Nefesler alıyorsun... Bir şey yap.
Bir şey yap... Güzel olsun.

Çok mu zor?

O vakit güzel bir şey söyle.

Dilin mi dönmüyor?

Güzel bir şey gör.

Veya:

Güzel bir şey yaz.

Beceremez misin? Öyleyse,

Güzel bir şeye başla.



Herkesin üstesinden geleceği bir şey mutlaka olmalı. O gayretten uzak duramayız. Vakit geçiyor. Vaktin geçişi ömrün beşinci vitese takılı olduğunu gösterir, unutma.


"HER İNSAN ÖLECEK YAŞTADIR"

Buyurun, biraz da sizler sarsılın.



Döküldüm.

Demek öyle ha?

Her insan ölecek yaşta...

Bir de kalkar savaşırız. Kavgalaşır, kuyular kazarız.

Az sonra ölecek olan bizler... Ne kadar da cahiliz.



Bu cümleyi gördükten sonra içimde "Büyük Patlama"yı duydum. Edecek iki çift sözüm olmalıydı.

İnsanlara, insanlığa bir şeyler demeliydim. Sonunda ard arda ve şimşek hızıyla bağırdım. Beynimden yüreğime doğru bir haykırıştı bu. Yüreğimden dalga dalga cevaplar yetişti:

Bir şey yap.

Zor ise:

Bir şey söyle.

Beceremiyorsan:

Bir şeyler gör.

Birşeyler yaz.

O da mı güç?

Bir şeylere başla.

Ama hep güzel şeyler olsun.



Çünkü:

"HER İNSAN ÖLECEK YAŞTA"

Geç kalmayasın!


Koca Mimar Sinan... yapmış da gitmiş.

Yunus Emrem... söylemiş de gitmiş.

Şeyh Edebalı... görmüş de gitmiş.

Fuzulî, Nedim, Şeyh Galip... yazmış da gitmiş.

Nene Hatun, Sütçü İmam, Antepli Şahin... başlamış da gitmiş.



Kimse kimseden eksikli değil.

Büyük değil, küçük değil, farklı hiç değil. Düşünebilen kişinin, üstesinden geleceği görevler mutlaka vardır.

Tekrarlıyorum:

Güzel bir şey yap,

Güzel bir şey söyle,

Güzel bir şey gör,

Güzel bir şey yaz, veya

Güzel bir şeye başla.



Geç kalıyorsun...
"Her insan ölecek yaştadır!"
kaynak : bilgisayarımdaki klasörde biriktirdiğim güzel sözler