Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Derviş kaşıkları

Eğlence ve Mizah Kategorisi Öykü ve Hikayeler Forumunda Derviş kaşıkları Konusununun içerigi kısaca ->> dervişin kaşıkları... Sevginin yalnızca sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? diye sordular bir bilgeye. Bilge, büyük bir sofra ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877

    Derviş kaşıkları

    dervişin kaşıkları...


    Sevginin yalnızca sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? diye sordular bir bilgeye.
    Bilge, büyük bir sofra hazırladı ve sevgiyi dillerinden eksik etmemelerine karşın, onu günlük yaşamlarında hiç kimseye göstermeyen kişileri yemeğe çağırdı. Sofrada herkes yerini aldıktan sonra, önlerine birer tas sıcak çorba, sonra da derviş kaşıkları denen, sapları bir metre uzunluğunda özel kaşıklar getirildi.
    Ev sahibi konuklarına bu kaşıkları nasıl tutmaları gerektiğini söyledi Herkes kaşığının ucundan tutmak zorunda kaldı.
    Konuklar, uçlarından tuttukları bir metre uzunluktaki kaşıkları güçlükle taslarına daldırıyorlar, fakat kaşıklarına çorba doldurup, ağızlarına götüremiyorlardı. Ağızlarına bir kaşık çorba koyabilmeyi beceremeyen konuklar, yemekten sonra kalktıklarında, karınlarını doyuramamışlar, kaşıklarından dökülen çorbalarla da sofranın üstünü kirletmişlerdi.
    Bilge, bir gün sonra ikinci bir yemek daveti verdi. Bu kez, sevgiyi gerçekten bilen ve her gün sevgiyle yaşayan kişileri çağırdı. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen pırıl pırıl kişiler geldiler ve bu kez onlar yerlerini aldılar, sofrada. Önlerine birer tas sıcak çorba ve sapları bir metre uzunluktaki derviş kaşıkları getirildi. Onlara da kaşıkları ancak,saplarının uçlarından tuta bilecekleri kuralı söylendi.
    Ev sahibi bilgenin Buyurun, afiyet olsun sözünden sonra sofradaki herkes, önündeki kaşığı, sapının ucundan tuttu ve
    Herkes kaşığını, karşısındaki kişinin tasına daldırıp, kaşığına aldığı çorbayı, karşısındaki kişinin ağzına uzattı. Bu yöntemle herkes karnını doyura bildi. Konuklar sofradan kalktıklarında ise, sofranın üstünde, dökülmüş tek damla çorba yoktu.
    Sevginin yalnızca sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır sorusunu soranlara bu uygulamayla yanıt verdikten sonra bilge, bir de öğütte bulundu:
    İşte, dedi. Kim ki yaşam sofrasında yalnızca kendini görür ve yalnızca kendini doyurmayı düşünürse, o kişi aç kalacağını da bilmelidir.
    Ve kim ki başkalarına da düşünür ve o da kesinlikle doyurulacaktır. Çünkü yaşam denen bu pazar, alan değil, veren kazançlıdır her zaman


    kaynak google :)

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877
    Bakış açısından bahsetmiştim, şimdi sizin bakış açınıza göre bu iki yemek yiyen misafirleri değerlendirebelir misiniz ?

    Ben kendi görüşümü önceden belirteyim

    1: çorbayı içemeyenler
    2: çorbayı içmeyi başarabilenler

    1: Kesinlikle aptallıklarından dolayı aç kalan insanlar.
    2: Tasavvufi durumlara sokmadan sadece zeki insanlar diye değerlendiririm. Pratik zekaya sahip insanlar karınlarını doyurmayı başarmışlar. Buna halk arasında ''al gülüm ver gülüm'' de denilebilir.

Benzer Konular

  1. Derviş Cemal
    bursali68 Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-09-2011, 06:58 PM
  2. Derviş Ve Ölüm
    mopsy Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-02-2010, 11:24 PM
  3. derviş kaşıkları
    diojen Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 01-09-2009, 02:00 AM
  4. Yokmuş be derviş
    RABİA Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 09-04-2008, 04:14 PM
  5. Derviş ve Tilki
    davaislam Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-10-2006, 03:07 PM
Yukarı Çık