Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 10

Çay Bardağı

Eğlence ve Mizah Kategorisi Öykü ve Hikayeler Forumunda Çay Bardağı Konusununun içerigi kısaca ->> - Çayınızı nasıl alırsınız? - Düş manzaralı olsun lütfen - Çay mı? - Hayır. Bardağın içindeki… - Ama ben size ...

  1. #1
    blueice
    Misafir..

    Çay Bardağı



    - Çayınızı nasıl alırsınız?
    - Düş manzaralı olsun lütfen
    - Çay mı?
    - Hayır. Bardağın içindeki…
    - Ama ben size çayı nasıl alacağınızı sordum…
    - Bir bardak çay getirterek sizi basitleştirmemi mi yoksa bardağın içine bir düş sığdırarak yüceltmemi mi istersiniz?

    Bu sözün üstüne gölgeme basmadan uzaklaştı garson masadan. Artık tek başımaydım. Bir bardak dolusu demlenmiş düş gelmeyecekti ama kafası karışmış bir garsonun bardakta düş arayışı masama çaylaşarak gelecekti.

    Derken çayım geldi. İnce belli bir İstanbul gecesine doldurmuştu. Belinden zarifçe kavrayıp dudaklarımın şiirin tan vaktindeki şahvetine bıraktım sıcak bardağı.

    - Beğendiniz mi efendim
    - İnce beli mi?
    - Hayır efendim çayı.
    - İnce bir belden içilen zehir olsa beğenilir.

    Yine gözlerimin içine kendisine tuhaflaşarak baktı garson. Pencereyi açtım. Kent henüz açılmamıştı. İstanbul’un kepenkleri kapalıydı. Anlaşılan işi çıkmıştı dükkan sahibinin. Pencereyi açık bırakıp kepenklere baktım bir süre. Hayli eskimişti. Dükkanın kapısının önünde günlük yağmurlar,sisler ve gün doğumları bırakılmıştı. Kim bilir ne kadar tazedir şuan o yağmayı bekleyen yağmur.

    Garsona doğru döndüm sonra:

    - Pardon müziğin sesini kısabilir misiniz biraz?
    - Efendim müzik çalmıyor ki şuan.
    - Dün gece çaldığınız müzik hâlâ yankılanıyor demek. O zaman dünün sesini kısabilir misiniz?
    - Efendim dünün olması da mümkün değil. Biz dünleri sabah erkenden paketleyip bayiye bırakıyoruz.
    - O zaman yarın çalacağınız müzik beni şimdiden rahatsız etti. Lütfen yarın kısın sesini…

    Sonra kapı açıldı. İçeri sapsarı saçlı ve gözlerinde bir peygambere inmesi beklenen vahiyin kutsanmışlığıyla bir bayan girdi. Acaba hangi mitolojik Tanrı’nın ellerinden dökülen bir şiirdi bu bayan? Etekleri denizdendi. Masmaviydi…Teniyse kristallerden yansıyan renklerdendi. Hemen karşı masama oturdu. Kahvesini istedi. Ama fincanda değil. Yakamozun içine doldurmalarını istedi.

    Konuşmalıydım bu bayanla. Ve başımı ona doğru çevirip;

    - Deniziniz çok güzelmiş hanımefendi
    - Kendim diktim. Teşekkür ederim.
    - Terzi misiniz acaba?
    - Hayır. Ben maviyim.
    - Memnun oldum. Ben de sessizlik
    - Bir sessizliğe göre fazla konuşkansınız.
    - Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.

    Gülümsediğini gördüm… Mavi gülümsüyordu. Bu gerçekten çok güzeldi. Pencereden yeniden baktım. İstanbul henüz açılmamıştı. Patron hayli gecikmişti. Sonra Mavi hanımın sesini duydum. Masama oturmak istiyormuş. Ve karşıma oturdu.

    - Dükkanın açılmasını mı bekliyorsunuz?
    - Evet. Ya siz?
    - Ben de. Ama geç kaldı. Hiç böyle yapmazdı.
    - Gerçekten de öyle. Kaç asırdır buradayım ilk defa böyle yapıyor.
    - Hayli uzun bir yoldan gelmeme rağmen erken geldim. Ama patron yok hâlâ.
    - Nerden geliyorsunuz?
    - Masmavi bir gözden…Ya siz?
    - Şuan bu öyküyü okuyan bir bayanın yüreğinden.
    - Yolunuz gerçekten uzakmış.
    - Evet çok uzak…

    Derken garson geldi.

