Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Akrostij Yalnızlıklar

Eğlence ve Mizah Kategorisi Öykü ve Hikayeler Forumunda Akrostij Yalnızlıklar Konusununun içerigi kısaca ->> Akrostij Yalnızlıklar Uzak bir kentin safagina yürüyorum. Sirtimda güneslerle... Emanet düslerimi çarmiha gerdigim günden beri uykulari aforoz eyledim huzurumdan. Kutsal ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555

    Post Akrostij Yalnızlıklar

    Akrostij Yalnızlıklar


    Uzak bir kentin safagina yürüyorum. Sirtimda güneslerle... Emanet düslerimi çarmiha gerdigim günden beri uykulari aforoz eyledim huzurumdan. Kutsal bir lanetlenmisligin, Tanrilari kovulmus inançsizligindayim. Denizlerden kendime yagmurlar yaptim; akarsularin kollarini kesip, daglari kendi zirvelerinde bogdum; rüzgarlari yanlis iklimlere tasidim. Bilerek... Isteyerek... Arsizca...



    Kadinlar sevdim içimde yasayan esmer yoklugunu dindirmek için. ama hepsi sensizlige gebe yolculuklarin rötarli yalnizliklarinda biraktilar beni. Her seferinde sairin 'Kimi sevsem sensin' dizesi teselli etti beni. Uzak kentlerde yasayan safagimdin sen benim...



    Yoklugunu gecelerde sakladim. Misra misra, dize dize, baska kentlerin topragina ektim siir güllerini. Kalbimdeki çarpintiydi adimlarin. Ellerimi gögsüme her bastirdigimda avuçiçime umudun doldu. Ondandir o çizgiler... Sendendir... Kagitlara her yazdigimda umudunu gündüzler yeserdi penceremde... Gözyaslarimla arindirdim seni günahlarindan.... Insanligimdan vazgeçmekti seni unutmak ve aramamak. Vazgeçmedim.... Vazgeçemedim...



    Kromozomlarima islemis gibiydin. sanki bu dünyaya senden bir parça getirmisti beni. Sanki bir parçan 'Ben' silüetinde ete kemige bürünüp ruhuma seni kazimisti. Sevgindi sevgili... Sevgin...



    Baharlara saçlarinin kokusunu ektim. Gülden öte, menekseden bu yana... Yesilimsi sariligin, kizil tonlardaki maviliginin bembeyaz masumlugunun siyaha vurgun griligiydin sen. Yedi renkli körlügümün simsiyah hayaliydin sen. Aydinlanmak için siirler yakardim sana...


    Yazlara teninin esmerligini, sarilisinin sicakligini; yokluguunun bunaltan yalnizliklarini ektim. Haziran gebe kalir, temmuz seni iniler, agustos ise aslan burcunda sairlerde dogururdur seni...


    Hazana izlemini ektim. Parça parça dökülen umudumu serptim. sapsari yalnizligin filozof çildirmalariydin. Cümleler yogun bakima alinmis anlam timarhanelerinde deli gömlegi giyinmis harflerine süphe ediyorlar...


    Kislara seni saramadigim üsümelerimi ektim. Bembeyaz kardelenler ile yeserdin boran firtinalarinda. Isyanim oldun...


    Yorgunum! ...


    Birak da türkülerine sarilayim birazcik. Günesin bahçesinin emekçilerinin yanik tenlerinlerine kazidiklari hayalinle avunayim biraz. Bugday tarlalarina sinmis sessizliginle doyur beni; Kizilirmak'in, Sultansuyu'nun, Firat'in ve Dicle'nin akislarina sinmis susuzlugunla dindir sairligimi, Agri dagi'nin efsanaleriyle tutustur üsümüslügümü ve hayalinin bir demi ugruna al benden çocuklugumu. Çocuklugum benim bilinçsiz sensizligimdir. Ondandir aglamalarim. Sendendir... Sensizligimdendir...



    Yorgunum! ...


    Birak da suskunluguna sarilayim birazcik. Cümlelerin ve kelimelerin, deniz kiyisinda yandigi bir yakamoz gecesinde sadece yüzümüzde ayin savki ve yanan kelimelerin küllesen suskunluklari ile konusalim...



    Tut ellerimi! ...


    Bir et yiginindan ibaret, kemikten iskelesi olan, damarlar ile nakislanmis, kan bagi olan ellerimi degil, adinin bas harflerinden siirler yazan, sana gelmekte ki tek engeli olan kapiyi çalan, adini dua niyetine defterlere oya gibi isleyen ellerimi tut. Bugdaylara alinteri kutsalligi ile seni isleyen, Firat'a, Dicle'ye ve Kizilirmak'a senin gittigin yollari gösteren, pamuk tarlalarina kozalaklarla resmini çizen, günesi her sabah pencerene eken ellerimi tut. Tut ki, tutussun içimde mahkum olan onca suskunluk. Tut ki, ellerimi avuçiçimden baslayan bir gelecegi en bastan sende ve seninle yaratayim. Tut ki, ellerime isleyen mürekkep lekesi anlasin soguk gecelerde yasanan üsümelerin bosuna olmadigini. Tut ki, kanim kanina; kanin kanima karissin...


