Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 Toplam: 8

Konu: Yara

  1. #1
    metamorphosis
    Misafir..

    Yara

    Gün tunç bir çiçeğin yaprağında ölmekteydi. Kokusu çeliktendi. Toprağı gümüş cümlelere terk edilmişti. Dudaklarda nadasa bırakılmış lisanlar; kim bilir kaç şiir-ağacı dökecekti sesini cümlelere? Damlarda yıkılmış uykular yamanıyordu gerçeklere. Duvarda asılı bir bağlama, telleri çapaklanmış, rüzgârdan mızrabıyla aralanıyordu sesleri türküleri. Nakaratın bir yerinde tekrarlanan bu sözden bir çocuk düşer yüzüstü. Önce gölgesi, sonra aynalardaki sureti en sonundaysa türküdeki sesi ağladı. Tandırın başındaki anasını şiveli bir telaşla koştu. Sanki kerpiçten bir rahmin içinden yükseliyordu çığlığı. Kendi anasının tülbendine doladığı nasırlı saçları savruluyordu çığlığının köşelerinde.

    Kucağında yavrusunu kollarının ceminde duaya taşıdı. Bazı Türkçe, bazı Kürtçe adımlarla basamakları yorum yavrusunun dizindeki yarayı bir evliyanın sırrıymışçasına sardı tülbendiyle. Gayrı yara bir Tanrı âşığının kabriydi. Tüm acı cisimleşmiş bir duanın fedaisine dönüşmüştü.

    Sesi kabuk bağlamış bir derenin ağaçların dallarından oluşan irinden sızıyordu su. Üzerindeki lehçeli mavi boşaldığı irinin azabına koyuydu. Dizindeki emanetle uzanan çocuk pencerenin dudaklarından bu tadı içiyordu. Öyle bir öpüştü ki bu yâri kendisini aşkla emziriyordu. Ne de arsız bir sevgiliydi! Göğüslerini örttüğü günışığından libası tek bir güzel sözle düşecekti de üzerinden geceden yatağına uzanıp çocuğun körpe fikrini bozacaktı sanki. Derken penceredeki sevgilisi uzaktan gelen yorgun bir çığlığı fısıldadı oğlanın kulağına. Kim bilir kaç öyküden, kaç şiirden gelmişti o çığlık da böylesine dermansız bir Türkçe'ye bulanmıştı. Belki de bir ozanın bitap tellerinde soluklanan bir aşk masalının paslı dizelerinden dökülmüştü de isyanı mutsuz biten sonunaydı.

    Çocuğun minik parmakları aralayınca sevgilinin dudaklarını yüzü bir lisan olup fısıldandı çınar ağaçlarının gölgesinden güne. Çığlığın geldiği yönde kalabalık cümlesi insanlaşıp yokuştan bir kelimenin içinde yer alıyordu. Kerpiçten öznesindeyse başka bir zamandan tercüme edilen bir kadın döşünü dövüp talaş gibi savrulan ağıtlarını dört bir yana savuruyordu.

    Gelininin rahminde can veren kuzusuna dövünen bu ana, düşünde görünen ölü torununun kırkına günler kala kendisinden elindeki kefeni emzirmesini istemişti. Ananın sesi Zülfikar olmuş bu gâvur düşün üzerine saldırıyordu. Fikrinde pusuya yatan hain uykular bu çığlığın hışmıyla birkaç gece öteye kaşmış, kaçamayanlarsa ananın saçlarına astıkları kır duayla aflarını diler olmuşlardı.

    Kalabalığın içinden sıyrılan bir çocuk, dizindeki yarayla sendeleterek anaya yaklaştı. Saçlarının okşayıp yanağına da bir öpücük kondurduktan sonra;

    - Bak, Fate Teyze senin düşün benim yaram oldu. Ağlama ki kanamasın. Dedi…

    24.07.2009
    Saat: 17:18
    Bakırköy – İstanbul
    Yunus B.

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    ...Bak, Fate Teyze senin düşün benim yaram oldu. Ağlama ki kanamasın. Dedi…
    .............................................!

  3. #3
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877
    Hakkını vermek gerek cidden çok iyi yazıyorsunuz.

  4. #4
    metamorphosis
    Misafir..
    Sayın Mopsy o noktalamalarla anlatılanın yarısını bile yukarıdaki karalamamda anlatamadığımdan eminim.

    Sayın Carloss teşekkür ederim bu övgü dolu cümleleriniz için.

  5. #5
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339
    Betimlemelerdeki gücü fark etmemek olanaksız. Hakikaten çok sağlam ve dinamik bir giriş ile başlamış ve hemen okuyucuyu içine alıyor. Tam hikayenin tadını almaya başlamışken ise bir anda çarpıcı bir final ile bitiyor. Acaba daha uzatılabilir miydi diye düşünüyordum ki tadın damağımda kaldığını fark edince bu fikrimden vazgeçtim. Tebrikler , gerçekten düşündüren bir yazıydı , emeğinize sağlık...

  6. #6
    metamorphosis
    Misafir..
    Sayın sahrabetis çok teşekkür ederim bu güzel cümleleriniz için. Üzerinde çalıştığım bir türe yönelik çalışmalardır özünde bu karalamalar. Umarım daha da geliştirebilirim.

    Saygılarımla...

  7. #7
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041
    müthiş final..tebrikler yine çok güzeldi ..

  8. #8
    metamorphosis
    Misafir..
    Sayın Masal bu güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ederim...

Benzer Konular

  1. Yara, Faça Jilet İzi Giderme
    dogangunes Tarafından Vücut Estetiği Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 20-02-2011, 02:43 AM
  2. Bu Yara Hiç Kapanmayacak - CEZMİ ERSÖZ
    shgiptare Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 12-08-2009, 11:01 PM
  3. Dillerde Bir Yara : Tesadüf
    RABİA Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 03-06-2008, 03:13 PM
  4. Doğuda kanayan yara kangrene dönmesin .
    misafir_99 Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-01-2008, 01:31 AM
  5. Derin Yara
    Karakarizma Tarafından Mesaj Panosu Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 12-01-2008, 10:24 PM
Yukarı Çık