    - Kahvenizi nasıl alırsınız beyefendi?
    - Bol aşklı olsun lütfen.
    - Kahveniz mi?
    - Hayır mavi’m…
    - Ama kahve mavi olmaz ki…
    - O zaman aşk mavi olsun..

    Garson sözcüklerime basmadan masadan ayrıldı. Kimbilir aklından neler geçiyordu. Mavi hanımın sesi kıyılarıma vurdu birden:

    - Anlaşılan bugün açılmayacak İstanbul
    - Sanırım evet.
    - İsterseniz bugün istanbul gürültülü ve mavisiz olsun…
    - Ben olmayınca İstanbul gürültülü mü olur sanıyorsunuz?
    - Olmaz mı?
    - Geldiğim yüreğin aşk şarkısından ben sessizliğimi bile duymuyorum. Aslında ben sessizlik değilim. O yüreğin sesindeki aşkım. İstanbul ne zaman sussa. Anlayın ki aşk dile geldi…
    - Sustunuz?
    - …

    siyahkahve.com/yunus bektaşoğlu

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sebahat35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    39
    Mesaj
    362
    Rep Gücü
    1492

    Cevap: Çay Bardağı

    bu diyaloglar venüs gezegeninde geçiyor olmalı. . .

    zira dünyadaki kafelerde şöyledir aslında

    - çek bi demli çay koçum
    - tamam abi hemen geliro
    -napalım macı izlicezmi?
    - yok ya yenilir bizimkler
    -moralimizi bozmayalım
    -sende hep düşeş atıyosun
    -hile yapma
    - abi yan masadaki çıtırı gördünmü

    ....

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye carpediemcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Nerden
    ank
    Mesaj
    675
    Rep Gücü
    654

    Cevap: Çay Bardağı

    çok güzel bir yazı yeni yakaladım.emeğine sağlık blueice...

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877

    Cevap: Çay Bardağı

    Yazıyı anlamak için istanbulu sevmeli ve en azından bir aşkı yaşamalı istanbulda.

  5. #5
    Kadim
    Misafir..
    Alıntı carloss´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yazıyı anlamak için istanbulu sevmeli ve en azından bir aşkı yaşamalı istanbulda.
    Evet İlk Önce İstanbulu sevmeli insan.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041
    harika bir anlatımı var.çok beğeniyorum

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877
    Alıntı ~Kadim~´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet İlk Önce İstanbulu sevmeli insan.
    İstanbul'u sevmezsin, İstanbul'a ya aşık olursun ya Nefret edersin. Yok öyle ortası.

    Dediğim gibi İstanbul'un sokaklarında, denizinde, kumunda, rüzgarında, yağmurunda yaşanmış bir aşkın olmalı ki .....

  8. #8
    metamorphosis
    Misafir..
    Bu karalamamı buraya eklerken sorma inceliği gösteren naif insana tüm forum huzurunda teşekkür ediyorum. Ve yorumlar içinse ayrıca teşekkür ederim.

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041
    Alıntı metamorphosis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu karalamamı buraya eklerken sorma inceliği gösteren naif insana tüm forum huzurunda teşekkür ediyorum. Ve yorumlar içinse ayrıca teşekkür ederim.
    dediğim gibi benden önce beğenen sevgili arkadaşım olmuş.asıl biz size teşekkür etmeliyiz .bu güzel cümleleriniz için.hoşgeldiniz..iyi ettiniz;)

  10. #10
    metamorphosis
    Misafir..
    Alıntı shgiptare´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    dediğim gibi benden önce beğenen sevgili arkadaşım olmuş.asıl biz size teşekkür etmeliyiz .bu güzel cümleleriniz için.hoşgeldiniz..iyi ettiniz;)
    Merhaba Sayın Masal. Hiç önemli değil. Önemli olan sizin sorma inceliğinde bulunmanızdır.

Yukarı Çık