1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 13

Türban yetmez peçe de olsun

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisinde ve Vip Salonu Forumunda Bulunan Türban yetmez peçe de olsun Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> 80’li yıllarda mini eteğin, japone kolun normal sayıldığı Mısır’da 90’lı yıllardan itibaren örtünen kadınların sayısı hızla artmaya başladı. Yeni moda ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443

    stat Türban yetmez peçe de olsun

    80’li yıllarda mini eteğin, japone kolun normal sayıldığı Mısır’da 90’lı yıllardan itibaren örtünen kadınların sayısı hızla artmaya başladı.

    Yeni moda ise peçe. Başörtülü, ama yüzü açık olan annelerin kızları, yüzlerini peçeyle örtüyor. İlahiyatçılar, "Kuran’da kadınların peçe takmasıyla ilgili bir bahis yok" diyor. Uzmanlara göre dini TV kanallarının çoğalması ve Suudilerin ihraç ettiği İslam’ın Veehabi yorumu, peçe modasını yayıyor.

    MISIR’da modanın yeni adı peçe. Giderek daha fazla genç kız, yüzünü ’nikap’ ardında gizlemeyi tercih ediyor. Uzmanlara göre, peçe modasının yayılmasında dini televizyon kanalları ve Suudi Arabistan’a işçi olarak giden göçmenlerin geri dönmesi etkili oldu. Kadın hakları örgütleri, din alimleri ’Kuran’da nikaptan bahis yok’ dese de genç kızlar arasında bu moda hızla yayılıyor.

    El Ezher Kız Okulu’nda ders zili çaldığında, okul bahçesi çeşitli renklerde türban takmış kızlarla doluyor. Küçükler kahverengi, büyükler ise mavi renkli türban takıyor. Eteğin altına pantolon giyenler de az değil. Bir de yüzlerini peçeyle örtenler var. 16 yaşındaki Mona, "Hicap (türban) farzdır" diyor. Bu konuda bütün kızlar hemfikir. 17 yaşındaki Minna ise "Nikap ise sünnettir" diye ekliyor. Yedi yıldan bu yana peçe takan Minna’nın babası, Sünni İslam’ın en üst kurumu kabul edilen El Ezher Üniversitesi’nin din alimlerindenmiş. Ama Minna’nın annesi ’Munakabba’ değilmiş. Yani başı örtülü, ama yüzü açıkmış. Mısır’daki peçe modasının en dikkat çeken unsurlarından biri de bu zaten. Türbanlı, ama yüzleri açık annelerin, yüzü peçeli kızları...

    Dini kanalların etkisi

    90’lı yılların başına kadar Mısır’daki kadınların büyük bir çoğu açıktı. 80’li yılların ortasına kadar Kahire ve İskenderiye gibi kentlerde mini etek ve japone kollu giysiler gayet normal sayılırdı. Şimdiler de ise başkent Kahire’de bile türbanlı kadınların çoğunlukta olduğu dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, Mısır’da İslam’ın etkisinin artmasında çeşitli faktörler etkili oldu. Bunlardan biri dini yayın yapan televizyon kanalları. "Halkın Yayını", "İkra (Oku)" gibi kanallarda, televaizler, mümin olmanın yolunu anlatırken, bir yandan da halktan gelen sorulara fetva veriyor.

    El Ezher Üniversitesi’nin İslam araştırmacısı kadın Prof.Suad Salih, "Bu televizyon yayınlarında İslam’ın Vahabi yorumu temsil ediliyor. Kuran’da ’nikap’tan bahsedilmiyor. Sadece peygamber ile ilgili kaynağı güvenilmez bir hadis bulunuyor. Giderek daha fazla kadın, nikap takmaya başlayacak, çünkü televaizlerle ters düşmek istemiyorlar" diyor. Kadın hakları derneğinden Nihad Ebu El-Umsan ise 70’li yıllarda itibaren S.Arabistan’a işçi olarak giden Mısırlıların, Suudi parasıyla birlikte kültürünü de getirdiklerini söylüyor.

    Nikap modası

    Peçenin Mısır’daki adı "nikap". Mısır’da yetişkin kadınların yüzü açık. Ancak genç kızlar arasında nikap hızla yayılıyor.

