Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Kıdemli Üye serseriozi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesaj
    588
    Rep Gücü
    131

    Hipertansiyon rehberi

    Kan basıncı ya da daha doğru söylemek gerekirse kanı kalpten dokulara taşıyan damarların kan basıncı, hastaya ait özellikler (yaş, cinsiyet, ırk gibi) ve fiziksel durumdan (istirahat, efor gibi) etkilenen bir parametredir. Bu nedenle de normal kan basıncı değerlerini belirlemek gerçekte oldukça güçtür.

    Bugün kabul edilen kan basıncı değeri istirahat halindeki normal bir yetişkinde 120/80 mmHg'dır (milimetre civa). Herhangi bir kişide kan basıncı uyku sırasında düşük, sinirli ya da heyecanlıyken yüksektir. Normal şartlarda, sürekli olarak kan basıncı 120/80 mmHg (milimetre civa) üzerinde olan kişiler hipertansiyon hastalığı adayı kabul edilmektedir. Kan basıncı devamlı olarak 140/90 mmHg üzerinde seyrediyorsa hipertansiyondan bahsedilir.

    Ölüme sebep olabilir
    Kan basıncı aynı birey içinde ve bireyler arasında farklılık gösterir. Bu nedenle bireyin kan basıncı (kan basıncının sfingomanometre ile ayrı ayrı zamanlarda en az 3 kez ölçülmesi) ortalaması alınarak belirlenmelidir.

    Hipertansiyon kalp hastalıkları için ana bir risk faktörüdür. Eğer tedavi edilmezse beyin dolaşımı, kalp, damar, göz ve böbrek hastalıkları için ciddi hastalık ve ölüm oranlarında artışa sebep olur. Bir kez teşhis yapılıp tedavi başlanırsa artan kan basıncı düşürülebilir, kalp ve kalp dolaşım sistemindeki hastalık riski azaltılabilir.

    Hipertansiyonun yaygınlığı nedir?
    Sanayileşmiş ülkelerdeki yetişkin nüfusun yüzde 10-20 kadarında hipertansiyon bulunduğu hesaplanmaktadır. Sınırda hipertansiyon vakaları da katılırsa bu oran kuşkusuz daha yüksektir. Kişinin yaşı, cinsiyeti ve ırkı hipertansiyon sıklığı konusunda belirleyici faktörlerdir. Hipertansiyon siyah ırkta ve kadınlarda daha çok görülmektedir.

    Kişi yaşının hipertansiyona olan katkısı öncelikle damarlarda yaşlanmaya eşlik eden anormalliklerdir. Bu durum özellikle de kanı kalpten damarlara taşıyan damarlardaki esneklik kaybı ile açıklanabilir. Ancak yaşla hipertansiyon arasındaki bu bağlantıya bazı ilkel toplumlarda hiç rastlanmamaktadır. Bu durumda etkili faktörün "uygarlaşma" ve bununla bağlantılı yaşam biçimi olduğu söylenebilir: örn. tuz kullanımı, aşırı beslenme, hareketsiz yaşam, stres, vs.

    Hipertansiyon riskleri
    Hipertansiyon ciddi bir durumdur. Hipertansiyon, kendi başına öldürücü değildir; fakat tedavi edilmediğinde hipertansiyonun sonuçları öldürücü olabilir. Hipertansiyon kalbi zorlayarak kalp yetmezliğine neden olabilir. Üstelik ateroskleroz ve bunun yol açabileceği iskemik kalp hastalığı (belli bir bölgede kan akımının kesilmesi nedeniyle oluşan geçici kansızlık sonucu dokuların hava alamaması) riskini önemli ölçüde arttırır.

    Buna ek olarak; hipertansiyonlu hastalar kanama ve beyindeki kan damarlarının trombozuna (pıhtıyla tıkanmasına) diğerlerinden daha kolay yakalanırlar. Hipertansiyon ayrıca koroner arter hastalığına da büyük katkıda bulunur ki, bu hastalık sanayileşmiş toplumlarda ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir. Bahsettiklerimizin hepsi tedavi edilmeyen hipertansiyonun sonuçları olup hipertansiyona bağlı morbidite (hastalık), mortalite (ölüm) büyük bir bölümünü oluşturur.

  2. #2
    Kıdemli Üye serseriozi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesaj
    588
    Rep Gücü
    131

    Hipertansiyon nedir?

