Merhaba



Hammâmîzâde İsmâil Dede Efendi’nin Sultan
II. Mahmud Han’ın müezzinbasısı olduğu zamanlarda
yasanan su hatıra dikkat çekicidir:
Sultan II. Mahmud Han dönemi bir Ramazan
gecesi sarayda Enderûn usûlü terâvih namazı
kılınıyordu. Sultânın da cemâat içinde bulunduğu
bu namazda Kazasker Zeynel Âbidin Efendi hünkâr
imâmı, Dede Efendi ise sermüezzindi. Terâvih namazının
son dört rek’atında usûl gereği müezzinler
acemasîran makamında salevât-ı serîfe okudular. İmam
Efendi namazı aynı makamda kıldırmaya basladı. Ancak
makâmın sonunda karar perdesini acemasîran
yerine iki perde altta bitirdi. Bu sekilde makam o güne
dek pek kullanılmayan Ferahfezâ mak***** dönüstü.
Doğal olarak acemasîran makâmında ilâhî
okumaya hazırlanan Dede Efendi, makam son anda
değisince kısa süreli bir saskınlık yasadı. Çünki, Ferahfezâ
makâmında o güne dek hiç ilâhî bestelenmemisti.
Ancak, Dede Efendi Yunus Emre Hazretleri’nin “Sûride
vü seydâ kılan yârin cemâlidir beni” güftesini imam
efendinin son selâmından sonra irticâlen, besteli bir
ilâhî gibi usûle uygun bir sekilde Ferahfezâ makâmında
terennüm etti. Hepsi de mûsikî dehası olan talebelerine
de dönüslerde kendisine eslik etmesini isaret etti.
Namazdan sonra Diğer Osmanlı padisahları
gibi kendisi de mûsikîsinas olan Sultan II. Mahmud,
Dede Efendi’yi takdir etmis ve Ferahfezâ makâmının
ihyâsını ricâ etmistir. Bundan sonra Dede Efendi
Ferahfezâ makâmında bir klâsik takım ve
ardından meshûr Ferahfezâ âyinini bestelemistir.

http://www.istanbul2010.org/stellent.../gp_750176.pdf