Geçer mi geçmez mi bilinmez ama, herkesin çiğerine, kalbine hani tabiri caizse cuk diye oturan olaylar vardır, var mıdır ki? vardır vardı.

Uzanırsın şöyle kanepeye bir anda takılır aklına, silip atamazsın içinden, uğraşırsın uğraşırsın ama nafile çıkmaz içinden. Taht kurmuş gibi kalır orda. Hatta ve hatta elinde boston yolda bile zor yürürken hep takılır o an aklına. Düşünürsün yıllar öncesini, belki hiç renk vermeden canın sağolusun dediğin o anı. Bir Allah bilir birde sen, yıllarca taşırsın onu içinde.

Bazen belli belirsin söylemişsindir bu derdini, belki gözlerin dolarak, belli yüzünde buruk bir ifadeyle, belki masum bir gülüş ile ne bilim bazende kendine kızarak niye söyledim ben bunu diye düşünerek. Aklına gelir o an yine, bu belki bir dostundu, belki bir canın, belki bir sevgilin, şimdi ne fark eder ki, hangisi olursa olsun, o senin içinde ömür böyu tahtını kurmuş nasıl olsa. Keşkeler sıralanır aklında, keşke söylemeseydim, yapmasaydım, görmeseydim, yer yarılsa da yerin dibine girseydim o anı yaşamasaydım.

Ama kimse bilmez Senden ve Allahtan başka onun senin için tek kurtuluş olduğunu düşündüğünü, çalacak başka kapının olmadığını, fırtınalı bir havada sığınacak bir liman gibi ona sığındığını, kimse bilmez kurtuluşu, varlığı o an için onda aradığın. Bilmez kimse içinde kopan fırtınayı. Hiç bir şey yokmuş gibi, hiç bir şey olmamış gibi boynunu bütüp yürüyüp gittiğini, onları söylemek için ne kadar düşündüğünü, söyleyip söylememek için ne kadar gel gitler yaşadığını. Son bir umut, son bir çare utana sıkıla ağzından onların döküldüğünü ve belki bir ömür sürecek pişmanlığının başlangıcı olacağını.


-- Gülmeyenler bahcesinde bir gül ile dertleştim, dedim nedir derdin, yanlızlığımı seçtin.
-- Dedi, bende bir gülüm, isterdim hep gülmeyi, gülistanda dem tutup sevmeyi sevilmeyi.
Ağlamam ondandır, Göş yaşım ondan, Yapa yanlız kalmışım meğer, Dertlerim, dertlenişim, boynu büküklüğüm ondandır.

Yıllarca sürer bu böyle, ara ara, nöbet nöbet gelir aklına, koyar mı bu be insana, hazmedilmez mi bu, bu kadar sürer mi. Demek ki sürermiş, demek ki hazmedilmezmiş, demek ki çok fena koyarmış insana. Birde düşünün bunu yapan sizsiniz ve bir gün, yıllar sonra;


SIRTINDA BİR ESKİ HIRKA, ELLERİNDE NASIR, BİR CAN GELDİ GURBET ELDEN, YÜZÜNDE KAHIR,
SÖZÜNDE BİR DERTLİ TÜRKÜ, GÖZLERİNDE HÜZÜN, BİR DOST GELDİ GURBET ELDEN, ÖZÜNDE HÜZÜN,

-- CAN DEDİM -- CANIMMM DEDİ,
-- DOST DEDİM -- DOSTUMMMM DEDİ,
-- KAL DEDİM -- KALMAM DEDİ, KALMAM KALMAMMMMM DEDİ,
-- YAR DEDİM -- YARİMMMMM DEDİ,
-- SEV DEDİM -- SEVMEM DEDİ,
-- GÜL DEDİM -- GÜLMEM DEDİ, GAYRİ GÜLMEM, GÜLMEMMMMM DEDİ.

ARTIK NE DERSİN,

alıntı................