    Film yıldızıydı tesettür kuaförü oldu

    SADECE halk arasında değil, ünlüler arasında da türbana rağbet giderek artıyor. Bunlardan biri de Hanan Türk. Yıllarca sinema ve dizi filmlerde oynayan genç aktris, tesettüre girmeyi tercih ettikten sonra iki ortağıyla birlikte tesettür kuaförü işletiyor. Dükkanın adı, "Sabaya - tesettürlü güzellik salonu". Kuaföre, başı açık kadınlar da türbanlılar da gidebiliyor. Ancak sadece türbanlılara hizmet veriliyor. Ortaklar inanç gereği, başı açık kadınlara hizmet vermemeyi tercih etmiş. Türbanlı kadınlara, saç kesiminin yanı sıra ağda, manikür ve pedikür hizmeti de sunuluyor. Kaş aldırmak ise yasaklar arasında.

    kaynak

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Mehdikonya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    Konya
    Yaş
    34
    Mesaj
    127
    Rep Gücü
    98

    Cevap: Türban yetmez peçe de olsun

    Anlamıyorum bu insanların türbanla peçeyle alıp veremediği ne ? Yahu takmayan takmasın,örtünmeyen örtünmesin ve çıplak gezmek isteyen gezsin. Ama bu türban yasağı nedir yahu?
    Bu yasak türbana değil islama yöneliktir. Allah herşeyi bilir ve adildir. Herkes yaptığının karşılığını alır.

    İslamda örtünme insan aklına göre değil Allah'ın çizdiği sınırlar ölçüsündedir. Aşağıdaki yazıyı okuyun ve karar verin. Devlet dairesinde başörtüsü olur mu olmaz mı?

    Cevabınıza göre akibet sizi bekliyor.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Mehdikonya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    Konya
    Yaş
    34
    Mesaj
    127
    Rep Gücü
    98

    Cevap: Türban yetmez peçe de olsun

    Bir savaş sonrasında Ümmü Hallâd isminde bir kadın Hz. Peygamber'in (s.a.v) yanına geldi. Yüzü dahil her tarafı kapalıydı. Savaşa giden çocuğunu soruyordu. Çocuğu şehid olmuştu. Haberini alınca, edebini ve halini hiç bozmadı. Ashaptan biri kadının bu haline şaşırdı ve kadına,
    "Allah Resûlü'ne gelmiş şehid düşen çocuğundan bu halde haber mi soruyorsun?" dedi. Bunu duyan kadın,
    "Çocuğumu kaybettiysem hayâmı da kaybetmedim ya!" dedi.
    (Ebû Davud, Cihâd, 8)


    Örtünme Nedir?
    Dinimizde erkeğin ve kadının avret yerlerini örtmesi konusu tartışma götürmeyecek derecede açık, kesin ve şekli bilirli bir hükümdür. Fakat son zamanlarda değişik sebeplerle tartışma konusu yapılmaya başlanmıştır. Biz de bu konudaki şüpheleri gidermek için bu temel farzın ne olduğunu değişik yönleri ile ele alacağız.

    Örtünme Farz Bir Emirdir
    Avret yerlerini örtmek farzdır. Bu konudaki ilâhî emir kesindir. Bu emir her mümine verilmiştir ve kıyamete kadar geçerlidir. Yüce Allah namaz gibi örtünmeyi de kesin hükme bağlamış, bunu insanların keyfine ve tercihine bırakmamıştır. Örtünme şekli, şahsa ve duruma göre az çok değişse de hüküm değişmez. Böyle olması rahmettir. O, aynı zamanda örtünmenin bir insan, aile ve cemiyet için ne kadar gerekli olduğunu da göstermektedir.

    Akıllı olup bulûğa eren her erkek ve kadın emredilen yerlerini örtmekle yükümlüdür. Erkek ve kadına göre avret bölgelerinin nereler olduğu aşağıda açıklanacaktır.

    Örtünme, Kur'an ve Sünnet’te açıkça emredilmiş, kimlerin ne zaman, nerede, ne şekilde örtüneceği bildirilmiştir. Bütün İslâm âlimleri örtünmenin farz olduğu konusunda görüş birliği içindedir.

    Örtü âyeti indikten sonra bütün müslüman kadınlar bu emri istenen şekilde uygulamaya başlamışlardır. Son asır hariç, hiçbir devirde müslüman kadının örtünmesi tartışma konusu yapılmamıştır.

    Örtünme bir âdet değil ibadettir. Âdet olduğu için örtünenler de vardır. Fakat her mümin kadın, örtünün yüce Allah'ın emri olduğunu bilerek örtünmeli, böylece âdeti ibadete çevirmelidir.

    Kur'an ve Sünnet’te örtü için ölçüler verilmiş fakat tek tip kıyâfet belirlenmemiştir. Bunun için her kadın, verilen ölçülere uymak şartıyla maddî imkânına, iş durumuna, iklim ve çevre şartlarına göre bu emri yerine getirebilir.