    Sev beni! ...


    Insanligimdan ya da seni taparcasina hatta Tanri'ya ihanet edercesine sevdigim için degil, kendin gibi. Kendince sev beni... Erkeksi bir biçim altinda degil, kutsal olan kadinliginin üretken yarinlari ile sev beni. Sözlüklerdei ansiklopedilerde ve romanlarda tanimlanan ask biçimleri ile dgeil. Bir filozofun bilgiye asik, aska asik biçimiyle hergün yeniden kesfeder gibi sorgulamasiyla sev beni.


    Ask insanin kendisidir sevgili. Soyut bir duygu ya da his degil, 'Seni seviyorum' demesidir ask. Ask insanin organik olmayan organidir sevgili.



    Ve sen simdi uyuyorsun. Bense bogazimda geceden bir ilmik ile kendimi yildizlardan daragacina sallandiriyorum...


    Insanlarin birer birer terk ettigi caddeleri ve sokaklari teselli ediyorum. Bir sokak lambasinin aylatabildigi ölçüde aydinligim. Kendim olarak karariyor, sen olarak yansiyorum. Biz olarak yansiyorum. Yüzümün her bir kivriminda paylasimlarimin senli benli soluklari mevcut.


    Bir kere gül bana sevgili! ...


    Sensizligin her bgece ve gündüz somurttugu tebessümsüzlüklerine inat; avuçiçinde silindi silinecek fallara inat. Bir kere sadece bir kere gülümse n'olur! ! !


    Kagidima gece damliyor... Usulca istanbul düsleri akiyor baska cografyalarda büyümüs gözlerimden. Sokak lambalarinin ucuz aydinliklarinda, sivesi bozuk rüyalarin karmasalarinda, yollari çalinmis yolculuklarin esaretinde yagiyorsun anlamlarima. Bir ben miyim koca sehirde karanliga ninniler okuyan? Bir ben miyim koca sehirde seni taniyan onca insana ragmen yalnizligimda seni ariyan? Sen benim yalnizligimsin sevgili. Ben de senin yalnizliginim...


    Anlasilmayan iki insanin birbirini anladigi ortak paydasi anlasilma - malaridir. Sevilmeyen iki insanin birbirlerinde asik olduklari en güçlü yön ise böyle bir sevginin sadece birbirleri için varoldugudur.


    Biz seninle kendimizi birbirimizden yarattik sevgili...



    Düsten kaleler yaptim sana.
    Içinde tomurcuk sevdalar yetistirdim.
    Ddüslerimle suladim, siirlerle filizlendirdim.
    El yordami sabahlarimda kucakladim.
    Masmavi gelmelerin ile...


    Düslerden siirler yazdim sana.
    Içinde filiz filiz esmerlikler yetistirdim.
    Düslerimle kucakladim, dizlerimle oksadim.
    El yordami gecelerimde sakladim.
    Miusra kokan uykularin ile...


    Düslerden sevdalar yaptim sana.
    Içinde sicacik umutlar yetistirdim.
    Düslerimle kostum, sevgilerimle sarildim.
    el yordami gökyüzülerle özgür kildim.
    Masmavi kanatlarin ile...


    Düslerden türküler derdim sana.
    Içinde buram buram anadolu yetistirdim.
    Düslerimle haykirdim, dervisler ile delirdim.
    El yordami akarsularda çagladim.
    Mevsimin olan yataginda...


    Düslerden yakamozlar savkidim sana.
    Içinde mavmavi denizler suladim.
    Düslerimle parladim, sabahlarimla kucakladim.
    El yordami gel-gitlerimle arsizlastim.
    Masmavi kumsallarinda...


    Düslerimden bir sen yaptim kendime.
    Içinde esmer sevdalar filizlendirdim.
    Düslerimle sevdim, sairligimle siir eyledim.
    El yordami baharlarima saçtim seni.
    Masmavi gelmelerin ile...

    Yunus Bektaşoğlu

    Not;Yazarın izni sonradan alınmıştır.
    Konu İnci tarafından (22-09-2009 Saat 03:43 AM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye sis_labirenti - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesaj
    168
    Rep Gücü
    2393
    Kelimeleri ne kadar dağınık ve hor kullanmışım :) Sayın Mor bu süpriz için size çok teşekkür ederim. İnanın şaşırttınız beni.

Benzer Konular

  1. Aşk Sandığımız Yalnızlıklar!
    Gül@y Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 11-07-2009, 10:56 PM
Yukarı Çık