Türk müziğinin çeşitli makamlarıyla hastalara terapi yapıp binlerce yıllık geleneği yaşatan TÜMATA Grubu, Kayseri'de 800 yıl önce hastaların müzikle tedavi edildiği Gevher Nesibe Şifahanesi'nde geleneği yeniden canlandırdı.


SAĞLIK&YAŞAM - 21 Ekim 2009 Çarşamba - 07:17


Türk müziğinin çeşitli makamlarıyla hastalara terapi yapıp binlerce yıllık geleneği yaşatan TÜMATA Grubu, Kayseri'de 800 yıl önce hastaların müzikle tedavi edildiği Gevher Nesibe Şifahanesi'nde geleneği yeniden canlandırdı.

Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma (TÜMATA) Grubu, 3. Şifa Turları adı altında ülkenin dört bir yanındaki şifahaneleri ziyaret ederek, eğitim çalışması yapıyor. İzmir'de verdikleri konserle başladıkları tur kapsamında Manisa, Bursa ve Amasya'daki şifahanelerde çalışma yapan grubun son durağı Kayseri'deki Gevher Nesibe Şifahanesi oldu. Alman, İspanyol, Avusturyalı ve Türk müzisyenlerden oluşan grup, şifa turları kapsamında Mardin ve Edirne'deki programın ardından İstanbul'da vereceği konser ile çalışmasını tamamlayacak.

TÜMATA Grubu'nun kurucusu Yrd. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç, yaptığı açıklamada, 1975 yılında kurduğu grubun yabancı müzisyenlerin de katılımıyla müzikle terapi alanında hem eğitim hem uygulama yaptığını söyledi. Türk kültüründe müzikle tedavinin tarihinin 8 bin yıl öncesine kadar uzandığını ifade eden Güvenç, bu köklü geleneği günümüzde yaşatmak ve bozulmadan gelecek kuşaklara aktarmak için gayret ettiklerini bildirdi.

Bu tür şifa turları ile hem öğrencilerini gerçek mekanlarda eğitme fırsatı bulduklarını, hem müzikle terapi uygulamasını tanıttıklarını belirten Güvenç, şunları söyledi:
''Yüzyıllar önce Anadolu'nun dört bir yanındaki şifahanelerde müzikle terapi yönteminin uygulandığı biliniyor. Şimdi bu mekanları gezerek öğrencilerimize gerçek mekanlarda eğitim veriyoruz. Şifa makamlarını çalışıyoruz. Böylece onların o ruhaniyeti yaşamalarını amaçlıyoruz. Gevher Nesibe Şifahanesi de bu mekanlardan biri. 800 yıl önce burada akıl hastaları Türk müziği makamları ile tedavi ediliyordu. Biz de 800 yıllık bu geleneği burada yeniden canlandırıyoruz. Böylece, hem eğitim yapıyor, hem bölge halkına yaptığımız işi tanıtıyoruz. Aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş müzik aletlerini de tanıtıyoruz.''

Çalışmalarının Türkiye ile sınırlı kalmadığını, Almanya, Avusturya, İspanya ve İsviçre'de de müzikle terapi eğitimi verdiklerini ve uygulama yaptıklarını, öğrenciler yetiştirdiklerini dile getiren Güvenç, böylece Türk müziği makamlarının uluslararası alanda da tanıtıldığını vurguladı.

UYGULAMA ALANLARI
Müzikle terapi uygulamasının nöroloji, kardiyoloji, immünoloji, geriatri alanlarında ve kanser hastalarının tedavisinde kullanılabildiğini belirten Güvenç, ''Türk müziğindeki makamların her biri insanda değişik etkiler bırakıyor. Mesela, rast makamı huzur, zirgüle makamı uyku, saba makamı cesaret ve kuvvet, hicaz makamı tevazu, hüseyni makamı rahatlık verir. Bu makamların her birini farklı hastaların tedavisinde kullanabiliyoruz'' diye konuştu.

Viyana'daki bir hastanede yaptıkları uygulamada, Türk musikisi dinletilen koma halindeki hastaların beyin dalgalarında hareketlilik tespit edildiğini belirten Rahmi Oruç Güvenç, Gazi Üniversitesi'nde otistik, spastik ve hiperaktif çocuklar üzerinde yaptıkları çalışmada da, çocuklardaki stres hormonlarının müzikle terapi sonunda yüzde 40 azaldığının görüldüğünü vurguladı. Güvenç, ''Ayrıca, dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, hastalarını tedavi ederken bizim CD'lerimiz kanalıyla müzikle terapi yöntemini kullandığını açıkladı'' dedi.

Eğitim çalışmaları kapsamında müzikle terapi uygulaması yapan ve unutulmaya yüz tutmuş 300 civarındaki müzik aletini kullanabilen insan sayısını artırmayı amaçladıklarını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Güvenç, ayrıca Türk müziği makamlarının insan sağlığına etkileri konusunda gelecek nesilleri aydınlatmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
EHM
haber.com