Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 Toplam: 8
  1. #1
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Ataturk'un kurtler hakkındakı sozlerı!

    ATATURK'UN KURTLER HAKKINDAKI SOZLERI!
    Atatürk'ün Kürt'ler İle İlgili Görüşleri
    Yazar Administrator
    Pazartesi, 22 Ekim 2007
    BELGE :1

    “İKİ HALKI ÇARPIŞTIRAN HAİNDİR!”
    Mustafa Kemal’in, 17 Eylül 1919 günü, İstanbul’daki Senato Üyesi Fuat Paşa’ya gönderdiği mektuptan:“...Bu Başbakan’ın (Damat Ferit) cinayetlerine ortak olan İçişleri ve Savaş İşleri Bakanları da ulusun sesini boğmak, yasal bir toplantısını (Sivas Kongresi) tanımamak, Kürt’ü Türk’ü birbirine düşürerek, Müslümanlar arasında çarpışmalara neden olmak gibi haince girişimlerde bulunuyor...”

    (Atatürk’ün Özel Arşivi’nden Seçmeler, Kültür Bakanlığı Yayını, Sayfa: 71)
    BELGE:2

    “KÜRT,TÜRK KARDEŞİNDEN AYRILMAYACAK”
    Mustafa Kemal’in, 3. Ordu Müfettişi olarak Amasya’dan, Erzurum’daki Kazım Karabekir Paşa’ya gönderdiği, 24 Haziran 1919 tarihli mesajın ilk maddesi:
    “1- Mr.Novil adındaki bir İngiliz Yüzbaşısı, Urfa’dan Siverek yoluyla Viranşehir’e giderek, Milli aşiretlerinin ileri gelenleriyle görüşmüş ve Urfa’ya dönmüş. Osmanlı hükümeti için çok kötü propağandalar yapmış. Ancak aşiret reislerinden aldığı kesin cevaplara sevinmemiştir. Kürtler, Türk kardeşlerinden kesinlikle ayrılmayacaklarını, bu uğurda son kişilerine varıncaya kadar ölüme hazır olduklarını söylemişler. Ayrıca İngilizler’in kendilerine vermek istediği önemli miktardaki parayı almayarak namus ve yurtseverliklerini göstermişlerdir...”

    (Atatürk’ün Tamim Telgraf ve Beyannameleri, Nimet Arsan, Sayfa: 43)

    BELGE:3

    “KÜRTLER OYUNUN FARKINA VARDI”
    Mustafa Kemal’in, Sivas’tan 24 Eylül 1919 günü, Amerika Birleşik Devletleri İnceleme Kurulu Başkanı General Harbord’a gönderdiği ayrıntılı rapordan:
    “İmparatorluğu bölmek ve Türkler ile Kürtler arasında bir kardeş savaşı çıkarmak ve bağımsız bir Kürdistan kurma planlarına ortak etmek üzere Kürtler’i kışkırttılar. İleri sürdükleri tez, İmparatorluğun nasıl olsa dağılacağıdır. Bu düşüncelerini gerçekleştirmek için büyük paralar harcadılar. Her türlü casusluğa başvurdular. Noil adında bir İngiliz subayı, uzun süre Diyarbakır’da bu yolda çaba gösterdi ve her türlü yalan ve aldatmaya başvurdu. Ama bizim Kürt yurttaşlarımız düzenlenen oyunun farkına vararak, O’nu ve yüreklerini para ile satan bir grup haini bölgeden kovdular...”

    (Atatürk’ün Tamim Telgraf ve Beyannameleri, Nimet Arsan, Sayfa: 74-84)

    BELGE: 4

    “TÜRK,KÜRT,ÇERKES KARDEŞİZ”
    Mustafa Kemal’in, Ankara’dan, Çerkes Ethem’in ağabeyi Reşit Bey’e gönderdiği 7 Ocak 1920 tarihli telgrafından:
    , “konu dışı olarak, şunu da belirteyim ki, Anzavur’un alçaklığı, kendisine ve kışkırtıcı olan İngilizler ile ayakçılarına yöneliktir.Bu din ve devletin sağlam bir uyruğu olan Çerkez kardeşlerimiz, hepimizin övdüğümüz baştacımızdır. Asıl, bugün düşmanlarla çevrili Türk, Kürt, Çerkez ve diğer din kardeşlerimizin elele vermesi, sarsılmaz bir bütün oluşturmaları, namus ve yaşamımızı kurtarmak için bir zorunluluktur...”

