    İşleri güçleri solla, yurtseverlerle, komünistlerle uğraşmak. Bir de yeni numara buldular. Kendilerine AKP’ciyiz diyemedikçe karşı tarafa Kemalist diyorlar.

    Şimdiden söyleyelim yalnız. Yanlış yoldalar… İki durumda da aç kalıp sokaklara düşecekler.

    Bu ülkeden bir şekilde solu, komünistleri silmeyi becerirlerse, Amerikan filmlerindeki ses kaydı gibi 10 saniye içinde kendileri de yok olacak. Bütün yatırımlarını yaptıkları deniz bitecek.


    Yok eğer biz iktidar olursak da durumları feci. Ama sanırım yine komünizmin insaniyetine güveniyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar. Bizim iktidarımızda sokakta yatan, aç kalan olmaz.


    Seçimler yaklaşırken proje mi? Alın size proje! Oral Çalışlar ve Rasim Ozan Kütahyalı bile işsiz ve aç kalmayacak. Daha ötesi var mı?


    Ülkemizin sol hareketinde şimdiye kadar pek çok saçmalık görüldü ama şu günkü kadar saçmalayan olmamıştı.


    Bir demokrasi projesi olarak AB’yi destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    AKP’yi “AB yolunda yılmasın.” diye destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    Kürt sorununda Barzanici planı destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    —Hatta bunu da işitmedik değil!— Saddam despotluğuna karşı Irak’ın ABD tarafından işgalini destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    “Sivil toplum”u destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    Batmasın diye Taraf gazetesini destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    Doğan Medya’ya karşı Fethullahçı Medya’yı destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    Seçimlerde bizim adayımızı destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    —Arada sırada teorik konular hakkında konuştuklarında falan— Sovyetler Birliği olmaz, dünya devrimini destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    Devletçiliğe karşı piyasacılığı destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    Sekülerliğe karşı “hoşgörü kültürü”nü destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    Cumhuriyetin dar kalıplarına karşı Yeni-Osmanlı’yı destekleyin: Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    Kendi programınızı bırakın bizimkini destekleyin. Desteklemezseniz, Kemalistsiniz…


    “Ama” diyecek oluyorsunuz…


    “Gördünüz mü, işte! Kemalistsiniz!”


    “Fakat” diyecek oluyorsunuz…


    “Sizde Kemalist paranoya var!”


    Haklısınız “Kemalist paranoya” var. Yalnız nerede o çok tartışmalı…


    Üstelik bunları kim söylüyor? Düne kadar “Siz eskiden solcuydunuz.” denince, “Gençlikti işte yaptık.” diyenler. Üstelik solcu olduklarında da “Kemalizm’in tamamlanması,” “Kemalizm’in sonuna değin götürülmesi,” “burjuva devriminin tamamlanması” gibi saçma sapan tezler savunan beyler ve hanımlar… Bugün ise geliyorlar ortalık yere ve göğüslerini gere gere “Solcuyuz.” diyorlar.


    Üstüne üstlük akıllarınca solcuların yumuşak karnına oynamaya çalışıyorlar:


    “Aslında, devrimcilik, ilericilik, solculuk, sosyalistlik ilk kez gerçek bir hesaplaşma yaşıyor. Şimdiye kadar ‘emekçiler’ deyince iki ABD aleyhtarı slogan atıp gösteri yapınca solcu olunduğu sanılıyordu. Solculuk şimdi bu ülkenin değişmesi, darbelerden kurtulup, demokratik bir ülke haline dönüşebilmesi, Kürt’ün, Alevi’nin, emekçinin ezilenin hakkının hukukunun savunulması olduğu gerçeğiyle yüzleşiyor. Halkına güvenip güvenmediği noktasında bir testten geçiyor.” (Oral Çalışlar, “Sol, Devrimcilik ve Liberalizm”, Radikal, 25 Mart)


    Demokrasi, Kürt sorunu, Aleviler dendiğinde şimdiye kadar türlü zokayı yutmuş Türkiye soluna, zamanında bu türlü zokalardan, mesela Özal zokasını yutanlar bu kez de AKP zokasını yutturmaya çalışılıyor.


    Pekiyi bunları nasıl yapıyorlar? Hangi zemine dayanarak?


