Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 Toplam: 6
  1. #1
    Tecrübeli Üye Kafka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    Labirent
    Mesaj
    278
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    16024

    Duvar (Hikaye)

    Bir oda düşün. Hayır, düşün zaten bir oda. Odanın tam ortasında bir adam oturmakta… Oturma fiiline göre değil kendi öznesine göre bir söz konusu. Adamın yüzü bomboş! Kulaklar, gözler, ağız ve burun yok.

    Adamın yüzünü görünür; sesini ve kokusunu duyulur, sesiniyse işitilir kılan parçalar odanın tavan ve zemin de dâhil olmak üzere duvarlarda boşluğun ifadesi olmuş. Adamın olmayan yüzü etten bir duvarken duvarın bizar kendisi betondan bir organa dönüşmüş.

    İlk duvarda dudakları var. İkinci duvarda burnu; üçüncü ve dördündü duvarlardaysa kulakları var. En nihayetinde tavanda ve zeminde gözleri var. Tavandaki gözün içinde bir ampul göz kırpmakta aydınlığa… Yerdeki gözün ortasındaysa bir kilim bulunmakta. Gözün çevresinde çeşitli sökülmüş iplikler beyazlığa dokunmakta. Gözkapağı hareket ettikçe toplanıyor bu kilim.

    İlk duvarda bulunan dudağın etrafında aynı bir saatte olduğu gibi rakamlar var. Üstdudakta 12 ile başlayıp altdudağın tam ortasındaki altı rakamında sese yarım adım yaklaşıp yine üstdudakta bir günlük devinimle cümleye dönüşüyor. Dildeyse bir yelkovan bir akrep dönüşümlü olarak yitiriyorlar zamansız sözcükleri.

    İkinci duvardaki burun bir böcek gibi kemirmekte kokuları. Vücuttan salınan bir terin nemi olup kemirmekte tüm tuzunu… Duvarın dökülen çatlaklarından sızan hiçliğin kokusunuysa ölümüne tüketmekte…

    Üçüncü ve duvarlardaki kulakların memelerine sayfalara çizilmiş yüzler asılmış. Ve kâğıtlardaki yüzler aynı ölüm ânını yaşıyorlar. Sanki tekerrür eden ölüm ânı değil de kendileri.

    Tavandaki gözün ampulü kendini kör ediyor. Başkaları görürken o körleşiyor. Başkaları göremezken o görmeye başlıyor. Başkalarının aydınlığı onun karanlığı olmuş durumda…

    Yerdeki gözün üzerindeki kilimin aralığından izlemekte hayatı… Gözün beyazlıklarındaki çatlaklar ardından sızanlardan bazen önünde akan hayatı görmesine mani oluyor.

    Tavandaki göz bir gün odadaki adamı görür. Bu gördüğünü duvardaki ağıza fısıldadığında ağız o bilindik bilmişliğiyle:

    — Öyle bir cümle tanımıyorum ben. Dedi

    Göz o anda şaşkın:

    — O bir cümle değil insan. Bir beden… Dedi.

    Ağızsa sinir bozucu bir kahkahayı kelimeleriyle parlatıp:

    — Cümlesiz bir insan ne kadar insandır? Dedi…

    Burun o anda yerdeki gözün kenarında oturan adama bakıp:

    — Bu adamın içi ölmüş. Dedi…

    Ağız ve tavandaki göz şaşkın bir halde ona bakınca devam etti:

    — İçi ölü kokuyor bu adamın. Sırf bedenden ibaret! İçinde kokuşmuş bir ölüm var.

    Dördüncü duvardaki kulak kekeleyerek girdi söze:

    — Çığlıklar duyuyorum sürekli.

    Üçüncü duvardaki kulak çekimser bir halde:

    — Ben de duyuyorum dedi…

    Diğer organlar bir anda merakın uzuvları olup dinlemeye başladı. Dördüncü duvardaki kulak:

    — Acı çeken birinin çığlığı. Ve her geçen gün daha da şiddetleniyor.