    Hipertansiyon (yüksek kan basıncı) nedir?

    En az üç ölçüm sonucu ortalama sistolik ve/veya diyastolik basıncın 95 persentilin üzerinde olmasıdır.

    Kan basıncı ölçümünde yapılan hatalar nelerdir?

    1. Uygun olmayan manşonlar kullanılması,

    2. Ölçüm sırasında kişideki huzursuzluk, anksiyete,

    3. Steteskopla damar üzerine çok baskı yapılması,

    4. Basınç tam düşürülüp manometre sıfırlanmadan yeni bir ölçüme geçilmesi,

    5. Manşonun uygun sıkılıkta sarılmamış olması.

    Hipertansiyon nedenleri nedir?

    1. Primer (Esansiyel) hipertansiyon

    2. Sekonder nedenler
    • Böbrek hastalıkları
    • Kalp hastalıkları
    • Endokrin hastalıkları
    • Nörolojik hastalıklar
    • İlaçlar

    Hipertansiyon kimlerde, hangi sıklıkta görülür?

    Adelosan ve erişkinlerde hipertansiyonun en sık nedeni primer hipertansiyondur. Çocuklarda primer hipertansiyon sıklığı yüzde 1,2-13 arasında değişmektedir. Ancak bunların yüzde 1’inden azında medikal tedavi gerekmektedir. Daha önce yapılan kan ölçümleri göz önüne alınarak çocuklarda hipertansiyon riskini belirlemek mümkün değildir.

    Hipertansiyonda genetik yatkınlık var mıdır?

    Kuvvetli aile hikayesi olan kişilerde primer hipertansiyon gelişimi daha olasıdır. Sekonder nedenlere bağlı genetik yatkınlık ise cinse göre değişir.

    Çocuklarda hipertansiyon belirlendiği zaman ne yapılmalıdır?

    Primer mi yoksa sekonder mi olduğu araştırılmalıdır. Genel olarak çocuk ne kadar küçükse ve kan basıncı ne kadar küçükse ve kan basıncı ne kadar yüksekse hipertansiyonun sekonder olma olasılığı da o kadar yüksektir.

    Hipertansiyonda ne gibi semptomlar görülebilir?

    Baş ağrısı, bulanık görme, epistaksis (burun kanaması), göğüs ağrısı, kilo alımı veya kaybı, yüzde kızarma ve döküntü olabilir.

    Normal bir fizik muayene sırasında herhangi bir semptom olmadan hafif hipertansiyon (130/90) belirlenen bir adelosanda ne yapmalıyız?

    Bu çocuklara hipertansiyon tanısı konmadan önce tekrarlayan ölçümler yapılmalıdır. Eğer tekrar eden ölçümlerde de hafif hipertansiyon belirlenirse tam bir anamnez, fizik muayene ve bazı labaratuar testleri yapıldıktan sonra ilaç tedavisi dışındaki önlemler alınmalıdır. Bunlar kilo alımının önlenmesi, egzersiz, sodyum kısıtlaması, bazı ilaçların kullanımından kaçınılmasıdır

  3. #3
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.070
    Rep Gücü
    330

    Hipertansiyon ve Beslenme

    Hipertansiyon nedir?

    Tansiyon ya da kan basıncı, kalbin kanı pompalarken damarların cidarında oluşturduğu basınçtır. Bu basıncın normal değerlerin üzerinde olması durumu ise Hipertansiyon olarak tanımlanır. Kan basıncı yüksekliği ile seyreden hipertansiyon, damar sertliği olarak bilinen “ateroskleroz”a neden olabilen bir hastalıktır.

    İki çeşit hipertansiyon vardır; Birincil (esansiyel) ve İkincil Hipertansiyon.

    Birincil (esansiyel) Hipertansiyon: Hipertansiyon vakalarının %90ı bu grupta yer alır. Nedeni bilinmez ve Birincil (esansiyel) Hipertansiyon olarak adlandırılır.

    İkincil Hipertansiyon: Böbrek hastalıkları, beslenme tercihleri, gebelik, beyin tümörü, alkol kullanımı ve bazı ilaçların (doğum kontrol hapları, kortizon, soğuk algınlığı) kullanımına bağlı olarak oluşabilmektedir.

    Kimler hipertansiyon riski taşır?

