Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Karanlık

Eğlence ve Mizah Kategorisinde ve Öykü ve Hikayeler Forumunda Bulunan Karanlık Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Parmakları donmuştu karanlıktan. Küçük bir ışık huzmesi çarpsa parçalanacaklardı sanki. Eline aldığı herhangi bir şey – mesela bir kâğıt parçası- ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye Kafka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    Labirent
    Mesaj
    278
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    16024

    Karanlık

    Parmakları donmuştu karanlıktan. Küçük bir ışık huzmesi çarpsa parçalanacaklardı sanki. Eline aldığı herhangi bir şey – mesela bir kâğıt parçası- o üşümenin hissisizliğiyle titreme eyleminin kendisine dönüşüyordu. Belki de bundan sonra göreceği her kâğıt parçasını bu eylemle adlandıracaktı. Kim bilirdi belki de içinde bulunduğu bu durum kendisine ait en insani duyguları bile başka nesnelere aktaracaktı. O an aklına ağlamak geldi. Peki, ağlamayı hangi nesneye aktarabilirdi? Bu sorunun usunda oluşturduğu belirsizlik onu biraz daha üşüttü.

    Ayağa kalkması gerektiğine karar verdi o an. Buz tutmuş ellerini bulunduğu kör mekânın herhangi bir noktasına zor da olsa destek alarak ayağa kalkmaya çalıştı. İşte tam da o an sol eline bir şey ilişti. Parmaklarındaki yankılanmadan ziyade – ki böyle bir his yoktu- dokunduğu nesnenin serçe parmağını kırması sonucu çıkan ses, sol elinin hizasında bir şeyin olduğuna kanaat getirdi. Daha temkinli davranması gerektiğini anladı o an. Sağ elin yavaşça az önce sol elinin olduğu yöne götürüp aynı çocuklukta olduğu gibi işaret orta parmağını elinin ayakları yapıp pigmesini usul adımlarla yürütmeye başladı. On beş adım atmamıştı ki orta parmağı bir şeye dokundu. O şeyin varlığını da yine parmaklarının dokunması sonucu değil de dokunduğu nesnenin hareketiyle algılamıştı. Artık dört parmağa sahip olan sol elini sağ elinin hizasına getirip az önce eline çarpan şeyin ne olduğunu anlamaya çalıştı. İnce, uzun tepesinde yuvarlak bir merkezi olan ve kenarları birkaç parça ince –herhalde- yapraklarla çevrili bir çiçekti bu galiba. Bunu anlamanın tek yolunun koklamak olduğunun bilincindeydi. Parmaklarının arasındaki – ona göre- çiçeği yavaşça kaldırıp burun hizasına getirdi. Koklamaya yeltendiği anla çiçeği bırakması bir oldu. Çünkü elindeki şey leş gibi ter kokuyordu. İçine bir iğrenti doğdu. Öğürür gibi oldu. Sonra yeniden yere bıraktığı çiçeği el yordamıyla yoklayarak bulup koklamaya karar verdi. Çiçeklerinin kokularının güzel olduğunu anımsıyordu. Aman aman bir çiçek tutkunu olmasa da bazı çiçeklere karşı hassasiyeti olduğu bir gerçekti. Çiçeği yeniden eline aldı. Burnuna doğru yaklaştırdı. Ve koklamaya başladı. Artık o müstekreh ter kokusu az önceki denli rahatsız etmiyordu. Artık onu tek rahatsız eden terin kendiydi.

    Çiçeği yavaşça yere bırakıp birkaç dakikadır içine çektiği ter kokusundan sıyrılmak için derin derin nefes almaya karar verdi. Kollarını yukarı doğru kaldırıp derin derin solumaya başlamıştı ki o an koltukaltından gelen kokuya şaşırdı. Kolları havadayken burnunu yaklaştırıp yavaşça kokladı. Bu bir güldü. Normalde ter kokusunun en keskin olduğu yer olan koltukaltından gül kokusu geliyordu. Ellerini, kollarını ve biraz da zorlansa da ayaklarını kokladığında aynı koku kendisini selamlamıştı. Anlaşılan o ki artık tüm güller onun bedeni olup kokacaklardı. Kendi bedeniyse gül kokusuyla yoğrulacaktı. Birden aklına o öldürücü soru geldi: gül kokan bir ten aynı bir gül gibi solarsa?

    Eğer bu karanlık ortamda daha fazla kalırsa kesin solardı. Kesin olarak bir ışığa ihtiyacı vardı. Bulunduğu yerden- bedeninin parçalara bölünmesini de göze alarak- hızla doğruldu. Sanki bu korku kendisinin ışığı olmuştu. Elini duvara yaslayarak ilerleme başladı. O kadar hızlı ilerliyordu ki eli duvara sürtündükçe ısınmaya bile başlamıştı. İşte tam o anda ayağının altında bir hışırtı hissetti. Aslında hissetmedi. O hışırtı boşlukta öylece salınıp kendisine çarptı. Belki de o hışırtı kendisinin boşlukta kapladığı alana dair bir yankıydı. Kim bilebilirdi. Hemen durdu. Eğilip yerdeki şeyi ellerinin arasına aldı. Tecrübeyle sabitiydi ki bu tuttuğu küçük bir poşetti. Poşetin üzerinde sanki bir şeyler yazılıydı. Çünkü bazı kabarıklıklar vardı. Yavaşça gözlerine doğru yaklaştırdı küçük poşeti. Gözlerini iyice kısıp dikkatlice bakmaya başlamıştı ki o an poşet ellerinin arasından uçup zaten karanlık olan odada kayboldu. Bir an sendelediğini hissetti. Başı döndü. O kadar hızlı hareket ediyordu ki kendi bile şaşırıyordu bu duruma. Sanki hiçbir ağırlığı yoktu da hiçliğin boşluğu bile onu hareket ettirmeye muktedirdi. Nereye gittiğini bilmiyordu. Öylece boşlukta savruluyordu. Sonra küçücük bir deliğin önüne geldi. O delikten bu koca bedenle geçmesi imkânsızdı. Ama geçti. Şaşırmıştı. Geçerken vücudunun birkaç parçasının kırıldığına kesin gözüyle bakıyordu. O an kendini bir ışığa doğru sürüklenirken buldu. Tanrı’m sürüklenen az önce tuttuğu küçük poşetin ta kendiydi. Görme yetisi poşete geçmişti. Gülümsedi o an. Ne de olsa görüntü itibariyle özgürdü artık. Ha kendi görmüş ha gözlerini çalan bir poşet, ne fark ederdi ki! Sonuçta görüyordu. O an yine aklına çıldırtıcı bir soru geldi: ya aydınlığa kavuştuğunda parçalanırsa?


    7 Aralık 2009
    Saat: 19:38
    Kartal-İstanbul
    Yunus B.
    Konu Kafka tarafından (07-12-2009 Saat 10:30 PM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    beklenen
    Misafir..
    teşekkürler paylaşım için...

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye Kafka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    Labirent
    Mesaj
    278
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    16024
    Rica ederim Sayın Beklenen

Benzer Konular

  1. Karanlık
    eмiLy Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 23-09-2009, 01:44 PM
  2. Karanlık mı, Sen mi?
    blueice Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 27-12-2008, 10:06 PM
  3. iki karanlık oda...
    güney Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 25-12-2008, 12:45 AM
  4. Karanlık
    SAHARAY Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-08-2008, 09:03 AM
  5. Karanlık Oda
    dogangunes Tarafından Fotoğrafçılık Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 20-01-2008, 09:30 PM
Yukarı Çık