Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Kalpsiz

Eğlence ve Mizah Kategorisi Öykü ve Hikayeler Forumunda Kalpsiz Konusununun içerigi kısaca ->> Çarmıha gerildiğim bu saatte akrebin düzenli aralıklarla kalbime saplanması ve yelkovanın derimi sıyırması canımı ziyadesiyle yakıyor. Sol ayağım beşin, sağ ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye Kafka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    Labirent
    Mesaj
    278
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    16024

    Kalpsiz

    Çarmıha gerildiğim bu saatte akrebin düzenli aralıklarla kalbime saplanması ve yelkovanın derimi sıyırması canımı ziyadesiyle yakıyor. Sol ayağım beşin, sağ ayağımsa yedinin üzerinde duruyor. Başımı tam on ikiye yasladım. Sol elimle bir rakamını sıkı sıkı tutuyorum. Sağ elimleyse onbir rakamını kavradım. Arkamsa kocaman bir koşluk. Ve zaman geçtikçe büyüyen bedenim artık bu dışı cala örülü saatin içine sığmamaya başladı. Kırılmıyor olması canımı çok sıkıyor. Ki arkamdaki boşluğa düşünce beni neyin beklediğini bile bilmiyorum. Korkuyorum...

    Bazen elim terleyip bir rakamını bırakayım diyorum. O zaman dengem hafifçe kayboluyor. Ve düşüyor gibi oluyorum. Hatta bir keresinde sağ ve sol ayaklarım tutundukları rakamlardan kayıp boşluğa savruldu. Ne büyük şans ki ellerim o esnada rakamlardaydı. Daha da bir sıkı tutundum rakamlara. Artık tamamen kollarımdan asılıydım. Sonra tüm gücümle sağ ayağımı yedi rak***** atıp peşinden de sol ayağımla beş rak***** tutunabilmiştim. Artık eski pozisyonumdaydım. Akrep ile yelkovanın bu öldürücü darbeleri olmasa burda durmak çok daha rahat olabilirdi. Ama emin de değilim...

    Ve artık bugün son kararımı verdim. tüm gücümle saatin camını kıracağım. Akrep ile yelkovanın uygun durumlarını kollayıp dizlerimle cama vuracağım ve burdan kurtulacağım. Yapamazsam da aşağı düşerim. Yani kaybedecek birşeyim yok.

    Kendimde gerekli gücü topladığımdan emin olunca ellerimle rakamlara daha sıkı tutunup ayaklarımı boşluğa bıraktım. Bir iki deneme salınımdan sonra dizlerimi öne doğru götürüp tüm gücümle cama vurdum. Birşey olmadı... Sonra yeniden denedim. Dizlerim ağrımıştı. Derken peşpeşe iki darbe daha indirdim. Hafiften çatladı; harika... Artık durmadan arka arkaya vurursam kurtulabilirim bu saatin içinden.

    Ard arda vurduğum bir kaç diz darbesiyle saatin yüzeyindeki cam tamamen paramparça oldu . Ellerimi dışarıya zar zor götürüm kendimi dışarı çekmeye çalıştım. Ama kıpırdayamıyordum yerimden. Akrep ile yelkovan tam karnımın içinden geçtiği için sabitlemişti beni. Ayaklarımı saatin dışına atıp kendimi dışarı çekmeye başladım. Titriyor ve kasılıyordum. En sonunda akrep ile yelkovan savaşta bayrak taşıyan bir askerin dik tuttuğu sancağı gibi dimdik bir konumda geldi. Ve ben saatin dışına çıkabildim.

    Ayaklarımı yere koyduğumda zar zor duruyordum. Etrafıma baktım hiçbir şey yoktu. Saate dönüp baktığımda yere yığılıp kaldım. Çünkü kalbim tam ortasında atmaya devam ediyordu. Başımı kaldırdım. Kalpsiz de olsa yaşamaya devam etmeliyim...

    Yunus B.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!
    Sn.Kafka bizi oyle bickin oykulere bulastirdin ki;
    Baskasi yazmis olsaydi guzel diyecegim bir yazi,
    Yunus B. imzasiyla suslenince icimden elestirmek geldi.

    Gelismede kaos zayif kalmis.
    Cirpinma bizi icine cekemedi.

    Yazinin disinda kaldik okurken.
    Finali yaziyi kurtarmis.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye Kafka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    Labirent
    Mesaj
    278
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    16024
    Sayın Mopsy eleştirileriniz için çok sağolun. Bunlar aslında eski karalamalarım. Ve bazen şalterleri ister istemez indirmek zorunda kalıyorum. Sanırım bu da o anlarda kaleme alınmıştı. Açıkçası yazıyı bulunca ben de şaşırdım :)

Yukarı Çık