    (Harp Tarihi Vesikaları Dergisi, Sayı: 34, Belge no: 849 )

    BELGE: 5

    “KÜRTLER, TÜRKLERLE BİRLEŞTİ”
    Mustafa Kemal’in, “NUTUK” adlı eserinin, “Samsun’a Çıktığım Gün Genel Durum ve Görünüş” başlıklı bölümünden:
    “Anadolu halkı, baştan aşağı bölünmez bir bütün haline getirildi. Bütün kararları, bütün komutanlar ve arkadaşlarımızla birlikte alınıyor. Vali ve mutasarrıfların hemen hepsi bizden yanadır. Anadolu’daki ulusal örgütler ilçe ve bucaklara kadar yayıldı. İngiliz koruması altında bir bağımsız Kürdistan kurulmasıyla ilgili propağanda ortadan kaldırıldı ve bu amacı güdenler yola getirildi. Kürtler Türkler ile birleşti...”

    (Nutuk, Türk Dil Kurumu, Ankara, 1976, Sayfa: 15)

    BELGE: 6

    “KÜRDİSTAN’I AYAKLANDIRIYORLAR!”
    Mustafa Kemal’in, Nutuk adlı eserinde yer alan ve 6. Kolordu Komutanı’nın, Padişah’a gönderdiği mektuptan söz ettiği bölümden:
    “...komutanlar, mektupta hükümetin savaş yoluna gidep kongreyi basarak Müslümanlar arasında kan dökmeye kalkıştığı ve Kürdistan’ı ayaklandırarak, yurdu parçalatma planını da para karşılığında yüklenmiş olduğu belgelerle anlaşıldığından, hükümetin bu işte kullandığı adamların bozguna uğrayarak kaçmak zorunda bırakıldıklarından söz ediyorlar...”

    (Nutuk, İnkılap Yayınevi, Ankara,1966, Sayfa: 100)

    BELGE: 7

    “KÜRDİSTAN’A OTONOM YÖNETİM!”
    Altında “Büyük Millet Meclisi ve Mustafa Kemal” imzası bulunan ve El-Cezire KomutanıTuğgeneral Nehat Paşa’ya gönderilen masaj:
    “Kişiye Özel.

    El-Cezire Cephesi Komutanı Tuğgeneral Nihat Paşa Hazretlerine,

    1-Aşamalı olarak, bütün ülkede ve geniş ölçekte doğrudan doğruya halk gruplarının ilgili ve etkili olduğu bir biçimde yerel yönetimlerin oluşturulması iç politikamızın gereğidir. Kürtlerle dolu bölgede ise, hem iç politikamız ve hem de dış politikamız açısından ölçülü yerel bir yönetim kurulmasını savunmaktayız.

    2-Ulusların kendilerini yönetmeleri yetkisi bütün dünyada benimsenmiş bir ilkedir. Biz de bu ilkeyi benimsiyoruz. Kürtler’in bu döneme kadar yerel yönetime ilişkin örgütlerinikurmuş ve başkanları ile yetkilerini bu amaç için bizce kazanılmış olması ve oyladıklarında kendi kaderlerine gerçekten sahip oldukları BMM (Büyük Millet Meclisi) buyruğunda yaşam istekleri yayınlanmalıdır. Kürdistan’daki bütün çalışmaların bu amaca dayalı politikaya yöneltilmesi El-Cezire Cehpesi Komutanlığı’nın görevidir.

    3-Kürdistan’da Kürtler’in Fransızlar ve özellikle Irak sınırında İngilizler’e karşı düşmanlığını silahlı çarpışmayla durdurulamaz bir düzeye vardırmak ve yabancılarla Kürtler’in birleşmesini engellemek aşamalı olarak yerel yönetimler kurulmasının zeminini hazırlamak ve bu yolla yürekten bize bağlılıklarını sağlamak Kürt yöneticilerinin sivil ve askerlik görevleriyle görevlendirilerek bize bağlılıklarını pekiştirmek gibi genel yollar benimsenmiştir.

    4-Kürdistan’ın iç politikası El-Cezire Cephesi Komutanlığı’nca belirlenecek ve yönetilecektir. Cephe Komutanlığı bu konuda Büyük Millet Meclisi Başkanlığıyla yazışmalar yapar. İller tarafından izlenecek yolu düzenleyip uyumu sağlayacağı için sivil yöneticilerin de bu konuda bağlı oldukları yer, Cephe Komutanlığı’dır.

