Bir kekeme ile bir sinirliyi, Everest Tepesi’ne çıkmala-
rı için göndermişler.
İki adam hazırlıklarını yapıp, tepeye tırmanmaya baş-
lamışlar. Yolun yarısında kekeme:
– Ça...ça...ça... diye kekelemeye başlamış. Sinirli çok
kızmış tabii ki.
kekeme yine başlamış:
– Ça...ça...ça... demeye. Sinirli sözünü kesmiş:
– Kes sesini, ne söyleyeceksen zirvede söylersin. Ke-
keme korkunca susmuş. Tepeye vardıklarında sinirli adam,
kızgın bir ifadeyle:
– Ne söyleyecektin, söyle!..
Kekeme, yine bozuk plak gibi:
– Ça...ça...ça... Yarım saat sonra:
– Çadırı aşağıda unuttuk.
Sinirli çok kızgın. Aşağı inmeye başlamışlar.
Yolun tam yarısında kekeme başlamış:
– Şa...şa...şa...
Sinirli adam:
– Kapa çeneni; aşağıda söylersin.
Aşağıya indiklerinde sinirle bağırmış:
– Söyle!..
– Şa...şa...şa...
Yarım saat sonra:
– Şaka yaptım, şaka!..