Yağ Emme (Liposakşın)


Liposakşın (Yağ emme), bir vakum makinesine bağlı bir boru aracılığıyla yağın (”lipos” Yunancada yağ demektir) vücuttan çekilerek alındığı bir işlemdir. Liposakşın için en iyi adaylar, normal kiloda veya normal kilosuna yakın olan fakat kalça ve uyluklar gibi belirli bölgelerinde diyet ve egzersize yanıt vermeyen ve vücudunun diğer bölgeleriyle orantılı olmayan lokalize yağ fazlaları olan kişilerdir. Liposakşın (yağ emme) en çok, yağ fazlası alındıktan sonra kendini toparlayabilecek kadar sağlıklı cildi olan genç kişilerde (genellikle 50 yaşın altında olan kişiler) etkilidir.

Fazla yağ birikintisinin üzerini kaplayan deri eğer yağ, yaş ya da hamilelikten dolayı gerildiği için şeklini yitirmişse, tek başına liposakşın (yağ emme) uygulanması derinin sarkmasına, dolayısıyla da tatmin edici olmayan bir sonuca neden olabilir. Selülitli bir bölge, liposakşın (yağ emme) uygulandıktan sonra daha da düzensizleşip daha kötü görünebilir. Böyle durumlarda, liposakşının fazla derinin alınması için yapılacak bir ameliyatla birlikte gerçekleştirilmesi gerekebilir. Diyet ve egzersizle kilo verildiğinde, diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek tansiyon) ya da yüksek kolestoral riski azalır. Ancak, liposakşın ile elde edilen kilo kaybı bu riskleri azaltmaz.

Liposakşın için en yaygın olarak kullanılan alanlar kann, uyluklar, kalçalar, dizler ve üst kollardır. Özellikle kendini çok çabuk toparlayabilen bir cildi olan genç kişilerde liposakşın, boyun ve yüzdeki fazla yağ birikintilerini almak için yalnız başına kullanılabilir ya da kendini daha zor toparlayan cildi olan kişilerin çene hattını şekillendirmek için yüz germe ile birlikte uygulanabilir. Liposakşının uzun süreli etkileri konusunda çok az şey bilinmektedir.
Liposakşın ile tedavi edilen bölge, hemen liposakşmdan sonra mevcut olandan daha fazla yağ üretebilir (fakat tedaviden önceki kadar çok yağ üretmez).

PROSEDÜR
Bir ila 3 saat arasında sürebilen liposakşın, genellikle lokal bir anestezik kullanılarak ayakta tedavi bazında gerçekleştirilir. Tedavi edilen alan genişse ya da hasta ya da cerrah tercih ederse genel anestezi kullanılabilir. Cerrah önce, tedavi edilecek bölgenin ana hatlarını deri yüzeyinde belirler. Küçük bir insizyon (keşi) yapılır ve bir kanül (kunt bir ucu olan dar, içi boş bir tüp) sokulur ve ileri geri hareket ettirilir. Bu hareket, bu aletle emilerek bir şişeye boşaltılan yağ hücrelerini yerlerinden oynatır.

Cerrah, yağ alınan bölge yüzeyinin düzgün olmasını sağlayacak kadar yağ çıkarılana kadar bu işlemi tekrarlar. İşlem tamamlandığında insiz-yonlar (kesiler) dikiler ve sarılır. Uygulama sırasında yağ ile birlikte sıvı da kaybettiğinizden, damar yoluyla (intrevanöz) sıvı verilir ve gerekirse kan nakli de yapılabilir.

Liposakşında kullanılan aletler ve teknikler sürekli gelişmek¬tedir. En yeni ve en güvenilir yöntemde (tümesan teknik olarak adlandırılır) düşük dozda bir lokal anestezik ve epinefrin (bir damar büzücü) ile karıştırılmış olan büyük miktarda şaline (tuzlu su) tedavi edilecek olan bölgeye işleme başlamadan önce enjekte edilir.

