İdeal bel kalınlığının erkeklerde en fazla 102, kadınlarda ise 88 santimetre olması gerektiği belirten Prof. Dr. Gültekin Süleymanlar, bel kalınlığının kalp damar hastalıkları gibi böbrek hastalığı için de risk oluşturduğunu söyledi.

Prof. Dr. Gültekin Süleymanlar, şöyle dedi:
“Bel kalınlığının fazla olması kişide kalp damar, böbrek hastalıkları gibi hastalıkların habercisidir. İdeal bel erkeklerde en fazla 102, bayanlarda ise 88 santimetre olmalıdır. Bundan daha fazla bel kalınlığı kalp damar hastalıkları, ani kalp ölümleri, inme, felç gibi hastalıkların habercisidir.”

Tansiyon, şeker, yağ dengesinin bozulması, iyi kolesterolün düşüklüğü gibi hastalıkların üçü de bulunanların metabolik sendrom hastası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Süleymanlar, Türklerin yüzde 35’inin metabolik sendrom hastası olduğunu, bu tip hastaların işi ciddiye almadığını, ancak bu hastalığın tedavi edilmemesi halinde hastanın önemli sorunlar yaşadığını belirtti.

BÖBREK HASTALARI ÇOĞALIYOR
Aynı zamanda Türk Nefroloji Derneği (TND) Genel Sekreteri olan Prof. Dr. Gültekin Süleymanlar, TND’nin Türkiye’nin böbrek haritasını çıkardığını ve metabolik sendrom hastalığına da önem verdiğini bildirdi. Metabolik sendromun böbrek hastalığına zemin hazırladığını belirten Prof. Dr. Süleymanlar, şu bilgileri verdi:
“Yaptığımız araştırmada, Türkiye’de her 10 kişiden bir kişinin diyabet, her 100 kişinin 40’ının tansiyon hastası olduğu, tansiyon hastalarının ancak yüzde 8’inin tam tedavi olduğunu saptadık. Türkiye’de 2006 yılında 43 bin diyaliz hastası vardı. 2006’da 43 bin diyaliz hastası için 1.2 milyar dolar harcama yapıldı. Bir böbrek hastasının devlete maliyeti 23-24 bin dolardır. Sağlık Bakanlığının bütçesinin büyük kısmı böbrek hastalarına gidiyor. 2016 yılında Türkiye’deki diyaliz hastası sayısı 105 bine ulaşacak ve harcanacak para 3 milyar doları bulacak.”

kaynak