Merhaba


Erkek dediğimiz zaman aklımıza hemen testosteron gelir, öyle değil mi? Erkeği erkek yapan hormonun adıdır testosteron… Kanımca bakımlı bir erkek, özel hayatına da, iş yaş***** da aynı özeni gösterir. Zaten yayınlanan istatistiklerde şık ve bakımlı erkeklerin mesleki yaşamlarında daha başarılı olduğu doğrulanıyor. Ne var ki, bu bakım sadece dış görünüm anlamında kalmamalı ve sağlığınızı da içermeli! Özellikle de hormonel sağlığınızı… okumaya devam edin.

Kadınların menapoza girmesi, menapoz öncesi ve sonrası dönemleri hakkında herkes bir şeyler bilir. Bu olay o kadar açık bir şekilde yaşanır ki, aile ve dost çevresinden başlayarak sosyal bir meseleye dönüşür.Andropozdan ise pek söz edilmez. Yılların yavaş yavaş tırmanan etkilerini ve sonuçlarını erkekler kendi aralarında bile pek konuşmazlar. Gerçi kadınlarda kesin bir eşik vardır, fakat erkeklerde böyle keskin bir çizgiden bahsedemeyiz. Ama yine de bu konunun pek gündeme gelmemesinin nedenleri arasında, en başta sanırım “erkeklik gururu” gelir…

Erkeklerin çoğunluğu 30 ile 45 yaşları arasında vücutlarında bazı değişiklikler olduğunu fark ederler. Bu belirtiler, hafif tertip yaşlanma veya “olgunlaşma” belirtileri gibi görülüp es geçilir. Oysa sayısız araştırmaya konu olan bu değişimlerin altında, aynı kadınlarda olduğu gibi, hormon dengesinin giderek bozulması yatar.

Andropoz belirtileri uzun bir zaman dilimi içinde, daha yavaş ve tedrici olarak ilerler. Başta güçlükle fark edilirse de erkeklerin büyük çoğunluğu cinsel isteğinin azaldığını ve formunu kaybetmekte olduğunu bilir. Mizacı değişir, o “delikanlı” atılganlığı giderek törpülenir. Yavaş yavaş konsantrasyon yeteneği azalır, dikkati dağılmaya başlar. Yaşam enerjisi de aşağı doğru inen bir eğri çizer. (Hep bildiğimiz sorundur; kadınlar gezmek ister, erkekler televizyon karşısında uzanmayı tercih ederler!) Bir yandan da vücudunda yağlar birikir, o eski gergin kaslar gün geçtikçe sönmeye başlar…

Eğer 40’ınıza yaklaşıyorsanız ve aşağıdaki sorunların ilerlediğini fark ediyorsanız, bunların andropoz işaretleri ve belirtileri olduğundan kuşkunuz olmasın.

§ Bitkinlik
§ Uyku sorunları
§ Kilo alımı, yağ kütlesinin artması .
§ Özellikle bel çevresinde, karında ve göğüslerde yağlanma.
§ Kasların zayıflaması, reflekslerin azalması
§ Cinsel istekte azalma
§ Ereksiyon sorunları
§ Sinirlilik, gerginlik ve alınganlık
§ Ağrı ve sızılar
§ Kemiklerde deformasyon
§ Saçların incelmesi ve dökülmesi
§ Cildin kuruması ve kırışması
§ Hafıza bozulmaları
§ Depresyon
§ Motivasyonun azalması, ilgisizlik

Tedavi edilmeden bırakılırsa, andropozun son derece şiddetli ve uzun süreli sonuçları olabilir. Andropoz erkeklerin sağlığını ve yaşam kalitesini menapozun kadınları etkilediğinden daha fazla etkileyebilir.

Testosteron bir sex hormonu olmaktan çok daha önemlidir:
Bütün bu değişimler araştırıldığında, erkeklik hormonlarının dengesinin bozulduğu anlaşılır. Özellikle yukarıda sayılan belirtiler, testesteronun azalması ve erkek vücudunda normalde az miktarda bulunan estrojen oranının artması ile ilgilidir.