    Yüce Allah erkeklere şu emri vermiştir:

    "Mümin erkeklere söyle: Gözlerini harama bakmaktan çeksinler ve ırzlarını korusunlar. Bu, kendileri için daha temizdir." (Nûr 24/30)

    Yüce Allah kadınlara da şöyle emretmiştir:

    "Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar. Irzlarını korusunlar. Görülmesi tabii olan yerler hariç ziynet yerlerini açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynet yerlerini izin verilenler dışında kimseye göstermesinler. Bir de ayak bileklerine taktıkları gizli süsler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, (önceki kusurlarınızdan dolayı) hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin, umduğunuza nâil olursunuz." Nûr 24/31

    Elmalılı Hamdi Yazır (rah) meşhur tefsirinde der ki:

    “Bu âyette emredilen şudur: Kadınlar başlarını, saçlarını, kulaklarını, boyunlarını, gerdanlarını ve göğüslerini açık tutmayıp anlatıldığı gibi güzelce örtünsünler. Bunun için onu temin edecek baş örtüsü kullansınlar. Cahiliye (İslâm öncesi) kadınları da hiç baş örtüsü kullanmaz değillerdi. Fakat yalnız enselerini bağlar veya arkalarına bırakırlar, yakaları önden açılır, gerdanları ve gerdanlıkları açık olurdu, ziynetleri görünürdü.

    İslâm önce açıklığı yasaklamıştır. Sonra, kadınların başlarını örtüp başörtülerini yanları ve göğüsleri üzerine sarkıtmasını emretmiştir. Böylece sadece tesettürün farz oluşu değil, aynı zamanda onun ne şekilde olacağı da gösterilmiştir. Kadın edep ve nezaketinin en güzel ifadesi bundadır.”

    Kadınlara örtüyü emreden ikinci âyet şudur:

    "Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, evlerinin dışına çıkarken cilbâblarını (dış elbiselerini) üzerlerine alsınlar. Bu, onların tanınması ve incitilmemesi için en uygunudur. Allah çok affedici ve çok esirgeyicidir." Ahzâb 33/59

    Cilbâb, bütün bedeni örten elbiseye denir. Kadınların vücutlarını tamamen örttükleri her türlü elbise cilbâb yerine geçer.
    Örtünmenin farz olduğu ikinci yer mescid ve namazdır. Bu konuda âyette şöyle buyrulmuştur:

    "Ey âdemoğulları! Her mescide (namaza) gelişte elbiselerinizi giyin (avret yerlerinizi örtün)." A‘râf 7/31

    Âyetteki hüküm, Kâbe'de yapılan tavafı ve namaz için mescide gelmeyi de içine alır. Buradaki ziynetten maksadın "elbise ve giysi" olduğu belirtilmiştir. Böylece İslâm namaz ve tavaf gibi ibadetlerde avret yerlerinin örtülmesinin farz olduğunu bildirmiştir.

    Hz. Peygamber (s.a.v) örtünme ile ilgili âyetlerin tefsirini yapmış ve onların nasıl uygulanacağını göstermiştir. Bu konuda çeşitli hadisler vardır. Biz ikisini nakledeceğiz:

    Hz. Âişe (r.ah) anlatır:

    Bir gün Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ ince bir elbise ile Resûlullah'ın (s.a.s) huzuruna girmişti, Hz. Peygamber ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu:

    "Ey Esmâ! Kadın erginlik çağına ulaşınca onun şu yüzü ve elleri hariç diğer yerlerinin görülmesi helâl değildir." Ebû Davud, Libâs, 31.

    Diğer bir hadiste şöyle buyrulmuştur:

    "Allah Teâlâ erginlik çağına girmiş bir kadının namazını başörtüsüz kabul etmez." Ebû Davud, Salât, 84.

    Örtünmenin Hedefi

    Örtünmeden maksat edeptir. Edebin hedefi insanı terbiye etmek ve ona şeref vermektir. Örtü ve edep içindeki insan sürekli ibadet halindedir, rahmet altındadır; kulluk yapmaktadır ve sevap almaktadır. Edepli insan hem günahlardan korunur hem de ateşten. Sonuç yüce Allah'ın rızâsıdır. Onun bir kulundan razı olmasından daha büyük hangi saâdet vardır?

    İnsandaki edep ve hayâ duygusu örtünmeyi gerektirir. Ancak mümin erkek ve kadınların örtünmede asıl gayesi yüce Allah'ın rızâsını kazanmaktır. Çünkü Allah Teâlâ'nın emir ve yasaklarına uymak bir ibadettir. Namaz ve oruç gibi ibadetleri emreden yüce Allah ibadetin içinde ve dışında örtünmenin şekil ve sınırlarını da belirlemiştir.

