Yalnızlık, varolan hayatın ve geçip giden zamanın içinde kaybolmak değil de tek kalmaktır. Hayat mücadelelerine ve ortaya çıkan engellere karşın tek başına mücadele etmektir.



Arkasını dayanabileceği, şartsız güvenebileceği, düştüğünde kaldıracak, ağladığında teselli edecek veya birlikte ağlayacak, kötü günde de iyi günde de yanında olacak vb. gibi cana can katacak birisini ister yalnızlığa mahkûm olan. Böyle birisini bulamayınca da karmaşıklaşan hayatın, anlamını yitirmiş bir bireyi olmaktan da öteye gidemez. Bırakır kendini umutsuzluk deryasına. Yok olmak ister belki de bu anlamsız hayattan. Çünkü onu hayata bağlayan ve yalnızlığını gidererek tutunacağı bir dal olan kişi yoktur ya da hiç olmamıştır.



Yalnızlık, etrafında hiç kimsenin olmaması değildir. Kimi zaman olur ki, kişinin etrafı insandan geçilmez ve hayretler bırakır onu gören gözlerde. Ne çok seveni var deriz kendimizce ve belki de o kişiye imreniriz. Amma velâkin, gören göz her zaman da gerçeği göremez. Görünenin bir de görülmeyen yüzü vardır. Etrafı sarmaşık misali insanlarla sarılı olan bu kişi, belki de yalnızlığın temsilcisi olabilir. Ne kendini anlatabilir onlara ne de onlar kendisini anlayabilir. Anlamını yitirmiş kuru laflar, havada buz kesilirler ve yalnızlıktan kurtulmaya niyetlenen cana, merhem olamazlar. Söylenen sözler ve kurulan ilişkiler, kalıplaşmış ve sıradanlaşmış formatından öteye gidemez.



Her geçen gün daha da umutsuzluğa sürüklenen kişi, küçük de olsa bir umut ışığı gördüğünde, canı pahasına o ışığı söndürmemek ister. Kimi zaman içindeki sestir o ışık, kimi zaman da gözlerindeki parıltı… Kimi zaman çocuğun tatlı gülümsemesi dir o ışık, kimi zaman da tanımadığımız insanın, karşılıksız nezaketi… Kimi zaman bir sözdür bizi umutlandıran, kimi zaman da hayat içindeki ince ayrıntılar…



Sözün özü: Yalnızlığı benimsemiş ya da benimsemek zorunda kalan kişiler, içinde bulundukları şartların da tesiriyle hemen umutsuzluk deryasına kapılmasınlar. Hayat, her ne kadar anlamsız gelse de göreceklerdir ki, bekledikleri gerçek dost ve yalnızlık yaralarının merhemi, yakında gelecektir. O kişinin veya kişilerin ne zaman, nerede ve ne şekilde karşımıza çıkacağını ise bilemeyiz. O kişiyle karşılaşmanın yolu, hayata umutla ve gören gözle bakmaktan geçer.