Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5

Postacı

Eğlence ve Mizah Kategorisi Öykü ve Hikayeler Forumunda Postacı Konusununun içerigi kısaca ->> Sis şehrini iki gündür esir alan yağmurdan ötürü sokaklar bomboştu. Ki geceleri bu boşluk yerini yağmurun sesine terk ediyordu. İnsanlarsa ...

  1. #1
    metamorphosis
    Misafir..

    Postacı

    Sis şehrini iki gündür esir alan yağmurdan ötürü sokaklar bomboştu. Ki geceleri bu boşluk yerini yağmurun sesine terk ediyordu. İnsanlarsa bu huzur verici sahneye evlerinin penceresinden izleyerek yetinmekten yanaydılar.

    Bu sessizlik derinlerden gelen bir sesle bozuldu. Adım sesleriydi bunlar… Elinde ahşap çantası, başında fötr şapkasıyla bir yabancı Sis şehrinin bomboş sokaklarında, yağmurdan hiç de rahatsız olmuyormuşçasına ağır adımlarla yürüyordu. Sonra bu adımlar gecenin karanlığında birikip Sis şehrinin en büyük meydanını oluşturdular. Çantasının yanına iliştirdiği portatif taburesini çıkartıp yere koydu. Daha sonraysa çantasını önüne alarak oturdu. Oturduktan sonra çantasını kucağına alıp düğmelerinden açtı. Çantanın içinden dışarı doğru açılan dört küçük çıtayı açtığında çantası bir tane çekmecesi olan bir masaya dönüştü. Çekmeceyi kendine doğru çekip içinden bir kâğıtla kalem çıkardı. Ne kâğıdın yağmurda ıslanmasına ne de mürekkebin dağılmasına aldırmadan üzerine bir not düşüp, masanın önüne astı. Notta şu yazıyordu; Postacı

    Gökyüzündeki kara bulutların aralığından bir anda bir tutam aydınlık düşmeye başladı yeryüzüne. Tam yere çarpıp parçalanacakken P harfine tutundu zerrelerden biri. Bunu göre diğer parçacıklar da sırasıyla O-S-T-A-C-I harflerine tutundular. Aydınlık Postacının yüzüne geldiğinde çoktan yorulmuştu. Sanırım gökyüzünden düşen zerrelerin çığlığını duyup gelmiş insanlar bir anda meydanı kapladılar. Hepsinin dikkati yağmurun altında fütursuzca oturan Postacıya yoğunlaşmıştı. Hızlı adımlarla yürüyenler bir anda yavaşlayıp bu esrarengiz adama baktıktan sonra yeniden hızlanıp benim bu olayı anlattığım cümleden harflere basarak hızla uzaklaşıyorlardı.

    Birden kalabalığından içinden gelen yaşlıca bir adam Postacının masasının önünde durdu;

    — Geç kaldın. Dedi Postacıya.

    Postacıysa kıpırtısız bir halde;

    - Çünkü geç kalmam istendi.

    Postacı ayağa kalktı ve yaşlı adamın yanına gelip kulağına doğru, gözleri ileri bakarak bir şeyler fısıldamaya başladı. Meydandaki insanlar şuan kâğıda yazdığım bu cümleleri dikkatle okuyarak ne fısıldadığını okumaya çalıştılar. Okuma yazması olmayanlarsa harflere kulaklarını dayayıp yazılanları duymaya çalıştılar. Meydandaki kalabalık bir çember içine aldıkları bu iki insanın ne yaptığını merak gözlerle talip ediyorlardı. Postacı, yaşlı adama fısıldadıkça kalabalığın oluşturduğu çember gittikçe büyüyordu. Çünkü yaşlı adam her cümlede biraz daha gençleşirken postacı da aynı hızla yaşlanıyordu. En sonunda Postacı ağır adımlarla taburesine oturup çekmecesinden bir kâğıtla kalem çıkartıp genç adama uzattı;

    — Adresi ve zamanı yazın. Dedi renksiz bir tonda.

    Genç adam Postacıya bakarak;

    - Benim el yazım çok kötüdür siz yazın lütfen. Dedi…

    Postacı başıyla onaylayıp kalemi eline aldı. Genç adam;

    - Adresi söylüyorum; bu gençliği getirdiğiniz kişi yani benim yaşlılığım… Zamansa, on yıl sonra… Yalnız bu sefer gecikme olmasın.

    Postacı kâğıdı katlayıp gömleğinin cebine koydu. Sonra masasını katlayıp ahşap çanta haline getirdi. Portatif taburesini de katlayıp çantasının yanındaki özel yere iliştirdikten sonra insanların merakları gözleri arasında ağır, ağır uzaklaştı…

    “Postacı” yazılan kâğıtsa dün gece yağan yağmurla birlikte üzerinden dökülen mürekkebi, harfleri ve kâğıdın beyazlığını aramak üzere bu satırları okuyan insanların seslerinde savrulmaya başladı.

    29 Mayıs 2009
    Bakırköy - İstanbul
    Konu güney tarafından (18-08-2009 Saat 02:00 PM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339
    Çok orjinal bir yazı okudum. Yazan kaleme tebrikler ...

  3. #3
    metamorphosis
    Misafir..
    Sayın sahrabetis teşekkür ederim bu güzel cümleleriniz için.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Hosgeldiniz sayin metamorphosis!
    Yazinizi keyifle okudum.

    Hemen bu forumda cok sevdigim bir yazari
    Tanitmak amaciyla yazdigim bir seri yazinin
    Ilk baslangic paragrafi aklima geldi.

    Bir jenerasyonu saskina ceviren simgesel yazi teknigiyle hep kactigimiz CELISKILERI bize iciren dahi yazarin biyografisini internetten alinti yaparak formumuzun uyeleriyle paylasmak, henuz tanismamis olanlari meraklandirmak istiyorum.
    Bizler icin herr Kafka/ bay K....
    KEDERLI DOSTUM KAFKA!
    Cok ozeldir.
    Sizinde ozeliniz olmasi dilegiyle!........mopsy!
    Yazinizda benzer bir teknik gordum.
    Devamini merakla bekliyorum.

  5. #5
    metamorphosis
    Misafir..
    Merhaba Sayın Mopsy. Düşünceleriniz için teşekkür ederim. Kafka'nın bendeki yeri ayrıdır. Her yazan insanın kendince saplantılarıdır. Kafka okumalarının doğası gereği ben de kendi saplantılarımı keşfettim bir parça. Aslında Kafka ile kendimi özdeşleştirip yazdığım bir karalamam bile var. Bir ara paylaşırım sizlerle...

Benzer Konular

  1. Postacı Kadın - Sarah Blake
    handan19 Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-09-2010, 04:08 PM
  2. Postacı amca bize mektup var mı?
    SAHARAY Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 22-08-2008, 07:36 PM
  3. Postacı iyi adamdı
    Karakarizma Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 27-11-2007, 05:42 PM
Yukarı Çık