    5-El-Cezire Cephe Komutanlığı yönetim, adalet ve maliye (parasal) konularda değişiklik ve düzenlemeye gerek gördükçe, bunun uygulanmasını hükümete önerir.
    BMM Başkanı
    Mustafa Kemal.”

    (TBMM.Gizli Celse Zabıtları, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1985, Cilt: 3, Sayfa: 550)

    BELGE: 8

    “KÜRDİSTAN’DA BULUNMAKTAN KIVANÇ DUYDUM!”
    Mustafa Kemal’in, Adana’dan, 24 Mart 1919 günü, kendisi ve arkadaşlarıyla ilgili olarak ortaya atılan bir iddiaya karşılık, İstanbul’a Savaş İşleri Bakanlığı’na gönderdiği mektuptan:

    “Arkadaşlarımın bu alçakça suçlamaya karşı ne diyeceklerini bilemem. Yalnız kendi adıma açıklıyorum ki; Benim Anafartalar’da, Kürdistan’da, Suriye’de, başlarında bulunmaktan kıvançz duyduğum kahraman ordular, haydutların değil, Osmanlı ulusunun namuslu çocuklarından kurulmuştur..”

    (Öyküleriyle Atatürk’ün Özel Mektupları, Sadi Borak, Çağdaş Yayınları, İstanbul, 1980, Sayfa: 139)

    BELGE: 9

    “AYRILIKÇI KÜRTLER KAZANILDI!”
    Mustafa Kemal’in, Amasya’dan, 22 Haziran 1919 günü, Sivas Valisi Reşit Paşa’ya çektiği telgrafın ikinci parağrafı:

    “Devletin bütünleşmesinin önem kazandığı bir sırada İngiliz propağandasının etkisinde ortaya çıkan ve Kürdistan’ın bağımsızlığını isteyenler, görüşmeler yoluyla kazanılarak Halifelik ve Saltanat çevresindeki ortak amacımıza getirildi. Çok şükür hata anlaşılarak aramıza dönmüşler ve kongreye (Sivas) çağrılmışlardır. Bu ulusal ve yaşamsal sorun için sizin gibi yurtsever, sözünü bilir düşünürlere düşen özveri, özellikle çok büyüktür..”

    (Tarih Vesikaları Dergisi, Ankara, 1949, Sayı: 15, Sayfa: 162)

    BELGE: 10

    “BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN İSTEYENLERLE GÖRÜŞÜLDÜ"
    Mustafa Kemal’in, 3. Ordu Müfettişi ünvanıyla, İstanbul’a, başta Halide Edip Adıvar, Senato Başkanı Ahmet Rıza Bey ve eski Başbakan Ahmet İzzet Paşa’nın da bulunduğu çok sayıda aydın ve polotikacıya gönderdiği mesajdan:

    “...Bu düşünceme siz de katılıyorsunuzdur, herhalde. Anlattığım durum, bugün genel bir kongrenin acele olarak taplanmasını gerektirmektedir. Bu çağrı her yere ulaştırılmıştır. Devletin parçalanmasının sözkonusu olduğu bir sırada, İngilizler’in propağandasıyla ortaya çıkan ve Kürdistan’ın bağımsızlığını isteyenler gibi akımlar da, karşılıklı görüşmelerle, bu düşüncenin savunucuları, halifelik ve saltanat çevresindeki ortak amacımıza çekilerek durdurulmuş ve kongreye çağrılmışlardır..”

    (Milli Mücadele, Sebahattin Selek, Cilt: 1, Sayfa: 324)

    BELGE: 11

    “OSMANLI ÜLKESİNİN PARÇALARI”
    11 Eylül 1919 günü yayınlanan Sivas Kongresi Bildirgesi’nin 1. Maddesi:
    “1- Yüce Osmanlı devletiyle anlaşık devletler arasında yapılan antlaşmanın imzalandığı 30 Ekim 1918 günündeki sınırlarımız içinde kalan ve her yerde ezici çoğunluğu Müslüman olan Osmanlı ülkesinin parçaları (ki, bu parçalar bir sonraki belgede, yani Amasya Protokolü’nün ilk maddesinde –Osmanlı toprağı, Türkler ve Kürtler’in yaşadığı topraklardır.- diye açıklanıyor.) birbirlerinden ve Osmanlı bütünlüğünden hiçbir nedenle koparılamaz bir bütün oluşturur. Bu parçalarda yaşayan bütün Müslümanlar; birbirlerine karşı, karşılıklı saygı ve özveri duygularıyla dolu, etnik ve sosyal haklarıyla, bulundukları yöne koşullarına bütünüyle bağlı öz kardeştirler...”

