Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

postmodernizm nedir?

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Vip Salonu Forumunda postmodernizm nedir? Konusununun içerigi kısaca ->> Post-modernizm nedir? Bana göre post-modernizm; son tahlilde sosyalizme düşman bir düşünce sistemdir. Yalnız sosyalizme mi düşman? Hayır!! Hümanizme, özgürlüğe, kurtuluşa, ...

  1. #1
    blueice
    Misafir..

    postmodernizm nedir?

    Post-modernizm nedir?

    Bana göre post-modernizm; son tahlilde sosyalizme düşman bir düşünce sistemdir. Yalnız sosyalizme mi düşman? Hayır!! Hümanizme, özgürlüğe, kurtuluşa, evrenselliğe, gerçekliğe, bilime ve us'a (akla) da düşmandır.

    'Post-' kelimesi İngilizce bir kelimedir. Kelimenin anlamı 'sonra' demektir.

    Post-modernizm ise 'Modernizm-sonrası' anl***** gelir. Bu bakımdan post-modernizm hem bir tarihsel dönem, hem de bir düşünce sistemi anl***** gelmektedir.

    Post-modernizmin ne olduğunu anlamak için önce modernizmin ne olduğunun açıklanması gerekir.

    Modernizm, aydınlanma (AufklŠrung) ilkelerini temel alan toplumsal projenin adıdır. Aydınlanma ise, inança karşı bilgiyi, teolojiye karşı bilimi ön plana alan bir düşünce sistemidir. Modernizm, aydınlanma düşüncesini temel alır. İlerlemeye inanır. Akıl ve Bilimi ilerlemenin aracı olarak görür.

    Kilisenin ve feodalizmin bin yıllık egemenliğine son veren burjuvazi 'eşitlik, özgürlük ve kardeşlik' ilkeleri ile tarih sahnesine çıkmıştı. Burjuvazi gerçekten bu ilkeleri gerçekleştireceğini düşünmüştü. Bilim, teknik ve sanat alanındaki ilerlemelerle İnsanlığın devamlı ileri gideceği ve özgür olacağını düşünülüyordu.

    Ancak modernleşme hedeflerine ulaşamamıştı. Bu nedenle aydınlanma ve modernleşme eleştirilmeye başlandı. İki filozof tarafından eleştirildi: Marks ve Nietsche.

    Marks, aydınlanmanın olumlu yanlarına (bilimin gelişmesi, inanç yerine bilgi, us'a güven vb.) sahip çıkarken, aydınlanmanın sınırlarını ortaya koydu: 'özel mülkiyet, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik' ilkeleri ile zıtlık içindedir. Hümanizmi ve özgürlüğü getirecek sistem sosyalizmdir.

    Nietsche ise, 'Der Fortschritt ist bloss eine moderne Idee, das heisst eine falsche Idee' (İlerleme yalnızca modern bir düşüncedir, fakat yanlış bir düşünce).

    Nietsche modernleşmenin temel ilkerine karşı çıkmıştır. Us'a en büyük saldırı Nietsche'den gelmiştir. Post-modernizmin kökleri Nietzsche ve Heidigger'e kadar uzanmaktadır.

    Nietsche hem sol hem de sağda taraftar bulan bir filozoftur. Bunun neden böyle olduğunu başka bir yazıda ele alacağım.

    Frankurt Okulu'nun önemli düşünürlerinden Max Horkheimer şunu söylüyor : "Nietzsche'nın büyük bir ihtimalle Marks'tan daha önemli bir düşünür olduğu sonucuna ulaştım.'

    Frankfurt Okulu Nietsche'ya yaklaştıkça, Marks'tan uzaklaşmıştır. Frankfurt Okulu bu nedenle 'öznesi' olmayan bir marksizm kurmaya çalışmıştı.

    Genel olarak post-modernizm Amerika'dan kaynaklandığı söylenir. Ama bu doğru değildir. Post-modernist düşüncenin doğuş yeri Fransa'dır. Post-modernizm 1970'li yıllarda Fransa'da zemin bulmuştur. 1968 Mayısından sonra işçi sınıfı ve öğrenci hareketinin başarısız kalması, kötümser bir atmosfer doğurmuştur. Böylesi bir atmosferde, Fransız aydınları kitle halinde sol düşünceden uzaklaşmışlardır. Post-modernizmin babası olan Jean-Francois Lyotard'ın bir Fransız aydını olması rastlantı değildir. Lyotard, 'Ya sosyalizm ya da barbarlık' adlı dergi çıkaran bir sosyalist idi. Sonra dönek oldu.

