1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 15

Konu: Sessiz Masal

  1. #1
    metamorphosis
    Misafir..

    Sessiz Masal

    Sana...

    — Uyumadın mı sen hâlâ?

    — Uykum yok baba.

    — Peki, bir masal anlatsam sana!

    — Harika olur!

    — O doğduğu zaman hiç ağlamamıştı. Doktorlar, hemşireler herkes şaşkındı. Ailesiyse bunun geçeceğini düşünüp pek de önemsememişlerdi. Çocuğa anne ile babanın en sevdiği şair olan Özdemir Asaf’ın soyadını vermişler. Yani Asaf… Çocuk büyüdükçe konuşmaması ailede sıkıntı yaratmıştı. Annesi çocuğun dili olmadığını bir ara savunsa da doktorlar bunun tam tersini söylüyorlardı.

    — Sahiden dili yok muymuş Asaf’ın?

    — Tabii ki varmış. Ama çocuk konuşmuyormuş.

    — Neden peki?

    — Dinlersen anlayacaksın. Asaf üç yaşına gelip okumaya ve yazmaya başlayınca pek de normal olmadığını anlamışlar. Anlayacağın bir dahiymiş çocuk. Ama hiç kimseyle konuşmazmış. Annesi konuşması ne diller dökmüş. Asafsa konuşmak yerine ya annesine sarılıp öpüyormuş ya da sımsıkı sarılıyormuş. Fakat tek kelime bile etmiyormuş. Sonra yıllar yılları kovalamış ve Asaf ilkokula başlamış. Okuldaki öğretmeni de bir türlü konuşturamamış. Derslerinde ne kadar başarılıysa o kadar da sessizmiş. Ailesi en sonunda bu duruma çözüm bulamayacaklarını anlayınca Asaf’ın en sevdiği şey olan kitaplarla doldurmuşlar odasını. Asaf okuldan çıkar çıkmaz odasına girip kitapların arasında kaybolurmuş.

    - Çok mu seviyormuş okumayı?

    - Hem de çok…

    — Peki sonra?

    — Bir gün hocasının aklına bir fikir gelmiş. Sınıftaki tüm çocuklara ve ailesine de bu durumu bildirip Asaf’ı nasıl konuşturacağını bulduğunu söylemiş. Öğretmene göre eğer Asaf’a yanındaki çocuğun kalemini çaldığı için bir suçlama getirilirse konuşurmuş. Ve o gün sınıfta Asaf’ın sıra arkadaşı kalemi kaybolduğu için öğretmene şikayette bulunmuş. Öğretmen hiç tereddüt etmeden Asaf’ı suçlamış. Asaf uzun uzun öğretmenine ve arkadaşına bakmış.



    — Konuşmuş mu?
    — Hayır.

    — Ne yapmış peki?

    - Yerinden kalkmış. O an sınıftaki herkes sabırsızlıkla ne yapacağını beklemeye başlamış. Çantasını sırtına asmış. Tam sıra arkadaşının yanından geçerken elindeki kalemi arkadaşına vermiş. Yanağından da öpüp sınıfı terk etmiş. Öğretmen o an anlamış ne büyük hata yaptığını. Çünkü Asaf bir daha o sınıfa daha doğrusu o okula adımını atmamış. Ailesi başka bir okula yazdırmışlar. Sanki o andan sonra sessiz olan Asaf biraz daha sessizleşmiş. Yıllar, yıllar sonra Asaf üniversiteyi bitirip de ne yapacağı sorulunca sessizce gülümsemiş. Bir kütüphaneye memur olarak girmiş. Bu iş onun için biçilmiş kaftan çünkü. Asaf ailesiyle kaldığı evden çıkıp işe gidermiş. İşten çıkınca da sürekli gittiği bir kafede oturup çayını içtikten sonra evine dönermiş.

    - Hiç arkadaşı yok muymuş?

    - Hayır oğlum, yokmuş.

    - Ama bu çok kötü.

    - Evet… Bir akşam Asaf her zamankinden daha geç gelmiş eve. Ailesi bir hayli meraklanmış bu duruma. Çünkü Asaf’ın sıradan hayatı bu tip bir gecikmeye mahal vermezmiş. Odasına kapanan Asaf bir çantaya daktilosunu, kâğıtlarını, birkaç defter ve kalemini yerleştirip çıkmış. Tabii anne evde ağlamaya başlamış. Artık Asaf eve gelmiyormuş. Ama bir gün eve bir mektup gelmiş.

    - Asaftan mı?