    Sivas Kongresi, Vehbi Cem Aşkın, Ankara, 1963, Sayfa: 158

    BELGE: 12

    “TÜRK VE KÜRTLERİN OTURDUKLARI YERLER”
    Amasya Protokolü Tutanağı’nın 1. Maddesi aynen şu cümlelerle başlıyor:
    “Bildirgenin 1. Maddesinde Osmanlı devletinin düşünülen ve kabul edilen sınırları, Türk ve Kürtler’in oturdukları yerleri kapsadığı ve Kürtler’in Osmanlı topluluğundan ayrılmasının olanaksızlığı belirtildikten sonra, bu sınırın en az bir istek olmak üzere elde edilmesinin sağlanması gereği ortaklaşa kabul edildi.Bununla birlikte yabancılar tarafından, görünüşte Kürtler’in bağımsızlığı amacı altında uydurulan yalanların önüne geçmek için de, bu durumun Kürtlerce şimdiden bilinmesi uygun görüldü...”

    (1-Yurt Ansiklopedisi, Cilt: 1, Amasya maddesi.
    2-Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları, Mustafa Onar, Kültür Bakanlığı Yayınları, 1995, Cilt: 1, Sayfa: 268, Belge no: 348)

    BELGE: 13

    “KÜRDİSTAN’L A İLGİLENMEK GEREKİYOR”
    9. Ordu Birlikleri Müfettişi Mustafa Kemal, Havza’dan, 29 Mayıs 1919 günü Genelkurmay Başkanlığı’na çektiği telgraf:

    “Bağımsız Kürdistan görüşünü savunan, Diyarbakır’daki Kürt Kulübü ile hükümet yandaşı olan öteki kulüpler arasındaki çelişkinin arttığını araştırmalarımdan öğrendim. Kürtler’e ve Kürdistan üzerinde etkili, savaş sırasında yakınlık ve sevgilerini çok iyi kazandığım Kürt ileri gelenlerinden bazılarına doğrudan, bazılarına Kolordu aracılığıyla telgraflar çekerek, devletin gerçek durumunu ve kendilerince alınması gereken önlemler için gereği kadar bilgi vererek, etkili öğütlerde bulundum.

    Son günlerde edindiğim bazı bilgilere göre, Kürdistan bölgesiyle de ilgilenmek gerekiyor, Bunun için bağımsız Kürdistan olmak üzere, İngilizlerce de desteklenen hangi bölgelerdir ve ileride çok...(bu cümlenin sonu okunamıyor.) Yine İngilizlerce kışkırtılan bölgeler hangileridir? Bu konuda yüksek Başkanlığınızdaki bilgilerin bildirilmesi için emirlerinizi dilerim...”

    (Har Tarihi Vesikaları Dergisi, Sayı: 4)

    BELGE: 14

    “KÜRTLER’LE UZLAŞIN!”
    Mustafa Kemal’in, 15 Haziran 1919’da Diyarbakır Valiliği’ne gönderdiği telgraftan:
    “Bütün milletin, hayat ve bağımsızlığını kurtarmak için birleştiği şu önemli günlerde, bir yabancı devletin korumasına sığınarak düşük ve esir yaşamayı tercih eden her türlü ilkenin, ülkeyi parçalayarak her türlü derneğin kapatılması çok hayati ve gerekli bir görev olduğundan, Kürt Kulübü konusundaki uygulamanız tarafımızdan da uygun görülmüştür..
    .......
    Bu nedenle, Diyarbakır ve bağlı yörelerde Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak Derneklerinin oluşmasına ve kurulmasına yardım edilmesini önemli salık veririm. Ve özellikle Kürt Kulübünün üyeleriyle, bugünkü telgrafım kapsamında görüşerek uzlaşmak uygundur...”