    Bazıları, örf ve âdetinden dolayı örtünür. Örtünmenin yüce Allah’ın farz bir emri olduğunu bilmez. Bu kadınlar örtünün farz olduğunu bilip bundan sonra Allah’ın emrini yerine getirmek için örtünmeye devam etmelidir.

    Bazıları örtüyü bir süslenme aracı olarak kullanırlar. Değişik desen ve modellerdeki kıyâfetlerle kendilerini daha cazip bir hale getirir, dikkat çeker, çekmek isterler. Bu yanlıştır. Helâl değildir.

    Örtünmenin ibadet olması için şunlara dikkat etmelidir:

    1. Örtünme ile yüce yaratıcının emrine yerine getirmeye niyet etmeli ve O'nun rızâsı için giyilmelidir.
    2. Örtü dinimizin öğrettiği ölçülerde olmalıdır.

    Kadın örtünmekle ayrıca kocasının hakkını koruduğunu, nikâh akdine vefa gösterdiğini ve böylece büyük bir hayır yaparak sevap aldığını bilmelidir.

    Örtünme İşinde Kocaya Düşen Sorumluluk

    Evli kadınların örtünmesinden başlarındaki kocaları sorumlu olduğu gibi, kız çocuklarının evleninceye kadar örtünme ile ilgili problemlerinden de birinci derecede babası sorumludur. Çocukla uzun süre birlikte olan, onun eğitim ve terbiyesiyle yakından ilgisi bulunan anne de ikinci derecede sorumlu olur. Âyette şöyle buyrulur:

    "Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve ailenizi koruyun." Tahrîm 66/6.

    Ateşten korumanın ancak iman ve edeple olacağı bildirilmiştir.

    Şu hadislerin uyarısı da önemlidir:

    "Sizin hepiniz birer çobansınız ve hepiniz yönettiğiniz kişilerden sorumlusunuz. Erkek ailesinin çobanıdır ve kıyamet gününde onlardan sorumlu olacaktır. Kadın da kocasının evinden ve çocuklarından sorumludur." Buhârî, Ahkâm, 1.

    "Çocuğunun senin üzerinde hakkı vardır." Müslim, Sıyâm, 182.


    Örtünme Emanettir

    Her farz gibi örtü de yüce Allah'ın bir emanetidir. Kadın ve erkeğe örtüyü yüce Allah emanet etmiştir. Onu koruyanı Allah dünyada fitneden, âhirette ateşten korur. Onu ihmal eden hesaba çekilir ve kendisine, "Niçin avret yerlerini yabancıların yanında açtın?" diye sorulur. Bunun hesabını vermek kolay değildir.
    Namus, erkek ve kadın için imandan sonra en büyük emanettir.

    Mümin namusunu korumak için can verse şehid olur; cenneti bulur. Kadın kocasının, koca da kadınının namusudur. Biri diğeri için elbise yapılmıştır. Birbirlerini örterler, süslerler, korurlar, tamamlarlar.

    Tedavi gibi bir zaruret yokken evinin dışında, yabancıların yanında örtüsünü çıkaran bir kadın, iki kimseye vefasızlık yapmış olur. Biri vücudun sahibi yüce Allah, diğeri de nikâh emanetini taşıyan kocası. Sonra bu kadın kendisi başta olmak üzere herkese zarar vermiş olur.

    Koca medeniyet zannedip kadınından örtü perdesini açmasını istese bile kadın Allah için açmamalıdır. Allah korusun, şeytana uyulup örtü açılırsa ortaya güzellikler değil, bir sürü çirkinlikler çıkar. Yüce yaratıcımız bu konuda hepimizi şöyle uyarmaktadır:

    "Ey âdemoğulları! Sakın şeytan ilk anne babanız Havva ile Âdem'e yaptığı gibi (haram şeyleri süsleyerek) sizi de fitneye düşürmesin. Şeytan onların ayıp yerlerini göstermek için elbiselerini çıkartıp cennetten çıkmalarına sebep oldu." A‘râf 7/27.

    "Ey âdemoğulları! Sizin için çirkin yerlerinizi örtecek ve giyip süsleneceğiniz elbiseler yarattık. (Onlarla örtünün. Şunu da unutmayın ki) takvâ elbisesi daha hayırlıdır." A‘râf 7/26.

