Delikanlı, padişahın kızına aşık olmuş. Millet, delikanlıya "boşver" demiş. Sadece bir gönül ehli, "padişahın kızına kavuşmak istiyorsan, sana sorulan her soruya "Allah" diyerek cevap ver" demiş. Delikanlı, bu emre uymuş:

- Nerelisin?
- Allah

- Adın ne?
- Allah

- Kimsin?
- Allah

Delikanlı böylece meşhur olmuş. Kimse de bilmezmiş neden her soruya "Allah" diye cevap verdiğini.

Sonunda o kadar şöhret olmuş ki, ünü, padişaha kadar ulaşmış. Padişah, delikanlıyı sarayına çağırmış. Başlamışlar konuşmaya...

Padişah: Hoşgeldin

Delikanlı: Allah

Padişah: Evladım adın nedir?

Delikanlı: Allah

Padişah: İyi misin?

Delikanlı: Allah

Padişah: Allah Allah... Neden böyle konuşuyorsun?

Delikanlı: Allah

Padişah çok kızmış: Neden her soruya Allah dediğini söylemezsen vurdururum başını.

Delikanlı: Allah

Padişah, delikanlının sırrı ile ölmesini istemediğinden son bir fırsat vermiş.

Padişah: Tamam. Neden Allah dediğini söyle, seni kızımla evlendireceğim.

Delikanlı tam "Allah" diyeceği sırada, içinden "bir kız için Allah dedim. O kız, padişah kızı olduğu halde, Allah, bana O'nu verdi. Allah adını Allah için deseydim; kimbilir neler olurdu..." demiş ve padişaha cevabını vermiş: ALLAH

kaynak