Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    blueice
    Misafir..

    'ben'ce gelincikler

    'BEN'CE GELİNCİKLER

    Bahar geldi, her tarafı mis gibi kokular sarmaya başladı. Çiçeklerin kokusunu çekince içine vücutta kimyasal değişiklikler oluyor, bir huzur bir neşe, bir başını alıp gitme hali sarıyor bedeni. Ne yöne baksan usta bir ressamın tablosu gibi. Bulutlar bile başka bir halde salınıyor gökyüzünde. Rengarenk çiçekler donatmış dört bir yanı. Her birinde başka bir hal başka bir duruş var; insanı kendine çağıran ve kendinden alan. Hepsinin ayrı bir hikayesini yazmaya başlıyorsun istemsizce, biriktirdiklerince yani 'sence'

    Ben gelinciğin hikayesini anlatmak istiyorum; bahara, yaşama ve aşka benzettiğim gelinciği… Bendeki gelinciği ;'ben'ce gelinciği' ...

    Baharın imgesi, toprağın uyanışının habercisidir gelincik. Serin rüzgarlara meydan okuyarak başını uzatır topraktan. Baharı ve aşkı müjdeler. Doğanın uyanışı gibi ruhumuzun da kıştan uyandığının haberini verir. Güneşli yağmurların zamanı, aşk zamanı çiçekleridir.

    Yaşam gibidir, sonsuza kadar sürecek gibi direnişçi ve yarın bitecek gibi narin. Aşk gibi geçici,aşk gibi sonsuz.Günü yakalamak gerektiğini söyler bağırarak ve usulca. Rüzgar ezgi, bahar semazen olur.Gelincik tutunur baharın eteklerine, salınırda salınır, ömrünün keyfini çıkarır. O baharın eteklerinde salınırken içinizde bir huzur hissedersiniz.Bir uyuşma,kendini rüzgarın ve gelinciğin kollarına salıverme.Bir kendinden geçiş, bu geçişle kendine ulaşma.

    Kırılgan, narin, nazlı ,zarif ve kırmızı . Bir gelin gibi. Giymiş kırmızı gelinliğini bekliyor yazgısını. Teslim olmuş vuslatsızlığa, aşk gibi. Zarif kırmızı yaprakları arasındaki siyah tohumu hüznü çağrıştırır. Ömrü bellidir ve bunu unutmamak için boynuna astığı bir kolyedir tohumu. O'nu büyüten daha mağrur gösteren içindeki sonu kabullenme halidir.. Kırmızı tutkunun içinde sonunun yasını saklar. Kırmızının içindeki siyah ,neşenin içindeki hüzün. Güneş ve yağmur.

    Bir gelinciğe sahip olamazsınız , aşk gibidir ;ulaştığı an kendini tüketen. Tarla çiçeğidir, alınıp satılmaz, kopardığınız an biten. Bir savaşçıdır ; rüzgarla ,yağmurla ,doğayla ve sevdiğiyle olan savaşı . Gelincik savaştır, hüzündür, direniştir , umuttur,sarhoşluktur.son ve sonsuzluktur .Yani aşktır;Kırılgan, sarhoş edici, ulaşılmayan, gururu kenara bırakıp eğilen, kendiyle ,sevdiğiyle bunun uğruna başkaları ile savaşan,başkasından değil sevdiğinden gelen dokunuşla ölen .

    Bütün bunları rüzgarla yaptığı dansta ortaya koyar. Tıpkı bir tango gibi.

    Rüzgarda kararlılık ve netlik, gelincikte hem teslimiyet hem de hafif direniş vardır. Gelincik hem teslim olmak ister, hem de gurur yapar teslimiyeti kendine. "Aşka rağmen,aşk için teslim olmama" inadıdır bu. Teslim olduğunda son bulacağından, sonsuzluğu yakalama çabası.

    Ömrünü tamamladığında geriye kalan ,rüzgarla olan aşkının savrulması. Sonsuzluk. Hoş bir seda.

    Rahşan Şimşek


    kahvemolası

  2. #2
    Eftelya
    Misafir..

    Cevap: 'ben'ce gelincikler

    Bir solukta okudum gelinciklerin hikayesini..
    Teşekkürler mavim

  3. #3
    blueice
    Misafir..

    Cevap: 'ben'ce gelincikler

    Alıntı Eftelya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bir solukta okudum gelinciklerin hikayesini..
    Teşekkürler mavim
    Keyifli okumalar Eftelya'm

Yukarı Çık