    Örtünme Emniyettir

    Örtü bir emniyettir. Örtüyü giyen de gören de emniyette olur. Örtülü bir kadınla karşılaşan kimsenin gözü ve gönlü haramdan korunur. Örtünen de vebalden kurtulur. Bir kötü işi yapmamak gibi ona sebep olmamak da farzdır. Dinimiz, kötü işlerden önce ona giden yolları da kapatmıştır. Bunun için zina gibi en çirkin işe düşülmesin diye, bir sürü tedbir almıştır. Bunların başında örtünme gelmektedir.

    Örtünen kadın önce kendisini koruma altına almış olur. Sonra kendisine bakan yabancı kimseyi nefsinin vesvesesinden ve kötü düşüncelerinden kurtarır. Bu durumda şeytan istese de kalbi bozmaya yol bulamaz. Böylece örtü, harama karşı bir siper olur. Onu giyen sevap aldığı gibi, örtüye hürmet eden de sevap alır.

    Örtü hem güzelliği hem de çirkinliği örter. Örtü ile kadın güzelliğin âfetinden korunduğu gibi, çirkinliğin de ezikliğinden kurtulur.

    Örtü ile kadınlar arasında zengin-fakir, zayıf-şişman, kültürlü-kültürsüz ayırımı ortadan kalkar; herkes sade bir örtü içinde müslüman kadın olarak tanınır. Böylece zengin gözüküp şımarma ve fakir bilinip utanma tehlikesi olmaz.

    Mümin için kalp Cenâb-ı Hakk'ın nazar ettiği özel bir mahaldir. Orası ilâhî aşkın bulunduğu, tadıldığı ve meyvelerinin alındığı yerdir. Bunun için devamlı temiz ve huzurlu olması gerekir. Yoksa yüce aşk tadılamaz; insan ağzına koyduğu aş tadıyla kalır.

    Velîlerden Şiblî hazretlerine (k.s), "Mümin erkeklere söyle gözlerini haramdan sakınlar" âyetinin mânası nedir?" diye sorulduğunda şöyle demiştir:

    "Bunun mânası şudur: Onlara söyle; baş gözlerini haramdan, kalp gözlerini de Allah'tan gayri şeylerden çeksinler."

    Göz gönüle açılan bir penceredir. Kalp ehli için göz ve bakışlar çok önemlidir. Yüce Allah'a âşık bir mümin için en önemli iş gönlünü ve gözünü haramdan korumaktır. Dünya ehli bunu anlamaz.

    Şeytanın erkeğe karşı en birinci silâhı kadındır; avlamak istediğini onunla vurur. Şeytan örtü içindeki kadınla hedefine kolay ulaşamaz. Bunu bilir ve kadını örten elbiseyi çıkartmak için bin türlü vesvese verir. Bunu tek olarak başaramazsa, insan şeytanlarından yardım ister. Bunun için yüce Peygamberimiz (s.a.v) kadınları şöyle uyarmıştır:

    "Kadın örtülmesi gereken bir varlıktır. Kadın dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker (onu günaha nasıl alet edeceğini hesap eder)." Tirmizî, Radâ, 18.

    Bazıları, örtünen kadınların içinde nice kötü kadınların bulunduğunu, örtünün onlara bir fayda vermediğini söyler. Böyle kadınlar bulunabilir. Örtü ona bir fayda vermese de ona bakan ve örtülü olduğu için haramdan korunan kimselere fayda verir. Örtülü olup kötülük niyetinde olan bir kadın ancak onu yakından tanıyanlara ve kendisi gibi kötülük peşinde olanlara zarar verir.

    Ancak iyi niyetli bir kadın açık olsa ve bu şekilde dışarı çıksa, hiç kimseye zarar verme derdi de olmasa, o bu pozisyonu ile kendisine kötü niyetle bakana zarar verir, kötü niyetli olana kapı açmış olur. Kendisi hiç harama bulaşmadan evine dönse bile, kendisine kötü niyetle bakıp harama düşen bir sürü insan bulunur. Sebebi de bu kadın olur.
    Bu nedenle örtü, kadın ve erkek için her yönden emniyettir. O, iyilere de kötülere de fayda verir. Yüce Allah örtünmenin faydasını anlatırken şöyle buyurmuştur:
    "Mümin kadınlara söyle örtünsünler; çünkü bu, onların tanınması ve incitilmemesi için en uygunudur." Ahzâb 33/59.