    - Evet… Yazdığı mektupta ailesine kısa bir süreliğine tuttuğu dairede yaşayıp çıkarmak istediği kitap için öyküler yazacağını belirtmiş. Hatta meraklanmasınlar diye de mektubun altına adresi yazmış. Anne durur mu? Hemen eşini yanına alıp mektupta belirtilen adrese gitmiş. Bir apartmanın üçüncü katında küçük bir daireymiş burası. Anne daireyi görünce neredeyse küçük dilini yutacakmış. Çünkü dairede tek eşya bir masa ve sandalyeymiş.

    - Yatağı yok muymuş?

    - Hayır, yokmuş. Çünkü ihtiyacı da yokmuş.

    - Uyumuyor muymuş?

    - Hayır yavrum. Günler, geceler boyu yazıyormuş. En sonundaysa Asaf kitabını çıkartmış. Yalnız kitapta ilginç bir detay varmış. Tüm öyküler aşk öyküleri ve tüm öykülerin kahramanı kendisiyle bir kadınmış.

    - Kimmiş o kadın?

    - Sabırsız haylaz seni… Sabret az… Asaf kitabı çıkarttıktan sonra yeniden ailesinin yanına taşınmış. Ama yine de bazen o daireye gidip bir şeyler yazarmış. Ama artık her gidişinde eve bir şeyler götürmeye başlamış. Aylar sonra ev dayalı döşeli bir hale gelmiş. Annesi Asaf’ın bir kadına ümitsizce âşık olup bu öyküleri yazdığını düşünüyormuş. Bir gün Asaf’ı karşısına almış ve saatlerce konuşmuş onunla. Eğer âşıksa bunun içe atılacak bir şey olmadığını, kesinlikle açıklaması gerektiğini söylemiş. Eğer söylemezse bu Asaf’ı hasta edebilirmiş çünkü. O anda bir mucize olmuş. Ve Asaf annesinin elini tutup “O kadın hayallerimde anne” demiş. Ve yerinden kalkıp odasına gitmiş. Bu olaydan sonra anne artık her sesi Asaf’ın o sakin sesiyle özdeşleştirmeye başlamış. Radyo açılınca Asaf konuşuyormuş. Cam rüzgârdan aralanınca Asaf “Seni seviyorum anneciğim” deyip yanağına bir öpücük konduruyormuş. Her şey ama her şey annesi için artık Asaf’ın sesiyle örülmüş o an. Bir akşam Asaf kütüphaneden çıkıp tuttuğu daireye girip yazmaya hayallerinin aşkını karşısında görmüş. Elindeki kalemi bırakıp kadının yanına gidecekken kaybolmuş birden kadın.

    — Bir hayal miymiş kadın?
    - Evet… Asaf o an anlamış ki o kadının yanında olmasının tek çaresi sürekli yazmasıymış. Öyle de yapmış Asaf. Günler, geceler boyu aralık vermeden yazmış. O yazdıkça, kadın bazen karşısına geçip hülyalı gözlerle ona bakıyormuş. Bazen yanına gelip saçlarını okşuyormuş. Ki bu Asaf’ın en sevdiği şeymiş. Bazense başını Asaf’ın omzuna yaslayıp yazılan öyküleri okuyormuş. Ama sabahları olunca Asaf isteksizce yerinden kalkıyormuş. En sonunda izin almaya karar vermiş. Bir aylık bir izin ile sevgilisiyle baş başa kalabilirmiş. Ki izni de almış Asaf. Yanına yiyecek bir şeyler alıp eve de yol üstündeki postaneden bir aylık izine çıktığına dair bir mektup attıktan sonra daireye kapanmış. Artık dilediğince sevgilisiyle baş başa kalabilirmiş. Bir akşam sevgilisi Asaf’ın elinden tutmuş. O an Asaf “Kalemi bırakırsam kaybolursun” dediyse de sevgilisi bırakmamış elini. Kalemi bıraktığındıysa kız kaybolmamış. Asaf şaşkınlıkla kıza bakıp:

    Asaf: Ama bu nasıl olur? Demiş

    Kızsa:

    Rüya: İstiyorsak olur. Demiş.

    Asaf: Hiçbir şeyin bu kadar çok olmasını istememiştim.

    Rüya: Biliyorum.
    Asaf: Ömrümce seni bekledim.

    Rüya: Ben de seni…

    Asaf: Peki, nerdeydin şimdiye kadar?

    Rüya: Sessizliğinde… Peki, sen neden hiç konuşmadın şuana dek benimle?

    Asaf: Sana, senden daha güzel bir şey diyemeyeceksem konuşmanın ne anlamı var ki?

    - Sonra ikisi yatağa uzanmışlar ve birlikte uyumuşlar.

    - Parka da gitmişler mi?