    (Söylev, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Sayfa: 10)

    BELGE: 15

    “KÜRTLER’İ TEMSİL ETMİYORLAR”
    Mustafa Kemal’in Diyarbakır Valisi’ne gönderdiği yukarıdaki telgrafa karşılık, Erzurum’daki Kazım Karabekir Paşa’ya gönderdiği telgraftan:
    “Diyarbakır’da Kürt Kulübünün İngilizler’in kışkırtmasıyla, İngilizler’in koruyuculuğunda bir Kürdistan kurmak amacını izlediği anlaşıldığından kapattırılmıştır. Üyeleri hakkında soruşturma yapılıyor. Kürdistan’ın tanınmış beylerinden aldığım telgraflarda, dağıtılan bu Kürt Kulübü’nün hiçbir Kürt’ü temsil etmediği, birkaç kendini bilmezin girişimlerinin sonucu olduğu, ülke ve ulusun bütünüyle bağımsız ve özgür yaşaması uğrunda her türlü özveriye ve bu konuda emirlerinize hazır oldukları bildirilmektedir...
    ...Hükümetin (İstanbul) bayağı tutsak bir durumda olması, başkentin baskılı bir askeri işgal altında bulunması dolayısıyla ulusun kurtuluşunun, yine ulus ordusuyla gerçekleşeceği sizcede bilinmektedir. Bu nedenle, ben Kürtler’i daha ötesi bir öz kardeş olarak, bütün ulusu bir nokta çerçevesinde birleştirmek ve bunu dünyaya Müdafaa-i Hukuk dernekleri aracılığıyla göstermek karar ve çabasındayım...”

    (Söylev, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Sayfa: 49)

    BELGE: 16

    “EZİCİ COĞUNLUK TÜRK VE KÜRT”
    Mustafa Kemal’in, Edirne’deki 12. Kolordu Komutanı Mehmet Selahattin Bey’e gönderdiği bir mesajdan:
    “Ezici çoğunluğu Türk ve Kürt olan bu illerden bir karış bile verilemez...”

    (Söylev, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Cilt:1 Sayfa: 72)

    BELGE: 17

    “BEDİRHANLAR VE MALATYA OLAYI”
    “Bay Novel adında bir İngiliz Binbaşı, Bedirhanlar’dan Kamuran, Celadet ve Cemil Beylerle ve yanında 15 kadar Kürt atlısıyla Malatya’ya gelmiş ve kendilerini Mutasarrıf Bedirhanlı Halil Bey karşılamıştır. Harput (Elazığ) Valisi de, bir posta hırsızını izliyor görünerek otomobille Malatya’ya gelmiştir. Bu amaçla bunlara Adıyaman’daki birlik de verilmiştir.
    Amaçlarını, Kürdistan kurmaya söz vererek Kürtler’i, işlerimizi bozmaya ve bizi öldürtmeye yollamak olduğu anlaşılmış ve karşı önlemlere başvurulmuştur. Bu arada Vali ve ötekileri yakalatmak istiyoruz. Malatya Mutasarrıfı da Kürt aşiretlerini Malatya’ya çağırmıştır. Bunun üzerine 13. Kolordu işe girişti. Gereken önlemler alınmıştır. Yarın akşam Harput’tan gönderilen bir birlik, ortalığı karıştıranları tepeleyecektir...”

    (Nutuk)

    BELGE: 18

    “DİN VE ULUSUNU SATMIŞ KÜRTLER!”
    Mustafa Kemal’in, Erzincan’ın Kemah ilçesinde yaşayan ve Kürt aşiretlere yakınlığıyla bilinen eski Milletvekili Halet Bey’e, Sivas’tan, 9 Eylül 1919 günü gönderdiği mesajdan:
    “...İngiliz korumasında bağımsız bir Kürdistan kurulması amacıyla propağanda yapmakta olan İngiliz Binbaşılarından Mr. Novel’in, din ve ulusunu satmış Kürt Beylerinden Ekrem, Kamran, Ali, Celadet’le birlikte Malatya’ya geldiği ve İstanbul hükümetini tutan, açıkçası ulus ve yurt haini olan Elazığ Valisinin de bunlara katıldığı ve Bedirhanilerden Malatya Mutasarrıfı Halil Beyle birlikte sözde postayı soyan hırsızları izlemek gibi uydurma bir gerekçeyle silahlı Kürtleri toplamaya giriştikleri öğrenildi.

