2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 19 Toplam: 19
  1. #11
    Tecrübeli Üye toprak81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Yaş
    36
    Mesaj
    456
    Rep Gücü
    458

    Cevap: Kızıldere katliamı......

    36 yıl sonra Kızıldere'yi anlattı
    Tam 36 yıl önce bugün yaşandı Kızıldere Katliamı... 12 Mart muhtırası sonrası idamlarına karar verilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan'ı ipten kurtarmak için 11 THKP-C (Türkiye Halk Kurtuluş Parti-Cephesi) militanı NATO dinlenme üssünde görevli İngilizleri kaçırdı. İngilizlerin hayatına karşı Deniz ve arkadaşlarının hayatı! Amaçları buydu, hükümetle pazarlık yapabilmek... Ama Tokat'ın Niksar ilçesinin Kızıldere köyünde kıstırıldılar. Sığındıkları, kapana kısıldıkları evde havan mermileriyle katledildiler. İçlerinden sadece biri, Ertuğrul Kürkçü, evin samanlığına saklanarak sağ kurtulabildi. 14 yıl hapis yattı ama hayatını yeniden inşa etmeyi başardı. Yıllar sonra onu yeniden hatırlamamıza vesile olan ise atv'nin Hatırla Sevgili dizisi oldu. Geçen hafta yayınlanan bölümüyle bütün Türkiye'yi ağlatan dizide, kendi deyimiyle 'birdenbire zuhur etmiş olsa da' üzerindeki sis bulutu hâlâ dağıtılmamış bu trajedinin tek tanığı olarak kapısını çaldık... Sorumluları hâlâ serbest olan katliamın yıldönümüne denk geldi bu buluşma. Hâlâ öfkeli sesiyle; yaşadıklarını, hissettiklerini yeniden anlattı... Benim için en acıklısı neydi biliyor musunuz? Bir babayla oğulun küs ayrılmalarıydı...
    Devrimle neyi hayal ediyordunuz peki?
    - Yakalandığım zaman şöyle bir somutlukla sordular: 'Nasıl bir hükümet kuracaktınız?' Hiç düşünmemiş olduğumu fark ettim! (gülüyor) Ama bence tavrım gerçekçiydi çünkü nasıl bir hükümet olacağı, nasıl bir devrim olacağına bağlıdır. Bir toplumsal hayal elbette vardı ama ta en başta benim açımdan bir devrimin en çok düzelteceğini umduğum şey, çocukların gelişmeleriydi, yani bir devrim bunu yapmalıydı. Ben lisedeyken nüfus sayımında İzmit'in en yoksul mahallelerinde sayım yaptım evlerin içine girip. O kadar çok yoksulluğu, o kadar yoksunluğu, o kadar çok acıyı bir günde, bir arada gördüğümü hiç hatırlamıyorum.

    - O gün mü kararınızı verdiniz yolunuzu seçmek için?
    - O gün bunlara gözümüzü kapayarak yaşayamayacağımıza karar verdim, içimin sızısı hiç dinmedi. Sobasız evlerde çıplak ayakla ders çalışmaya çalışan çocukları gördükçe, ne kadar çaresiz bırakıldıklarını gördükçe bir şey yapmak lazım diye düşündüm. Hiç kimsenin çocuğundan farklı değillerdi, sadece fırsatları yoktu...

    - Devrim hayaliniz öncelikli olarak eşitlikti yani?
    - Evet birincisi bu eşitliğin sağlanması ihtiyacıydı. İkincisi ABD'nin baskılarına duyulan öfke, yani bağımsızlık arzusu. Türkiye niçin kararlarını kendi verebilen bir ülke değil, niçin muhtaç, niçin dilenmek zorunda? Üçüncüsü, enternasyonalizm. Yani ezilen başka ülkelerin dertleriyle de dertlenmek. Biz büyürken kitle hareketi de büyüdü, köylüler toprak, işçiler fabrika işgal etmeye başladılar. Türkiye'de herkes şunu gördü; kaderimizi değiştirebiliriz!