Testesteron, sadece cinsel hayatınızı belirleyen bir hormon değildir. Kemik yoğunluğu, kaslar ve kırmızı kan hücrelerinin üretimi için çok önemlidir. Andropozla birlikte testesteron azaldıkça, bağışıklık sistemi sarsılır, kalp ve beyin fonksiyonları bozulmaya başlar. Bildiğiniz gibi kalp krizleri erkekleri daha fazla tehdit eder.

Hormonlarınızı güçlendirin!
Proteinler hepimiz için çok önemlidir. Yetersiz protein alımı yağ kitlelerinin artmasına ve zayıflamaya karşı bir çeşit direnç oluşmasına neden olur. Neden diye sorarsanız burada tam anlamıyla bu prosedürü anlatmak için yeterli yerimiz yok, fakat özetle… Vücudumuz, egzersizden sonra kasları onarmak için amino asitlere ihtiyaç duyar. Amino asitleri de tabiî ki proteinlerden alabiliriz. Kas kütleniz artınca, vücut daha çok testosteron metabolize edebilir.* Çocukların büyümek için proteinlere ne kadar ihtiyacı varsa, orta yaştan sonra gençliğimizi korumak için bizim de o kadar ihtiyacımız olduğuna kuşkunuz olmasın. Zaman zaman et yemekten vazgeçebilirsiniz ama genel olarak proteinden korkmayın.

Orta yaş krizine yenik düşmeyin!
Andropozda yaşanan depresyon ve kişilik değişimleri oldukça ağır olabilir. Bazen tüm ailenizi, yaşam düzeninizi ve sevdiklerinizi etkileyebilir. Orta yaş krizi deyip geçtiğimiz bu dönemler sağlığınızın bir çok kayba uğramanıza neden olabilir. Oysa bütün bunlara hiç gerek yoktur. Çağdaş tıp, erkeklerin bozulan hormon dengelerini gayet güvenli bir şekilde düzeltebilir. Bir doktora giderek kendi kişisel andropoz programınızı yapabilirsiniz.

Yeni bir yaşam planı yapın:
§ Vakit geçirmeden bir egzersiz progr***** başlayın
§ Elinizden geldiği kadar spor yapın. Karizmanız arabanız değil, spor ayakkabılarınız, bisikletiniz, raketiniz ve eşofmanınız olsun.
§ Sigara içmeyin
§ İçkiyi ölçülü için ve kırmızı şarabı tercih edin
§ Testosteron hormonunu doğal yoldan arttırmak için kırmızı ve beyaz et tüketimine önem verin ama yağsız etleri seçin.
§ Kalp ve damar sağlığınız için zeytinyağı ile ceviz tüketin
§ Bol bol sebze ve meyve yiyin.
§ Kendinizi yorgunluğa ve isteksizliğe terk etmeyin. Yakınlarınızdan yardım isteyin ve sizin de içinde yer alacağınız aktif bir yaşam planı yapmalarına izin verin.
§ Hayata karşı ilginizi uyanık tutun. İş toplantıları dışında sosyal yaşama katılın.
§ İmkanınız ölçüsünde gezin, seyahat edin, kitap okuyun, sinemaya gidin, dans edin, beyninizi canlı tutmak için bilmece çözün, briç ve satranç gibi oyunlar oynayın.
§ Doktorunuza danışarak kendinize bir vitamin reçetesi hazırlatın. Kalbinizi korumak için Coenzin Q-10, Omega-3 ve hergün bir aspirin almanızın yararı olup olmayacağını sorun.
§ Her yıl baştan aşağı bir sağlık kontrolü yaptırın.
§ Ereksiyon sorunlarına ne kadar kafanızı takarsanız, o kadar güçlük yaşarsınız. Yapabileceğiniz en önemli şey romantizmi, konuşmayı, flörtü ve dokunmayı yeniden keşfetmektir. İnanın bu keşif sizi 20 yaşınıza geri götürür ve viagra’dan daha etkili olur…Ayrıca doktora danışırsanız size birçok tıbbi yöntem önerebilir.

blogcu.com