    Şöyle ki, Kürtler’in kutsal halifelik mak***** ve ülkeye olan bağlılık ve ayrılmazlıklarını göstermek üzere bazı ağaların birtakım Kürt kuvvetiyle birlikte Malatya’ya doğru yola çıkıp, padişah ve ulusa karşı İngilizler’le işbirliği yapmak hainliğine kalkışan ve yörenin temiz yürekli Kürtler’ini toplayarak onların askerlerce boş yere öldürülmelerine ve padişaha, ulusa başkaldırmış duruma sokulmalarına neden olan vatan hainlerinin alçaklıklarını sözünü ettiğim Kürtler’e en çabuk yoldan bildirip, çağrıya uymalarının sağlanmasına çaba göstermelerini önemle bekler. Olanak varsa bu işe hemen girişilerek sonucun hemen bildirilmesini dileriz...”

    (Rauf Orbay’ın Hatıraları, YakınTarihimiz Dergisi, Cilt: 3, Sayı: 30, Belge no: 1113)

  2. #2
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nerden
    Orduluyum,Samsun da oturuyorum,İstanbul da doğup büyüdüm.
    Yaş
    30
    Mesaj
    6
    Rep Gücü
    12

    Cevap: ATATURK'UN KURTLER HAKKINDAKI SOZLERI!

    Muhteşem bir paylaşım olmuş..Emeğine sağlık..

  3. #3
    SAHARAY
    Misafir..

    Cevap: ATATURK'UN KURTLER HAKKINDAKI SOZLERI!

    Güzel paylaşım emeğinize sağlık...

  4. #4
    Acemi Üye Yakamoz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    218
    Rep Gücü
    23220
    ATATÜRK belki fiilen fazla yaşamadı Bu kısa yaşamına ise birçok kahramalıklar, fikirler , değişimler kattı. Bir ülke kurdu her karışına kurban olduğum... Fiilen 76 yıl önce vefat etti. Ancak hala adı varlığı ebedi. Öyle ki hala lider, hala ibret alınacak örnek alınacak, kıskanılacak yüce insan... Neler söylendi neler yazıldı hakkında. İftiralar hakaretler edildi. Hala bi takım beyincikler onu sağda solda kötülüyor. Demek ki hala büyük insan tek adam... Seneler evvel bile olsa fesatcıların oynadığı ve oynayacağı TÜRK KÜRT kavgası çıkarmak için sinsi sinsi ağızlarından salyalar akarak bekleyen aşağılık insanların amaçlarını ve yapmaya calışacakları adilikleri görmüş... VARLIĞI NESİLDEN NESİLE AKTARILACAK TEK İNSAN...
    " İnsanlar; yoksulluğa, açlığa, susuzluğa tahammül ederler. Fakat adaletsizliğe, hor görülmeye, aşağılanmaya asla müsaade, müsamaha etmezler.''

  5. #5
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    sevgili yakamoz atatürk sevgisi bizlere okul çağlarından itibaren aşılandı. yaşımız ilerledikçe onun bütün başarılarını tek başına yapmadığını aziz türk milleti nin idraki ile yapabildiğini anladık. onunda bir insan olduğunu ve hatalar yapabileceğini kabullenmemiz oldukça uzun zaman aldı. ona olan sevgimiz gözlerimizi kör etmemeli. yüce olan ulu Allah dır. o atatürkü yaratıp bu millete armağan etmiştir. inanışın bu şekilde olması kimseyi rahatsız etmez. ama onu ilahlaştırmak tepkilere elbette yol açacaktır. bu atatürkü kötülemek değil yapılan yanlışa dur demekdir.

    anlayışınızdan dolayı sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama ismi nesilden nesillere taşınmış olan size yüzlerce isim sayabilirim şu an. insanlığa mal olmuş, çok değerli insanlar yaşamıştır yeryüzünde. konuya sadece türklük açısından bakacak olursak o halde bile yüzlerce sayılabilir.

    kazanılan tüm zaferlerde atatürk kadar aziz milletimizinde emeği vardır. bu sebeple aramızda kürt türk şu bu diye bölünmemiz birbirimizin hakkını yememiz ne büyük ayıp doğrusu.

    iyiki bu konuyu güncellediniz, konu başlığı ve ilk paylaşım çok öğretici ve ders niteliğinde olmuş. emeği geçen hekeze teşekkürler.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  6. #6
    Acemi Üye Yakamoz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    218
    Rep Gücü
    23220
    sayın tansxx;