    DENİZLER İÇİN BİR ŞEY YAPMADAN DURAMAZDIK

    - Kızıldere olayı nasıl gelişti, nasıl bir ruhla gittiniz oraya, ne yapmayı planlıyordunuz?
    - Mahirler'in cezaevinden kaçışları sonrası büyük bir takip başladı, peş peşe tutuklamalar sonunda büyük şehirlerde yaşama şansımız kalmadı. Yegane bağlantımız Fatsa civarındaydı, oraya gitmek zorunda kaldık. İkincisi de, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını önlemek konusunda bir karar vardı. Fatsa basılınca İngiliz teknisyenlerin, Denizler'in hayatları karşılığında kaçırılmalarına karar verdik. Kızıldere köyüne gitmemiz de; bu köyün bizi saklamaya amade olmasından, köylülerin bizim tarafımızı tutmasından değildi tabii. Sadece orada bir tane evi biliyorduk ve dört arkadaşımız oradaydı. Biz yapabileceğimiz son şeyi, yapabileceğimiz son yerde yapmış olduk.

    - İnanıyor muydunuz bu insanlar karşılığında hükümetin pazarlık yapacağına?
    - Herkes bunun böyle olmayacağını biliyordu.

    - Bir şeylere tutunma ihtiyacı mıydı sizinki?
    - Hiçbir şey yapmadan duramazdık. Çünkü sıkışmıştık ve Denizler idama götürülüyordu. Tabii kimse dönüp birbirine 'Yahu duygun nedir?' diye sormadı ama 'hayatımızın son adımını onurlu atmak' duygusu egemendi o an hepimize.

    - Bir çatışmaya girdiniz, pek çok insan öldü, bir tek siz saklanmayı başardınız. 'Ajan', 'muhbir' denildi size bu yüzden. Ne hissettiniz bu kadar yıl?
    - Açıkçası bugüne kadar kimse yüzüme karşı böyle bir suçlama yapmadı. Bunlar devrimci hareketin dışındaki eğilimlerin dili; bir politik mücadelede sıkışıldığında, sıra belden aşağı ve arkadan vurmaya geldiğinde kullanılan silahlardan biri.

    - O evde kaç kişiydiniz?
    - 11 kişiydik; üç de İngilizler 14.

    - Katliam sırasında herkes öldürülürken samanlığa geçmeyi nasıl başardınız?
    - Bu ayrıntıları konuşursak her şeyi sırayla anlatmam gerekir. Fakat olayların sırası böyle olmadı. Herkes, evin içerisine girilerek öldürülmedi. Dışardan havan toplarıyla ateş edildi, ev çöktü, arkadaşlarımın ellerindeki bombalar patladıktan sonra, sağ kaldığım için kendimi başka bir tarafa atma fırsatı bulabildim.

    - Babanız ele geçirilen cesetler arasında sizi teşhis edemeyince yakalanmışsınız. İçin için babanıza kızdınız mı hiç?
    - Ona kızamam tabii. Ama böyle bir şey olmasaydı ertesi akşam oradan kaçabilirdim. Çünkü ben ne olduğunu anlayamadığım için kaçamadım; hâlâ beni aradıklarını, köyde pusu olduğunu sanıyordum. Gün ağardıktan sonra fark ettim ki beni öldü sanıyorlar! Niye? Çünkü evin sahibi bizim 11 değil 10 kişi olduğumuzu söylemiş. Arkadaşlarımızın da yüzleri tanınmıyordu. Ben bunları nereden bilebilirdim? Fakat babam gelip ben diye gösterdikleri bedeni 'Bu benim oğlum değil,' diye teşhis edince arama yaptılar.
    alıntı sabah

  2. #12
    güney
    Misafir..

    Cevap: Kızıldere katliamı......

    30 Mart 1972’de Tokat’ın Niksar İlçesinin Kızıldere Köyünde katledilen THPK-C ve THKO savaşçıları Mahir Çayan, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Ertan Saruhan, Saffet Alp, Sabahattin Kurt, Nihat Yılmaz, Ahmet Atasoy, Cihan Alptekin ve Ömer Ayna Türkiye'nin pek çok yerinde yapılan etkinliklerle anıldı.

    Ankara

    Ankara’da yüzlerce kişi Kızıldere’de hayatını kaybeden devrimcileri anmak için Karşıyaka mezarlığında bir araya geldi.

    30 mart 12.00’den itibaren Karşıyaka mezarlığına gelen çok sayıda kitle örgütü, dernek ve devrimci yapılar oluşturdukları kortejlerle Karşıyaka 2 No’lu giriş kapısından önce Mahir Çayan ve Ulaş Bardakçı’nın mezarlarına yürüdüler. Ardından da Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın mezarları ziyaret edildi.

