Mide, sindirim sistemimizin en önemli parçasıdır ama sanıldığının aksine yiyeceklerin özümlenmesinde pek önemli bir rol oynamaz. Midenin asli görevi yenilenleri mekanik olarak karıştırmak, kimyasal yolla yani mide salgısının etkisiyle parçalamaktır. Sadece alkol, basit şekerler ve bazı ilaçlar midede özümlenirler.

Midenin iç yüzünü kaplayan, mukoza adı verilen zarın altında çok sayıda salgıbezi vardır. Mide salgısı bu bezler tarafından salgılanır. Her yemekte yaklaşık 600 santimetreküp, günde toplam l ,5 litre kadar salgılanan bu salgı renksiz, berrak, özel kokulu, akışkan bir sıvıdır. Çoğunluğu hidroklorik asit, geri kalanı yiyecekleri parçalamaya yarayan enzimlerdir. Mide salgısı yiyecekler tarafından uyarılmayla salgılandığı gibi ruhsal etkilerle de salgılanabilir.

Mide asidi gerçekten de güçlü bir asittir. Binde l ila 3 kloridlik asit taşır. Buna dayanacak özellikte olmayan dokularda tahriş yapar. Yemek borusu ve boğaz, bu asidin geri kaçmasından en kolay etkilenen organlardır. Eğer bir insanda mide-yemek borusu kapağında sorun varsa, yatarken ya da öne doğru eğildiğinde mide asidiyle karışmış ve yarı sindirilmiş besinler yemek borusuna geri dönerek boğazda ekşime ve yanma duygusuna yol açarlar.

Midedeki salgı bezleri, mide asidi ve enzimlerin yanı sıra 'mukus' adı verilen bir sıvı daha salgılarlar. Sümüksü ve yapışkan olan mukus, midenin iç yüzeyini kaplar, mide suyunun mide iç yüzeyine değmesini, asitten zarar görmesini yani midenin kendi kendini sindirmesini önler.

Mukus, mideyi sadece kendi asidinden değil, asitli ilaçlara, alkol, sirke ve biber gibi şeylere karşı da korur. Mukus salgısı midenin yanı sıra, sindirim borusu, burun boşlukları, bronşlar gibi mukoza tabakasının kapladığı vücudun başka yerlerinde de bulunur.

Mukus, mide yüzeyini kaplama görevini yapamadığı zaman, mide asidi bu bölgeyi tahriş eder ve ülser diye bilinen hastalık meydana gelir. Ne var ki, midedeki yanma, ekşime, karın ağrısı, bulantı gibi yakınmalar çoğunlukla mikroplu bir hastalığın belirtisidirler. Ülserin gerçek nedenleri tam olarak açıklanamıyor, sadece çok gerilimli yaşayan kişilerde daha çok görüldüğü biliniyor.

Nasıl oluyor da, çinko bir levhayı bile eritebilecek kadar güçlü olan mide asidi, yiyeceklerle birlikte alınan, mikrop ve zararlı bakterileri de öldüremiyor?

Yiyecekler midede 2 ila 4 saat arasında karıştırılarak ve parçalanarak sindirim işlemine tabi tutulurlar. Bakterilerin bir kısmı, mide asidi tarafından tahrip edilirler ama toksinleri bu sürede bağırsaklara geçmiş olurlar.

Bazı bakteriler, mide asidinin saf şekline bile dayanabilirler. Zaten yiyeceklerle birlikte mide asidi iyice seyrekleşir, hatta süt gibi bazı gıdalar, asidi nötralize ederler. Süt, ülseri olanlar için faydalıdır ama bu arada mide asidinin etkisini de azaltır.