Merhaba

P'u Sung-Ling - Para Irmağı

Ünlü bir beyin uşağı, bir gün efendisinin bahçesindeyken akıp giden bir para ırmağı gördü. Irmak yaklaşık bir metre enindeydi, derinliği de bir o kadar vardı. Çabucak ırmaktan iki avuç dolusu alıverdi. Sonra, geri kalanını da toplamak için kendini ırmağa bıraktı, ama ayağa kalktığında gördü ki, bütün ırmak altından akıp gitmiş. Kendine de kala kala o ilk avuç dolusu para kalmış.
"Ah!" diyor yorumcu burada, "Para sürekli dolaşımda olan bir şeydir, kimse üstüne yatıp da hepsini kendine saklayamaz."

Bu öykü 17. yüzyıl Çin edebiyatına ait bir eser. Öykü eski olmasına eski ama içerdiği fikirler fazlasıyla güncel. Aslında iki temel vurgu içeriyor bu öykü. Birincisi açgözlülük üzerine, ikincisi ise kazancını yastık altı eden ve atıl bırakan insanlar için bir nasihat. Sağlıklı bir ekonomi için elde edilen kazanç fazla gecikmeden piyasa döngüsüne girmelidir.

Franz Kafka - En Yakın Köy

Dedem şöyle derdi hep: "Hayat, şaşılacak kadar kısadır. Şimdi belleğimi yokluyorum da, örneğin bir gencin ata atlayarak, mutsuz rastlantılar bir yana, mutlu bir akış izleyecek normal bir yaşam süresinin bile böyle bir şey için yetmeyeceğinden korkmaksızın, en yakın köye gitmeye nasıl karar verebildiğini anlamıyorum.

Kafka'nın bu öyküsü yaşamının kısalığını öylesine yadırgatıcı ve ince bir mübalağayla anlatıyor ki, ömrünüz ve içine sığdıracaklarınızın değeri konusunda düşünmemek kolay değil. Yazarın öykülerinin geneli gibi bu da insana çok umut verici bir öykü değil. Ayrıca birinci öyküdeki uşağın tamahkarlığının ne kadar düşüncesizce olduğunu da gösteriyor

Anarşik Melankoli: Mayıs 2006