Sağlık Bakanı Akdağ, polisin biber gazını etken maddesinin doğal olması ve hafif etkilere yol açması nedeniyle kullandığını açıkladı. Akdağ, biber gazının zararlı kimyasal gazlar listesinde olmadığını söyledi.

Biber gazı, kimyadaki adıyla “O-Klorobenzalmalononitril”; kısaca “CS” (sies), gözde ve deride yanma hissi yaratıyor. Etkileri arasında göz yaşarması, burun tıkanması, burun ve boğazda şiddetli yanma, şuursuzluk, baş dönmesi ve nefes darlığı, görme bulanıklığı, vücut salgılarının artması, bilinç bulanıklığı, panik, aşırı öfke ve kızgınlık yer alıyor. Aşırı ölçüde maruz kalındığında kusma ve şiddetli öksürüğe neden oluyor. Etkileri çoğunlukla kısa süreli olsa da özellikle solunum, kalp ve deri hastalıkları, kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerde, gebe, çocuk ve yaşlılarda, kontak lens takanlarda ve göz hastalığı olan kişilerde ciddi sonuçlar yaratabiliyor.

Biber gazının öldürücü etkisine bir örnek 1 Mayıs 2007'de yaşandı. Daha önce by-pass ameliyatı geçirmiş olan 75 yaşındaki İbrahim Sevindik adlı vatandaş, biber gazına maruz kaldıktan sonra geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. Bir örnek’de Sivas’ın Yıldızeli İlçesine bağlı Bayat köyünde susuz kalan köyün tepkisini bastırmak için Jandarma biber gazı kullanmış ve Ömer Soyutek adlı vatandaş kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

‘Ayaklanma önleyici’ olarak kullanılan biber gazı ve türevlerinin Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından ‘zararsız’ bir unsur olarak yorumlanması, 2008 1 Mayıs’ında hastanenin acil servisine atılan biber gazını oradaki olası bir başkaldırıyı önlemek ve acilde yatan hastaların hastalıklarına şifa olması amacıyla atıldığı sonucunu çıkartıyor.

Sendika.Org