    Türkiye solundaki boş tenekelerin fazla çıkan, çıkartılan seslerine dayanarak… Tokmak kimin elinde bilemeyiz, umurumuzda desek de yalan olur, ama o tokmak bu boş tenekelere o AKPci televizyonda, bu Fethullahçı gazetede, öteki Genç Siviller toplantısında, beriki liberal konferansta indikçe, ramazan davulu misali gümlüyorlar. Ellerine tutuşturulan mikrofonun da etkisi var tabii.


    Türkiye solunun “iktidar” ile sorunları olan boş tenekelerinin Freud’un dediği gibi çok sık kâbus görmesi doğaldır (**). Bu kabuslarda bağırıp çağırdıkça boş tenekeler tanımları gereği çok ses çıkarıyorlar. Ötekilerin dayandıkları zemin işte bu gümbürtüdür.


    Kuru gürültüye pabuç mu bırakacağız?


    Hadi oradan AKP sevdalısı Ebu Cehil cemaati…

    yazının devamı
    Solhaber

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Yaş
    38
    Mesaj
    136
    Rep Gücü
    807

    Cevap: Nefesi kokanlara…

    yeryuzunde hiçbir oluşum karşı çıkanları eleştiri yapanları olmadıkça varlığını sürdüremez.... eleştirisi olmayan yönetım kendını yenılıklere kapatmış demektir... başladığı maratonda geçilemeyeceğini yenilemeyeceğinidüşünenler kaybetmeye mahkumdur

  3. #3
    Eftelya
    Misafir..

    Cevap: Nefesi kokanlara…

    Alıntı keke´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    yeryuzunde hiçbir oluşum karşı çıkanları eleştiri yapanları olmadıkça varlığını sürdüremez.... eleştirisi olmayan yönetım kendını yenılıklere kapatmış demektir... başladığı maratonda geçilemeyeceğini yenilemeyeceğini düşünenler kaybetmeye mahkumdur
    Güzel bir ifade tarzı
    Ya eleştirilmeye tahammülü olmayanlar.
    Başbakan Erdoğan’ın 22 Temmuz 2007 seçim zaferinin ardından yaptığı konuşmanın demokrasi dersi olarak nitelenmesinin üzerinden bir buçuk seneden fazla geçti. Ne demişti Erdoğan, tüm köşe yazarlarının hoşgörü, itidal ve toplumsal uzlaşmaya davet olarak nitelediği bu meşhur konuşmada?


    “Şu bayraklarınızı göreyim. Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır. Şimdi buradan tüm Türkiye'ye seslenelim: Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet!” Ece Temelkuran seçimden üç gün sonraki “Sen bu ülkenin garnitürüsün!” başlıklı akıllarda yer eden yazısında, Erdoğan’ın yaptığı tehlikeli olduğunu bilmediği için tehlikeli konuşmanın geri kalanını şöyle özetlemişti:


    “Konuşmasında AKP'den başka partilere oy verenleri “Onlar da bizim zenginliğimiz” diye tarif edip halkın AKP'li olmayan yarısını “memleketin garnitürü” ilan eden Tayyip Bey devam ediyor: “AKP artık toplumsal merkezin adresidir!” (…) Yani artık "merkez" olan bu. Yani artık "normal" olan bu. Yani artık onlar gibi görünmüyorsanız marjinalsiniz. Yani... Yani... Bu devlet de, bu millet de, bu halk da sizin değil, siz "ötekisiniz". En iyi ihtimalle "garnitürsünüz"!

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Yaş
    38
    Mesaj
    136
    Rep Gücü
    807

    Cevap: Nefesi kokanlara…

    kötünün iyisi akp nın en acıklayıcı manası bu bence..hayat anlayana yaşantısının her anında dersler verıyo ve bakmakla görmek arasındakı fark burda ortaya çıkıyo

Benzer Konular

  1. Ağır hasta olan bir insan “Öleyim de kurtulayım…” derse…
    ahmetsecer Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 06-04-2010, 04:33 PM
  2. Dalgalanmadan Durulunmuyor Velhasıl……………
    m_safiturk Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-06-2009, 04:23 PM
  3. Merhamet… (Günahkârlar için yazıldı…)
    nefisetülilm Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-05-2009, 11:49 PM
  4. Derken………….
    blueice Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 21-10-2008, 06:59 PM
  5. Üç Vakit…Üç Hece…Üç Taş…
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 19-10-2008, 12:52 PM
Yukarı Çık