yaz-nezlesi-ve-gribine-dikkat.jpg
Virüs adı verilen mikroplar kış aylarının yanısıra yaz mevsimi başlangıcında da hastalığa sebep olur. ENT Tıp Merkezi KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi uzmanlarından Op. Dr. Orhan Altıntaş yaz mevsiminde sık görülen mikrobik hastalıklar konusunda bilgi verdi.

Her virüsün çoğalma koşulları farklı olduğundan havanın ısı ve nem derecesine göre değişik mevsimlerde görülürler. Toplumsal yaşamın gereği olarak kabalık ortamlarda bulunma, çalışılan ortamlar, alış veriş merkezleri, toplu taşım araçları soğuk algınlığı ve gribin en sık bulaştığı alanlardır.
Uzun mesafeli uçak yolculuklarında 200 – 400 kişinin aynı hava kaynağını kullanması infeksiyon bulaşma riskini kolaylaştırır. Yabancı bölgelere yapılan seyahatler de o bölgedeki virüslerin alınmasına sebep olabilir.

Hastalık ne zaman artış gösterir?
Hava değişimlerinin sık olduğu dönemlerde bu tür hastalıklar arttış gösterir. Özellikle ani ısı değişikleri burundaki tüycüklerin hareketini bozarak mikrobun doku içine geçip yerleşmesine ve hastalık yapmasına neden olur. Alerji, hava kirliliği ve sigara da tetikleyici etkenlerdir.
Stres, tek başına bağışıklık sistemini baskılayarak infeksiyonu kolaylaştıran bir diğer önemli risk faktörüdür.

Grip ve nezle aynı hastalık mıdır?
Değişik virüslerle oluşan 'soğuk algınlığı ve grip' halk arasında aynı hastalık gibi düşünülür. Ancak bu hastalıkları oluşturan virüs türleri farklıdır. Soğuk algınlığı ve nezle rinovirüs, adenovirüs, solunum yolları sinsityal virüsleri, korona virüs ve enterovirüslerle, grip ise enflüanza virüsleri ile olur.

Bu tür virüsler nasıl bulaşır?
Tüm vücudumuzda olduğu gibi burnumuzda da mikroplara karşı bir savunma sistemi vardır. Burun içinden, burna açılan 'sinüs' dediğimiz kemik içi boşluklardan salgılanan 'sümük salgısı' ve salgıyı genize doğru sürükleyen çok ince tüycükler sayesinde bu mikroplar doku içine girmeden genize oradan da mideye atılır.

Virüslerin Bulaşması
Sıklıkla hastanın hapşırma ile havaya yayılan küçük veya büyük parçacıklar içindeki virüslerin solunması, mikrop içeren burun veya ağız salgılarının bulaştığı el ve eşyaların kullanılması ile olabilir. Hapşırık bazen o kadar güçlüdür ki ağzımızdan çıkan havanın hızı saatte 100 kilometreye ulaşmaktadır. Bu da virüslerin yayılmasını iyice kolaylaştırır. Burada bilinmesi gereken en önemli nokta; 'Soğuk algınlığı ve grip tedavisinde antibiyotiklerin yerinin olmadığıdır.'

Soğuk algınlığı ve nezle hangi mikropla oluşur?
Nezle genellikle ‘Rhinovirus‘ adı verilen mikrobun üst solunum yollarında ortaya çıkardığı bir hastalıktır.
Erişkinler ortalama yılda 2-4 kez nezleye yakalanmaktayken, çocuklarda bu sayı 6-8’i bulmaktadır.
Bu tür virüsler vücutta ya da ellerde saatlerce canlı olarak kalabilmektedir. Özellikle kreş ve okullar çocukların bu tür enfeksiyonları kolaylıkla kapıp eve taşıdıkları ortamlardır. Çocuklar bu ortamlarda yakın temasta oldukları için oyuncak ya da el ele tutuşarak birbirlerine virüsü geçirmektedirler.
Mikrop burundan ve boğazdan girdikten 2-3 gün sonra kişide hastalık bulguları ortaya çıkmaya başlar. En erken bulgular halsizlik, hapşırma, burun akıntısı, boğazda kaşıntı, hafif ateş, koku ve tat duyusunda azalma olarak sayılabilir. Sonraki birkaç günde şikayetler artıp, seste boğuklaşma ve öksürük başlayabilir . Bu dönem diğer insanlara bulaştırma riski en yüksek seviyededir. Sonraki bulgular genellikle hastalık 1 hafta kadar sürer. Ancak vücut direncinin düştüğü durumlarda (yaşlılar, çocuklar, direnç bozukluğu olan kişiler, kalp ve şeker hastaları) iki haftayı bulabilmektedir.
Tedavide antibiyotiklerin yeri yoktur. Şikayetleri azaltacak basit ateş düşürücüler, burun damlaları, pastil ve spreyler kullanılır. Ayrıca istirahat edilmesi, stresten uzak durulması da faydalıdır.