Merhaba



"Yurttaş" ve "Yurttaş Toplumu" Kavramları yerine
"tek-boyutlu İnsan" ve "tek-boyutlu Toplum"
sözcüklerini geçiren Herbert Marcuse:

1960'larda bir pozitivist gibi olguların gözlemine dayanarak
Proleteryanın bundan böyle devrim yapmaktan vaz geçtiği
ve dizge ile uzlaştığı vargısını çıkardı.

Bir süre sanki Tarih Marxist terminolojide "Proleterya" denilen
bir sınıfın keyfine bağlıymış gibi göründü.
Marcuse aynı yöntemle Toplumun da bundan böyle tek-boyutlu Toplum olduğu,
çünkü bundan böyle devrimci bir karşıtlık içermediği,
modern Batı Toplumunun içindeki düşmanca bölünmenin onarıldığı vargısını çıkardı.

Sanki "Proleterya" toplumsal gönençten hakkı olan payı almıyormuş,
ama rüşvetle aldatılıyormuş gibiydi.
Sanki tüm eşitsizliği ve türesizliği ile sözde Gönenç Toplumu
ilerlemenin sonu ve sınırıymış gibiydi.

Marxist ideolojinin altyapıdan türetilen bu pozitivist vargısı
daha sonraki postmodern türlülüğün ve
gelişmeyi yadsımanın bir öncelenmesi oldu.

Aziz Yardımlı