Merhaba!



"Altı güneş ayı mı? Ha, evet. Ama hamilelik ay takvimine göre hesaplanır ve ben bile ancak kızımın, yani kaosun sularında görünen yüzüm olan Ay'ın aylarıyla hesap yapabilirim. Benim hamilelikle ve yeryüzünün tüm bu pislikleriyle hiçbir ilgim yok ve bu şeyleri, benim yarattığım ayın yasalarına göre hangi hakla ölçmeye kalkıştıklarını da bilmiyorum. Niçin başka bir ölçü bulmadılar? Kâdir-i Mutlak Tanrı niçin benim işime gerek duymuş?

"Dünyanın başlangıcından beri bana hakaret yağdırıldı ve iftira edildi. Beni savunan şairler bile -ki yaratılış olarak dostlarımdır- beni iyi savunmadılar. İçlerinden biri -Milton denen bir İngiliz- asla çıkmamış belirsiz bir savaşı, yandaşlarımla birlikte bana kaybettirdi. Bir diğeri -Goethe denen bir Alman- bir köy trajedisinde bana muhabbet tellalı rolü verdi. Ama ben, onların sandığı kişi değilim. Kiliseler benden tiksiniyor. Müminler adımı duyunca titriyor. Ama onlar isteseler de istemeseler de, bu dünyada bir görevim var. Ben ne Tanrı'ya başkaldıran kişiyim, ne de inkar eden tin. Ben imgelem Tanrı'sıyım, yitik, çünkü yaratmıyorum. Çocukken, oyuncaklardan oluşan düşleri benim sayemde görüyordun; kadın olduğunda, bu düşlerin dibinde uyuyan, geceleyin seni kucaklayacak ve fatihlere benim sayende sahip oldun. Ben sesi esriklik, ruhu yanılgı olan, yaratmadan yaratan Tin'im. Tanrı beni, geceleyin kendisini taklit etmem için yarattı. O Güneş'tir, ben Ay. Benim ışığım uçucu ve sonlu olan her şeyin, bataklıklarda ve gömütlerde geceleri görülen hafif parıltının, nehir kıyılarının, bataklıkların ve gölgelerin üzerinde gezinir.

"Benim. Ben, senin her zaman aradığın ve asla bulamayacağın kimseyim. Belki Tanrı'nın kendisi bile, Dipsiz Derinliğin uçsuz bucaksız dibinde, beni aramaktadır, onu tanımlayayım diye, ama Çok-Yaşlı-Tanrı'nın -Yehova Satürnü'nün- laneti ikimizin de üzerinde dolaşıyor, bizi birleştirmesi gerekirken ayırıyor ki yaşamla yaşamdan beklediğimiz tek şey olsun.

"İnsanlara ıstırap veren dertlerle, tanrılara ıstırap veren dertlerle aynıdır. Aşağıda olan yukarıda olan gibidir, der, bütün din kurucuları gibi, var olma hariç hiçbir şeyi unutmayan Üç Kere Yüce Hermes. Tanrı, kaç kez bana, Anthero de Quental'ın ağzıyla, 'Zavallı ben! Zavallı ben! Kimim ki ben?' demiştir."

Şeytanın Saati- Fernando Pessoa
Çeviren Işık Ergüden- Metis Yayıncılık, 1993