    Örtünme Dinî Bir Alâmettir

    Allah için giyilen örtü kalpteki imanın ve edebin alâmetidir. Bunun için örtüye bürünen mümin kadın bu iman ve edebi korumak için elinden geleni yapmalıdır.
    Kur'an ve Sünnet’e göre yapılan örtünme İslâm dininin alâmetidir. müslüman kadın örtüsü ile tanınır, bilinir ve ona göre tavır alınır. Bu örtü, bütün müminlerin ortak emanetidir. Örtüyü giyen de onu gören de örtüye dinin öğrettiği edebe göre davranmalıdır. Örtüyü dünya menfaatleri için kullananlar ve onun şerefini zedeleyenler mesul olurlar.

    İnsanı hayvandan ayıran en önemli farklardan biri de utanmadır. Buna hayâ denir. Hayâ kadının en kıymetli sermayesi ve en güzel süsüdür. Bir kadın hayâsını korumak için hayatını verse değer; çünkü hayâ gidince elde etten ve kemikten başka bir şey kalmaz.
    Örtü edebe, edep cennete götürür. Yüce Allah örtüsünü ve edebini koruyan erkeklerle kadınlara affını, cennetini ve cemâlini müjdelemiştir. Ahzâb 33/35.
    Bu müjdeye ulaşanlara ne mutlu!


    Örtünmenin Sınırı

    Örtünmenin amacı bakılması haram olan yerleri kapatmaktır. Bu yerler kadınlarda el ve yüz dışında bütün bedenidir. Zor durumda ayaklar için de ruhsat vardır. Kadın namazda veya yabancı erkeklerin yanında eli ve yüzü hariç bütün bedenini örtmelidir. Örtü altından sarkan saçların da örtülmesi gerekir.

    Başın yüz kısmı hariç, diğer bütün yerleri örtülmelidir. İç elbise üzerine giyilen dış örtü ayak topuklarına kadar inmelidir. Kollar da el bileklerine kadar kapalı olmalıdır.
    El ve yüzün namazda ve namaz dışında örtülmesi gerekmez. Ayaklar için de ruhsat vardır fakat zaruret yoksa örtülmesi daha güzeldir. Ayakların açık kalması hacetten kaynaklanınca, bir günah olmaz.

    Nitekim, "Kadınlar süslerini (yabancı erkeklere) açmasınlar" Nûr 24/31. âyetinde "kendiliğinden görünen yerler müstesnadır" ifadesiyle bedenden bazı yerlerin açık kalabileceğine işaret edilmiştir.

    Âyetlerdeki emre bakılınca örtünmede kadın için iki parçalı bir giysi şekli ortaya çıkar. Birincisi saç, boyun ve göğüsleri örten ve omuzlara doğru yakaların üstüne salınan baş örtüsü; ikincisi ise dış giysidir.


    Dış giysi de iki şekilde olabilir:

    1. Baş örtüsünün üstünden, bedeni aşağıya kadar örten büyük parça giysi.
    2. Baş örtüsünün altında boyundan aşağı topuklara kadar örten dış giysi.

    Örtünmenin gayesi, avret yerlerini örterek kendini ve karşıdakini haramdan korumaktır. Bunun için önemli olan giyilen elbiselerin parçası değil, özelliğidir. Şimdi bu özellikleri kısaca açıklayacağız.


    Kadının Elbisesinde Ölçü

    Elbise İnce ve Dar Olmamalı

    Kadının dış elbisesinin sık dokunmuş ve altını göstermeyen kalınlıkta olması gerekir. Cildin rengini gösterecek derecede ince olan giysi ile kadın örtülmüş sayılmaz. Bu yüzden derinin beyazlığı veya kırmızılığı belli olan elbise ile namaz geçerli olmaz ve bununla örtünme gerçekleşmez. Eğer giysi kalın olmakla birlikte uzvu belli ederse ve hacmi ortaya koyarsa, bu çirkin görülmekle birlikte namaz geçerli olur. Şâfiîler’e göre vücut hatlarını belli eden böyle bir dar giysi ile namaz kılmak kadınlar için mekruhtur, erkeklerin de dar giysiyi terketmesi daha uygundur.

