3. Sayfa, Toplam 3 BirinciBirinci 123
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 22 Toplam: 22
  1. #21
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesaj
    16
    Rep Gücü
    16

    Cevap: İran'lı felsefe öğretmeninin Kaleminden

    "Siyasal İslam Tehliesi" başlıklı konuya cevaben 25.01.2008 tarihinde bir yazı yazarak benzer tehlikeye dikkat çekmeye çalışmıştım.İran'da yaşanan bu insanılık dramının,insanılık suçunun magdurlarından bir aydının haykırışlarına ve uyarılarına kayıtsız kalmamak adına bu yazıyı yazıyorum.Ne diyor bu değerli eğitimci? "Ülkenizdeki siyasal ve ekonomik tüm gelişmeler 1979 öncesi İran'ı ile çok benzeşiyor, aman dikkat, Cumhuriyet'inize sahip çıkın ve Atatürk'ün yolundan ayrılmayın" diyor. Şimdi izninizle aklımızın erdiğince,dilimizin dödüğünce bu dostumuzun yaşadıklarına paralel birkaç şey de ben söylemek istiyorum.Öncelikle küçük bir yanlışı düzelterek konuya girmek istiyorum.1979 Ve sonrası İra'da yaşanan süreç devrim değil,tamamen bir karşı-devrim hareketi idi.Karşı-Devrim'in oluşmasında üç ana faktörün rolleri hiçte azımsanmayacak ve bağışlanmayacak boyutta idi.Bunlar;
    1) Sınıf Sendikaları
    2) Sol ve Ulusal cephe
    3) Burjuvazi

    1) Sınıf Sendikaları; 1970'lerin ortalarından itibaren İran işçi sınıfı uluslararası
    işçi sınıfının deneyim ve yardımları ile büyük sıçrama yaptı. Öncelikle ücret adaletsizliğinin ortadan kaldırılması, iş güvencesi, çalışma koşullarının düzeltilmesi,çalışma sürelerini kısaltılması ve diğer sosyal hakların alınması noktasında büyük mesafe katettiler. İşçi sınıfının öncülüğünü ise petrol ve sanayi işçileri yürütüyordu.Bu iki kesimin işçileri hizmet sektörü ve tarım sektörüne nazaran çok daha bilinçli ve politik idi.Sokaklar "kahrolsun Şah,yaşasın işçi sınıfının mücadelesi,yaşasın sınıf sendikacılığı"nidaları ile çınlıyordu. 1978'İn sonlarında "İşçi Şuraları" kuruldu ve bu şuralar aracılığı ile taleplerini dilegetirerek haklarını alabiliyorlardı.Şuraların ortak kararı ile de "İran İşçileri Kurucu Meclisi"ni oluşturdular.Amaç İran'da işçi sınıfının öncülüğünde bir devrim yapmak ve iktidara ortak olmaktı. Ama olmadı.Ayetullah Humeyni ülkeye tam eğemen olduğu an işçi örgütlerini kapattı ve yöneticilerini tutuklattı veya kurşuna dizdirtti.
    Yanılgı 1) Dünyanın hiç bir ülkesinde işçi sınıfı "Öncü Parti" si olmadan iktidarı elegeçiremezdi.Geçirse de uzun süre iktidarda kalamazdı.(" Paris Komünü" yanılmıyorsam 79 gün sürmüştür.)
    Yanılgı 2) İşçi sınıfı sendikası kendini parti yerine koyamazdı.
    Yanılgı 3) Sınıf sendikası işçi sınıfının diğer müttefikleriyle ve katmanlarla dayanışma veya eylem birliği içerisinde değildi.
    2) sol ve Ulusa Cephe;
    Bir çok fraksiyonun da içinde olduğu Ulusal Cephe üç asıl ana gövdede oluşmakta idi. Bunlar;İra Komünist Partisi TUDEH,Halkın Fedaileri ve Halkın Mücahitleri idi.Şah'ın devrilmesine yönelik eylemleri yurt geneline yaymalarına ve tüm İran'ı politik bir arenaya çevirmelerine karşın,işçi sınıfı ve diğer bağlaşıklarına öncülük edememeleri,"geliyorum diyen" kara tehlikeyi görmeme nedeniyle tarih önünde sınıfta kalmışlardır. Sınıfta kalmalar bir yana,bu büyük aymazlık,böylesine büyük bir sınıfsal körlük nedeniyle hem canlarından, hemde İran'ın bugünkü karanlığının mimarlarından olmuşlardır. Üstelikte bütün dünyadaki ilerici güçlerinin uyarılarına ve dayanışmalarına karşın.Ne diyordu ilerici güçler;"çagdışı rejim isteyenlerle eylem ve ittifak yapılmaz" dediler dinletemediler,dinlemediler ve yalnızca bir gecede 165 kurban verdiler.
    3) Burjuvazi;Diğer ülke burjuvazisi gibi bekleneni yaptı ve"uzlaşı" yolunu denedi.Humeyni güçlenene kadar "uzlaşı"ya sadık kaldı ve tam güçlendiğinde öldürücü darbe ile yerlebir oldu İran burjuvazisi.