    Post-modernizmin Fransa'daki temsilcileri şunlardır: Jacques Lacan, Jean-Pierre Lyotard, Jacques Derrida, Michel Foucault, Julia Kristeva, Jean Baudrillard, Gilles Deleuz.

    Derrida'nın öğrencisi, Lacoue-Labarthe "Nazizm hümanizmdir!' söyleyecek kadar pervazsızlaşır.

    Luce Irigaray ise cinsiyet farkını şizofrenik hale getiren feminist filozof. Öyleki bu filozof, Einstein'nın geliştirdiği e=mc_ formülünün cinsiyete bağımlı olduğunu iddia edecek kadar akla karşı bir saldırı başlatır.

    Post-modernizm Fransa üzerinden 80'li ve 90'lı yıllarda İngiltere ve Amerika'ya yayılmıştır. Amerika'daki temsilcilerinden biri Richard Rorty'dir

    Uzatmamak için özetliyorum:

    Toplumsal dönüşümlerin ilk şartı mevcut durumu iyi kavramaktır. Post-modernist düşünce insanı, mevcut durumu anlıyamayacak hale getirmektedir.

    Değişime karşı olanlar, gerçekliğin ortaya çıkmasını ve kavranmasını istemezler. Bu nedenle ilk işleri, gerçekliği açığa çıkarabilecek düşünce sistemlerine saldırmalarıdır. Post-modernizmin bilgi-teorisine, diyalektike, bilime ve Us'a saldırmasının nedeni budur. Post-modernistler diyaleltiğe karşıdırlar ve Hegel'e düşmandırlar.

    Postmodernizmin bazı önemli özellikleri şunlardır:

    1. Dışımazdaki geçekliği kavrayamayız.

    2. Evrensel doğrular yoktur.

    3. Bütünlük anlayışı yanlıştır.

    4. Her şey görelidir. Herşey geçicidir, dün doğru olan bugün yanlıştır. Bugün doğru olan ise yarın yanlış olacaktır. Bu nedenle insan hiç bir zaman doğruya ve gerçeğe ulaşamıyacaktır.

    5. Toplumdaki tüm değerler, bireysel ve kültürel olarak belirlenir. Bu belirlenenler ise tarihseldir, geçicidir.

    6. Doğru olan tercihlerimizdir.

    Post-modernistler ideolojik gıdalarını, Heidegger ve Nietzsche'nin irrasyonalist deposundan almaktadırlar. Ancak tek yanlı yaklaşımların sakıncalarından kaçınmak için şu durumu da görmek gerekir: Postmodernistler yeni olgulara (cinsellik, dil, etniklik, kültürcülük vb.) parmak basmışlardır. Ancak yeni sorunlara yanlış cevaplar vermektedirler. Bu nedenle, post-modernizm hem bir zenginleşme hem bir kaçamaktır.

    Post-modernizm hem radikal hem muhafazakardır. Birey, kimlik, kültür alanında radikal, sistemi değiştirme alanında muhafazakardır. Politik bakımdan muhalif, ekonomik bakımdan işbirlikçidir. Tikel alanlarda anarşist, genel alanlarda sistem savunucularıdır.

    Post-modernist düşüncenin özellikle edebiyatçılar ve filozoflar saflarında yankı bulması da ayrı bir sorudur.


    alıntı

  2. #2
    blueice
    Misafir..

    Cevap: postmodernizm nedir?

    10 soru 10 cevapta post modernizm


    Postmodernizm nedir? 10 SORU - 10 CEVAP


    Edebiyatta ve mimaride kullanılmaya başlanan bu kavram siyasi literatürümüze de girdi

    Prof. Dr. Ali Akay Son günlerde "postmodernizm" kavramı özellikle siyasi konularda çok kullanılmaya başlandı. Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Akay postmodernizmin ne olduğunu anlattı.

    1 - Postmodernizm ne demektir?
    Birçok anlamı var. Modernden önce, modernden sonra, eklektizm, avantgard yani öncü olma, bireyleşme, cemaatleşme olarak kullanılıyor.

    2 - Bu kavram ne zaman kullanılmaya başlandı?
    1960�lı yıllardan itibaren kullanılıyor. Önce edebiyatta, 1970�li yıllarda mimaride kullanıldı. 1979�da Jean François Lyotard�ın "Postmodern Durum" adlı kitabıyla bir tartışma başladı.