    Kadın buna dikkat etmelidir. Giysinin geniş ve altını göstermeyen nitelikte olması gereklidir. Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ'nın (r. ah) ince giysilerle Peygamber Efendimiz’in yanına gelince Allah Resûlü ondan yüz çevirerek onu şöyle uyarmıştır:

    "Bir kadın erginlik çağına girdiğinde onun elleri ve yüzü dışında bir yerinin yabancı erkeklerin yanında açması helâl olmaz." Ebû Davud, Libâs, 31

    Hz. Peygamber'e (s.a.v) Mısır yapımı bir elbise hediye edilmişti. Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) onu Hz. Üsâme'ye (r.a) verdi. O da hanımına verdi. Resûlullah (s.a.v) elbiseyi Hz. Üsâme'nin üzerinde göremeyince, ne yaptığını sordu; o da hanımına verdiğini söyledi. O zaman Hz. Peygamber (s.a.v),

    "Eşine söyle, altına bir gömlek giysin. Çünkü vücut şeklinin ortaya çıkmasından korkarım" Ahmed, Müsned, 5/205. buyurdu. Zira elbisenin kumaşı sık dokunmuş olmakla birlikte altını belli edecek derecede ince idi.

    Âlimler bu hadisin açıklamasında şöyle demiştir:

    "Bu hadise göre, kadınların bedenlerini vücut hatları belli olmayacak şekilde bir giysi ile örtmeleri gerekir. Avret yerini örtmek için bu şarttır. Giysinin altına ayrıca bir gömlek giyilmesinin emredilmesi, onun ince olması ve vücut hatlarını göstermesi yüzündendir."

    Şu hadis-i şerif de ince elbisenin tehlikesini haber vermektedir:

    "Ümmetimin son dönemlerinde öyle kadınlar çıkar ki onlar görünürde giyinmişlerdir, fakat (elbiselerinin inceliği, darlığı ve kısalığından) çıplak hükmündedirler. Onlar saçlarını toplayıp öyle şekil verirler ki başları deve hörgücüne benzer. Onlar cennete giremez ve cennetin kokusunu bile alamazlar." Müslim, Libâs, 125.


    Baş Örtüsünde Ölçü

    Baş örtüsü, başı tamamen örtmelidir. Bu örtü, kadının bütün saçlarını, boyun ve göğüs kısımlarını örtecek ve bunlardan hiçbir şey göstermeyecek şekilde olmalıdır.
    Başa örtülen şeyin maddesi ve şekli kadının maddî durumuna, yaşadığı iklime, alıştığı örfe ve çalıştığı işe göre değişik olabilir. Maksat, örtülmesi gereken yerleri örtmektir.
    Başörtüsünde dikkat edilecek bir önemli husus, kadının saç şeklini ve modelini belli etmemesidir. Hz. Peygamber (s.a.v), bazı kadınların başlarını örttüğü halde, örtü altındaki saçlarına verdikleri tuhaf şekiller yüzünden lânete uğradıklarını, Ahmed, Müsned, 2/223. bu şekilde kıldıkları namazların bile kabul edilmediğini haber vermiştir. Bezzâr, Müsned, nr. 3015.

    Hz. Âişe'nin (r.ah) huzuruna altını gösteren ince başörtülü bir gelin getirilmişti. Onu şöyle uyardı:

    "Nûr sûresine inanan bir kadın bunu örtünmez."

    Başa örtülen şey, sırf erkeklere ait bir giysi olmamalıdır. Bir de diğer bâtıl din veya görüşlerin özel alâmeti olan giysilerden sakınmalıdır.

    Örtü ile de güzellik gösterisinde bulunmak, dikkat çekmek ve şehveti tahrik etmek mümkündür. Hatta kadın bazan cazibeli bir örtü içinde daha dikkat çekici olabilir. Örtü bunlara alet edilmemelidir.

    Örtü bir ibadettir. İbâdet Allah rızâsı için yapılmalıdır. Örtü edebince yapılırsa ibadet olur; yoksa âfete dönüşür.
    Bir kadının kötü niyetli de olsa örtülü olması, iyi niyeti olup açık gezmesinden daha hayırlıdır.



    Semerkand Araştırma Merkezi
    CUMA SOHBETLERİ
    Semerkand Yayınevi nin Büyük Katkılarıyla

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443
    Alıntı Mehdikonya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Anlamıyorum bu insanların türbanla peçeyle alıp veremediği ne ? Yahu takmayan takmasın,örtünmeyen örtünmesin ve çıplak gezmek isteyen gezsin. Ama bu türban yasağı nedir yahu?
    Bu yasak türbana değil islama yöneliktir. Allah herşeyi bilir ve adildir. Herkes yaptığının karşılığını alır.

    İslamda örtünme insan aklına göre değil Allah'ın çizdiği sınırlar ölçüsündedir. Aşağıdaki yazıyı okuyun ve karar verin. Devlet dairesinde başörtüsü olur mu olmaz mı?

    Cevabınıza göre akibet sizi bekliyor.
    Heryere girmenin bir adabı,kuralı vardır herkes bu kurallara uyarsa sorun kalmaz diye düşünüyorum...

