Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Uzay:))
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    42
    Mesaj
    11.462
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    93742

    Kene biyolojik silah mı?

    Bilimadamlarımız "CIA ve FBI'ın biyolojik silahlar listesinde Kırım Kongo da var" diyor.

    Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA) Türkiye'de ilk kez 2002'de görüldü ve 28'i bu yıl olmak üzere toplam 120 kişinin ölümüne yol açtı.

    Bu yılın ilk 3 ayında 206 kişinin kene ısırması şikâyetiyle hastanelere başvurması, hastalığı 'salgın' boyutuna taşıdı. Türkiye ile birlikte Afrika, Asya, Balkanlar ve Ortadoğu'da 30'dan fazla ülkeyi tehdit eden hastalığın tedavisi henüz bilinmiyor. Küresel ısınmanın virüsün yayılmasında etkili olduğu söylense de 'Biyolojik silah mı?' sorusu tartışmaların odağına yerleşti.

    Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümü'nden Prof. Dr. Levent Akın, bu soruya, "CIA ve FBI'ın biyolojik silahlar listesinde Kırım Kongo da var." cevabını veriyor. Ancak mikrop üreten ve kullanmaya karar veren bir ülkenin elinde bunu durduracak maddenin olması gerektiğini vurgulayan Akın, dünyada henüz bu mikrobu öldürecek maddenin bulunmadığını hatırlatıyor.

    Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Ayşen Gargılı da, virüsün biyolojik silah listesinde yer aldığını doğruluyor. Fakat, bunun Türkiye'de denendiği tezine karşı çıkıyor. Sebebini ise "Kırım Kongo solunum yoluyla bulaşmaz ve kitlesel ölümler getirmez." sözleriyle açıklıyor.

    "Çocukken ineklerden keneleri söker, öldürürdük. Hiçbir şey olmazdı. Bu kenelere ne oldu da şimdi hastalık saçıyor?" sorusu 35 yaşındaki Sivaslı Fatih Polat'a ait. Türkiye'deki hemen herkesin dilinde olan bu sorunun cevabını kimse bilmiyor. Bilinen bir gerçek var ki; hyalomma marginatum marginatum türü keneler 2002 yılından bu yana Türkiye'de hastalık saçıyor.

    İlk olarak 1944'te Kırım'da, 1956'da da Kongo'da görülen virüsün Türkiye'de 1970'li yıllarda da tek tük vakalara sebep olduğu biliniyor. Ancak ölümcül virüs taşıyan keneler Anadolu'daki 60'ın üzerindeki tür içinde hızla artıyor. 15 yıl öncesinde sayıları çok az olan keneler, şu anda en kalabalık nüfusa sahip tür olarak insanları tehdit ediyor.

    Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı üyesi Prof. Dr. Ayşen Gargılı, hastalık taşıyan kenelerin gelişimini anlatırken, bugünkü durumu 'kene salgını' olarak niteliyor. Gargılı, "Vakalardaki patlama salgının gidişatı açısından şaşırtan bir mesele değil. Olgu sayıları artarak devam eder, doygunluk noktasına çıkar ve insanlardaki bağışıklık oranı geliştikçe durur, daha sonra aşağıya iner." diyor.

    Şu ana kadar dünyadaki en büyük KKKA salgınının Türkiye'de yaşandığını dile getiren Gargılı, 'biyolojik silah Türkiye'de deneniyor' tezini doğru bulmuyor. Virüsün biyolojik silah ve terörizm listesinde bulunduğunu doğrulayan Gargılı, Kırım Kongo'nun solunum yoluyla bulaşmadığı ve kitlesel ölümler getirmeyeceği için çok etkin biyolojik silah olarak kullanılamayacağını söylüyor.

    Vakalar temmuz ayında patlama yapıyor

    Bir kene yılda 5-7 bin arasında yumurta bırakıyor. İlkbahardan itibaren toprağın üstüne çıkan keneler, önce hayvanlara yapışıyor. Daha sonra insanlardan kan emiyor. Nisanda başlayan vakalar eylül ayına kadar devam ediyor. En fazla vaka temmuz ayında görülüyor. Eylülün ortalarında keneler toprağa geri dönüyor.

    KKKA, hayvanlara ve insanlara kenelerin ısırmasıyla geçiyor. Hayvanlarda belirtisiz seyreden hastalık, insanlarda öldürücü olabiliyor. Türkiye'de vakaların yüzde 10'u ölümle sonuçlanıyor. Hastalık ani başlayan ateş, baş ve kas ağrıları, kırgınlık, halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal gibi şikâyetlerle devam ediyor. Hastalığın ilerlemesi durumunda diş eti, burun, kulak kanaması ve vücudun çeşitli yerlerinde dış kanama oluşuyor. Ankara Numune Hastanesi Mikrobiyoloji Klinik Şefi Hürrem Bodur, kene ısırdıktan 6 saat sonra virüsün salgılanmaya başlandığını belirtirken, iki hafta içinde kaybedilmeyen hastaların, KKKA'ya karşı bağışıklık kazandığını belirtiyor.

