Bir düşünür diyor ki;''Hiç bir nankörlük kalbimizi,yardım etmek için suç işlediğimiz insanların nankörlüğü kadar yaralayamaz.''
Elindeki fotğrafa uzun uzun baktı hafifçe gülümsedi. Uğruna neler, neler vermiş ve onun için suç bile işlemişti, oysa o nankörlük etmiş,en küçük bir zorlukta bırakıp gitmiş ona nankörlük etmişti.O yaptığı nankörlük onu çok yaralamıştı ki ,yaraları kabuk bile bağlamamıştı. Elindeki fotoğrafı yırtıp yerdeki karlarla üstünü örttü.
Şimdi sıra ona gelmişti. Ona öyle bir nankörlük etmeliydi ki, hayatı boyunca silinmemeliydi tam bunları beyni düşünürken yüreği isyan etti, sanki yaralarının kabukları ayrılıp kanıyor gibiydi. Vazgeçti; en güzel nankörlük onu unutmaktı. Öylede yapacaktı.Nasıl olsa kendi yüreğinin nankörlüğü onu afetmeyecekti.
Oradan uzaklaşıp gazeteciye uğradı, bir gazete aldı, oradan bir kafeye girdi. Bir kahve söyledi, alıp dışarıdaki kar manzarasına bakarak içmek istedi,hemde gazetelere göz gezdirdi.
Bir ilan dikkatini çekti; bu kaybolan genç bir kadınla ilgiliydi. Daha dikkatlice bakınca onu hemen hatırladı,oydu.
Uzun süredir magazin sayfalarında görünmüyordu, demekki kayıptı, mama nasıl olurdu ki?
Ordu gibi bir korumanın koruduğu, özel şoförlerin getirip götürdüğü zeki, akıllı bir kadın nasıl kaybolurdu ve neredeydi?
Tam bir hafta olmuş, kimse izine rastlamamıştı.
Birden aklına o kulübe geldi, hani onunla mahsur kaldıkları ve bulundukları zaman ''beni zorla kaçırdı''baba dediği ve günlerce suçsuz yere sorgulandığı ve kısa süreli hapis yattığı günleri hatırladı.Babası kızı alıp gitmiş hemen evlendirmişti.
Belkide oraya sığınmıştır, birşeylerden kaçmıştır diye düşündü,içinden arayıp bulsunlar dedi.
Ama yüreği yine rahat etmedi. O ona nankörlük etmişti ama o böyle yapmayacaktı.Hemen telefona sarıldı ev numaralarını bulup eşini aradı ve kulübenin yerini tarif etti, bir dost olduğunu söyleyip kapattı.
Kendisini bir kuş gibi hafif hissetti.Herşeyden önce insanlık görevini yapmıştı.Kanepeye uzanıp yattı epey sonra uyandı, televizyon haberlerinde onun bulunduğunu, yaşadığını öğrendi.
Hastahanede muhabir''o kulübede ne arıyordunuz'' diye sordu.Kadın eski bir dostu aramaya gittim ama bulamadım, yıllar önce bir hata yaptım ne olur beni afetsin diyordu.
Adam bu haberi izledikten sonra yüreğindeki sızının azaldığını hissetti.
Demekki o hatalarını anlamış, ölümü bile göze alarak o kulübeye gitmişti.
Onu gazetede görmeseydi, o şimdi ölmüş olacaktı.
Şimdi huzurluydu bir hayat kurtarmıştı, onu af dilemesi sonradan gelen bir mutluluktu.
Ünlü Şairler, Ask Sevgi Özlem Şiirleri, E-Kartlar,Şiirli MP3 Videolar, Resimli Sesli Güzel Şiirler,Komik Fıkralar, Kisa Duvar Yazıları, Atasözleri, Fotograf Galerisi ve Forumlar | Siir Dostu