GENETİK BİLİMİ


Esas adı Johann olan Mendel (1822-1884), papazlığa başlayınca Gregor adını almıştı.
Genetik bilimi bezelye sayarak başladı
Avusturyalı bir papaz olan Gregor Mendel’in, 8 yıl boyunca 300.000 bezelyeyi tek tek saydığı deneyi genetiğin kökeni sayılıyor.


Esas adı Johann olan Mendel, 1843’te o zamanlar Avusturya İmparatorluğu sınırlarındaki Brünn kentindeki St. Thomas Manastırı’a girer. Adını Gregor olarak değiştirir; 1847’de papazlığa yükseldi. Papazlığın yanı sıra Viyana Üniversitesi’nde de öğrenim gören Mendel, 1856-1863 tarihleri arasında manastırın bahçesine deney amacıyla 28.000 bezelye dikti.

Gregor Mendel 1865’te, 8 yıl boyunca bezelyeleri karşılıklı olarak aşılayarak türetti ve yeni kuşaklarında çıkan farklılıkları gözlemledi. Mendel 8 yıllık deneyi sonuda şunu gördü: Bitkiler, üst kuşaktan yeni kuşağa özelliklerini aktarıyorlardı. Bilimsel bir kavrayışla Mendel, yeni kuşakların öncekilerin özelliklerini taşımasına kalıtsallık tanımı koydu. Bilim dünyası şimdi bu özelliğe ‘gen’ diyor.
Mendel'in papazlık yaptığı St. Thomas manastırı, bugün Çek Cumhuriyeti sınırlarında bulunuyor.



Aynı dönemde canlıların kalıtsal değişiklikleri ve çevreye uyumlarını araştıran Evrim Teorisi’nin fikir babası Charles Darwin ise, Mendel’in bu araştırmasında henüz habersizdi. Mendel ve Darwin’in deneyleri daha sonra modern biyolojinin temelini oluşturdu.

GENETİĞİN GİZLİ KALMIŞ FİKİR BABASI



Mendel, deneyini ‘Bitki Karmalarında Deneyler’ adlı bir makalede anlattı ve bir bilimsel dergide yayımladı. Ancak bu makaleye 1900’e kadar sadece 3 kez atıf yapıldı. Mendel’in bezelye deneyi bugün genetik biliminin başlangıcı, kendisi de genetiğin babası sayılıyor.
Bilim için doğadaki her nesne birer merak ve araştırma konusu.

Bugün genetikçilerin araştırmaları medyada önemli yer bulurken, ırsi kalıtsallık teorisini bulan Gregor Mendel’in genetik için yaptıkları sadece dar bir bilim çevresinde biliniyor.

Genetik bilimi ise son 50 yılda, özellikle İngiliz bilim insanları James Watson ve Francis Crick’in DNA’nın çifte heliks yapısını keşfetmesiyle hızlı bir yükselişe geçti. DNA araştırmaları, 1865’te Mendel’in ortaya attığı ‘ırsi kalıtsallık’ sorunsalını konu ediniyor.

MENDEL VE FRANKENSTEİN

Genetiğin en kapsamlı projesi olan İnsan Genom Araştırması, insanoğlunun Afrika’dan ilk çıkışından bu yana geçirdiği genetik değişimleri ortaya koyuyor. İnsanoğlu son 100.000 yılda Homo Sapien’den aldığı genetik mirasla bugün çok ırklı bir türe dönüştü. Son 15 yılda genetik alanında Mendel’in bezelye sayma deneyini gölgede bırakacak cinsten araştırmalar yapıldı;
1996’da ilk memeli hayvan Dolly tek bir hücreden klonlandı.
1997’de kulağı sırtında büyüyen bir fare yaratıldı.
2003’te tavşan yumurtaları, insan yumurtalarıyla birleştirildi.
2006’da yeşil fosforlu ışık saçan domuzlar yaratıldı

Mendel’in bezelye saymasına kıyasla, Mary Shelly’nin Frankenstein romanını anımsatan bu deneyler etik ve ahlak sınırlarını da zorluyor, bilimin nereye gittiği temelinde tartışmaları alevlendiriyor. Bilim insanları genellikle deneylerin insanların iyiliğine ve yararına çalışmalar için yapılması gerektiğini vurgulasa da, kök hücre gibi gri bölgede kalan konular her zaman olacak.

BEZELYELER VE GENETİK

Bilim insanlarına göre genetik, giderek daha da Frankenstein projelere yönelecek, daha büyük projeleri daha geniş kapsamlı araştırmaları göze alacak. Genetik dendiği zaman popüler algıda, çocuğun ne renk gözle doğacağı sorunu akıllara geliyor. Halbuki genetiğin esas uğraş alanı kanser, şeker gibi hastalıklar, insan-doğa, insan-hayvan bağıntıları ve bunların insan sağlığına getirileri. Genetik alanındaki gelişmeler ayrıca insanın Hayat Ağacı’ndaki yerini de ortaya koyacak.