    Üçüncü kulak kendini kıpırdatarak onayladı bu cevabı. Ağız biraz da küstahlaşarak:

    — Saçma! Diye haykırdı. Diğer organlar bu sesin sisi dağılınca dikkatlice baktılar ona. Ağızsa devam etti

    — Ölseydi çığlığını ben atardım.

    O an ağız, ağzından kaçırdığı şeyi fark ederek bu küstahlığına kızdı. Diğerleri şaşkın bir halde ona bakıyorlardı. Üçüncü duvardaki kulak bu merakı cümlelere döktü:

    — İyi de sen onun ağzı mısın ki kelimelere dökesin?

    Diğerleriyse bu mantıklı cümleyi onayladılar. Ağızsa daha fazla saklamanın bir anlamı olmadığına karar verip devam etti:

    — Evet. Hepimiz onun parçalarıyız. Ama sonra sürekli bu odada kalmaktan ötürü duvarın organları olduk. Sanırım o da kendi içinde yaşamaya başladı hayatı.


    Burun kızgın bir halde:

    - Ve sen bunu bildiğin halde sustun.

    Ağızsa gülümseyerek:

    — Benim cümlelere susuşumun nedeni sizin algılamalarındaki susuştur. Siz de duyumlarınızla sustunuz. Baksanıza adamı bile yeni fark ettiniz.

    Bir anda yerdeki adam ayağa kalktı. Hepsi o anda dikkat kesildi. Yerdeki gözün kenarındaki beyazlığın çatlaklarının üzerinde zıplamaya başladı. Yerdeki göz o an bağırmaya başladı:

    — Durdurun şunu! Görmüyor musunuz gözümün beyazlığını kırıyor.

    Diğer organlar ağızbirliği etmişçesine:

    — Ne yapabiliriz ki? Dediler.

    Yerdeki göz acıyla inleyerek:

    — Gerçeği gösterin ona…

    Ağız o anda keyifle kahkaha atarak:

    — Bu da bir gerçek…

    Yerdeki göz öfkeyle kilimin arasından bakıp:

    — Ama senin gerçekliğin! Dedi.

    Ağızsa ağır bir biçimde:

    — Bu da benim sorunum… Dedi.

    O an yerdeki gözün zaten çatlak olan beyazlığı kırılmaya başladı. Beyazlığın olduğu tüm duvarlar yıkılmasına rağmen göz öylece havada duruyordu. Birden ağızdan bambaşka bir sesle cümleler yükseldi.

    — Benden daha fazla ben olan bu bedeni hak etmiyorum.

    Sonra adam yerdeki gözün etrafında kırarak açtığı boşluktan aşağıya bıraktı kendini.

    16 Ağustos 2009
    Güngören – İstanbul
    Yunus B.

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    — Cümlesiz bir insan ne kadar insandır? Dedi…
    .................................................. ...............

  3. #3
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Kendinden emin yazıları olan,fakat kendisi korku dolu olan bir yazar okuyorum sanki...!!
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  4. #4
    Tecrübeli Üye Kafka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    Labirent
    Mesaj
    278
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    16024
    Evet Rabia Hanım "Sanki"

  5. #5
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Alıntı Kafka´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet Rabia Hanım "Sanki"
    Benim ''sanki''lerim ve ''belkilerim'' bazen kesinlik ifade eder.
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  6. #6
    Tecrübeli Üye Kafka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Nerden
    Labirent
    Mesaj
    278
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    16024
    Alıntı RABİA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Benim ''sanki''lerim ve ''belkilerim'' bazen kesinlik ifade eder.
    Biliyorum Sayın Rabia. Çünkü benim de öyle :)

Benzer Konular

  1. Duvar!...
    mopsy Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 21-08-2012, 12:50 AM
  2. İki Duvar...
    RABİA Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-07-2009, 04:28 PM
  3. Bölme Duvar
    dogangunes Tarafından Ev Dekorasyonu Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 17-09-2008, 02:15 AM
  4. Duvar Dövmeleri
    dogangunes Tarafından Ev Dekorasyonu Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 08-06-2008, 11:30 PM
  5. sen ve duvar
    Mevt Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-10-2007, 03:21 PM
Yukarı Çık