    - Hayır. Çünkü evden çıktıklarında kız kayboluyormuş. Sadece evdeyken yanında olabiliyormuş. Asaf’ın izni bittiğinde yeniden işine dönmüş. Artık eve bile uğramaz olmuş. Çünkü sevgilisiyle baş başa kalmak istiyormuş. Bir akşam Asaf eve geldiğinde o güzel haberi almış. Sevdiği kadın hamileymiş. Bu habere çok şaşıran Asaf sonrasındaysa mutluluktan ağlamaya başlamış. Artık ikisinin tüm günleri çocuklarının doğacağı günü beklemekle geçiyormuş. Asaf, sevgilisine – yorulmasın diye- kendi elleriyle yemekler yapıp besliyormuş. Ve o gün geldiğinde kendi yataklarında doğurmuş kız. Çok güzel bir erkek çocuğuymuş bu. Artık Asaf yeryüzünün en mutlu insanıymış. Peki, sonunda ne olmuş biliyor musun? Ne o uyudun mu? Devamını da daha sonra anlatırım artık…

    Çocuğun odasından çıkan adam usulca oturma odasına gelmiş. Tam oturup bir şeyler okuyacakken kapının çalındığını duymuş. Oğlunun uyanmasından endişelenip kapıyı açtığında yaşlıca bir kadın karşısına dikilmiş.

    Yaşlı kadın: Asaf oğlum dön artık evine. Bu bomboş dairede sürekli yazıp çiziyorsun. Dairede bir yatak olsa dinlenebileceksin ama sadece bir masayla sandalye var. Yalvarırım oğlum dön artık evine…

    04 Eylül 2009
    Güngören – İstanbul
    Yunus B.

  2. #2
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530
    çok güzel bir hikaye okudum,
    elinize sağlık,kaleminize kuvvet,hayal dünyanıza bereket dilerim.

  3. #3
    metamorphosis
    Misafir..
    Alıntı diojen´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    çok güzel bir hikaye okudum,
    elinize sağlık,kaleminize kuvvet,hayal dünyanıza bereket dilerim.
    Sayın Diojen bu güzel cümleler için çok teşekkür ederim.

  4. #4
    Kıdemli Üye spartaküs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    912
    Rep Gücü
    19319
    sayin metamorphosis;


    okumak... digerleri gibi yine cok keyif verici.

    özür dilerim, hayranligimdan... dahasini istemek bencilce mi olur acaba?




    SEVGILERIMLE.

  5. #5
    güney
    Misafir..
    Şimdi sen bir kıyıdan el sallayansın bana..

    Şimdi ben resmin en kayalık en mavi kıyısında duranım,denizin sesi çılgın denizin sesi al beni diyen…

    Bakmalı uzaktan...

    Komidenin üstünde dursun fesleğen.....
    Emeğine sağlık hayallerin bol olsun....

  6. #6
    metamorphosis
    Misafir..
    Alıntı spartaküs´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayin metamorphosis;


    okumak... digerleri gibi yine cok keyif verici.

    özür dilerim, hayranligimdan... dahasini istemek bencilce mi olur acaba?




    SEVGILERIMLE.
    Sayın Spartaküs bu güzel cümlelerinize karşılık olabilecek nitelikte cümlelerimin olmadığı için sizden özür dilerim. İnanın onurlandırdınız beni. Çok teşekkür ederim. Ve emin olun asla bencillik değil...

  7. #7
    metamorphosis
    Misafir..
    Alıntı güney´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şimdi sen bir kıyıdan el sallayansın bana..

    Şimdi ben resmin en kayalık en mavi kıyısında duranım,denizin sesi çılgın denizin sesi al beni diyen…

    Bakmalı uzaktan...

    Komidenin üstünde dursun fesleğen.....
    Emeğine sağlık hayallerin bol olsun....
    Odamda fesleğen kokusu. Yaprakları bir kanat çırpımı mesafede...

    Teşekkür ederim bu güzel cümleler için...

  8. #8
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877
    İşte ''aşk'' budur.

    Hayallerinin gerçek olması dileğiyle.

  9. #9
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    Mükemmeldi... Ne güzel bir anlatım, emeğinize sağlık.

  10. #10
    metamorphosis
    Misafir..
    Sayın Carloss ve Eflamor ikinize de bu güzel düşünceleriniz ayrı ayrı teşekkür ederim. İnanın çok değerli görüşler bunlar...

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Pırtlı masal
    mopsy Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-04-2010, 10:50 PM
  2. Masal Labirenti
    İnci Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 07-10-2009, 09:22 PM
  3. Bir masal (sahrabetis)
    sahrabetis Tarafından Mesaj Panosu Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 29-08-2009, 12:43 PM
  4. Bir masal gibi,
    ayazoglum Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-06-2009, 07:47 PM
  5. Masal Bitti
    SAHARAY Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 21-12-2008, 12:09 PM
Yukarı Çık