Bu, işlem esnasında yaşanan kan ve sıvı kaybı miktarını ve ameliyattan sonra görülen renk değişimini büyük ölçüde azaltır. Aynı zamanda, tek seferde daha fazla yağın emilmesine de olanak sağlar. Yine de liposakşın ciddi kalp, akciğer, böbrek ya da kan dolaşımı rahatsızlıkları olan kişilere kan ve sıvı kaybından dolayı tavsiye edilmeyebilir.

İYİLEŞME SÜRECİ (NEKAHAT DÖNEMİ) VE KOMPLİKASYONLAR
Anestezinin etkisi geçtikten sonra, ağrı kesicilerle hafifletilebilecek bir ağrı hissedebilirsiniz. İyileşme (nekahat) dönemi haftalar alabilir. Belinizin altındaki bir bölümden liposakşın (yağ emme) yaptırdıysanız, şişmeyi ve morarmayı en aza indirgemek ve tedavi edilen bölgenin düzgün bir şekilde iyileş¬mesine yardımcı olmak için 2 ila 3 hafta çok sıkı bir korseyi andıran bir destek kullanmanız gerekir.

Morartı genellikle bir ya da iki hafta içinde geçer fakat şişlik 6 aya kadar devam edebilir. Uygula¬madan sonra birkaç hafta yorucu egzersizler yapılmamalıdır. Ciddi komplikasyonlar nadirdir fakat aşırı kan ya da sıvı kaybına bağlı ya da akciğerlere sıçrayan kan pıhtılarından dolayı ölümler de görülmüştür. Deneyimsiz cerrahlar ve aşın miktarlarda yağ emilmesi, bu ölümlerde rol oynamıştır. Genel olarak liposakşın, alman yağ miktarını dikkatli bir şekilde sınırlayan deneyimli, nitelikli doktorlar tarafından gerçekleştirildiğinde güvenli görünmektedir.

Uygulamanın yapıldığı kişilerle yapılan araştırmalara göre; (drenaj gerektiren) sıvı birikimi, deri sarkması, pürüzlü deri yapısı (tekstür) (kırışma) ya da asimetrik bir görünüm gibi küçük komplikasyonlar, vakaların %20’si kadarında oluşmaktadır. Simetrik bir görünüm garanti edilememekle birlikte, ameliyattan sonra oluşan belirgin bir asimetri genellikle tekrar yağ emme ve enjeksiyonun bir arada kullanılmasıyla iyileştirilebilir. Elde edilen sonuç mükemmelden daha kötü olsa da, çoğu kişi sonuçlardan memnun kalmaktadır.

Vücut Şekillendirme Ameliyatından Sonra

Doktorunuzun ağırlık kaldırma, egzersiz (spor) yapma, cinsel faaliyette bulunma ve insizyon (keşi) bakımı konusunda söylediği şeylere titizlikle uyunuz.

Abdominoplasti yaptırdıktan sonra bağımsız olarak (yardım almadan) gezinebil-meniz 2 ila 4 gün arasında bir zaman alabilir. Daha uzun bir süre yardıma gereksinim duyabilirsiniz. İyileşme süreci, sezaryen ameliyatınınkine çok benzerdir. Çoğu kişi, yaklaşık bir hafta sonra masa başı işlere; 2 ila 4 haftadan sonra da daha yorucu işlere dönebilmektedir. İyileşme, cerrahın kullandığı tekniğe ve uygulamanın yapıldığı kişiye bağlıdır.

Tedavi uygulanan bölgelerin sayısına bağlı olarak, liposakşın (yağ emme) yaptırdıktan sonra bağımsız olarak (yardım almadan) gezinebilmeniz 2 gün alabilir. Birçok kişi, vücutlarında kaç bölgeye liposakşın (yağ emme) uygulandığına ve ne tür bir iş yaptıklarına bağlı olarak, yaklaşık bir hafta sonra işine dönebilir.

kaynak