    TÜRK KÜRT açısından olaya bakmadım. Bakmamda ...
    Bir ülke kurdu her karışına kurban olduğum... diye bir cümle kurdum eğer dikkatli okuduysanız.
    Tabi ki yüzlerce insan vardır örnek teşkil edecek.
    Ancak öncelikle şunu kavramak gerekir. ATATÜRK denince neden din katılır araya hemen. ALLAH KUR'AN-I KERİM VE PEYGAMBER EFENDİMİZ apayrı... ve ATATÜRKü bu üç yüce kavram dışında tuttuğumu yada tuttuğumuzu çok iyi biliyor olmanıza rağmen ala ulu ALLAHtır diyorsunuz. NEYSE...
    Benim gözü ATATÜRK sevgisiyle kör olacaksa onur duyarım.
    Ayrıca hayal kırıklığıda yaşamam. ATATÜRK hakkında hiçbir zaman hayal kırıklığına uğramadım.
    İstanbulu FATİH SULTAN MEHMET fethetti derken , hayır o değil arkasındaki ordu mu fethetti diyoruz.. 1453 de FATİH SULTAN MEHMET diyoruz. NEDEN ? Fikri ve zekası ile ordusu ile yaptı. ama fikri yürüttü çözüm buldu.

    Dünyada hangi lider için saygı duruşu var?
    Hangi lider ülkesinin çocuklarına
    hangi lider ülkesinin gençlerine
    Hangi lider ülkesini öğretmenlerine (-ki öğretmenlik O'nun gözünde kutsal bir görev)
    Bir gün bile olsa armağan etti.
    TÜRK ORDUSU kadar kahraman bir ordu yok yeryüzünde. Ona lafım/ız yok. Ancak TÜRK ORDUSUna o güveni veren, kahramanlığı aşılayan , cesaret veren bir şehit için yıkın emri veren kim. ??? Yapmayın artık ALLAH AŞKINA. Bu kadarda düşüncesiz olmatun. KAHRAMAN TÜRK ORDUMUZ VE ATATÜRK başta olmak üzere nice zaferler imza attılar. ÜLKE KURDULAR ÜLKEEEEE....

    ŞİMDİ DE BİZİM YÜCE TÜRK ORDUMUZ var ama başında ATATÜRK gibi bir liderleri yok. Olanıda tıkıyorlar içeri. ŞİMDİ VAR OLAN YÜCE TÜRK ORDUMUZ TEKNOLOJİNİN EN ÜST SEVİYESİNDE BİLE pkk İTLERİNİ YOK EDEMİYOR. AMERİKA, İSRAİL, İNGİLTERE FRANSA içimize sinip güzel ülkemin en güzel yerlerini istila ediyor.

    ŞERİFE BACIM gibi nice onurlu TÜRK kadınları cephelere gıda taşırken şimdikiler çocuklarını askere göndermemek için binlerce dolar para döküyor.

    275 kg 'lık mermiyi sırtında vatan için taşıyan SEYİT ONBAŞI gibi cengaverler vardı. Şimdikiler çocuklarını askere göndermemek için yurt dışında okutuyor. 30 yaşına çocukların trilyonluk malları var.

    Benim ülkemin ATATÜRK gibi lidere ihtiyacı var. (din yönüne çekeceksiniz peşin peşin yazayım PEYGAMBER EFENDİMİZ gibi de imanı bütün yüce şahsiyete ihtiyacı var)

    Benim ülkemin suriyelilere iranlılara ihtiyacı yok. BENİM ÜLKEMİN GÜZEL İNSANLARI AÇ . YOKSUL. SEFALET İÇİNDEYKEN SURİYELİLERE ÇALIŞMA İMKANI BARINMA İMKANI VERİLİYORSA ,
    MEMLEKETİMİN HER KARIŞ TOPRAĞINDA BULUNAN (DOĞU VE BATI FARKETMEZ) GÜZEL İNSANLARIM AÇSA (VANDA HALA EV SAHİBİ OLAMAYAN BARINAKTA KALAN),
    DOKTORLAR, ÖĞRETMENLER VS HER TÜRLÜ MESLEK SAHİPLERİ BUGÜN ZORUNLU GÖREV ADI ALTINDA ŞARK GÖREVİ ADI ALTINDA DOĞUYA ATANIP BİNBİR BAHANE İLE ORDAN KAÇIYORSA,
    BIRAKINDA ATATÜRK'ÜMÜ ÖZLEYEYİM YAHU.

    BIRAKINDA ATATÜRK'ÜMÜ YERE GÖĞE SIGDIRAYIM. BIRAKINDA ONU SEVGİYLE ANALIM...

