Merhaba



-Llügatte; suret, yüz, yol, istikâmet, âdet ve tabiat mânâlarına gelir.
Bu mânâlar gözönünde tutularak, Rasûlullah'ın (sav) hayat yoluna sünnet denmiştir.

-Şeriatte, bazen Hz. Peygamber'den (sav) nakledilen nafile ibadetlere,
bazen de O'ndan sudur eden ve Kur'ân olarak tilavet edilmeyen,
mucize olmayan Şer'î delillere denir.

-Usûlculara göre sünnetin açıklanması gereken yönü, bu Şer'î delil olan tarafıdır. Bu kısmına Hz. Peygamber (sav)'in söz, fiil ve takrirleri de girmektedir.

-Istılahların geliştiği müteahhirîn hadisçilerinin döneminde ise, sünnet ile hadis,
birbiri yerine kullanılan müteradif kelimeler olarak
"Hz. Peygambere (sav) nisbet edilen söz, fiil, takrir ve sıfat"'a denmiştir.
Ancak hadisle daha ziyade, "Rasûlullah'ın (sav) söz, fiil ve hallerinin bilindiği ilim",
sünnetiyle de fiilleri kastedilir145.

-Fukâhâya göre sünnet; farz ve vacip olamayan dînî vazifelere denir146.