    Herkes risk altında olsa da, ailesinde hipertansiyon olanlar, sigara içenler, diyabet hastaları, gebe olanlar, şişmanlar, alkol kullananlar, yaşlılar, menopoz dönemindeki kadınlar, stres altında olanlar ve yanlış, tuzlu gıdalarla beslenenler bu riski daha fazla taşımaktadır.

    Beslenmenin Önemi

    Hipertansiyonun görülme sıklığı, genetik ve beslenme alışkanlıklarına göre toplumdan topluma değişkenlik gösterir. Tedavisinde ilaçlarla olan tedavi kadar doğru beslenme, ideal kiloya inme, sigara ve alkolün bırakılması ve egzersiz gibi “ilaçsız tedaviler” de oldukça önemli rol oynar.

    Doğru beslenme denilince en önemli unsur, tuz tüketiminin azaltılmasıdır. Araştırmalar tuz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda, hipertansiyon riskinin de arttığını göstermiştir. Özellikle ilerleyen yaşla birlikte azalan böbrek fonksiyonları, fazla tuzun vücuttan atılmasını daha da zorlaştırır.

    Tuz, vücutta suyun tutulmasına neden olduğu için damarlardaki basınç artar ve bu da tansiyon yüksekliğine sebep olur. Dolayısıyla, hipertansiyon hastalarının mutlak şekilde tuzdan uzak durmaları gerekmektedir. Bunun yanı sıra; magnezyum ve potasyum içeren gıdaları tüketmek gibi basit önlemler de hafif hipertansiyona iyi gelmektedir.

    DASH nedir?

    DASH, son yıllarda hipertansiyonun tedavisi için geliştirilmiş bir beslenme modelidir. DASHın açılımı "hipertansiyonu düşürmede diyetsel yaklaşımlar"dır. Bu beslenme planında hedef; gıdalarla alınan sodyum miktarını azaltırken, aynı zamanda yetişkinler için yeterli ve dengeli bir beslenme planı oluşturmaktır. Sodyum hipertansiyonun oluşumunda önemli bir mineraldir ve unutmamız gerekir ki, sofra tuzunun yaklaşık yarısı sodyumdan oluşur.

    Hipertansiyon hastaları için önerilen besinler

    Balık, tavuk eti (derisi hariç)
    Yeşil sebzeler
    Meyveler
    Zeytinyağı ve mısırözü yağı gibi doymamış yağ asitleri bakımından zengin bitkisel yağlar
    Hipertansiyondan korunmak için uzak durulacak besinler

    Kırmızı et
    Yumurta
    Katı yağ
    Diğer hayvansal besinler
    Doğru bir beslenme progr***** uymanın yanı sıra; egzersiz, sigaranın bırakılması ve ideal kiloya ulaşmak da hipertansiyon riskini önlemeye yardımcı olmaktadır.

    Nasıl bir hipertansiyon diyeti uygulanmalı?

    Sebze tüketimini artırın. Pişirilen sebzelere tuz eklemeyin ve az miktarda sıvı yağ kullanarak pişirin. Kalsiyum hipertansiyonun kontrolünde gerekli bir mineraldir.

    Öğün aralarında meyve yemeye özen gösterin. Meyveler, potasyum içeriği nedeniyle tansiyonun kontrolünde yardımcıdır. Ancak kilo dengesini de koruyabilmek için günde dört porsiyonu geçmemeye çalışın.

    Az yağlı süt ve süt ürünleri tüketmek de yararlıdır.

    Fındık, ceviz gibi besinler magnezyum bakımından zengin oldukları için hipertansiyonun tedavisine yardımcı olur. Ancak, miktarları iyi ayarlanmalı ve aşırı tüketilmemelidir.

Benzer Konular

  1. Meslekler Rehberi
    dogangunes Tarafından Eğitim Öğretim Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 20-01-2011, 03:31 AM
  2. Gebelikte Hipertansiyon
    dogangunes Tarafından Gebelik Hamilelik Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-09-2010, 04:11 AM
  3. Bilinmeyen Yönleri ile Hipertansiyon
    mopsy Tarafından Kalp & Damar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-03-2010, 07:21 AM
  4. Çocukluk çağında hipertansiyon
    İnci Tarafından Çocuk Sağlığı Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-12-2009, 12:00 AM
  5. Hipertansiyon ve Böbrek Hastalığı
    Nil@y Tarafından Üroloji (bevliye) Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 09-10-2009, 05:26 PM
Yukarı Çık