Yıldızlar Yaşamınızı Etkiliyor mu?

Beni seviyor mu?

Bugün yola çıkmalı mıyım?

Bu işe girecek miyim?

BİRÇOKLARI yukarıdakine benzer sorulara cevap bulabilmek için astrolojiye başvuruyor.

Peki yıldızlar gerçekten hayatımızı etkiler mi?

Geleceğimiz ya da kendimiz hakkında bilgi edinmemize yardım edebilirler mi? Kutsal Kitap bu konuda ne diyor?


Bazılarına göre kaderimizden kaçamayız. Bu kişiler, geleceğimizin zaten önceden yazıldığını ve yıldızlar sayesinde bunu

öğrenebileceğimizi iddia ederler. Bu konuda tamamen farklı bir görüş sunan Kutsal Kitap, Yaratıcının insanlara seçme özgürlüğü

verdiğini söyler. Bu da insanların başlarına gelen şeylerden bir ölçüde kendilerinin sorumlu olduğu anlamına gelir. Örneğin Tanrı

eski toplumuna şöyle demişti: “Senin önüne hayatı ve ölümü, nimetleri ve lanetleri koyuyorum; sen de, çocukların da, sağ kalmak

istiyorsanız hayatı seçin” (Tekrar 30:19).

Tanrı bu sözlerle halkına, geleceklerinin büyük ölçüde kendi seçimlerine bağlı olduğunu gösterdi. O’nun emirlerine itaat

ettiklerinde nimetler göreceklerdi, itaat etmediklerinde ise bu davranışlarının acı sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaklardı.

Düşünün: Eğer insanların geleceği yıldızlarda yazılı olsaydı, Tanrı’nın eski toplumunu hayatı seçmeleri için uyarması mantıklı olur

muydu? Kontrolleri dışındaki şeyler için Tanrı’nın onlardan hesap sorması adil olur muydu?

Kutsal Kitabın bu konuda ne söylediği açıktır: Nasıl bir yaşamımızın olacağı yıldızlara değil, yaptığımız seçimlere bağlıdır

(Galatyalılar 6:7).

Yıldızlar Kişiliğimizi Etkileyebilir mi?


Çoğu astrolog kadere inanmadığını söyler. Bir astrolog “Kaderimiz kendi elimizde” dedi. “Fakat doğduğumuz anın kişiliğimizin

şekillenmesinde etkisi var.” Birçok kişi bu görüşe katılıyor. Onlar, yıldızların ve gezegenlerin yeryüzü üzerinde fiziksel etkileri

olduğu gibi fizikötesi etkilerinin de olabileceğini düşünüyor. Peki Kutsal Kitap bu konuda ne gösteriyor?

Kutsal Kitap insan vücudunu ve evreni her ayrıntısıyla anlatan bir bilim kitabı değildir. Bununla birlikte Tanrı’nın gökcisimlerini

neden yarattığını açıklar. Başlangıç 1:14, 15 ayetlerinde şunları okuyoruz: “Tanrı şöyle dedi: ‘Gün ile geceyi ayırmak için, gök

kubbede ışıklar belirsin. İşaret olsunlar; dönemleri, günleri ve yılları göstersinler. Yer üzerine ışık saçmak için gök kubbede ışık

görevi görsünler.’”


Düşünün: Eğer Tanrı yıldızları kişiliğimizi etkilemeleri için yaratsaydı, bunu bize söylemez miydi?

Bundan hangi sonucu çıkarabiliriz? Yıldızlar Tanrı’nın yarattığı şeyler arasındadır, fakat kişiliğimizi etkilemezler.

Daha İyi Bir Seçenek

Geleceğimiz ve kendimiz hakkında bilgi almayı istememiz övgüye değerdir. Ancak bunun için yıldızlara bakmaktan daha iyi bir

seçenek var.

Kutsal Kitap Yaratıcımızın ‘Sonu başlangıçtan bildirdiğini’ söyler (İşaya 46:10).

O’nun bir amacı var ve bu amacını mutlaka gerçekleştirecek (İşaya 55:10, 11).

Kutsal Kitabı okuyarak Tanrı’nın amacı hakkında bilgi alabiliriz.

Tanrı ilhamıyla kaleme alınan bu eski kitap, insanların neden acı çektiğini ve Tanrı’nın bu kötü koşullara nasıl son vereceğini de açıklar * (2. Petrus 3:13; Vahiy 21:1-4).

Kendimizi daha iyi tanımak ve kişiliğimizi geliştirmek için başvuracağımız en iyi rehber Kutsal Kitaptır. Çünkü Tanrı’nın Sözünü

okumak kendimizi dürüstçe gözden geçirmemize yardım eder. Örneğin Kutsal Kitap Tanrı’nın “merhametli”, “çabuk öfkelenmeyen”

ve “bağışlamaya hazır” olduğunu söyler (Çıkış 34:6; Mezmur 86:5).

Peki biz de O’nun gibi miyiz?

Kutsal Kitap yanlış düşüncelerimizi ortaya çıkarabilir ve gelişmemiz gereken noktaları bize gösterebilir.

Evet, geleceğimiz veya kendimiz hakkında bilgi almak için yıldızlara başvurmamız gerekmez. Tanrı ilhamıyla yazılan ve “öğretmek,

yanlışı göstermek, düzeltmek . . . . bakımından yararlı” olan Kutsal Kitaba başvurmak daha iyi bir seçim olacaktır (2. Timoteos 3:16, 17). (Uyanış 2012 Ekim)