    Değerli dostlar, Karşı-Devrimin mimarı Humeyni İran'a ayak basar basmaz;"kadınlar islami kıyafetle en etkili silahımızdır"diyor ve onların kara çarşafa girmesinin gerekliliğini vurguluyordu.Humeyni'ye kanmış İran kadınlarının bazıları ise,RECM cezalarına çarptırılıyorlardı.(taşlanarak öldürülmek) "Adalet istiyoruz" diyen hizbullah üyeleri iktidara geldiklerinde tüm yargıçları azlettiler 1983'de.Bütün işçi örgütlerini siyasi partileri kapattılar.Hayatın her alanına ama her alanına müdahale ettiler.Yüzbinlerce insan kayboldu yada öldürüldü. Bütün orduları dağıtıldı.Batıda egitim görmüş subaylar,üstün teknolojik bilgi ve savaş sanatının tüm inceliklerini bilen genaraller "devrim muhafızları" denen çapulcuların emrine verildi.Ve böylece 2500 yıllık şah'lık yıkılarak yerini "İran İslam Cumhuriyeti" ne bıraktı. Şimdi bir yudum özgürlük için kadınlar İran kadınları canlarını vermeye hazırlar,veriyorlarda.
    Sevgili Toprak 81"bira içmekte yasak olurmu sizce?" diye soruyor. O sorunun yanıtını Sabiha Gökçen veya Atatürk Havaalanına inen İranlı yolcuları bir kez gözlemekle bulabilirsiniz.

  2. #22
    SAHARAY
    Misafir..

    Cevap: İran'lı felsefe öğretmeninin Kaleminden

    Şu gerçek net olarak bilinmelidir.
    "İran = İslam" değildir.

    Tarih boyunca "İran" hep "İslam" ülkeleriyle savaşmıştır.
    İran'ın İslam inancı Türkiye ve %95 dünya müslümanları inancına zıtlık arzeder.

    Hakan2034'ün bu yorumuna ben de katılıyorum...

Benzer Konular

  1. Felsefe nedir / Dini Bilgilerde Felsefe Yoktur
    collection Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 13
    Son mesaj: 25-11-2009, 06:48 PM
  2. Tutku12'nin KaLeminden 3 Aşk ŞiiRi
    TUTKU12 Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-05-2009, 02:08 PM
  3. Tutku12'nin kaleminden 16 karma Özgün Şiir
    TUTKU12 Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-12-2008, 10:10 PM
  4. İntihar..Yaşamış birinin kaleminden..Eylülden...
    blueice Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 10-03-2008, 12:51 AM
  5. İran'da Felsefe
    dogangunes Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-02-2008, 01:02 AM
Yukarı Çık