    3 - Modernleşme serüvenimiz bizim postmodernizme açılışımızı daha mı kolaylaştırıyor?
    Türkiye olağanüstü modern bir ülke. Herkes yeniye çok açık. Hatta İslami düşünce de modernliği ortaya koyuyor. Türkiye örneğin bir Fransa gibi çok çabuk yeni teknolojilerin kullanımına ayak uyduruyor.

    4 - Alışık olunanın dışındaki her şey postmodern midir? "Ordular fiili darbe yapar, bunun dışındaki müdahaleleri postmoderndir" şeklinde bir tanımlama geçerli mi? 28 Şubat böyle nitelenebilir mi.
    Hem asker hem sivil yönetimi, 28 Şubat�ta da, cumhuriyetin başından itibaren de var. Eklektizm anlamında, zaten başından beri bizim demokrasimiz postmoderndir. Siviller ve askerler heterojen bir şekilde birbirlerine eklemleniyorlar. Lyotard�ın bu kavramı "öncü" anlamında kullandığı şekliyle ele alırsak, 28 Şubat�a postmodern anlamını yükleyebiliriz. Ama postmoderni aynı zamanda "tözsüzlük" yani içeriğin olmaması anlamıyla ele alırsak, o zaman 28 Şubat postmodern bir müdahale değildir. Çünkü o, tözlü yani laiklik ve Kemalizm içerikli bir harekettir.

    5 - Postmodernizm, içerik değil görüntü mü?
    Evet. Baudrillard�ın simülasyon kavramında gerçekten çok görüntünün biricikliği yatar. Kaliforniya eyaletinde gördüğü otobanlardaki "cazibeli" arabaların ve içindeki "cazibeli" bakışların ardında yatan bir anlam yoktur.

    6 - Kültürde post - modernizm kendisini nasıl gösteriyor?
    Kültürler yan yanadır. Çin mutfağı, Japon mutfağı, İngiliz kumaşı, şıklık, hırpanilik, lahmacun, arabesk ve klasik yaylı çalgılar birlikte işlev görür. Her şey ayrışık ve sentezlenmeden yan yana durabilir. Patron da işçi de arabesk dinleyebilir. Bu nedenle artık Türk popu ve arabesk daha fazla burjuvaziye heyecan vermektedir.

    7 - Politikaya ilginin azalmasıyla postmodern gelişmelerin arasında bir bağ var mı?
    Ayrı ayrı modalar, kültürler, sanatlar, yazarlar birbirlerine kayıtsız kalabilirler. Meraksızlık vardır. Belki de bu yüzden sergiler daha az dolmakta, kitaplar daha az okunmakta. İster Aydınlanmayı yüceltsin, ister Aydınlanma karşıtı bir söylemle pozitivizmi eleştirsin, isterse de dünyanın kaybolan büyüsünü yeniden kazandırmaya çalışsın, fark etmiyor; politikaya ilgi azalıyor. İdeolojilerin yerini kayıtsızlık alıyor. Buna belki de bir tek futbol direniyor. Cemaatleşme ve kabileleşme, diğer yanda ise bireyleşme yan yana duruyor.

    8 - Plastik sanatlarda durum nedir?
    Tarihi olan ile şimdiki zaman yan yana durabilir. Seza Paker�in, "Giz ve Açıklık" sergisi(1999), İtalyan ressam Andrea Mantegna�nın "Evliler Odası" freskosunun dijital büyütülmüş baskısı ile plastikten yapılma pembe kulakları aynı hamam kubbesi mekanında birbirleriyle diyaloğa girebilir. Resim, video ve fotoğraf aynı sanatçı tarafından kullanılabilir. Ömer Uluç kendi resminin heykelini beraberce yapabilir. El sanatları ile yüksek sanat arasındaki ayrım silinmeye başlar.

    9 - Edebiyatta postmodernizm nedir?
    Gerçek ve hayalgücü birbirine karışır. Kimin yazdığı değil, ama olayın ne şekilde kurgulandığı önem kazanır. Gerçekten daha gerçek, mistikten daha mistik olaylar dizisi yani hypergerçekler yaşanır. Markalar ve seks bu tip anlatılarda ön plana çıkar. Metinler birbiri içine girer. Neden - sonuç ilişkisi sorun olmaktan çıkarılır. Gabriel Garcia Marguez�in, Umberto Eco�nun, Salman Rüşdi�inin romanları bunlara örnek oluşturur. Bizde de en çok Hilmi Yavuz, Orhan Pamuk ve Oğuz Atay�ın postmodernliğinden söz edilmektedir.

    10 - Bir borunun bir kahvenin içine sokulması nedir?
    Boru deyince, Paris�teki George Pompidou kültür merkezi aklıma geldi. Ona postmodern bir mimari diyebiliriz. Borular dışarıya çıkarılmış, bir şeffaflık var.


    alıntı

  3. #3
    blueice
    Misafir..

    Cevap: modernizm ve postmodernizm

    Modernlik tasarisi,onsekizinci yüzyilda yasayan aydinlanma filozoflarinin nesnel bir bilim,evrensel bir ahlak,evrensel bir yasa,özerk bir sanat gelistirme amaci güden çalismalariyla biçimlendirilmistir. Condorcet gibi kimi filozoflar, bu özellesmis kültür birikimini gündelik yasami zenginlestirmek adina kullanmak istemislerdir. Sanatlarin ve bilimlerin yalnizca doga güçlerinin denetim altina alinmasina degil; ayni zamanda bütün olarak dünyanin, ben’in, ahlaksal ilerlemenin ve hatta insan mutlulugunun anlasilmasina da önayak olacagini ummuslardir.Ne var ki;tüm olup bitenler Aydinlanmanin ümit ve ideallerinin tersi bir yönde gelismistir (Sarup,1997).
    Surasi çok açiktir ki; modernlige bir tepki olarak gelisen postmodernizm, modernligin basarisizliklarin üzerine kurulan elestirilerden temel almaktadir. Postmodernizmin modern düsünceye yönelttigi en temel elestiri modernligin akil ve rasyonalite üzerine olan vurgusudur. Modern bilim, epistemoloji ve metodolojinin çogu versiyonu akla ve rasyonaliteye büyük güven duyar. Oysa sadece toplumbilimlerinde degil, toplumun her yaninda bu güven asiniyor gibi görünmektedir. Postmodernizm bu genis asinma duygusunun bir ifadesi olarak görülebilir. Akla yönelik postmodern elestirinin bir çok güdüsü vardir:Ilk olarak,modern akil evrenselligi,birlik ve bütünlügü, ayni kurallarin her yerde geçerli oldugu görüsünü gerektirir. Postmodernizm ise aksine her durumun farkli oldugunu ve özel bir biçimde anlasilmasi gerektigini ileri sürer. Her biri kendine ait bir mantiga sahip oldugu için bütün paradigmalarin esit oldugu(birbirlerine göre hiyerarsik bir üstünlükleri olmamasi anlaminda) postmodern bir dünyada evrensel akla yer yoktur.Ikinci olarak, akil aydinlanmanin, modern bilimin ve Bati’nin bir ürünüdür. Modern bilim gibi, akil da tahakküm edici ve baskici ve totaliter bir sey olarak görülür. Son olarak akil ve rasyonalite, postmodernizmin duyguya, içebakis ve sezgiye, özerklige, yaraticiliga, hayal gücüne ve fantaziye duydugu güvenle bagdasmamaktadir (Rosenau,1998).
    Bu çalismanin amaci modernizm ve postmodernizm arasindaki iliski/geçis ve süreklilikleri arastirmaktir. Diger bir ifadeyle postmodern ve modern olanin hangi yollarla birbirine baglanip ,birbirinden ayrilabilecegini irdelemektir. Bu amaçla, Postmodern teoriyle ilgili yazinda siklikla referans alinan Lyotard, Harvey, Baudrillard ve Giddens’in düsünceleri incelenecektir.

    alıntı

Benzer Konular

  1. Misyonerlik Nedir? Amacı nedir? Tehdit midir?
    dogangunes Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-02-2010, 05:54 PM
  2. Fizik Tedavi Nedir? Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanlığı Nedir?
    İnci Tarafından Sağlık Sorularınız Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-11-2009, 03:04 AM
  3. Dinsizliğin Sahte Felsefeleri: Postmodernizm ve Karanlık Amacı
    kaanansay Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-04-2009, 12:27 PM
  4. DiJRAN Nedir.?Anlamı Nedir.?
    dijran Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 11-08-2008, 07:05 PM
  5. modernizm ve postmodernizm üzerine iki soru
    kepçe Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-04-2008, 08:56 PM
Yukarı Çık