Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Alışılmış Yaşamlar

Eğlence ve Mizah Kategorisi Öykü ve Hikayeler Forumunda Alışılmış Yaşamlar Konusununun içerigi kısaca ->> Alışılmış Yaşamlar Yagmur kokan soguk bir kis gecesi disarida karanliga yagarken, ben kararsiz bir üsümenin sicak tesellisindeyim. Hersey akip gidiyor. ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555

    Post Alışılmış Yaşamlar

    Alışılmış Yaşamlar


    Yagmur kokan soguk bir kis gecesi disarida karanliga yagarken, ben kararsiz bir üsümenin sicak tesellisindeyim. Hersey akip gidiyor. Hersey hiçlige dogru sürükleniyor. Akip da kaybolmayan tek sey akmanin kendisi. Ilk hissettigim soguktu sonra yalnizligin ayaz ellerinde cemre düsmüs bir ayriligin umutsuz bekleyisi vardi. Sevgiler oyuncakti ellerimde gerçek gibi görünüyor ama oynayinca kiriliyorlardi ve yalan olan gerçege gözyasi döküyordum; dakikalarca, saatlerce, günlerce, aylarca, yillarca susmayip gözyasimla doldurmaya çalisiyordum yalnizligimi. Bir günahtim ben! suçum dogmakti. Kabul edilmemis bir gerçegim ben, günah ile yikanmisim. Sonra birakmislar beni, benim gibi günahkar çocuklarin yalnizligina, her öpeni Anne, her koklayani Baba sanmisim. Aglamisim peslerinden gitmesinler diye, ama onlarda gittiler.....


    Hep bebeklik resimlerim olsun isterdim simsicak kucaklarda, anne baba sefkatinde dondurulmus anlar isterdim, bayram gelince giyip yepyeni umutlari saatlerin uyanmadigi anlarda Babamin elini maddiyat kokmayan bir sevgi ile öpmek isterdim, Anneme sarilip yanaklarini öpüp “ Canim, Annem ” demek isterdim, bu isteklerimde günlükten bozma kareli defterlerimin arasinda kirlendi. Kisa ama uzun bir hikayedir, benim yasadim sandigim hayat. Kisa çünkü; fark edislerim büyümeden yalnizligin ücra parklarinda bir basima birakmis beni Ailem, bir sokagin yalnizligina birakmislar. Yagmurlar büyütmüs beni, rüzgarlar saklamis beni nasirli ellerin, bali kokan kötülügünden. Uzun çünkü, yasanmamis anlari bile kisa denilen bir ömüre sigdirmisim (en azindan ben öyle saniyorum) acilari, bal sanip hep o, badeden içmisim.


    Bu çocuk ne zaman geldigimi geldigimi bilmiyorum. Tuhaftir ne zaman gidecegimi bile bilmiyorum. Suan uzandigim ranzadan disarisi çok degisik görünüyor gözlerime. Yillardir bu pencereden bikip uzanmadan her gece isiklari birbir sönen evlere, yolun ortasinda bulunan ve gece yarisi 01: 25 ‘de isiklari sönen havuza, arabalarin geçtigi yola bakiyorum. Ama her seferinde degisik bir duygu beni alismanin bayagiligindan çekip aliyor.

    Belki alismama nedenim hiçbirseye sahip olamamam. Biliyorum ilk bakista saçma geliyor ama anlatinca belki sizlerde hak vereceksiniz bana. Hiç oyuncagim olmadi benim. Hiç kendi kitabim olmadi. Giydigim elbiseler bile insanlarin kendilerine yakistiramadiklari giyisilerden baska bir sey degil... Ama bilir misiniz, bu elbiseleri her giydigimde benden önce giyinmis olan kisinin hislerini de giyiniyorum. Ben oldugum yerde durdugum halde, bu elbiseler bana eski sahibi ile gittigi yerleri anlatir ve benbi oralari götürür.



    Oyuncaklari ise simartilmak ister. Saatlerce düsler tarlasinda gezinmek ve tanidigi dostu ile bir bütün olmak ister. Ama dedim ya burada bir oyuncakla ancak önceki sahibinin düslerini dinliyorsunuz. Oynamaya vaktiniz bile olmuyor. Çünkü, o oyuncak sizi tanimiyor bile... Kitaplar ise daha hassas. Onlari düz bir sekilde okumak yani sirf okumus olmak için okumak, hem yazara, hem cümlelere, hemde anlamlara haksizlik oluyor. Sanki burada bizlere alismamak ögretiliyor. Onun için ayni seylere bakarken onda degisik anlamlar çikartmak ve onlarla bir bütün olmak bize ya bilerek yada bilmeden verilen bir ayricalik...



    Doksan yasina gelmis bir insan düsünün. O kisi kendisinden sikilir mi? O kisi kendisine aliskin degil aslinda, O kisi yada daha dogrusu o insan, kendisini tanimaya çabalar. Peki insan bu tutum içindeyken, neden kendi disinda sandigi nesnelerden! Sikilir yada ona alisip, ondan sikilir? Aslinda alistigimiz seyler, bizim tembelliklerimizdir. Alistigimizi sandigimiz seyler bizim alismak istemediklerimizdir. Ve alistigimizi sandigimiz seyler bizim anlayamadiklarimizdir.