    Gerçekleştirilen anma etkinliğinde Ankara Devrimci 78’liler Derneği, 68’liler Dayanışma Derneği, HÖC, SDP, Devrimci Gençlik, ÖDP, Devrimci Gençler ve Odak pankartları yer aldı. Ankara Devrimci 78’liler Derneği Başkanı Ruşen Sümbüloğlu Mahir’in mezarı başında bir konuşma yaparak Kızıldere şehitleri ve dönemin devrimcilerinin Türkiye devrimci tarihine siper yoldaşlığı armağan ettiğini dile getirdi.

    Karşıyaka mezarlığında yüzlerce kişinin katılımı ile düzenlenen ortak anma etkinliğinin yanı sıra çok sayıda grup ayrı bir anma programı düzenledi. Saat 13.00’de gerçekleştirilen ortak etkinlik öncesi Devrimci Gençlik dergisi okurları Çayan ve Bardakçı’yı mezarları başında andı. Yapılan bir konuşma ile Kızıldere’nin ve orada yaşamını kaybeden ON’ların Türkiye devrimci mücadele tarihindeki yerleri hatırlatılarak onların açtığı yolda aynı kararlılık ve cesaretle bugün binlerin yürüdüğü ifade edildi. Konuşma sonrası “Rüzgarda yürüyen adam” şiiri okunarak ortak anma etkinliğine geçildi.
    Mersin

    Kızıldere’de yaşamını yitiren devrimciler Mersin Halkevi Şube binasında yapılan bir etkinlikle anıldı. Etkinlik saygı duruşuyla başladı. Anmada Kızıldere'ye gelinen süreçte yaşananlar ve dönemin şartları ve Mahir Çayan'ın Türkiye devrimci hareketine katkıları anlatıldı.

    Kızıldere ve öncesinin anlatıldığı kısa bir film gösterimin yapıldığı anma hep beraber söylenen şarkılar ve marşlarla sona erdi. Anma yaklaşık bir saat sürdü.

    Adana

    Adana’da Halkevi İsmet Gökdemir Kültür-Sanat Salonu’nda gerçekleştirilen bir etkinlikle Kızıldere direnişçileri anıldı.

    30 Mart saat 14.00 gerçekleşen etkinlikte, Halkevci gençlerle Türkiye sol muhalefetin en canlı dönemini yaşayan 78 kuşağı temsilcileri buluştu. Etkinlikte dönemin tanıkları gençlerin sorularını yanıtladı. Soruları yanıtlayan Ali Uçak; Kızıldere direnişinin devrimci dayanışma ve politik-pratik netlik adına sol tarihe kazınmış bir eylem olduğuna vurgu yaptı. Ayrıca Öğrenci Kolektifleri ve Liseli Genç Umut temsilcileri de birer konuşma yaptılar.

    Öğrenci Kolektifleri adına yapılan konuşmada; Üniversite eğitiminin piyasalaştırılmasına, AKP ve sermaye eli ile yürütülen gericilik politikalarına karşı mücadele verdiklerini ve bugünün Kızıldere çizgisinin bu mücadelede anlam bulduğuna değinildi. Liseli Genç Umut tarafından konuşmada ise; liselerde gerici, piyasacı, otoriter eğitime karşı mücadele verdiklerine ve özgür, bilimsel, demokratik bir eğitim sağlanmasında Kızıldere direnişinin önlerine ışık tuttuğunu belirttiler.

    Ayrıca etkinlikte dönemin görüntülerinin yer aldığı bir belgesel gösterimi yapıldı. Etkinlik sonunda ise Halkevleri müzik grubu tarafından şiir ve müzik dinletisi gerçekleştirdi.

  3. #13
    güney
    Misafir..

    Cevap: Kızıldere katliamı......

    Kızıldere'nin 36. Yılında...-

    Bazı olaylar vardır ki, ülkenin tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilirler. Kızıldere'de 30 Mart 1972'de, 10 devrimci arkadaşımızın ve 3 İngiliz teknisyenin 12 Mart askeri darbecileri tarafından öldürülmesi de, 1968 gençlik hareketinin liderleriyle ilgili tasfiye hareketinin bir anlamda son noktasının konulmasıydı denebilir.

    Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Ankara Mamak Askeri Cezaevi'nde yanı başımızdaki hücrelerde bir anlamda haklarında verilen idam kararının son aşamalarını yaşıyorlardı. Mahir Çayan, Ömer Ayna, Cihan Alptekin, Ziya Yılmaz ve Ulaş Bardakçı, bir süre önce İstanbul Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçmışlardı.