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    insan köpeki ısırınca haber olurmuş efemm.

    gerçi kadın ne giyse haber oluyor efemm.giyinir haber olur,soyunur haber olur.bu gazatacılar işin kolayını bulmuşlar vesselam.bas iki kadın resmi sat gazatayı.genelde çıplak basayorlar, aradada böle haberlerle korkutuyolar ki bak örtünürlerse göremessiniz bu resimleri heeee die.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339
    Alıntı Mehdikonya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Anlamıyorum bu insanların türbanla peçeyle alıp veremediği ne ? Yahu takmayan takmasın,örtünmeyen örtünmesin ve çıplak gezmek isteyen gezsin. Ama bu türban yasağı nedir yahu?
    Bu yasak türbana değil islama yöneliktir. Allah herşeyi bilir ve adildir. Herkes yaptığının karşılığını alır.

    İslamda örtünme insan aklına göre değil Allah'ın çizdiği sınırlar ölçüsündedir. Aşağıdaki yazıyı okuyun ve karar verin. Devlet dairesinde başörtüsü olur mu olmaz mı?

    Cevabınıza göre akibet sizi bekliyor.
    Ben akibetimden yana pek aydınlık göremiyorum Tanıyan arkadaşlaırm bilirler ki kapanmak konusunda hiçbir zaman taraf olamış ve herkesi özgürce yaşamasından yana yazılar da yazmışımdır zira benim kızdığım nokta insanın kafasını örtmesi değil beynini örtmesi ve ben gittikçe bu tür örtünme ile karşılaşmaya başladım , açıkcası korkuyorum.

    Herkes dinini yaşamakta özgürdür ve nasıl inanıyor ise o yolda da ilerlemelidir ancak Allah, din, ayetler, hadisler, o bu şu ... vasıtasıyla diğer insanları akibetleri yönünde nahoş bir yaklaşımla tereddüte itmek beyinlerdeki örtünün kanıtıdır . Bırakın da herkes seçimin de özgür olsun . Örtünen örtünssün , istemeyen örtünmesin. Örtünenler okuluna gidebilsin, örtünmeyenler yolda taşlanma korkusu olmadan yürüyebilsin( ki maalesef ki ben bu acı tecrübeyi yaşayanlardanım).

    Sonuç olarak, "kardeşim canın ne istiyorsa yap tercih senin nasılsa cehennemde görürsün göreceğini" gibi yaklaşımlar insanı güzellikleri ile bilinen dinden soğutmaktan başka hiçbir işe yaramaz . Alah'ı , dini sevdirmek gerekir , Allah ile insanı korkutmak değil ...

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877
    Alıntı ümmi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    insan köpeki ısırınca haber olurmuş efemm.

    gerçi kadın ne giyse haber oluyor efemm.giyinir haber olur,soyunur haber olur.bu gazatacılar işin kolayını bulmuşlar vesselam.bas iki kadın resmi sat gazatayı.genelde çıplak basayorlar, aradada böle haberlerle korkutuyolar ki bak örtünürlerse göremessiniz bu resimleri heeee die.
    Bakıyorsun yani gazetenin arkasındaki çıplak kadın resimlerine.

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye kirmizigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    Istanbul, Turkey, Turkey
    Mesaj
    3.148
    Blog Mesajları
    22
    Rep Gücü
    18820
    kafayi örtmekle falan sekilciliukle müslümanlik olmaz kafa yapisi ve yürek
    temizligi olmali.

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Alıntı carloss´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bakıyorsun yani gazetenin arkasındaki çıplak kadın resimlerine.

    öle gazatalara verecek param yok abi...iki müslüman gazete ye aboneydik onu da kestik bir süredir.malum kriz dönemi..

  10. #10
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye -BaDe- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Nerden
    Eskişehir
    Mesaj
    1.588
    Rep Gücü
    20917
    Nasıl sevmiyorum şu peçeyi filan, üstelik Kur'an'da da böyle bir emir de yok.
    Niye ısrarla bunu yaparlar hiç anlamıyorum...

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Peçe, Fransa'da resmen yasaklanıyor
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-04-2011, 04:00 PM
  2. Traş yetmez
    mopsy Tarafından Erkek Modası Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-06-2010, 10:54 PM
  3. Iman yetmez...
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-01-2010, 09:25 AM
  4. İki gözlü peçe tahrik ediyor
    SAHARAY Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 07-10-2008, 03:10 PM
  5. Aşk Asla Yetmez....!-........
    BANDERAS Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 02-06-2008, 03:12 PM
Yukarı Çık