    Suan yarisina kadar açik olan perdeden içeriye gecenin sessizligi siziyor. Bense basimi yasladigim yastiktan, sokagi izliyorum. Anlasilan çocuklugumun “Ay dede” si gelmeyecek bu gece. Buraya ilk getirildigim gün’ün gecesi ve ondan sonraki gecelerde, Ay dede hep bu pencereden içeriye sizip bana masallar anlatirdi. Biliyor musunuz, insnanda aslinda bir tür Ay dede gibidir. Bir çok kisi görür onu, bir çok kisi fark eder onu ama sadece sayilabilecek kadar kisiler yakindan tanir onu. Hep ondan ninniler dinlerdim. Simdi büyümeye basladigim için bana gelince, hep gördüklerini, deneyimlerini anlatiyor. Alismamayi da ondan ögrendim. Sahip olma güdüsünün kötülügünü de ondan ögrendim. Belki suan baska bir pencereden sizmis, baska birisi ile konusuyordur.



    Insan birseyden kaçarken ayrintilari yitiriyor. Ama ayni zamanda yeni bir kavramla karsilasiyor. Rüyalari hep kendimize özel zannediyoruz. Fakat, aslinda rüyalar insanlarin geceden kaçip, bulustuklari o gizli dünyadir. Düsüncelerimizde var ettigimiz o gezegendir. Rüyalarimizda hep sevdiklerimizle yada sevmediklerimizle bulusmamiz iste bu pismanliklarimiz ve özlemlerimizdir. Rüyalarimiz duygularimizin kesisme noktasidir. Hep bir his; Bir duygu; Bir kisi; yada kisiler bizimledir rüyalarimizda.


    Hep alisamadigimiz seylere korkularimizla eslik ederiz. Hep o kaçislarimiz aliskanliklarimizla süslüyoruz. Gece ve korku en siddetli düsüncelerimiz degil midir? “Gece karanlik” deriz... ama günese bakarken simsiyah camli günes gözlüklerini de eksik etmeyiz. Gülünç ama gerçek.


    Insan kalabaligi; caddeler, sokaklar, alis-veris merkezleri ve daha pek çok yerler. Buralarda da yalniz degil midir insan? Kalabaligin üyesi olmak demek, eylemde bulunmak için geçerli bir neden mi sizce? Aslinda o korktugumuz karanlik nedir biliyor musunuz? O karanlik bizim kaçislarimizi gizledigimiz dolaptir. Kaçacak birseyi olmayan gece açan bir güldür.


    Sessizlige kulak verin, orada özlemleriniz yatar.



    Cüzdanimda bir resim tasiyorum. Yüzü yok bu resmin. Kazimislar yüzünü ama ifadesi hala o kayiplikta... Bir aksam onu gizlice sigara içtigim ve insaat ile bitisikteki çaliliklarida bulmustum. Acaba kim ve neden o resmin yüzünü kazimisti? Bunu asla ögrenemeyecegim ama bildigim bir sey varsa, derin bir acinin resime damgasini vurdugudur.



    Ve yagmur...!


    Toprak, agaçlar, çiçekler, caddeler ve sokaklar ellerini havaya kaldirip, bu asirlik dostu muhabbetle kucakliyorlar. Cam’a usulca tiklayip, beni de bu oyuna çagiriyorlar ama... Hiç yagmurlu bir gecede disarida gezdiniz mi? Ben bir kere ceza alacagimi bile bile, kaçmistim. Gözlerinizi kapatin ve size usulca dokunan yagmura ve kulaginiza fisildadigi siire kulak verin. Sizi geldigi yere götürecektir yagmur. Sizi rüzgardan kollari ile kucaklayip, kendi kentine götürecektir. Doga aslinda insanin bedenidir. Orada benlige bürünüp, bir bütün olursunuz. Hersey bir degil midir zaten?


    Yalnizlik..!


    Bu’da bir korkudur bizler de... Ama bilir misiniz, her yanlizlik bir gerçegin bize kollarini açmasidir. Yalnizlik, insanlardan kaçisimiz degil, insanlari, hatta kendimizi anlama çabamizdir. Yalnizlik bizim ayrintimizdir. Yeter ki anlamasini bilelim.



    Hayat bir oyundur. Ya bulundugunuz yerden izleyip, ondan dersler çikartacaksiniz. Ya da o oyunun içine girip, o oyuna birseyler katacaksiniz. Ya baskalarinin rollerini kendinize yakistirirsiniz, onlarin dogru zannettikleri uygulayacaksiniz. Ya da kendinizi oynayip, kendi yanlislarinizla dogrulariniza yaklasirsiniz. Seçim sizin...

    Yunus Bektaşoğlu

    Not;Yazarın izni sonradan alınmıştır.
    Konu İnci tarafından (22-09-2009 Saat 03:44 AM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye sis_labirenti - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesaj
    168
    Rep Gücü
    2393
    Bir hayli dağıtmışım yazarken ama yine de karaladığım yaşlarda sevdiğim bir çalışmamdı. İnanın Sayın Mor bu gece unutamayacağım bir gece... Çok teşekkür ederim bu hoş süpriz için

Benzer Konular

  1. Küçük evlerde büyük yaşamlar
    Nil@y Tarafından Ev Dekorasyonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-01-2008, 09:58 PM
Yukarı Çık