Merhaba



Ögleyin Constitucion Caddesi’ndeki bir kafeteryaya girerek yemek yedim.
Ortalıkta bu kadar çok tasasız,sorunsuz insanın olmasını tuhaf
karşıladım. Odamdayken devrimci yapıtlar okuyordum ve dünya her an tuz
buz olablirmiş gibi geliyordu. Dışarıya çıkınca herşeyin eskisi gibi
oldugunu gördüm: memurlar işlerine gidiyordu,tüccarlar mallarını
satıyordu, hatta insanlar tembel tembel meydanlardaki banklarda oturup
zaman öldürüyorlardı. Eskisi gibi,tekdüze. Bir kez daha, son kez değil,
kendimi yabancı hissettim. Sanki aniden bu anlamını ve kurallarını
bilmediğim dünyada uyanmıştım.

Amaçsızca Buenos Aires caddelerinde dolaşıyor,insanlarını izliyor,
Plaza Constitucion’da bir banka oturuyor
ve düşünüyordum. Odama döndüğüm zaman kendimi her zamankinden daha
yalnız hissediyordum. Ancak yeniden kitaplara gömüldüğümde gerçege
ulaştığımı sanıyordum, sokakların gerçeği hipnotize olmuş insanların
kafalarındaki büyük bir hayaldi sanki.

Yıllar sonra, o zaman sokakları, meydanları dolduran,
ofislerde çalışan,işlerine koşturan binlerce ve
binlerce insanın üç aşağı beş yukarı benim durumumda olduklarını
anlayacaktım:kaygılı,yalnız insanlar,yaşamın anlamı ve anlamsızlığı
üzerine düşünen insanlar,çevresindeki dünyanın uyuduğu duygusuna kapılan
insanlar,hipnotize olmuş ve birer makineye dönmüş insanlar.

Kahramanlar ve Mezarlar - Ernesto Sabato