Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5
  1. #1
    metamorphosis
    Misafir..

    Düşlenen Aşklara

    Denizgülü mavi yapraklarıyla sese filizlenirken gökyüzü buluttan bir tepside eskitiyordu günü. Çok uzakta değil birkaç dize ötemde soluk soluğa kalmış gökkuşağını saymazsak hayli dingin bir akşamüstüydü. Sonra uyuyan cümlelerin üzerini bir ses örttü:

    — Sizi buralarda ilk kez görüyorum
    — Evet, daha yeni geldim.
    — Siz neden geldiniz peki?
    — Düşlerimi gerçekleştirmek için...

    Bir insanın yüzü ilk kez aynaya düştüğünde nasıl bir yabancılık çekiyorsa son cümleme de aynı biçimde yabancılaşmıştım. İçimde sürekli anılarımla konuşan sessizliğim bir an irkildi o an:

    — Düşlerini mi gerçekleştireceksin?
    — Evet!
    — Onun için buraya mı gelmen gerekiyordu?
    — Hayır.
    — O zaman burada işin ne?
    — Gerçeklerimi düşleştirmek için...

    Kendime verdiğim bu cevaptan kendimde rahatsız olmuştum. Ve derken içeri bir şiir olarak yaratılmış ama sonradan güzellikle bedenleşmiş o kadın girdi. Kendi kendime "Aşk bu kadından yaratılmış olmalı" dedim. Birkaç sayfa öteme oturdu. Cümlelerin tüm ötekilikleri o anda şiire açılan bir kapıydı. Misal susuşunda şu cümleler raks ediyordu:

    Sen mavi bir gecenin içinde ses yangınlarında külleşen bir nağmesin. Cümlelerin aşkı emzirir. Kelimelerin Tanrı'nın gülümsediği andır. Kaç suret boşaltıldı uğruna? Kaç şiir sırf adından yazıldı? Öyle ki sen aşkın alfabesisin.

    Sonra elleri saçlarına gitti. Saçlarının kokusundaysa ayrı bir şiir kelimelere üşüyordu:

    Saçların bir eylül sabahı, uyandırır içimin hazanlarını. Sesin bir yağmurun camdaki izidir. Silinir şiirlerin tüm anlamları...

    Gözleriyse ilk cümlesi "Bana sessizliğinle seslen. Sükûtun adımdır" olan bir öykünün yemyeşi ilk cümlesiydi. Satıraralarında gezinen masallardan çocuklar uyanırdı. Gözlerindeyse onun için yazılmış şiirlerin mahmurluğu. Sonra gözleri bana döndü. O an yeryüzünün en anlamlı insanıydım. Ve sesi üzerime sindi.

    - Sizi bir yerden anımsıyorum
    - Sanırım kendinizden
    - Anlamadım
    - Kendinizde anlam veremediğiniz bir his olabilirim mesela
    - Başka ne olabilirsiniz?
    - İsminiz!
    - Neden ismim olasınız ki?
    - İnsanlar size benimle seslensin diye...

    O an bahar geldi de çiçekler kokularını kelebeklerin sırtına yüklüyordu sanki. Gülüşünden kanatlanan bir kelebek aşk mavisi bir harf ile gelip tam bu cümleleri düşlediğim yere kondu. Eğer şuan gülümsüyorsanız bunun nedeni kelimelerinizin gıdıklanmasındandır.
    Etrafıma bakındım. Bir şiir kuyusuna benzeyen gözlerine gözlerimi soluksuzca bıraktım.

    — Müsaade ederseniz yanınıza oturabilir miyim?
    — Ben müsaade ettikten sonra ne anlamı kalır ki!
    — Bir parça anlam kalır ondan da aşk denilen çocuğa bayramlıklar dikir.
    — Hem neden yanıma oturmak istiyorsunuz?
    — Tanrı’nın sizi yaratırken ki haklı gururunu yaşamak için

    Yerimden değil de ömrümden kalkıyormuşum gibime geldi an. Yaşadığım her şey bir boşluğa dönüşmüştü. Yaşanmamış veya daha doğrusu yaşanması olası tüm aşklar onda cisimleşmişçesine oturdum yanına. Ki yanına oturunca ne kadar haksızlık ettiğimi anladım. Çünkü güzel bir kadının yanına değil Tanrı'nın Adem ile Havva'ya aşkı anlattığı ilk ân'a şahit olmuştum.

    — Siz gerçek misiniz? diye sözcükler giyindim o ân.
    — Neyi ispatlamak istediğinize bağlı bu…
    — Aşk mesela
    — En az sizin kadar!

    Cümlesinin içinde mevsimler yoruluyordu. Parantez içlerinde çığlık çığlığa bir Ağustos gecesi şiire uyanıyordu. Dudaklarının kıvrımında bir şair kendi el yazısıyla sevgilisine o güzelim cümleyi yazıyordu; seni seviyorum. Sonra yüzünü bana çevirdi:

    — Peki ya ben bir düşsem?
    — İnsan düşte bu kadar mutlu olabilir mi?
    — Neden olmasın?
    — O zaman şu ândan itibaren ben bir düşe âşığım.
    — Ya gerçeklik?
    — Benim tek gerçeğim bu düştür.

    Ki değil midir gerçek düşlerin aynasında kıt kanaat görebildiklerimizin toplamı? Değil midir gerçek, uğruna ölüm göze alınmış düşlerin toplamı? Sonra sesi fesleğen kokularının avlusuna çıktı:

    - Peki düşleyen mi yoksa düşlenilen mi gerçek?
    — Düşleyenin anlamı zaten düşleyen değil mi?
    — Yani siz?
    — Kendimin gerçekliğine dair tek ispatım sizi düşlemektir.

    Birden ayağa kalktı. Ellerini bana doğru uzattı:

    - Gelmiyor musunuz?
    - Tüm gelişlerim sizedir.
    — Peki, nereye gitmek istersiniz?
    — Şuan gitmek istediğim tek yer sizsiniz.

    Özgürlük sadece düşlerde oluyorsa bu sözcükler verilen mücadelenin abidesidir. Ve aşk heykelinin üzerine onun adını öpücüklerle yazıyorum...

    30 Ağustos 2009
    Güngören - İstanbul
    Yunus B


  2. #2
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041
    işte çay bardağı yazınızdaki o eşsiz anlam ve yine yazmışsınız.harika düşlerimdeki aşk ..siz gerçekten yazıcam dediniz ve yazdını.harikaydı söyliycek başka cümle bulamıyorum inanki.çok beğendim

  3. #3
    metamorphosis
    Misafir..
    Alıntı shgiptare´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    işte çay bardağı yazınızdaki o eşsiz anlam ve yine yazmışsınız.harika düşlerimdeki aşk ..siz gerçekten yazıcam dediniz ve yazdını.harikaydı söyliycek başka cümle bulamıyorum inanki.çok beğendim
    Sayın Masal bu güzel cümleleriniz için ne kadar teşekkür etsem azdır. Aslında aklımda yoktu böyle bir yazı. Ki aşkı yazmasını da pek sevdiğim söylenemez. Ama siz rica edince kırmak istemedim. Eğer ki içinde bir tane güzel cümle varsa sizden ötürüdür.

    Saygılarımla...

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Ki aşkı yazmasını da pek sevdiğim söylenemez.
    Herr Franz vari bir yapiniz var.
    Fakat onun ask yasantisi berbatti.
    Umarim o konuda ondan sansli olursunuz.

  5. #5
    metamorphosis
    Misafir..
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba!


    Herr Franz vari bir yapiniz var.
    Fakat onun ask yasantisi berbatti.
    Umarim o konuda ondan sansli olursunuz.
    Şuana kadar ki durum benzerliklere dair savınızı haklı çıkartacak nitelikte. Yorumunuzla renk kattığınız için teşekkür ederim.

Yukarı Çık