Lale Şıvgın'ın köşe yazısından bir kesit

Vahim bir iddia: Dağlıca’da yaşanan çatışmadan sonra merkeze anında haber verilemediği iddiası da bana ulaşan bilgiler dahilinde.

Bu iddianın kaynağı şunu söylüyor: “Böylesine büyük çaplı bir saldırıdan sonra (bazı kaynaklara göre 150 bazılarına göreyse 500 kişilik bir PKK’lı grup saldırdı) hemen merkeze haber verilmesi gerekirdi ancak bu acı haber merkeze anında ulaşamadı. Çünkü Dağlıca Karakolu’nun merkezle tüm iletişimi kesilmişti. Uydudan bloke edici sinyaller verilmiş, tüm vericiler kesilmişti.”

Eğer bu iddia doğruysa, çok daha vahim bir durumla karşı karşıyayız demektir. Çünkü TSK’nın sahip olduğu teknik donanıma vakıf olabilecek ve bu donanımı kesebilecek kabiliyet kimlerde var sorusunu sormamız gerekir ki, bu sorunun cevabı bizi müttefiklerimize kadar götürebilir.

Tüm bu iddialar karşısında vakit geçirmeden kamuoyuna doğru bilgilendirme yapılması gerekiyor. Sivil toplum birkaç saat içinde toplanabiliyorsa Ankara’daki siyasi irade de toplanabilir, toplanmalı.

(Tercüman)
Cep telefonuyla uzaktan kumandalı mayınları patlatmak icin sinyali 5 saniye geciktirmeyen ,geciktirmeye yanaşmayan telekom, koskoca bolgenin iletişim ağını grevi bahane ederek kesiyorsa,olay cok vahimdir.Bu demektirki içten dıştan hertarafımız kusatılmıştır.Türkiyenin başındaki terör belasını defetmek icin sadece Türk silahlı kuvvetlerin mucadele etmesi yetmez ,mücadele toplumun herkesimini kapsayacak şekilde topyekün yapılmalıdır. Hrant Dink'in öldürülmesinde sokaklara dökülüp hepimiz hırant'ız ,hepimiz ermeniyiz diyenler nerdesiniz?. Rahat güvenli ofis odalarında yazılarıyla TSK yı eleştiren medya kalemşörleri nerdesiniz? Dökülen şehit kanlarından hepimiz sorumluyuz,Tabi en başta Telekomu yabancılara satanlar sorumludur. Herkez şapkasını önüne koyup düşünmelidir.