    ATATÜRK İÇKİCİYMİŞ.. PEEEHHH. 13-14 YAŞINDAKİ KÜÇÜK KIZLARI KOYNUNA ALMADI EN AZINDAN.
    ATATÜRK SİROZDAN ÖLMÜŞ... PEEEHHH. EN AZINDAN ALNININ AKIYLA ÖLDÜ.

    ŞİMDİKİ TEKNOLOJİYLE BİLE ZOR OLURKEN ATATÜRK ÇINAR AĞACI KESİLMESİN DİYE KÖŞKÜNÜN YERİNİ DEĞİŞTİRTTİ.

    BANA MAVAL OKUMASIN KİMSE...



    Ben ATATÜRK tartışmasına hiçbir zaman girmedim girmemde... Herşey ortada...
    " İnsanlar; yoksulluğa, açlığa, susuzluğa tahammül ederler. Fakat adaletsizliğe, hor görülmeye, aşağılanmaya asla müsaade, müsamaha etmezler.''

  7. #7
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    sevgili yakamoz fatih sultan mehmet istanbulu feth etti ama kimse yüce fatih sultan mehmet demiyor. mesele bu. atatürke olan sevgimizi onu yüceleyerek gösteremeyiz. onun bize bıraktığı esere sahip çıkarak bunu gösterebiliriz. mesela yerli malı tüketebiliriz.

    atatürk zamanının alimiydi. bunu okuduğu kitaplara borçludur. kendisi matematik ve geometri üzerine kitaplarda yazmış değerli bir liderdir. onu yaşatmak bizlerin elinde. ilimde bilimde ve teknolojide yapacagımız her atılım onu yaşatmak demektir.

    atatürk dünyaya mal olmuş değerli bir liderdir. şahsını yücelemek yerine sık sık dualar edip ulu Allaha teşekkür edebiliriz, böyle bir lideri bize bahşettiği için. atatürkede selam ve şükranlarımızı sunmak güzel bir şeydir. ahde vefadır. ama bundan fazlası onun ruhunu rencide eder, onu ulu Allahın huzurunda mahcup eder. bu bilgileri sizinle paylaşmak istedim.

    diğer yazdıklarınız siyasete giriyor. siyaset yapmaktan hoşlanmadığımdan söyleyecek bir sözüm yok malesef. bende sevgili annanem dedem babam yaşasın isterdim. malesef giden dönmüyor ancak dua edip selamlarımızı sunmakla yetiniyoruz.

    konuyu din ile siz bağdaştırdınız. 13-14 yaşında çocukla evlenenler kısmında yaptığınız atıfdan sonra sevgili muhammedimize kıymetli sözler söylemeniz bir tartışma ortamı yarattı ve cevap hakkı dogdu. atatürkün içkisi kendisine zarar vermiştir sonucunda alkole bağlı vefat etmiştir. kimseyi bağlamaz bu mevzu. bu meseleleri aştı artık ülkemiz rahat olun. erken yaşta evlilik ülkemizde suçtur. din ile alakalı bir konu değil bu, cehalet ile ilgisi vardır.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  8. #8
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    konu başlığı kürtlerle ilgili sözleri sevgili atatürkün ve icraları yeri bu başlık değil ama. atatürk'ün din düşmanı olduğu söylemleri doğru değildir. aslında bu konu en az 20 30 yıl önce tartışılmalıydı. fakat ülkemizin başına örülen sağ sol olayları bu mevzunun tartışılmasını ileriye itmiştir.

    atatürk bazı kesimin düşündüğü gibi din düşmanı değildi. aksine DİNDAR bir insandı. bu konuya daha önceden bu forumda açtığım atatürk dindar bir insandı çünkü; başlığında devam etmek istiyorum. tartışmamıza dilerseniz oradan devam edebiliriz. bu şekilde birbirimizi daha iyi anlayacağımıza eminim.

    saygılar.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

Benzer Konular

  1. Dersimiz ataturk filmi ve ataturk un ogretmenlere verdigi onem
    ahmettatli Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 25-03-2010, 11:53 PM
  2. Ataturk ve Din
    mopsy Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 42
    Son mesaj: 08-02-2010, 07:49 AM
  3. Ataturk videoları
    Nil@y Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 06-05-2007, 03:30 PM
  4. Ataturk e-box
    YukseLL Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 08-11-2006, 09:48 PM
  5. Ataturk kosesi...
    Nil@y Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-09-2006, 09:57 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık