Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Sıfıra Çok Yakın Bir Rakam

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Vip Salonu Forumunda Sıfıra Çok Yakın Bir Rakam Konusununun içerigi kısaca ->> Sıfıra Çok Yakın Bir Rakam* Çünkü kendileriyle ilgilenilmeye ihtiyaçları vardı – yıldızlar titreşiyorlardı yukarılarda. Susuyorduk. Sonra öksürdü. Bir nefes daha ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Sıfıra Çok Yakın Bir Rakam

    Sıfıra Çok Yakın Bir Rakam*
    Çünkü kendileriyle ilgilenilmeye ihtiyaçları vardı – yıldızlar titreşiyorlardı yukarılarda. Susuyorduk. Sonra öksürdü. Bir nefes daha çekti. Sigarasının ucu küçük bir delik açtı karanlıkta. Nasıl, dedim, nasıl oldu ilk gördüğünde. “Koridordaydı, dedi. Gözlerimin arkasında vücudumun da olduğunu ilk defa kavradım. Vücudum baştan başa acıdı. Hangi organımızı hissediyorsak, o hasta demektir. Bunu söyleyen beni anlatmış sanki. Ama eksik anlatmış. Ben vücudumun tamamını hissediyordum. Yanımdan yürüyüp geçti. Talihsiz, umutsuz bir zihin açıklığı gibiydi. Artık geriye dönemezsin. Kulağına fısıldanan bir sır, seni yeryüzünde yapayalnız bırakmıştır.”

    Neye benziyor bu sır, dedim. Cevap vermedi. Sonra izmarit karanlığın içinde turuncu bir delik daha açtı. Hayati bir soru cevapsız bırakıldığında ne olur, bilirsiniz. Cevapsızlık sizin değil, ilkin mekânın şaşkınlığını artırır. İğdeler, yürüyüp uzaklaşmakta olan birinin ardından bakıyormuşsunuz gibi kokarlar. İğdeler. Ancak derin yer sarsıntılarıyla yerin çatlaklarından yol bulup yüzeye çıkan, dişlerinize kadar yükselen o acılık gibi kokarlar. Konuşma bittiğinde bir telefon odası nasıl kokarsa, öyle kokarlar. İzmarit bir kez daha parladı.

    Onu ilk nerede gördün, dedim. İzmariti fırlattı. Küçük gelincik, bir balkondan sevgiliye fırlatılmış buket gibi taklalarla falezlerden aşağılara indi ve karanlığın içinde kayboldu. Eski Zippo’sunu çıkardı. Öbürünü yaktı. Çekti. Susuyordu. Uzun sigara, bir fermuar gibi dudaklarının kenarını tutmasaydı belki daha rahat konuşabilirdi. Ama söylediklerine bakılırsa bu onun için hiç de kolay olmazdı. “Dünya” diye mırıldandı, “eğer kendi kendisinin parodisi olmasaydı, bir şaka olmasaydı, nasıl katlanılabilirdi ona?”

    Yağmur artmıştı. Arabaya bindik. Bana neyzen bakışıyla yan yan bakıyordu. CD’yi açtı. Bir dünyanın içine giriyorduk. Onun şarkıları mı bunlar, dedim. Başını salladı. Silecekler yağmurun içinde kaybolmuştu. “Müzik” dedi, “onu anlatamıyorsa hiçbir şeydir; ama en çok ona dil anlatamıyorsa hiçbir şeydir. Müzik, ya boğmaca, difteri, kızamık gibi etimizden taşıyordur; ya da hiçbir şeydir.”

    Sesini açtı. Chopin’in öksürük öncesi o tok Leh sesi makaraya sarılmıştı da geri çözülüyordu sanki. Bir rakam söyledi Chopin önce. “24’üncü” ve “Noktürn” dedi. Ardından çözülmeye başladı bir şey. Sesi giderek azalıyordu ama. Yaşlanmıştı Chopin. “Hakikat kapatılmıştır” dedi sonra ara vererek, “binlerce nesneyle, olayla ve işle güçle ve gündelik yaşamla ve tükeneceğine en az inananların bile gizlice kurdukları zembereğiyle, boşalıp tükenecektir bir gün Hakikat. Ama bizim tesellimiz, Hakikati ele geçirdiklerini sananların kazançlarından daha büyük. Bizim Hakikatimiz de kapatılmıştır. Tıpkı Viyana’da kimsesizler mezarlığında yatan, üzerine sönmemiş kireç dökülmüş o çok yaşlı çocuğunki gibi; birkaç yaylıyla, flütle ve jestle. Aslında farkımız yok. Hakikati yalnızca bir şeyle kapattım ben. Her şey bittiğinde buruşturulup piyanonun kenarına bırakılmış eldivenler gibi huzura erecek olan o ince parmaklarla kapattım. O parmaklar piyanonun kenarında hareketsiz, buruşmuş ve ölmüş kaldığında, asıl Hakikatin geriye kalan olduğu bilinebilsin, biraz olsun anlaşılabilsin diye yaptım bunu. Artık oynamayan, kıpırdamayan tuşların içinde, sandığın içinde sessiz kaldığını, dilsiz kaldığını bir anlık gösterebileyim istedim Hakikatin. Onun bir piyano olduğunu gösterebileyim diye. Tıpkı olmayan, olmak için içine acılık dolan bir yüreğinki gibi ıssız, sessiz olabilsin diye o sandığın içinde. Çatılmış kemiklerin altında..”

    Teybi kapattı. Camı açtı. CD’yi yağmurun altına tuttu. Chopin’in sesi susmuş, 24. Noktürn, o derin çatlaklarından çıkıp yeryüzüne sızmaya başlamıştı nihayet. Dünya -değil mi ki sıfıra çok yakın bir rakama benziyordu ve insanın kendi kendine konuşmasına izin veriyordu- yaşamak için fena bir yer sayılmazdı artık..

    '' Selahattin YUSUF ''

  2. #2
    blueice
    Misafir..

    Cevap: Sıfıra Çok Yakın Bir Rakam

    Emeğinize sağlık, çok güzel bir paylaşım.Her noktada hayatı sürdürmek için uygun yer mutlak bulunur:))

Benzer Konular

  1. Yakın Gök
    mopsy Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-02-2012, 09:24 AM
  2. En Yakın ATM nerede
    EMRE Tarafından iPhone (iOS), ipad Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-11-2010, 03:23 PM
  3. Küfre en yakın günah
    bziya Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-02-2010, 01:51 PM
  4. Kur'an'daki ilginç rakam ve oranlar
    kull Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 15-09-2009, 01:48 PM
  5. Yakın Tarih
    onuc13 Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 04-03-2007, 11:42 PM
Yukarı Çık