Marksizm'den cihat çağrısına!


Önceki gece terör örgütünün televizyonunu izliyordum. DTP'nin Diyarbakır'da düzenlediği mitingin görüntüleri veriliyordu... Önde bir imam vardı... Elinde de Kur'an-ı Kerim. Uzun süre yürüyüşçülerin en önünde yer aldı. Din adına PKK propagandası yaptı. Yetmedi, kürsüye çıktı. Elindeki Kur'an'ı sallayarak topluluğu coşturmaya çalıştı. "Melle" denilen imam, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak'a düzenlediği operasyonun durdurulmasını istiyordu.




Askere tepki gösterilmesi için halkı kışkırtmaya çalışıyordu. Bu, din adına yapılan bir cihat çağrısıydı! Kime karşı? Kuzey Irak'taki terör kamplarını ortadan kaldırmaya çalışan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı.

Görüntüler, terör örgütünün yurtdışından yayın yapan televizyonunun izlediği politikaya son derece uygundu... Televizyona her çıkan konuşmacı, teröristlere "gerilla" adı verip, kalkışma çağrıları yapıyordu: - Protesto gösterileri düzenleyin, siz şehirlerde harekete geçerseniz, dağdakiler çok büyük güç kazanır. Daha da ileri gidip, teröristleri büyük metropollerde terör eylemleri düzenlemeleri için kışkırtanlar da çıkıyordu. DTP'nin Diyarbakır mitingi verilirken, imam hep görüntüdeydi.

Bu defa ön planda Abdullah Öcalan posterleri yoktu, elinde Kur'an taşıyan imam vardı. Terör örgütünün televizyonunun kameraları onun üzerine odaklanmıştı. İmam, sürekli olarak bağırıyor, din adına bir tepki ortaya çıkarmaya çalışıyordu. İmam, elindeki Kur'an-ı Kerim'le kürsüde dolaşıp duruyordu. Bütün bunlar bir siyasi partinin düzenlediği mitingde ortaya çıkıyordu. Bu görüntü, laikliğe karşı büyük tehlike olarak gördükleri başörtüsü karşısında kale gibi duranları harekete geçirmedi. Bir siyasi partinin Kur'an-ı Kerim'i kullanarak terör örgütüne destek sağlamaya çalışması, kimsenin kılını kıpırdatmadı.

Gereden nereye... PKK, Marksist-Leninist bir örgüt olarak ortaya çıktı. Zaten Abdullah Öcalan da Marksist çizgiden yetişmiş bir isimdi. Yıllarca Marksizm adına mücadele etti. Örgütün, geçmişte dinle de diyanetle de hiçbir ilişkisi olmadı. Üstelik, "din afyondur" söylemiyle dini değerleri hep ayaklar altına aldı. Zamanla dünyadaki gelişmelere ayak uydurup, Marksizm ideolojisinden vazgeçti.

Örgüt adına yapılan açıklamalarda "Marksizm'in terk edildiği" belirtildi. Ancak, Marksizm'in izlerini hep taşıdı. Şimdi de sıkışınca İslam'a sarıldı! Kitleleri kışkırtmak için eline Kur'an-ı Kerim verilen bir imam baş tacı edildi. DTP tarafından düzenlenen mitingde sürekli olarak ön plana çıkarıldı. Terör örgütü, bu defa da halkın dini duygularını istismar etmeye soyundu! En ilginci de...

AK Parti, yıllarca çeşitli çevreler tarafından dini referans alan bir parti olmakla suçlandı. Üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldırmak için adım atarken de bu suçlama iyiden iyiye arttı. PKK terör örgütü ise AK Parti'nin hükümet ettiği Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı, Kur'an-ı Kerim'le cihat çağrıları yapmaya başladı. Demek ki iyice sıkıştı! İşte Türkiye böylesine ilginç bir ülke...

İstismarın her türünden örneklerle karşı karşıyayız. Yıllarca masum insanların kanını döken, kundaktaki bebekleri katletmekten çekinmeyen bir örgüt bile, halkın karşısına geçip İslam adına destek isteyebiliyor. Hem de geçmişte her türlü dini değeri ayaklar altına alıp çiğnemesine rağmen! Bu da boğulmamak için can havliyle nasıl çırpındığını gösteriyor!


[Emin PAZARCI] bugün gazetesi