    Ulaş, kaldığı evde basılıp öldürülmüştü. Ziya Yılmaz ise yaralı yakalanmıştı. Mahir Çayan ve arkadaşları, 12 Martçıların baskıları nedeniyle kendilerini kapana kıstırılmış gibi hissediyorlardı. Bu arada Koray Doğan Ankara'da Mahir'lere yardım ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınmak istenirken öldürüldü.

    ***

    Denizler idam hücresinde beklerken, Mahir'lerin sessiz kalmaları mümkün değildi. Onları kurtarmak için bir şeyler yapmaları gerektiğine inanıyorlardı. Ancak koşullar çok kötüydü ve Mahir'lerin çevresindeki kuşatma artıyordu.

    Sonunda Karadeniz'deki İngiliz üssünü basıp İngiliz teknisyenleri kaçırmaya karar verdiler. Aslında bu eylem 1968 kuşağının cezaevinde olmayan liderlerinin neredeyse son ve kritik eylemiydi.

    ***

    12 Mart 1971 askeri darbesinin arkasındaki nedenleri zaman içinde daha iyi anlamaya başladık. Ordu içindeki iki askeri kanat arasındaki çatışma bir darbeyle sonuçlanmıştı. Darbeciler birbirlerini alt edebilmek amacıyla alttan alta çekişirken, darbe sola karşı bir imha hareketine dönüşmüştü.

    1960'lı yıllarda yükselen sol hareket, darbecilerin hedefiydi. Gençlik hareketinin liderleri, öğretmen hareketinin, kitle hareketinin, işçi hareketinin liderleri, ilerici öğretim üyeleri askeri cezaevlerine kapatıldılar, ağır baskılarla yüz yüze geldiler.

    ***

    12 Mart 1971 müdahalesi, bir iç hesaplaşma gibi başlasa da, iktidardaki Süleyman Demirel hükümetini hedef almış gibi gözükse de, sol hareketi ezmeye girişti.

    Sol örgütler arkası arkasına kapatıldı ve yargılandı. Dev-Genç, TİP, TÖS, DİSK davaları gibi büyük davalar açıldı. Binlerce insan gözaltına alındı, işkence tezgâhları kuruldu. Askeri cezaevleri solcularla dolduruldu; askeri savcılar, idam talebiyle yüzlerce solcuyu mahkemeye sevk ettiler.

    ***

    Kızıldere'yi de bu tablo içinde anlamak gerekiyor. O dönemin gençliği, dünyada gelişen devrimler ve direnişlerden etkilenmişti. Küba'da Fidel Castro ve arkadaşları Amerikancı Batista rejimini yıkarak bir devrim gerçekleştirmişlerdi.

    Vietnam'da komünistler önderliğinde ABD işgaline karşı bir kurtuluş savaşı yürütülüyordu. ABD işgalcileri dünyanın dört bir yanında gösterilerle lanetleniyordu. Türkiye'de de Vietnam işgali karşıtı gösteriler yapılıyordu.

    Vietnam'da ABD'nin uğradığı yenilgi yeni umutlara kapı açıyordu. Devrim beklentisini tüm dünyaya yayıyordu. 68 gençliği, bu umutların içinde oradan oraya koşuyor, geleceğe umutla bakıyordu.

    ***

    Tabii her yeni umut, kurulu düzenin baskısını da beraberinde getiriyordu. Gençler, devlet yanlısı ülkücü çetelerin saldırısına uğruyor, kurulan pusularda öldürülüyordu.

    12 Mart, 68'le yükselen solun hesabının sorulması hamlesiydi. Bizler devrim için umutlarla dolu eylemler yaparken, darbeciler daha baskıcı bir rejimin hazırlıklarını yapıyordu.

    Kızıldere'de 36 yıl önce 10 devrimci genç imha edildi. Orada bu imha hareketine katılanlar daha sonraki yıllarda da, Türkiye'nin kaderi üzerinde rol oynadılar. 12 Mart'ın generalleri, savcıları, işkencecileri siyasi hayatımızda varlıklarını sürdürdüler. Daha etkili yerlere geldiler.

    ***

    Kızıldere'nin 36. yılındayız. Arkadaşlarımızın vahşice öldürülmesinin yıldönümünde bir grup 68'li arkadaşımız Kızıldere'ye gittiler, onları öldürüldükleri yerde anıyorlar.

    Kızıldere, bize tarihimizle yüzleşmemiz gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Kızıldere, bu ülkeyi ölümler ve acılarla yönetmeye alışmış bir geleneği sorgulamamız gerektiğini gözler önüne seriyor.

    Kızıldere'de yitirdiğimiz sevgili arkadaşlarımızı hep sevgiyle anacağız.

    Onlar bizim kuşağın gözüpekliğinin ve fedakârlığının temsilcileriydiler...

    ORAL ÇALIŞLAR...

  4. #14
    güney
    Misafir..

    Cevap: Kızıldere katliamı......

    İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampusü Fen-Edebiyat Fakültesi’nde, 36 yıl önce Kızıldere’de yaşamını yitiren devrimcileri anmak isteyen öğrenciler özel güvenlik görevlilerinin ve çevik kuvvet polislerinin saldırısına maruz kaldı. Saldırıda 26 öğrenci gözaltına alındı.

    Devrimci Gençlik tarafından Kızıldere katliamının yıldönümü olması vesilesiyle Edebiyat Fakültesi kantininde “Geçmişi hatırlamak bugünü anlamaktır” başlığı ile bir anma organize edilmişti. Öğrenciler anmaya başlamadan önce özel güvenlik görevlileri gelerek öğrencilerin Kızıldere ile ilgili slayt göstermesini engellemek istediler. Öğrenciler buna rağmen devrim şehitleri için saygı duruşu ve Kızıldere’nin anlam ve önemi üzerine konuşmalarla anmaya başladılar. Sıra slayt gösterisine geldiğinde özel güvenlikler gösterinin yapılmasını engellemek için öğrencilere müdahalede bulundu. Güvenliğin müdahalesi üzerine kantin birden bire karışırken fakültenin hemen dışında bulunan polis fakülte içerisine girerek güvenlik görevlileriyle birlikte öğrencilere saldırdı.

    Polis ve güvenliğin cop ve sandalyeler kullanarak gerçekleştirdiği saldırı sonucunda çok sayıda öğrenci yaralanırken 26 öğrenci de gözaltına alındı. Gözaltına alınan öğrenciler Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüler.

    Arkadaşlarının gözaltına alınması üzerine İstanbul Üniversitesi öğrencileri saat 15.30’da Edebiyat Fakültesi girişinde bir basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada bu olayın İstanbul Üniversitesi’nde ilk kez yaşanmadığı geçtiğimiz dönemden bu yana polisin üniversitedeki her etkinliğe müdahale ederek öğrencileri gözaltına aldığı belirtilirken AKP’nin sahte demokrasisinin dün SSGSS’ye karşı yapılan eylemlerde bugünse üniversitede yapılan polis saldırısında yalanlandığının altı çizildi.

    Gözaltına alınan öğrencilerin serbest bırakılmasının istendiği basın açıklamasında “Bizler üniversite öğrencileri olarak omuzlarımızda taşıdığımız sorumluluğun farkındayız. Bugün ülkemiz emperyalizmin, faşizmin ve gericiliğin karanlığına teslim edilmektedir. Bizlerse dün bu sıralardan çıkıp bu ülkede anti-emperyalist, anti-faşist mücadeleyi başlatan Denizlerin, Mahirlerin yolunda ilerlemeye devam edeceğiz” denildi.

    Sendika.Org-İstanbul

  5. #15
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Kızıldere katliamı......

    Alıntı PAM.aRt´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    thko atatürkün ilkelerini mi savunur?????bu nerde yazıyor çok merak ettim
    türkiye halkın kurtuluşu ordusu öylemi?
    türk silahlı kuvvetleri var .onlara gerek varmı?

    Pamart'a katılıyorum...
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  6. #16
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    2
    Rep Gücü
    10

    Cevap: Kızıldere katliamı......

    Alıntı Karakarizma´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok güzel demişsiniz be Sheytan,

    Tam demokrasi ve gerçekten demokratik Türkiye....

    ama bazı görüşlerinizde demokasiden tek bir paye bile göremiyoruz bazen?
    Hay Allah neden acaba.
    Sizinle aynı görüşü savunmuyor diye demokrasiye sekte mi vuralım.

    O dönem madem şehit edilen sözde kahramanlar'ın!!! öldürdüğü veya öldürmeye kalktığı insanlar nedir?
    Onlar Teröristmidir acaba? Çok merak ettim bu konuda ne düşündüğünüzü.

    birde Atatürk'ün sadece bir dediğini yapıpta kalan diğerlerini yapmak Atatürkçülükmüdür cidden???

    Ha inanıyorum ki deniz Gezmiş ve arkadaşları kendi fikirleri doğrultusunda Türkiye'nin kurtuluşunu savunuyor idiler.
    Ama sanki birilerinin oyununa gelmiş gibi idiler.

    Birilerinin oyununa gelenler onlar mıydı?Yoksa amerikan usaklıgını yapan milliyetcigiz die geçinip kendi milletinin işçisinin, köylüsünün çektiği çileleri görmezden gelenler mi?Arkadaslar sürü psikolojisi içinde olmayın,okuyun , araştın...

  7. #17
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    2
    Rep Gücü
    10

    Cevap: Kızıldere katliamı......

    KIZIL DERE


    ölüm onları apansız yakalamadı
    ülkemizin uçsuz bucaksız sıradağlarında ve ovalarında
    kentlerin yoksul mahallelerinde
    ve uğuldayan meydanlarında
    kuşatmalar altında ve barikatlar arkasından
    sömürüye zulme boyun eğmemenin onuruyla
    ölümün üstüne yürüdü onlar
    tereddüt etmediler yok
    “biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik” diyerek
    türkülerle, marşlarla karşıladılar ölümü
    özgür ve eşit bir gelecek için
    canımızdan bir parça koparırcasına
    en iyilerimizi verdik toprağa
    onlar, yaratılan devrimci değerlerin
    onurun, erdemin, inancın simgeleri olarak
    yüreklerimizi dolduruyor
    bilincimizi aydınlatıyor
    bizi kopmaz bağlarla bağlıyor devrime...

    oy dere kızıldere
    böyle akışın nere
    onlar biter mi sandın
    sana can vere vere oy...

    dere bizim evimiz
    suyu alın terimiz
    söyle nedendir dere
    vurulur gençlerimiz oy...

    dere böyle durulmaz
    gence kurşun sıkılmaz
    sanma faşist olandan
    bir gün hesap sorulmaz oy...

  8. #18
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Nerden
    adana-ankara
    Mesaj
    24
    Rep Gücü
    609

    Cevap: Kızıldere katliamı......

    düşenler devrim için,

    devrim yolunda vuruşarak düştüler.

    kalbimize,ruhumuza ve bilincimize gömüldüler....

    onlar; KURTULUŞA KADAR SAVAŞ şiarını devrim yolunda kanlarıyla yazdılar...

    yolumuz devrim yolunda düşenlerin yoludur.....

    KURTULUŞA KADAR SAVAŞ...

  9. #19
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesaj
    13
    Rep Gücü
    10

    Cevap: Kızıldere katliamı......

    Alıntı PAM.aRt´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    katliyam mı?10 thko üyesi üldüğü için mi?o zaman siz ölen pkklılar için de katliyam mı diyorsunuz.700 e yakın terörist öldü .şimdi ne tapalım?bu günüde onlaramı ayıralım
    denız gezmıs asılmadan once bıle ATATURK DEVRIMCILGINI ve ataturkun yolunda oldugunu savunmustur.yanı pkk ya fln benzemez onlar yaptıkarı ne kdr dogrudur tartısılır ama kacırmaktan baska sansları yoktu koseye sıkısmıslardı gecen gun gastede okudum o katlıyamdan tek sag kurtulan bırı vardı adını hatırlamıyorum roportaj yapılmıs bence bosu bosuna kacırdık ama koseye sıkısmıstık denızın bunu yapmamızla kurtulmıycagını bılıyoduk ama bı seyler yapmak ıstedıgımız ıcın yaptık demıs elımız kolumuz baglı duramazdık gıbı bı sey demıs benım en yakın arkadaslarımı bırılerı kacırsa rehın alsa bende her turlu delılıgı yaparım helal olsun

Benzer Konular

  1. Sivas Katliamı'nın 20. Yılı
    SOSYALİST Tarafından Şikayet ve Protesto ediyoruz Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 09-11-2016, 05:20 PM
  2. Masumların Katliamı
    mopsy Tarafından Resim Heykel Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-07-2010, 09:55 PM
  3. Yaralı Diz Katliamı
    diojen Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 20-09-2009, 10:12 PM
  4. Halepçe Katliamı
    YukseLL Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 06-11-2008, 04:24 AM
Yukarı Çık