    Kelkit Vadisi'ndeki şehirlerde kene işgali var

    Orta Karadeniz, Orta Anadolu'nun kuzey kısımları, Toroslar'a kadar uzanan bodur alanlar. Virüslü kenelerin yaşamadığı yegane yer Akdeniz ve Karadeniz kıyıları. Nemli ve ıslak yerlerde yaşam sürdüremeyen bu tür keneler, Kelkit Vadisi olarak bilinen Tokat, Çorum, Yozgat, Sivas civarında yoğun olarak görülüyor. Bu illerin yanı sıra vakaların rastlandığı iller; Amasya, Ankara, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bolu, Çankırı, Çorum, Düzce, Erzincan, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, İstanbul, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Muş, Ordu, Samsun, Şanlıurfa, Yozgat, Zonguldak.

    Keneler, Amerika'da 'lyme' hastalığına, Almanya ve Avusturya ile Kuzey Avrupa ülkelerinde ise beyin iltihaplanmasına yol açıyor.

    Zaman

  2. #2
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: Kene biyolojik silah mı?

    hep isimiz gucumuz komplo teorileri, sevmedigimiz birilerinin ustune pislik atmak,bence alakasi yok

    -------genelde soyle teoriler dolaniyor meydanda
    efendim kus gribi de biyolojik silahmis,aids te,kene de vesayir vesayir birde kafalarina gore dusunce olsuturmuslar"""

    kuslarin grip olmasi, oksurmesi , cindeki gokyuzunden dusen ucak ve cinlilerin teknolojilerini icelemek icin vermemesi ile basladi. ama hastalik dunyaya ilk orada yayildi.
    sonra rusya turkiye

    simdi iyi dusunun. Bizim memleketimizin vekillerinin dusuncesinde zaten hayvan yetistirmek halkina et yedirmek gibi bir dusunce yok. Yani et fiyatlari yukselmis hayvancilik bitmis kimsenin umurunda degil.
    Dunyada en fazla et tuketen ulkeler Akilli zeki icatci guclu kuvvetli mucit ulkelerdir. Hindistan in da Her ne kadar vejeteryan da bilsek kuzey kisminda et yiyen bolumu basarilidir..basari guneye indikce duser. en acik orengi hindistandir.

    -Bizler tabii bir propaganda yapiyoruz, kirmizi et kanserojendir , saglikli degildir gibi yalanlar atip kendi beceriksizligimizi kapatiyoruz. Tavuk pilic hindi eti yiyin diyoruz.
    tabii uretici artik nasil olsa tavuk ciftlikleri tutuyor diye tavukculuga yoneliyor.
    halk ta artik fiyat pahaliligindan kirmizi eti gramla satin aliyor.
    aa bir bakiyorsunuz ki Kuslar grip olmus. bir tek onu yiyorduk. o da hasta

    siz simdi istermisiniz birde aids filan olsun, e hayvanlar arasindaki iliskiyi bilemeyiz. o da maymundan insana gecmisti hatirlarsaniz.Bizimle alakasi olabilir mi.
    hayvanlarin genetik kabahatlerini insanlarin komplo teorileriyle karistirmayin.
    kene icin kobay olarak kullaniliyoruz diyenler de var bende duydum internette
    ama kapilmayin bu bir komplo teorisi gercekle alakasi yok . inanmayin
    --------
    Bence asil problem Kuresel isinma , kuresel isinma kendisi ile birlikte bazi sicakta yasayan canlilari memlekete getirdi. Bunlar denizlerde de var. okyanus deniz analari , Ve bir cins tehlikeli balik diger baliklari yiyor. ve gercekten de Kizildenizde bu balik turu var. onceki yazdiklarim sadece komplo teorisi. Dunyadaki sicaklik degisiklik farki memleketimizi etkiliyor

Benzer Konular

  1. Kırım kongo biyolojik silah mı?
    YukseLL Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 10-12-2013, 02:43 PM
  2. Biyolojik Sözlük
    İnci Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-01-2010, 01:18 PM
  3. Kene gibi yapışmak
    ayybben Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-10-2009, 06:20 PM
  4. Kene
    dogangunes Tarafından Evcil Hayvanlar Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 02-09-2008, 05:34 AM
  5. Biyolojik Silahlar
    dogangunes Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 24-06-2007, 11:43 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık