Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 Toplam: 1
  1. #1
    Acemi Üye Rambo28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Nerden
    Bursa
    Yaş
    58
    Mesaj
    112
    Rep Gücü
    1967

    Dört Tavşanını Pazarda Satan Çocuk

    Hasan geçen yıl dokuz yaşındaydı. Bir gün evlerinin arkasındaki bahçede bir tavşan gördü. Tavşan kaçmadı Hasan’dan. Hasan tavşanı sevdi, tutup kaldırmak istedi. Tavşan çok ağırdı, hem karnı şişti. Belli ki yakında yavrulayacaktı. Babası yoktu Hasan’ın. Beş yıl olmuştu, aralarından ayrılıp bu dünyada onları yalnız bırakışı. Anası evlere temizliğe gidiyor, öyle geçiniyorlardı. Aradan on beş gün geçti ki tavşan dört tane yavruladı. Bir ay sonra anne tavşan ortadan kayboldu. Hasan bir süre sonra anne tavşanı unuttu ve bütün sevgisini yavru tavşanlara verdi. Günler günleri, aylar ayları kovaladı. Artık yavru tavşanlar büyümüş, kocaman birer tavşan olmuşlardı.

    Günlerden bir gün Hasan’ın annesi Hacer hanım şiddetli bir gribe yakalandı. Evde yorgan-döşek yatıyor, devamlı olarak doktor, ilaç diye sayıklıyordu. Doktor paraya gelirdi, ilaç parayla alınırdı. Kıyıda-köşede biraz paraları olsaydı, ama hiç paraları yoktu. Hasan sağa-sola bakındı. Sandalye, masa,vazo, tabak, halı gibi eşyaları satsaydı, satsaydı ama eşyaların çoğu eskiydi, hem kim para verip alırdı. Nitekim yoldan geçen bir eskiciye masayla sandalyeyi satmaya kalkmış ama eskici para etmez onlar demişti.

    Annesinin hastalığının beşinci gününün gecesi, Hasan rüyasında kendisini evin bahçesinde otururken görüyordu. Tavşanlar da kafesteydi. Birden kafesin kapısı açıldı ve tavşanlar koşarak Hasan’ın yanına gelip, Hasan bizi sat, annen kurtulsun, dediler ve koşarak uzaklaşıp geri dönerek Hasan’ın yanına gelip, Hasan bizi sat annen kurtulsun, dediler. Bu böyle birkaç dakika devam etti. Daha sonra uyanan Hasan sabaha kadar ağladı. Erkenden kalkan Hasan yüzünü yıkadı, elbiselerini giydi. Baktı öbür odada annesi hasta yatağında uyuyordu. Baygın gibiydi. Hasan omuzlarını arkaya doğru gerdi, göğsünü kabarttı, başı dimdikti. Odasındaki büyükçe karton kutuyu aldı. Bahçeye çıktı. Kafesteki tavşanları kutuya koydu. Yolda yürürken hiç ağlamıyordu, Hasan ağlayamıyordu. O gece saatlerce ağladığı için göz pınarları kurumuştu.

    Hasan pazar yerinde bir köşeye içinde dört tavşanın bulunduğu karton kutuyu bıraktı. Vakit erken diye ortalık tenhaydı. Geçen saatlerle birlikte tavşanlara müşteri çıkardı. Akşamüstü olmuştu, artık hava kararıyordu. Hasan mecbur kaldığı için çok ucuza tavşanları bir adama sattı. Annesi evde ölümcül hastaydı, ilaç içmesi lazımdı. Hasan en yakın eczaneden, eczacıya durumu anlatıp, birkaç tane grip ilacı aldı. Parası kalmamıştı, doktor çağıramıyordu. Hasan hızlı adımlarla eve doğru yöneldi. Eve vardığında annesinin soğumuş cesediyle karşılaştı.

    Yazan. Serdar Yıldırım
    Konu Kadim tarafından (08-08-2009 Saat 04:31 PM ) değiştirilmiştir. Sebep: Font

Benzer Konular

  1. Çarşıda pazarda internet bedava
    İnci Tarafından Adsl Network Ağlar Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 08-09-2009, 03:09 PM
  2. Pazarda satılan domates zehirli mi?
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-02-2009, 10:33 AM
  3. Dinimizdeki dört delil ve dört mezhep
    bziya Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 13
    Son mesaj: 27-01-2009, 05:27 PM
  4. yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim
    M ü e l l i f... Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-08-2008, 01:43 PM
  5. Dört mevsimde dört ayrı doğal güzellik: Abant...
    Venhar Tarafından Turizm Gezi Seyahat Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 23-03-2008, 12:52 AM
Yukarı Çık